Ahzab suresinin 36 ncı ayetinde buyrulduğu gibi:"Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman,inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur.Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse , apaçık bir sapıklığa düşmüş olur".
Bu ayetin hükmünü bugüne uygulayacak olursakHayır Allah'ın,Resulünün ve onun kamil varislerinin seçip tercih ettiğindedir.Resul de varis de kendi iradesinden fani olduğu için heva ve hevesten konuşmaz.Bilakis onların konuştukları , kendilerine gelen bir vahiy ve inen ilhamdır.
Şu halde mürit,mürşidi olan şeyhinin emrini-sevse de sevmese de-emrine teslim olması,nefsinin hevasına/arzularına ve tabiatının muktezasına uymaması gerekir.Allah Teala şöyle buyurur:"Bazen hoşlanmadığınız bir şey ,hakkınızda iyi/hayır olabilir"ve hoşlandığınız bir şey de hakkınızda kötü/şer olabilir"(Bakara 2/216)
İradeden fani olmak zor iştir."Mürid iradesi olmayandır"denilmiştir.Yani onun kendi nefsi cihetinden iradesi yoktur.Onun Rabbi cihetinden iradesi vardır.İradeyi Allah'ın iradesinde ve Resulünün iradesinde ve Resulünün varislerinin iradesinde yok etmek çok zor olduğu için saliklerin çoğu varlık perdesinde kaldı.Müşahededen bihaber oldu.Tabi olmanın berekinden ve taraftar olmanın nemasından mahrum kaldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder