Hazret-i Pir Mevlan efendimiz buyurmuştur:”Her kim, Attar’ın sözlerini ciddiyetle okursa , Senai’nin sırlarını anlar, her kim Senai’nin dediklerini itikatla , inanışla mütala ederse bizim sözlerimizi idrak eder, onlardan berhurdar olur feyiz kazanır”.
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
FERİDÜDDİN ATTAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FERİDÜDDİN ATTAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Eylül 2023 Çarşamba
30 Ağustos 2023 Çarşamba
MEVLANA'YI ETKİLEYENLER
Hz.Pir7in etkilendiği kimselerin başında Fernidüddin Attar hazretleri ile Hakim Senai gelir.Attar, hazret-iPir'e esrarname isimlikitabını vermiştir.Belh 'den çıkıp seyahat eden Bahaeddin Veled hazretlerinin kafilesi Nişabur şehrinden geçerken.Hz.Pir "Attar aşkın yedi şehrini ziyaret etti.oysa biz küçük bir sokakta kaldık.".Başka bir şiirinde ise "Attar ruh idi, Senai onun gözleri, biz bu iki büyükten sonra geldik".
20 Nisan 2020 Pazartesi
MECZUBUN CEZBEYE GELMESİ
Kan dökücü Moğollar Nişabur'u işgal ettiklerinde Feridüddin Attar hazretlerini de esir etmişlerdi. Bir Moğol askeri hazreti, esir pazarında satmak istedi. Hazreti tanıyan birisi Moğol askerine 1000 altın teklif etti. Hazreti Attar:"Ben Müslümanların ulusuyum. Bundan daha fazla bedel ile beni satın alırlar" dedi. Moğol akşama kadar bekledi akşam üzeri çarşı dağılırken birisi devesi ile geldi ve devesindeki bir saman çuval karşılığında satın almak istedi. Hz.Pir:"Tamam şimdi değerimi buldum" deyince Moğol öfkelendi ve Hz. Attar'ı şehit etti. Bu hali gören bir meczub ateşi cezbe ile Cenab-ı kibriyaya niyaz ederek:"DİN BÜYÜKLERİNİN EFENDİLERİ VE HAKKAL YAKİN DERECESİNE VASIL OLANLAR, TEKER TEKER MOĞOL ASKERİNİN ELİNDE ESİR VE TELEF OLDULAR. SEN İSE DÜNYA GAYRETİNDESİN. BU REVA OLMAZ. İŞTE BEN DE COŞTUM" deyip elinde kılıç meydana hücum edince, meczubun bu gayretini görenler ellerine ne geçirdiler ise gayrete gelip Moğol keferelerine hücum ile cümlesini kılıçtan geçirip ümmeti Muhammedin üzerinden böyle bir büyük bela kaldırdılar.
7 Kasım 2019 Perşembe
HAZRETİ ATTAR'DAN
Feridüddin Attar hazretleri buyurur: "Ahval-i cihanın sırrını bir ferzane-i ilahidin sordum:"Ya rü'yadır veya rüzgardır veya masaldır"dedi. Ona "Bizim ömrümüzün ahvalini söyle, acaba ömür nedir?"dedim."Ya şimşektir veya şemdir veya pervanedir!" dedi." Buna gönül veren kimse için ne dersin?"dedim. "Ya kördür ,ya sarhoştur veya delidir" dedi.
4 Temmuz 2017 Salı
MÜRŞİDLERİN SESİNİ DUYABİLMEK VE ONLARA GİTMEK
Şeyh Attar (k.s) İlahiname isimli eserinde der ki:
Dağ eteğinde ,yılda kırkgün yumurtlayan bir kuş vardı.
Yeri Şam sınırındaydı;yumurtalarına da hiç mukayyet olmazdı.
Kırk ün içinde yumurtlar, sonra da halkın gözünden kaybolup giderdi.
Yoldan yabancı bir kuş gelir, o yumurtaların üstüne otururdu,
O dadı , onları öylesin korurdu ki hiç kimse öyle koruyamaz
Bir bölük yavru yumurtadan çıkıp da uçma çağına geldi mi ,
Birden yüz yüze gelirler
Anaları da derhal uçup yüce bir dağ tepesine konar,
Tuhaf bir sesle uzaktan onlara seslenirdi.
Yavrular analarını tanır,
Analarının sesini duydular mı,yabancı kuştan ayrılırlar
Analarına doğru uçarlar, o kuşu bırakıp giderlerdi.
İblis ,iki üç günceğiz seni kanadının altına aldıysa mazursun.
Hak'tan hitab geldi mi, çaresiz İblis'den ayrılıp gideceksin
(Şeyh Attar)
Aklı olana gereken,teferruat ile beraberliği bırakıp aslına dönmek, duyular kapanmadan ve temel yıkılmadan gönül kulağını elde etmeye çalışmaktır.
Dağ eteğinde ,yılda kırkgün yumurtlayan bir kuş vardı.
Yeri Şam sınırındaydı;yumurtalarına da hiç mukayyet olmazdı.
Kırk ün içinde yumurtlar, sonra da halkın gözünden kaybolup giderdi.
Yoldan yabancı bir kuş gelir, o yumurtaların üstüne otururdu,
O dadı , onları öylesin korurdu ki hiç kimse öyle koruyamaz
Bir bölük yavru yumurtadan çıkıp da uçma çağına geldi mi ,
Birden yüz yüze gelirler
Anaları da derhal uçup yüce bir dağ tepesine konar,
Tuhaf bir sesle uzaktan onlara seslenirdi.
Yavrular analarını tanır,
Analarının sesini duydular mı,yabancı kuştan ayrılırlar
Analarına doğru uçarlar, o kuşu bırakıp giderlerdi.
İblis ,iki üç günceğiz seni kanadının altına aldıysa mazursun.
Hak'tan hitab geldi mi, çaresiz İblis'den ayrılıp gideceksin
(Şeyh Attar)
Aklı olana gereken,teferruat ile beraberliği bırakıp aslına dönmek, duyular kapanmadan ve temel yıkılmadan gönül kulağını elde etmeye çalışmaktır.
11 Ocak 2017 Çarşamba
AŞIĞIN FARKI
Başkalarına kıyamet günü cananı görmek vadedilmiştir.Amma aşık bu dünyada cananı seyreder.Balık denizden çıkıp sahraya düştüğünde bir daha denize geri dönmek için çırpınır.Aşıkta tekrar asıl vatanına geri dönmek için devamlı yanıp yakılır.Bu Vadide aşk ateştir akıl ise duman.Aşk geldiği zaman akıl derhal oradan uzaklaşır.Akıl aşkın hakikatını anlayacak bir üstad değildir.Eğer sana gayb aleminden bir göz ihsan edilirse o zaman aşkın asıl vatanının neresi olduğunu ve nereden buraya geldiğini görürsün.Eğer senin gayb gözün açılırsa alemin zerreleri bile seninle sırdaş olurlar.
4 Ocak 2017 Çarşamba
HİMMETİN YÜCELİĞİ(Feridüddin Attar)
Anlatıldığına göre Yusuf'u satarken Mısırlılar ona sahip olma şevkinden yanıp yakılıyorlardı.
Satın alıcılar çoğaldıkça satıcılar beş misli ağırlığınca meşk istediler.
Kanlara bulanmış ihtiyar bir kadın elinde bir kaç iplik yumağı
Bağırarak halkın arasına karıştı.dedi ki:Ey Kenanlıyı(Yusufu)satan tellal!
Bu çocuğun arzusundan aklım başımdan gitti.Bunu almak için on yumak iplik eğirdim.Bunları benden alıp bu çocuğu bana sat ve hiçbir şey söylemeden çocuğun elini elime koy"
Tellal gülüp dedi ki:Ey saf kadın!bu eşi bulunmaz yetim senin harcın değil.Bu cemiyette bu çocuk için yüzlerce hazine vereceklar var.Sen nerde,yumaklarınla bunu satın almak nerde".İhtiyar kadın dedi ki:"Kimsenin bu çocuğu bunlara satmayacağını çok iyi biliyordum.Ama şimdi ister dost olsun ister düşman,herkes bu kadın da onun alıcılarından diyeceklerdir.Bu bana yeter"
Yüce himmete sahip olmayan gönül hiçbir zaman sonsuz bir mülke sahip olamaz.O yüce padişahın(İbrahim ethem)padişahlığı ateşe vermesi himmetinden kaynaklanıyordu.
Padişahlığı hüsran nedeni görünce ,yüzbinlerce devlete erdi.Hatta bundan yüz kat fazlasını bile gördü.Çünkü o, yüce himmetiyle işe koyuldu ve bu necis mülkten usandı.İNSANIN HİMMETGÖZÜ GÜNEŞİ GÖRÜCÜ OLURSA ZERRE İLE OTURUP KALKMASI NASIL MÜMKÜN OLABİLİR? (Feridüddin Attar)
Satın alıcılar çoğaldıkça satıcılar beş misli ağırlığınca meşk istediler.
Kanlara bulanmış ihtiyar bir kadın elinde bir kaç iplik yumağı
Bağırarak halkın arasına karıştı.dedi ki:Ey Kenanlıyı(Yusufu)satan tellal!
Bu çocuğun arzusundan aklım başımdan gitti.Bunu almak için on yumak iplik eğirdim.Bunları benden alıp bu çocuğu bana sat ve hiçbir şey söylemeden çocuğun elini elime koy"
Tellal gülüp dedi ki:Ey saf kadın!bu eşi bulunmaz yetim senin harcın değil.Bu cemiyette bu çocuk için yüzlerce hazine vereceklar var.Sen nerde,yumaklarınla bunu satın almak nerde".İhtiyar kadın dedi ki:"Kimsenin bu çocuğu bunlara satmayacağını çok iyi biliyordum.Ama şimdi ister dost olsun ister düşman,herkes bu kadın da onun alıcılarından diyeceklerdir.Bu bana yeter"
Yüce himmete sahip olmayan gönül hiçbir zaman sonsuz bir mülke sahip olamaz.O yüce padişahın(İbrahim ethem)padişahlığı ateşe vermesi himmetinden kaynaklanıyordu.
Padişahlığı hüsran nedeni görünce ,yüzbinlerce devlete erdi.Hatta bundan yüz kat fazlasını bile gördü.Çünkü o, yüce himmetiyle işe koyuldu ve bu necis mülkten usandı.İNSANIN HİMMETGÖZÜ GÜNEŞİ GÖRÜCÜ OLURSA ZERRE İLE OTURUP KALKMASI NASIL MÜMKÜN OLABİLİR? (Feridüddin Attar)
26 Aralık 2016 Pazartesi
AŞKIN KÜFÜR VE İMANLA NE İLGİSİ VAR(ATTAR)
İster fasık ol ister zahid ,canını terk ettiğin zaman aşıksın
eğer canını feda edersen yolun sonuna varırsın.Yolunun önündeki engel candır.Bu yüzden canını feda et, kendinden uzaklaştır ve cananının cemalini gör.
Eğer sana imanını terk et denilirse ve canından vazgeç hitabı gelirse sen hem bunu ver hem de onu.imanını terk et, canından da vazgeç
İnkar edici bu inkardır derse sende ona aşk; imandan ve küfürden üstündür de.Aşkın iman ve küfürle ne işi var?Bir an için bile olsa canla ne işi var?Aşık adam harmanı ateşe verir.Aşkın gereksinimi dert ve gönül kanıdır. Ey Saki eğer derdin yoksa bizden borç al.Bir zerre aşka sahip olmak tüm aleme hükmetmekten yeğdir.Bir zerre dertte tüm aşıklardan üstündür.
Kainatın varlığının devam sebebi aşktır. Lakin aşk dertsiz eksik kalır.Meleklerde aşk vardır amma onlar dertten arıdır. Dert mahlukatlar içinde insana mahsustur.Her kim aşk yolunda ayağını sağlam basarsa küfürden de geçer imandan da.Aşk yoksulluğun kapısını aralar, yoksullukla küfrün yolunu gösterir. İmanın ve küfrün kalmadığı zaman bedenin kaybolur, canında yol olur. (Feridüddin-i ATTAR)=
eğer canını feda edersen yolun sonuna varırsın.Yolunun önündeki engel candır.Bu yüzden canını feda et, kendinden uzaklaştır ve cananının cemalini gör.
Eğer sana imanını terk et denilirse ve canından vazgeç hitabı gelirse sen hem bunu ver hem de onu.imanını terk et, canından da vazgeç
İnkar edici bu inkardır derse sende ona aşk; imandan ve küfürden üstündür de.Aşkın iman ve küfürle ne işi var?Bir an için bile olsa canla ne işi var?Aşık adam harmanı ateşe verir.Aşkın gereksinimi dert ve gönül kanıdır. Ey Saki eğer derdin yoksa bizden borç al.Bir zerre aşka sahip olmak tüm aleme hükmetmekten yeğdir.Bir zerre dertte tüm aşıklardan üstündür.
Kainatın varlığının devam sebebi aşktır. Lakin aşk dertsiz eksik kalır.Meleklerde aşk vardır amma onlar dertten arıdır. Dert mahlukatlar içinde insana mahsustur.Her kim aşk yolunda ayağını sağlam basarsa küfürden de geçer imandan da.Aşk yoksulluğun kapısını aralar, yoksullukla küfrün yolunu gösterir. İmanın ve küfrün kalmadığı zaman bedenin kaybolur, canında yol olur. (Feridüddin-i ATTAR)=
24 Aralık 2016 Cumartesi
HER ŞEYİN ASLI SUDUR
Adamın biri aşık bir insandan sordu:"Herkesin kendisi için hayallere kapıldığı bu iki alem nedir?"
Aşık adam dedi ki:"Alemin altı üstü bir katre sudan ibarettir. Ama bu ne varlık sıfatına sahiptir ne de yokluk sıfatına
Öncelikle bir katre su meydana geldi. Bu bir katre suda nakışlar göründü. Lakin suyun üstündeki bütün bu nakışlar demirden de olsa yok olur.Demirden daha katı bir şey yoktur buna rağmen onunda aslı sudur.Aslı sudan olan şeyin her tarafı ateş dahi olsa nihayetinde yok olur gider.Hiç kimse suyun devamlı sabit olduğunu görmemiştir.Öyleyse suyun üstüne bina edilen şey nasıl sağlam bir yapıya sahip olabilir?"
Aşık adam dedi ki:"Alemin altı üstü bir katre sudan ibarettir. Ama bu ne varlık sıfatına sahiptir ne de yokluk sıfatına
Öncelikle bir katre su meydana geldi. Bu bir katre suda nakışlar göründü. Lakin suyun üstündeki bütün bu nakışlar demirden de olsa yok olur.Demirden daha katı bir şey yoktur buna rağmen onunda aslı sudur.Aslı sudan olan şeyin her tarafı ateş dahi olsa nihayetinde yok olur gider.Hiç kimse suyun devamlı sabit olduğunu görmemiştir.Öyleyse suyun üstüne bina edilen şey nasıl sağlam bir yapıya sahip olabilir?"
23 Aralık 2016 Cuma
CENNET BANA YETER DİYENLERE
İbadetlerle sadece cennete girmek isteyenlere itirazdır.
PADİŞAHA YAKIN OLMAK,PADİŞAHTAN EV İSTEMEKTEN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLMİDİR?HEVESLERLE DOLU OLAN CENNET NEFİS EVİDİR.GÖNÜL EVİNİN MAKAMI İSE SIDK MAKAMIDIR.HAZRETİ HAKK AZAMET DENİZİDİR.NAİM CENNETİ İSE SADECE BİR KATREDİR.DENİZİN SAHİBİ KATRENİNDE SAHİBİDİR.VE DENİZ DIŞINDA HERŞEY BOŞ BİR SERAPTAN İBARETTİR.Mademki denize ulaşmaya gücün yetiyor, neden bir çiğ tanesinin peşinden koşuyorsun .Sırrını güneşe söyleyebilen kimse nasıl olur da bir zerreden ırak kalabilir. Küll olanın cüzle ne işi olabilir? Can olanın beden azaları ile ne işi olabilir. Eğer sen küll adamıysan Küllü gör, Küllü iste, Küll ol, Küll kesil, Küll seç(MANTIKUTTAYR).
Şakirdin biri üstadına sordu:"Efendim Hz.Adem sahibi cennetten niçin kovuldu?"Üstadı cevap vermiş:"Adem yüce cevher sahibi biriydi cennete kanaat etti"deyince hatiften bir ses duyuldu: Bizim kulumuz her iki alemde de bizim dışımızda bir şeyle kanaat etmemeli.Bizim dışımızda kanaat ettiği şeyi zevale erdiririz.Çünkü dosttan başkasına bağlanmak reva değildir.Cananın dışında başka bir şeyle zinde olan biri Adem bile olsa sürülüp kovulur.
PADİŞAHA YAKIN OLMAK,PADİŞAHTAN EV İSTEMEKTEN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLMİDİR?HEVESLERLE DOLU OLAN CENNET NEFİS EVİDİR.GÖNÜL EVİNİN MAKAMI İSE SIDK MAKAMIDIR.HAZRETİ HAKK AZAMET DENİZİDİR.NAİM CENNETİ İSE SADECE BİR KATREDİR.DENİZİN SAHİBİ KATRENİNDE SAHİBİDİR.VE DENİZ DIŞINDA HERŞEY BOŞ BİR SERAPTAN İBARETTİR.Mademki denize ulaşmaya gücün yetiyor, neden bir çiğ tanesinin peşinden koşuyorsun .Sırrını güneşe söyleyebilen kimse nasıl olur da bir zerreden ırak kalabilir. Küll olanın cüzle ne işi olabilir? Can olanın beden azaları ile ne işi olabilir. Eğer sen küll adamıysan Küllü gör, Küllü iste, Küll ol, Küll kesil, Küll seç(MANTIKUTTAYR).
Şakirdin biri üstadına sordu:"Efendim Hz.Adem sahibi cennetten niçin kovuldu?"Üstadı cevap vermiş:"Adem yüce cevher sahibi biriydi cennete kanaat etti"deyince hatiften bir ses duyuldu: Bizim kulumuz her iki alemde de bizim dışımızda bir şeyle kanaat etmemeli.Bizim dışımızda kanaat ettiği şeyi zevale erdiririz.Çünkü dosttan başkasına bağlanmak reva değildir.Cananın dışında başka bir şeyle zinde olan biri Adem bile olsa sürülüp kovulur.
20 Aralık 2016 Salı
ŞEYTANIN KİMİNLE İŞİ OLMAZ
Bir gafil çilekeş bir sufinin dergahına gitti ve ona İblis'i bir hayli şikayet etti.
Dedi ki:"İblis şeytanlıkla yolumu kesti hilekarlıkla dinimi mahvetti."
Sufi dedi ki:"Ey değerli genç!senden önce de İblis buraya geldi.Senin elinden incinmişti ve senden şikayetçiydi, senin zulmünden başına toprak saçıyordu."İblis dedi ki:"Bütün dünya benim malım ve mülkümdür.Dünyaya düşman olan benim adamım değildir.Sen ona söyle kendi yoluna gitsin ve benim dünyamdan el çeksin.O benim dünyama el atıyor ben de bu yüzden onun diniyle savaşıyorum.Kim benim malım ve mülkümden el çekerse benim de onunla işim olmaz vesselam!(Feridüddin ATTAR)
Dedi ki:"İblis şeytanlıkla yolumu kesti hilekarlıkla dinimi mahvetti."
Sufi dedi ki:"Ey değerli genç!senden önce de İblis buraya geldi.Senin elinden incinmişti ve senden şikayetçiydi, senin zulmünden başına toprak saçıyordu."İblis dedi ki:"Bütün dünya benim malım ve mülkümdür.Dünyaya düşman olan benim adamım değildir.Sen ona söyle kendi yoluna gitsin ve benim dünyamdan el çeksin.O benim dünyama el atıyor ben de bu yüzden onun diniyle savaşıyorum.Kim benim malım ve mülkümden el çekerse benim de onunla işim olmaz vesselam!(Feridüddin ATTAR)
MEZAR KAZICISININ ŞİKAYETİ
Uzun ömürlü bir mezar kazıcısı vardı biri kendisine dedi ki:"Bir şey söyle, sen mezarlıkta bir ömür boyunca mezar kazdın, toprağın altında şaşılacak ne gördün?"Mezar kazıcısı dedi ki:"Sana halimden şaşılacak bir şey söyliyeyim yetmiş yıldır bu köpek nefsim, mezar kazdığımı gördü, bir saat bile ölmedi ve bir an bile Allah'a itaat edip emrini dinlemedi(ATTAR)
19 Aralık 2016 Pazartesi
İKİ DERVİŞİN KAVGASI
İki derviş birbirine düşman olmuş ve sonunda da mahkemeye düştüler.Kadı onları bir köşeye çekip dedi ki"Sufilerin birbiri ile kavga etmeleri iyi değildir.Teslim elbisesi giymiş olmanıza rağmen neden kavgaya tutuştunuz.Eğer savaş ve kavga ehliyseniz hemen burada bu elbiseleri çıkartın.Hem bu elbiseyi giyiyorsunuz hem de cehaletiniz yüzünden kavgaya tutuşuyorsunuz.Ben maneviyat ehli bir insan değilim. Kadıyım .Buna rağmen aranızdaki bu düşmanlıktan dolayı ben utanıyorum.Sizler sufiler gibi hırka giymektense kadınlar gibi başınıza örtüyü koyun,bu sizin için daha hayırlıdır"
Sen aşk işinde ne kadın gibisin,ne de erkek gibi.Durum böyleyken aşkın sırlarını nasıl çözebilirsin?
Eğer aşk sırrına müptela olmuşsan belaların önünde ki zırhı alıp at.
Bu meydana dava ile gelirsen başını yele verir canını terk edersin Davaya girişip bundan fazla başını kaldırma ki rezil rüsva olmayasın(Feridüddin ATTAR)
Sen aşk işinde ne kadın gibisin,ne de erkek gibi.Durum böyleyken aşkın sırlarını nasıl çözebilirsin?
Eğer aşk sırrına müptela olmuşsan belaların önünde ki zırhı alıp at.
Bu meydana dava ile gelirsen başını yele verir canını terk edersin Davaya girişip bundan fazla başını kaldırma ki rezil rüsva olmayasın(Feridüddin ATTAR)
MELEKLERİN İBADETİNİN SEVABI
ABBASE DEDİ Kİ:"HERKES KIYAMET GÜNÜNDE KORKUSUNDAN BİRBİRİNE GİRECEKTİR.
BİR ANDA ASİLERİN VE GAFİLLERİN YÜZLERİ GÜNAHLARINDAN DOLAYI KARARI VERİR.
ELLERİNDE HERHANGİ BİR SERMAYESİ OLMAYAN İNSANLAR ŞAŞIRIP KALIRLAR VE HER BİRİ BİR ŞEKİLDE PERİŞAN OLUR.
ALLAH TEALA YER YÜZÜ İLE DOKUZUNCU FELEĞİN ARASINI DOLDURAN BÜTÜN MELEKLERİN YÜZBİNLERCE YILLIK İBADETLERİNİ,LÜTFUNDAN VE KEREMİNDEN DOLAYI ALIR VE BU BİR AVUÇ TOPRAK PARÇASINI BAŞINA SAÇAR.
MELEKLERDEN BİRİ YÜKSELİR:"ALLAH'IM BU KAVİM NEDEN BİZİM SEVAPLARIMIZI ALIP GÖTÜRÜYOR.?"
ALLAH TEALA DER Kİ:"EY MELEKLER!BU İBADETLERİN SİZE NE FAYDASI VE NE DE ZARARI VARDIR.AMA BU İBADETLER TOPRAKTAN YARATILAN VARLIĞIN İŞİNE YARAR.ZİRA HER ZAMAN AÇ OLANA EKMEK VERİLİR"(Feridüddin Attar)
BİR ANDA ASİLERİN VE GAFİLLERİN YÜZLERİ GÜNAHLARINDAN DOLAYI KARARI VERİR.
ELLERİNDE HERHANGİ BİR SERMAYESİ OLMAYAN İNSANLAR ŞAŞIRIP KALIRLAR VE HER BİRİ BİR ŞEKİLDE PERİŞAN OLUR.
ALLAH TEALA YER YÜZÜ İLE DOKUZUNCU FELEĞİN ARASINI DOLDURAN BÜTÜN MELEKLERİN YÜZBİNLERCE YILLIK İBADETLERİNİ,LÜTFUNDAN VE KEREMİNDEN DOLAYI ALIR VE BU BİR AVUÇ TOPRAK PARÇASINI BAŞINA SAÇAR.
MELEKLERDEN BİRİ YÜKSELİR:"ALLAH'IM BU KAVİM NEDEN BİZİM SEVAPLARIMIZI ALIP GÖTÜRÜYOR.?"
ALLAH TEALA DER Kİ:"EY MELEKLER!BU İBADETLERİN SİZE NE FAYDASI VE NE DE ZARARI VARDIR.AMA BU İBADETLER TOPRAKTAN YARATILAN VARLIĞIN İŞİNE YARAR.ZİRA HER ZAMAN AÇ OLANA EKMEK VERİLİR"(Feridüddin Attar)
MÜRŞİTLERİN ÜSTÜNLÜĞÜ
Feridüdin Attar
efendimiz mantıkuttayr nam eserinde bunları kuş dilinden izahta bulunur. Hakikatı
bulma yolunda kuşları razı eden hüdhüd kendisini dinleyen binlerce kuşa hitap
için başına taç koyarak tahta çıktığında diğer kuşlar sordular:”Ey bizlerden
üstün olan!Sen bizleri nasıl geçip bizlerden üstün oldun.Hem sen hem de biz
hakikatı arıyoruz,,peki aramızdaki bu farkın sebebi nedir?
Canımız ve
cismimizle hangi günahı işledik ki senin payına saflık ve halislik düştü,bizim
payımıza ise tortusu düştü”
(İnsanların ekserisi kıyaslama yaparken,Mürşit ve
evliya hususunda böyle düşünür”Bu şahsın benden fazla nesi var ki bu konulardan
bahsetmekte,yol göstermekte”diye düşünmektedir.Bu düşünce içinde olanların
düşüncelerine kuş dilinden cevap vermektedirler)
Hüdhüd(Mürşit)kendisine dedi ki:”Ey soru soran
kuş!Bunun nedeni Süleyman’ın bir an için bana nazar etmesiydi.Ben bu makamı ne
altınla elde ettim ne de gümüşle,bu makama ulaşmamın nedeni Süleyman’ın bir
nazarıydı.
Kim ibadet ve
itaatle bu makama varabilir?Dikkat edecek olursan İblisde bir hayli ibadet
etti.
Ama eğer
birileri çıkıp da ibadet etmeye gerek yoktur derse,her saat kendisinin üstüne
lanet yağar.Sen bir an bile ibadet etmekten geri kalma,lakin ibadetlerine de
güvenme.Eğer sen süleyman’ın dergahına kabul edilirsen ne söylesem ondan
fazlasını elde edersin”
(Peygamberlik,Mürşitlik gibi manevi makamlar çalışma ile ulaşılacak makamlar değildir.Bazı insanlar ibadetlerini yaparken ne kadar çok
ibadet yaparsam Velilik makamına ulaşırım,kalp gözüm açılır düşüncesini taşırlar.Halbuki
bu hal ibadet ve taatlerin karşılığı ücret beklemek olarak
değerlendirilir.Ancak bu öyle bir durumdur ki İbadet gereksizdir diyen mürşit
sahtedir.İbadetle bu makama ulaştığını söyleyen ise habersizdir.Veliler ve
mürşitler ibadet ve taatı asla zayıflatmazlar. İbadet ve taat kul için gerekli
olan şeylerdir.)
Birgün Sultan
Mesud deniz kenarında balık tutan bir çocuğa rastladı atından indi.Çocuk çok
üzgündü.Padişah sebebini sordu:”Ey emir,biz yedi kardeşiz.,Babamız yok.Kötürüm
bir annemiz var.yüzlerce zahmetli bir balık tutabilirsem bunu kardeşlerime
yemek için götürüyorum”deyince Sultan,”Peki seninle ortak olmamı kabul edermisin?”deyince
Çocuk ortaklığı kabul etti.Sultanda denize bir ağ attı.Çocuğun ağına devlet
kuşu kondu yüzlerce balık tuttu.Çocuk çok şaşırdı dedi ki:”Ben bu kadar şanslı
değilim Senin bahtın pek açık bu yüzden bütün bu balıklar senin ağına düştü”Sultan
Kendisine dedi ki:Oğul sen bir de balık tutanın kim olduğunu bilsen kendini
kaybedersin”Sen burada benden daha talihlisin .Zira sana balık tutan
padişahtır.Sultan bunları söyleyip merkebine bindi.Çocuk kendisine payını ayır
dedi.
Sultan dedi ki:”Bugün
payıma ne düştüyse senin olsun ama yarın ağına ne düştüyse benim olsun”
Şüphesiz yarın
ki avım sen olacaksın.Ben de avımı kimseye vermem”
Bunu söyleyerek
sarayının yolunu tuttu ancak aklında ortağı vardı.Ertesi gün komutanlardan
birini göndererek çocuğu yanına çağırttı ve ortağını padişahlık tahtına
oturttu.
Herkes”Padişahım
o bir dilencidir”diyordu.Sultan:”Bu çocuk her ne olursa olsun benim ortağımdır Mademki
ortak olmayı kabul ettik bundan dönmemiz mümkün değil”dedi ve çocuğu kendisi
gibi bir sultan yaptı
Orada
bulunanlardan biri çocuktan sordu:”Nasıl böyle bir devlete erdin?”
Çocuk dedi ki:”Bir
gün devlet sahibine rastladım sevinç geldi hüzün gitti”
(Feridüddin
ATTAR hazretleri)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)