Bir kimsede akl-ı kâmil sâdır olan âsâr ve ef’âl ile istidlâl olunur (Bir insanın
olgun bir akla sâhip olduğu, onun eserleri ve davranışları ile belli olur). Mesela ol kimse
ahlâk-ı hasene ve hamîdeye meyil ve rağbet (meselâ bir kimse güzel ve övülen ahlâka
yönelirse) ve a’mal-i rezîle ve ahlâk-ı seyyieden nefret (çirkin işler ve kötü ahlâktan
nefret ederse) ve şer’an ve aklen ve örfen memdûh olan sanâyii amel (İslâm’a, akla ve
sosyal beğeniye göre övülen şeyler yaparsa) ve makdûh (kötülenen) ve mezmûm
(yerilen) olup sûi âkibet (kötü sonuç) ve âr îrâs eden (utanç doğuran) fiillerden tecennüp
ve ihtirâz etmektir (kaçınıp uzaklaşmaktır). Sâhib-i akl buna denir (işte akıllı kişi budur).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder