EBRAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EBRAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2021 Cuma

ZAHİR BATIN KONULARI

Halk zahire bakar.Her din mensubu kemalat ehlini kendi dininde görür.Hind'den bir kamil gelse, müslümanın ona bakışı kendi dinince olur.Acaba bu adam namaz kılar mı?Müslüman bir kamil Hind'de olsa , Hindularda kendi inanışlarını Müslüman kamilde ararlar.Oysa Kamil her yerde kamildir..Ehli zahire göre bir kimsenin kamil vasfını alabilmesi için , o kişinin mutlaka namaz kılar, oruç tutar vb. ibadetlerinin olmasını gerekir.O hakikati bakmaz.Efendimiz (sav) irşad makamında olduğu için , zahire riayet ederdi ama hakikatine da işaret ederdi.Onun için bazı hadislerinde şöyle buyurur:"Nice namaz kılan vardır ki , kendisine kalan sadece yorgunluktur"."Namaz müminin miracıdır"."Nice oruç tutan vardır ki, kendisine kalan sadece açlıktır"."Kim Kabe'yi taş toprak gördü ise haccetmemiştir". Üç türlü kulluk vardır: 

1-İbadet:Bu makamın sahipleri ibadeti cennet umuduyla yaparlar ve cehenneme girmekten korkarlar.Bu kimselere tasavvuf ıstıyahında Avam derler.Zahire bakarlar,şeriat ehlidirler. 

2-Ubudiyyet:Bunlar ibadeti cennet,cehennem kaygısıyla değil sırf Allah rızası için yaparlar ama Allah'ı ayrı kendilerini ayrı görürler.Bunlara ebrar denilir,tarikat ehlidir. 

3-Ubudet:Bunlar ibadeti Allah'dan alırlar.Allah ile Allah'a yaparlar. Bunların nazarında abit, mabud, ibadet bir olmuştur. Bunların kendilerine ait varlıkları kalmamıştır. Allah da fani, Allah'la baki olmuşlardır. Bunlar hakikat ehli olup mukarrebun denilir. Efendimiz bir hadisinde buyurmuştur:"Ebrarın hasenatı, mukarrebun yanında seyyiedir" İbni Arabi hazretleri buyurur ki:"Arifin dini yoktur.Yani onlar bir dinle kayıtlı değildirler." yine başka bir ifadesinde:"Benim itikadım, bütün itikadları kapsar"demiştir.Yine İbni Arabi hazretlerinin sözüdür:"Allah bir Resul gönderdi kendisinden, kendisiyle, kendine. Resul'ü gönderen, Resul ve Resulün getirdikleri ve Resulün geldiği kavim bir kavimdir"Bu sözü Zat-ı Hakk'a mahrem-i irfan olanlar anlar

14 Ocak 2018 Pazar

EVTAD ve EBRAR

Nebe suresinin 7 nci ayetini("VEL CİBALE EVTADEN/Dağları da birer kazık yapmadık mı? buyrulmakla,dağlar yeryüzünün sükunu için yaratılmış bir kazık olarak telakki edilir.Bazı alimler ayette yer alan "evtad" kelimesini gerçek anlamında kullanıp buna seyyid, evliya, havasül asfiya anlamı vermişlerdir.Gerçekten evliya, seyyidler ve has kullar yeryüzünde sabit dağlar gibi varlık arzı bunlarla sabit hale gelir.EVTAD dörde ayrılır.Doğuyu muhafaza eden Abdulhay'dır.Batıyı muhafaza eden Abdulalim'dir.Kuzeyi koruyan Abdulmurit'dir.Güneyi koruyan Abdülkadir'dir.Ebdal ise yedi kişi olup yer kürenin bölgelerini yukarıdan ve aşağıdan korurlar.
"Ebdal"ın bu şekilde isimlendirilmesinin nedeni Onlardan biri vefat ederse ,kırk kişiden biri "nüceba"dan biri onun yerine geçer.Kırk kişi olan neciblerden eksilen kişinin yeri üç yüz kişi olan "nükeba"dan biri ile tamamlanır.Eksilen bu bu üç yüz kişi de "süleha"dan biriyle tamamlanır.
"Ebdal" bir yerde ikamet etmezler, fakat ebdal olmadan önce hasta olurlar, tedavi görürler, yerler, giyinirler ve evlenirler
Hz.Peygamber zamanında ebdalin kutbu Üveys'in amcası İsamüddin Kareni idi.O vefat edince yerine Mekke ile Yemen arasında bir köyden olan İbn Ata Ahmet geçti.Bilali Habeşi (r.a) Hz.Peygamber (sav) zamanında yedi ebdalden birisiydi.İmam Şafii de (ra) dört evtaddan birisi idi.

4 Şubat 2017 Cumartesi

YOL EHLİ KİŞİLERDEN AHYAR VE EBRARLAR

Tanrı yolcuları Salik ve meczub diye iki kısma ayrılırlar.Bunlar, sadece ilim ve sıfatların mazharı olup , zattan perdelidirler. Zat nuru, bunlara açılmaz. Çalışarak velayet bulsalar da, vasil(kavuşma) makamına yükselemezler. Bunlara, ebrar(sadıklar, özü-sözü doğrular) ve ahyar(hayırlı kişiler)derler.Bunlar tasarruf sahibi değildirler,kimseyi irşad edip Hakk'a ulaştıramazlar.Kimseye şefeat edemezler.
Talip olan kişi bunları bilmeli, ebrar ve ahyar tariki denilen bu iki yoldan Tanrı’ya ulaşmaya kalkmamalı,bu zatlardan feyz almaya çalışmamalıdır.Ebrar ve ahyardan olan hiç kimse Tanrı’ya erişmez. Bunlar zat nuruna ulaşıp beka bulamazlar.

Eğer bu anlatılanların hakikatını Tanrı dostlarından soracak olursan, bu sözün iç yüzünü o zaman anlarsın