Cân ü dilde hâne kıldın âkıbet869
Gönlümü virâne kıldın âkıbet
Aşk-ı bî pervâya mahrem eyledin870
Sen beni dîvâne871 kıldın âkıbet
Ol cinûn zencirini872 kırık edip
Akıldan bîgâne kıldın873 âkıbet
Dâne-i nâciz idim874 ben zîr-i hâk875
Dâneyi yüz dâne kıldın âkıbet
Dâne iken bâğ u bostan eyledin
Hâki pür kâşâne kıldın âkıbet876
Cümleden kat’ eyledin877 çün gönlümü
Vâsıl-ı cânâne kıldın878 âkıbet
Hamr-ı vahdetten içirdin tab’ıma879
Rûhumu peymâne kıldın âkıbet880 881
Sâki-i gülzâr-ı cansın dem be dem882
Gönlümü meyhâne kıldın âkıbet
Ey Fakîrullah bu Hakkı bendeni883
Âşık-ı ferzâne kıldın âkıbet884
869 Sonunda cân ve gönülde ev yaptın
870 Korku tanımayan aşka sırdaş ettin
871 Deli, çılgın
872 Delilik, çılgınlık
873 Akılsız kıldın sonunda beni (akla yabancı, akılla ilgisiz)
874 Hiçbir şey olmayan tohum idim
875 Toprak altında
876 Sonunda toprağı tamâmen mâmûr, kâşâne, bayındır eyledin
877 Kestin, uzaklaştırdın, ayırdın
878 Sonunda sevgiliye kavuşturdun
879 Bu yapıma, tabiatıma vahdet şarabı içirdin
880 Rûhumu şarap kadehi yaptın sonunda
881 Erzurumlu İbrâhim Hakkı Hazretlerinden
882 Her ân can gülbahçesinde şarap dağıtan sâkîsin
(Bu şiir,) Erzurumlu İbrâhîm Hakkı (ö. 1194/1780), merhumun hocası Fakîrullah
İsmail Tillovî (ö.1147/1734) rahmetullâhi aleyh vefât eylediğinde hocası hakkında
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder