Yaz gelince gemilerim yağlanır
Güz geline tersaneye bağlanır
Cezayir'de Koçyiğitler eğlenir
Tunus Tarabulus sultan Cezayir
Bir kuşcağız geldi kondu serene
Selam edin eşe dosta yarane
Bir Mısır haznesi kara diyene
Tunus Tarabulus sultan Cezayir
Bir kuşcağız geldi kondu tekene
Öte öte kara bağrım tükene
Koçyiğitler arzu çeker vatana
Tunus Tarabulus sultan Cezayir
Cezayir'in sağ yanında üç top atılır
Şddetinden aylar günler tutulur
Sarı saçlı kızlar yesir satılır
Tunus Tarabulus sultan Cezayir
Gemilerim birir birer çektim adaya
Sığınalım Yadan'a Hüda'ya
Cezayir bekçisi Veli Dede'ye
Tunus Tarabulus sultan Cezayir
Demur attkım halatlarım çürüdü
Yüreğimde yağ kalmadı eridi
Onbir ay deyince dağlar göründü
Tunus Tarabulus sultan Cezayir
Cezayir'in teknesi karanlık anbar
Etrafını sorarsan çarkılan çenber
Aman mevlam bizi sılaya gönder
tunus Tarabulus sultan Cezayir.
On bir ay deyince göründü dağlar
Üce reis oturmuş dümende ağlar
O bir yiğit içinde beşyüz asker evler
Tunus Tarabulus sultan Cezayir.
Geminin direği camdır dayanmaz
Arkadaşlar gaflet bastı uyanmaz
Kara yakın derler kalbim dayanmaz
Tunus Tarabulus sultan Cezayir
Cezayir'de (birden)üç top atıldı
Şiddetinden aylar günler tutuldu
Ecel bize mıskal mıskal satıldı
Tunus Tarabulus sultan Cezayir
(Yüzyıllar evvel Türk levendlerinin milli şeref ve vazife uğrunda açık denizlerde on bir ay kara parçası görmeden geçen su üstü gurbetinin bugün bizim için saltanatlı mazi hatırasıdır.
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
18 Temmuz 2018 Çarşamba
ALLAH DOSTU
Allah'a giden yol bir çok zorluk ve meşakkatlarle doludur.Ancak neticesi aydınlıktır.Kul ile Allah arasında perde kaldırıldığında kul manevi ilhamlar almaya başlar, nerdeyse levhimahfuzdaki rümuzları okuyacak hale gelir, çok ince manalara muttali olur.,akla hayale gelmeyen manevi zevkler duymaya başlar.Sonra kul kalbi ile birlikte olur.Daha sonra da kalbini aşarak kendisine o yolu bahşeden Yüce Mevla ile birlikte olur çünkü O,insan il kalbi arasına girer (Enfal 8/24)
Kul masivayı terkedince lisanı açılır.
Arif olan kimse irfan makamında kemale erince ,Allah kendisini vasıtasız ilme varis kılar, manevi sayfalarda yazılı bulunan ilimleri öğrenir, onların rümuzunu anlar.hazinelerini bilir, tılsımlarını çözer, ismini ve resmini görür.Allah kendisini noktalarda gizli olan ilimlere bile muttali kılar.
Allah dostlarından öyleleri vardır ki;
konuşmaz ve sorulana cevap vermezler.Gerektiğinde ise lisanı hal ile konuşurlar.Onların susmasında derin sırlar saklıdır.
Allah dostları kendilerine yapılan ihsanların çeşitliliğinden dolayı kısımlara ayrılırlar:
Arifler,
Allah'ı sevenler(muhibler),
Allah sevgisi ile dopdolu olanlar ki bunlara meşğuf denir.
daima zikredenler ve ettirenler,
ibret alanlar ve ibret alınmasına vesile olanlar,
daima hakikatı söyleyenler,
susarak lisanı hal ile konuşanlar,
manevi aleme dalıp gidenler,
nafile oruca devam edenler veya aralıklı olarak oruç tutanlar,
nafile namaza devam edenler veya aralıklı olarak nafile namaz kılanlar,
aşık olanlar,
gecenin yalnız bir kısmında uyuyanlar,
kendilerini her türlü şerre karşı koruyanlar,
Allah'a vasıl olanlar,
devamlı Allah'ın huzurunda olduğunun şuurunda olanlar,
Allah korkusundan dehşete düşüp zayıflıyanlar,
tebessümü adet edinenler,
bazen kabz hali içinde bulunanlar,
imtihana tabi tutulanlar,
vecd içinde olanlar, cezbeye gelip bağıranlar ve ağlayanlar,
cemiyet içine katılan ve katılmayanlar,
hakikat derecesine yükselip içinde bulunduğu hal kendisine galip geldiğinde elbisesini yırtarlar.Bunların halleri kınanmamalı çünkü Allah bazılarından dolayı bazılarına rahmet yağdırır(İbrahim Düssuki)
Kul masivayı terkedince lisanı açılır.
Arif olan kimse irfan makamında kemale erince ,Allah kendisini vasıtasız ilme varis kılar, manevi sayfalarda yazılı bulunan ilimleri öğrenir, onların rümuzunu anlar.hazinelerini bilir, tılsımlarını çözer, ismini ve resmini görür.Allah kendisini noktalarda gizli olan ilimlere bile muttali kılar.
Allah dostlarından öyleleri vardır ki;
konuşmaz ve sorulana cevap vermezler.Gerektiğinde ise lisanı hal ile konuşurlar.Onların susmasında derin sırlar saklıdır.
Allah dostları kendilerine yapılan ihsanların çeşitliliğinden dolayı kısımlara ayrılırlar:
Arifler,
Allah'ı sevenler(muhibler),
Allah sevgisi ile dopdolu olanlar ki bunlara meşğuf denir.
daima zikredenler ve ettirenler,
ibret alanlar ve ibret alınmasına vesile olanlar,
daima hakikatı söyleyenler,
susarak lisanı hal ile konuşanlar,
manevi aleme dalıp gidenler,
nafile oruca devam edenler veya aralıklı olarak oruç tutanlar,
nafile namaza devam edenler veya aralıklı olarak nafile namaz kılanlar,
aşık olanlar,
gecenin yalnız bir kısmında uyuyanlar,
kendilerini her türlü şerre karşı koruyanlar,
Allah'a vasıl olanlar,
devamlı Allah'ın huzurunda olduğunun şuurunda olanlar,
Allah korkusundan dehşete düşüp zayıflıyanlar,
tebessümü adet edinenler,
bazen kabz hali içinde bulunanlar,
imtihana tabi tutulanlar,
vecd içinde olanlar, cezbeye gelip bağıranlar ve ağlayanlar,
cemiyet içine katılan ve katılmayanlar,
hakikat derecesine yükselip içinde bulunduğu hal kendisine galip geldiğinde elbisesini yırtarlar.Bunların halleri kınanmamalı çünkü Allah bazılarından dolayı bazılarına rahmet yağdırır(İbrahim Düssuki)
ÖRNEK ALDIKLARIMIZIN ÖRNEK YAŞANTILARI
Müslümanın örneği Resulullah (sav) ve başta raşit halifeler olmak üzere sahabeler ve evliyaullah hazeratlarıdır.
Efendimiz (sav) şiddetli sıkıntılara maruz kaldı.sabretti.Aç kaldı.karnına taş bağladı.ayakları şişinceye kadar namaz kıldı.
Ebubekir Sıddık hazretleri bütün malını Allah yolunda sarfetti,yiyeceksiz ve giyeceksiz kaldı.
Hz.Ömer (ra) 'ın ameli ve gayreti çokdu.Başına ketenden yapılmış mütevazi bir sarık sarardı ve kendini daima hesaba çekerdi.
Hz.Osman (r.a) her gece Kuran'ı Kerim'i hatmederdi.
Hz.Ali (r.a) sahabenin en zahidlerinden ve mücahidlerindendi.
Bugünün insanları olan biz acizler,bu örneklerimizin hayatlarını yaşama azmi ve niyeti içinde yüzde birini dahi başarabilirsek geri kalanını merhameti bol Kerim olan Rabbim halledecektir.
Haram yediğimiz müddetçe hikmet ve marifet hakkında birşeyler elde edemeyiz.
Allah'ı seversek,O da yer gök ehline bizleri sevdirir.
Yüzlerce insanı memnun etme yükünün altına gireceğine bir Allah dostunun gönlüne gir yeter!
Efendimiz (sav) şiddetli sıkıntılara maruz kaldı.sabretti.Aç kaldı.karnına taş bağladı.ayakları şişinceye kadar namaz kıldı.
Ebubekir Sıddık hazretleri bütün malını Allah yolunda sarfetti,yiyeceksiz ve giyeceksiz kaldı.
Hz.Ömer (ra) 'ın ameli ve gayreti çokdu.Başına ketenden yapılmış mütevazi bir sarık sarardı ve kendini daima hesaba çekerdi.
Hz.Osman (r.a) her gece Kuran'ı Kerim'i hatmederdi.
Hz.Ali (r.a) sahabenin en zahidlerinden ve mücahidlerindendi.
Bugünün insanları olan biz acizler,bu örneklerimizin hayatlarını yaşama azmi ve niyeti içinde yüzde birini dahi başarabilirsek geri kalanını merhameti bol Kerim olan Rabbim halledecektir.
Haram yediğimiz müddetçe hikmet ve marifet hakkında birşeyler elde edemeyiz.
Allah'ı seversek,O da yer gök ehline bizleri sevdirir.
Yüzlerce insanı memnun etme yükünün altına gireceğine bir Allah dostunun gönlüne gir yeter!
17 Temmuz 2018 Salı
YENİ DÖNEM YAPILANMALARI
Ülkemizde yeni dönemde yapılanmalar ve değişiklikler, bir anlamda yüzyılda yapılamayacak şeylerdir.Bu nedenle yapılan işlere itiraz etmemek gereklidir.Devlet Başkanına karşı olan kin ve hasedleri nedeniyle yapılanları sürekli eleştirmektedirler."Tek adam" devrini müspet tek adam olarak algılandığında ülke için sebeb olacağı hayrı hesap etmek mümkün değil.Müspet insan eski sistemdekifaydalılığı kısıtlı idi.Yenisistemde kapasitekullanımı sonuna kadarken eski sistemdekapasite kullanımı kısıtlı kalmakta idi. Bu nedenle OLANDA HAYR VARDIR demek gerekir.
MERYEM NE DEMEKTİR?
Meryem "Abide" demektir.Çünkü annesi İmran, hamile kaldığında oğlan doğacağı umudu ile onu beytişerife hizmet için adamıştı.Kız doğunca mahzunlaştı.Ancak Cenabı Hakk ona ilham ederek "üzülme.onda kudreti ilahimin bir sureti olan fevkalade haller bulacaksın"dedi.Zekeriya A.S ne zaman İbadethanedeki Meryem'in kendinemahsus hücresine girdiğinde odada mevsim dışı meyvaların hazır olduğunu görüp taaccüb etmişti.
Hz.Zekeriya Meryemdeki bu lütfu görünce Cenab-ı Hakk'a dua ederek,İmran'ın zevcesinin duasını kabul ettin,benimde duamı kabul et diyerek temiz bir nesil bahşetmesini diledi ve Yahya (a.s) müjdelendi.
Zekeriya (a.s) Hz.Meryem'in teyzesinin kocasıdır.Hz.Yahya ile Hz.İsa teyze çocuklarıdır.Hz.Yahya hiç günah işlememiştir.Yahudiler onu,Hz.Zekeriyayı öldürmüşler,Hz.İsa'ya öldürme kasteddiklerinde Cenab-ı Hakk onu göğe çekmiştir.Hz.Mehdi zuhur ettiğinde tekrar yeryüzüne indirilecektir.
Hz.Zekeriya Meryemdeki bu lütfu görünce Cenab-ı Hakk'a dua ederek,İmran'ın zevcesinin duasını kabul ettin,benimde duamı kabul et diyerek temiz bir nesil bahşetmesini diledi ve Yahya (a.s) müjdelendi.
Zekeriya (a.s) Hz.Meryem'in teyzesinin kocasıdır.Hz.Yahya ile Hz.İsa teyze çocuklarıdır.Hz.Yahya hiç günah işlememiştir.Yahudiler onu,Hz.Zekeriyayı öldürmüşler,Hz.İsa'ya öldürme kasteddiklerinde Cenab-ı Hakk onu göğe çekmiştir.Hz.Mehdi zuhur ettiğinde tekrar yeryüzüne indirilecektir.
ALLAH'A VASIL OLMAK/BİLMEK/BULMAK
İnsan olarak yaratılmamızın maksadıdır.
Ali İmran suresi 31ayeti bunun yolunu gğöstermiştir:"Kul in küntüm tuhıbbunellahe fetti'uniy yuhbibkümüllahü.."
Allah sevmek Reslullah'a tabi olmaktan geçer.Tabi olmak olan mutabaat , muhabbet ile olur.Hakk'a muhabbet, varlığından bir şey kalmayıncaya kadar surette varlığını ve varını O'na vermektir.
Resulullah'a mutabaat üç derecedir:
Avamı müminin mutabaatı:FahriKainatın amaline mutabaat.
Havassın mutabaatı:Fahrikainatın ahlakına mutabaattır.
Ehassı Havasın mutabaatı:Fahrikainatın haline mutabaattır.
İştetam mutabaattan sonra perde açılır.Hak, müşahede olunur.zirvei tevhide gidecek yolun manilerini o vakit Hak Teala kaldırır,matlubumuz olan kurbiyyet hasıl olur.
Ey Resulüm deki:Bana itaat sana itaata bağlı olduğunu ilan et.Allah'a ,Peygamber'e itaat edin de.EğerAllah'a ve Reslullah'a itaattan şyüz çevirirlerse biliniz kiAllah o kafirleri sevmez.
Ali İmran suresi 31ayeti bunun yolunu gğöstermiştir:"Kul in küntüm tuhıbbunellahe fetti'uniy yuhbibkümüllahü.."
Allah sevmek Reslullah'a tabi olmaktan geçer.Tabi olmak olan mutabaat , muhabbet ile olur.Hakk'a muhabbet, varlığından bir şey kalmayıncaya kadar surette varlığını ve varını O'na vermektir.
Resulullah'a mutabaat üç derecedir:
Avamı müminin mutabaatı:FahriKainatın amaline mutabaat.
Havassın mutabaatı:Fahrikainatın ahlakına mutabaattır.
Ehassı Havasın mutabaatı:Fahrikainatın haline mutabaattır.
İştetam mutabaattan sonra perde açılır.Hak, müşahede olunur.zirvei tevhide gidecek yolun manilerini o vakit Hak Teala kaldırır,matlubumuz olan kurbiyyet hasıl olur.
Ey Resulüm deki:Bana itaat sana itaata bağlı olduğunu ilan et.Allah'a ,Peygamber'e itaat edin de.EğerAllah'a ve Reslullah'a itaattan şyüz çevirirlerse biliniz kiAllah o kafirleri sevmez.
16 Temmuz 2018 Pazartesi
AHMET HAKAN'IN RAHATSIZLIĞI
Ahmet Hakan,Adnan Oktar'ın alındığı gün sabahı telefonla arandığını belirtip şüpheli sanığın(Oktar'ın) kendisine "Bana İngiliz derin devleti operasyon çekti.Tayyib Hocamın haberi yok" kabilinden ne anlama geleceği çok ihtimalli bir vakıadan bahsetti.Bugün ise Ahmet Hulusi üzerinden bir hedef gösterdi.
15 Temmuz darbe gecesi şehirdeki alanlarda en ön sıralarda olupda selfi çekip sağa sola paylaşım yapanlara dikkat çekmiştim.Dikkat ön safta olanlar kripto olabilir.Kendilerini gizlemek için "bakın o gece meydanlarda idim.işte kanıtı"gibi.En tehlikeli şey,doğrular içindeki eğrilerdir.Doğru'nun reklama ihtiyacı yoktur.Selfiye ihtiyacı yoktur.daha ötesi kendisini anlatmasına ihtiyacı yoktur .Kimki kendini anlatıyor mutlaka bir maksadı vardır.
Gelelim Ahmet Hakan'a.Meczup portresi çizdiği şahsiyetlerle alakalı olarak geçmişte bir aleyhe yazısı yok.Acaba,başına bir şey gelecek, yahut bu işlere bulaşıklığı iddia edilecek de bu yüzden mi kalemi eline almış ha bire döktürüyor.
Tasavvufta müteşeyyih kelimesi vardır.Sahte şeyh olarak kullanır.işleri ,teşviştir.sahteleri doğru gibi göstermektir.Mesnevi-i Şerif in bir çok yerinde sahte şeyhlerden bahsedilir.Kişilerin inanma ihtiyaçlarından dünyalık olarak yararlanma maksadıyla hareket edenlerden bahseder.Bu nedenle,saltanat yaşamak peygamber yolu değildir.Şöhret ve medyatik olmak Evliya yolu değildir.İsim ve resim varlık işaretidir.Yaşamadığından bahsetmek edep dışıdır.
Din kisvesini , yahut kavramlarını kullanarak dünya talep edenlere Hak Teala dünyevi hesap sormaktadır.Bu nedenle,cemaatlar bu imtihana tabi tutulduklarında bir çok itirafçı çıkabilir.ancak,itirafçılar her zaman masum olmayabilir.
15 Temmuz darbe gecesi şehirdeki alanlarda en ön sıralarda olupda selfi çekip sağa sola paylaşım yapanlara dikkat çekmiştim.Dikkat ön safta olanlar kripto olabilir.Kendilerini gizlemek için "bakın o gece meydanlarda idim.işte kanıtı"gibi.En tehlikeli şey,doğrular içindeki eğrilerdir.Doğru'nun reklama ihtiyacı yoktur.Selfiye ihtiyacı yoktur.daha ötesi kendisini anlatmasına ihtiyacı yoktur .Kimki kendini anlatıyor mutlaka bir maksadı vardır.
Gelelim Ahmet Hakan'a.Meczup portresi çizdiği şahsiyetlerle alakalı olarak geçmişte bir aleyhe yazısı yok.Acaba,başına bir şey gelecek, yahut bu işlere bulaşıklığı iddia edilecek de bu yüzden mi kalemi eline almış ha bire döktürüyor.
Tasavvufta müteşeyyih kelimesi vardır.Sahte şeyh olarak kullanır.işleri ,teşviştir.sahteleri doğru gibi göstermektir.Mesnevi-i Şerif in bir çok yerinde sahte şeyhlerden bahsedilir.Kişilerin inanma ihtiyaçlarından dünyalık olarak yararlanma maksadıyla hareket edenlerden bahseder.Bu nedenle,saltanat yaşamak peygamber yolu değildir.Şöhret ve medyatik olmak Evliya yolu değildir.İsim ve resim varlık işaretidir.Yaşamadığından bahsetmek edep dışıdır.
Din kisvesini , yahut kavramlarını kullanarak dünya talep edenlere Hak Teala dünyevi hesap sormaktadır.Bu nedenle,cemaatlar bu imtihana tabi tutulduklarında bir çok itirafçı çıkabilir.ancak,itirafçılar her zaman masum olmayabilir.
EVLİYA MENKIBELERİNİ YAZMAK
Evliya menkıbelerini küçük çocuklarımıza okutmakta sayısız faideler vardır.Bu menkıbelerden maksat kıyamete kadar hayır ile anılmaktır.Bu menkıbeler daima taze kalır.Bir tohum gibi,anlatılan muhatabının gönlünde bir gün yeşerir.
15 Temmuz 2018 Pazar
GAİBDEN HABER VERMEK
Şeyh İsa Akhisari hazretlerine bir kişi sordu:"Gaibden haber vermek varmıdır şer an?".Hazreti Şeyh dedi ki:
"Enbiyaya, vahiyle ve Rabbiyle söyleşip ve rüyasında gaibden haber verdiler.Evliya dahi rüya ile ve ilham ile Rableriyle söyleştiklerinden haber verdiler.bunlardan gayri gaibden haber verenler yalancıdır"
Bu ilim İdris (a.s) ilmidir.Hz.Ali efendimiz geldi zuhura getirdi.Hüküm Allah'a aiddir.
"Enbiyaya, vahiyle ve Rabbiyle söyleşip ve rüyasında gaibden haber verdiler.Evliya dahi rüya ile ve ilham ile Rableriyle söyleştiklerinden haber verdiler.bunlardan gayri gaibden haber verenler yalancıdır"
Bu ilim İdris (a.s) ilmidir.Hz.Ali efendimiz geldi zuhura getirdi.Hüküm Allah'a aiddir.
BU KELB KADAR SADIK DERVİŞ BULAMADIM
Şey İsa Akhisari hazretler bir kaç dervişiyle Cuma namazına giderken bir evin bahçesinden giderken o evin köpeği havlayarak geldi şeyhin eteğini yapıştı.dervişlerden biri köpeğe vurmak için ileri geldiğinde Şeyh müsaade etmedi:Şeyh dedi ki:"Vurma! bu kelb kadar sende istikamet ve gayret ve sabır ve teslimiyet yoktur.Elli yıldır hilafet seccadesinde irşada oturalıdan bu kelp kadar bir derviş bulamadım" dedi.O derviş dedi ki:"Sultanım, bu köpeğin ne kuderti ve ne kemali vardır ki bizden iyi ola?" deyince şeyh İsa:
"Bu köpek bize havlayarak "Efendim ile aşina olmadan evinin yanına niçin gelirsiniz?der.Efendisinin evini yabancıdan korur.Senin gönlün efendinin evi değilmidir.Her gün şeytan yakın gelse gafilsin.Köpek gibi o evini koruyamazsın.Bu köpeği efendisi dövse dahi küsüp gitmez.Sizden birinizi şeyhiniz incitse yahut dövse küsüp gidersiniz.Fahişe avrat gibi bir erin altına dahi yatarsınız.Öyle olsa kelb kadar sufilerin teslimi yoktur" dedi
"Bu köpek bize havlayarak "Efendim ile aşina olmadan evinin yanına niçin gelirsiniz?der.Efendisinin evini yabancıdan korur.Senin gönlün efendinin evi değilmidir.Her gün şeytan yakın gelse gafilsin.Köpek gibi o evini koruyamazsın.Bu köpeği efendisi dövse dahi küsüp gitmez.Sizden birinizi şeyhiniz incitse yahut dövse küsüp gidersiniz.Fahişe avrat gibi bir erin altına dahi yatarsınız.Öyle olsa kelb kadar sufilerin teslimi yoktur" dedi
ALEMİ KÜBRA
Şeyh İsa Akhisari efendiye bir kişi geldi.:
"Sultanım, alem insanın nüshasıdır, derler.Bu alem, alem-i suğra, insan alem-i kübra" derler gerçekmidir?" dedi.Hazreti Şeyh:
"Gerçekdir.Adem'den mükerrem mahluk yoktur" dedi.O kişi sormaya devam etti:
"Alemde ne var ise Adem de bulunur mu?. Şeyh Bulunur "dedi.Adam:
"Adem'de şeytan nedir?
Şeyh-"Vehm-i faside dir".O kişi :
"Adem'de cin nedir? dedi.Şeyh:"Kuva-yı hayaliyyedir" dedi.Adam:
"Adem'de cennet nedir?"dedi.şeyh:"Kalbdir" diye cevap verdi.Adam:
"Adem'de melekler nedir?"deyince Şeyh:"Kuvvai ruhaniyyedir"dedi.Adam:Adem'de cahim nedir? deyince Şeyh:Vadi-i tabiatdır".O kişi:Adem'de cahimin odu nedir?"deyince Şeyh:Sıfatı gadaptır ve nefsi emmare sıfatları onun yılanlarıdır.
Adam:"Cehennem, cennetin yolu üzerinde"derler.Şeyh efendi dedi ki:
"Her kişi cahime uğrar amma değmesi cennete giremez.Zira nefsi emmare sıatları vadi-i tabiatden başkaldırır.Narı gadaba düşürür.Gece ve gündüz yakar.Müebbed fin nar olur.Meğer mürşidi kamile yetişe ,kötü ahlakını , iyi ahlaka çevire.Bu halk aşılanmadık elma çöğürü gibidir.Ne gölgesinde yatılır ne de meyvesi yenir.Gölgesinde yatsan sıtma tutar.Meyvesini yesen kuruluğundan dolayı boğazında durur.
O kişi dedi ki:Elhamdülillah şimdi aşılanmış aşılanmış manevi armud ağacına eriştim.Manevi gıdayı yedim ve gölgesine eriştim.
"Sultanım, alem insanın nüshasıdır, derler.Bu alem, alem-i suğra, insan alem-i kübra" derler gerçekmidir?" dedi.Hazreti Şeyh:
"Gerçekdir.Adem'den mükerrem mahluk yoktur" dedi.O kişi sormaya devam etti:
"Alemde ne var ise Adem de bulunur mu?. Şeyh Bulunur "dedi.Adam:
"Adem'de şeytan nedir?
Şeyh-"Vehm-i faside dir".O kişi :
"Adem'de cin nedir? dedi.Şeyh:"Kuva-yı hayaliyyedir" dedi.Adam:
"Adem'de cennet nedir?"dedi.şeyh:"Kalbdir" diye cevap verdi.Adam:
"Adem'de melekler nedir?"deyince Şeyh:"Kuvvai ruhaniyyedir"dedi.Adam:Adem'de cahim nedir? deyince Şeyh:Vadi-i tabiatdır".O kişi:Adem'de cahimin odu nedir?"deyince Şeyh:Sıfatı gadaptır ve nefsi emmare sıfatları onun yılanlarıdır.
Adam:"Cehennem, cennetin yolu üzerinde"derler.Şeyh efendi dedi ki:
"Her kişi cahime uğrar amma değmesi cennete giremez.Zira nefsi emmare sıatları vadi-i tabiatden başkaldırır.Narı gadaba düşürür.Gece ve gündüz yakar.Müebbed fin nar olur.Meğer mürşidi kamile yetişe ,kötü ahlakını , iyi ahlaka çevire.Bu halk aşılanmadık elma çöğürü gibidir.Ne gölgesinde yatılır ne de meyvesi yenir.Gölgesinde yatsan sıtma tutar.Meyvesini yesen kuruluğundan dolayı boğazında durur.
O kişi dedi ki:Elhamdülillah şimdi aşılanmış aşılanmış manevi armud ağacına eriştim.Manevi gıdayı yedim ve gölgesine eriştim.
DİRİ KİMDİR? ÖLÜ KİMDİR?
Şeyh efendiye gelen birisi sorar:Efendim,Ölü kalkar, yürür mü söyler mi?.Şeyh Efendi:Evet gelir,halinden sual eder"buyurdu.O kişi tekrar sordu:"Biz ölü müyüz?".Şeyh :Evet ölüsünüz.Sen hareket eden ölüsün, vücudun senin kabrindir.Hergün azabı kabirdesin, bilmez sin"Eğer sen diri olsan ölü halinden sual etmezsin." o kişi "Biz neden ölü olduk?" deyince şu cevab verildi:"Küfürden gönlün ölüdür.Nuru iman gerek, diri olmağa.Senin kabrin içinde iman ziyası yok".Soru soran kişi meğer kafir imiş bu cevap üzerine şehadet getirdi.
ŞEYH GEREKLİMİDİR?
Bir kişi bir şeyh efendiye sordu:"Efendim Şeyh tutmağa delil var mıdır?O zat dedi ki:
"Bey'at ettirmek ve hilafetermek sünneti Rasul ve efali enbiyadır ve Şeyh tutmak sünnet meşayihdir ve delili şudur ki:Kalellahü Taala:Ya Eyyühellezine amenut-tekullahe veb-teğu ileyhil vesilete"(Ey Müminler!Korkun.sizi ona ulaştırıcı kişi isten)Maide 35).
Bizi Hakka yakin etmeğe mürşid-i kamil gerek.Rehbersiz kişi bilmediğin yere sefer edemez ve yalnız gidemez.Bize vacib olan mürşidi kamil ile olmaktır.Nitekim Hak teala buyurur:"Ya Eyyühellezine amenü't-tekullahe ve künu maa's-sadıkin"(Ey müminler! Allah'dan korkun ve gerçek erenler ile olun.Tevbe 119).
Bize vacib olan budur ki hakikat ehli ile birlikte olup ondan el alıp günahlarımıza tevbe etmeliyiz.
"Bey'at ettirmek ve hilafetermek sünneti Rasul ve efali enbiyadır ve Şeyh tutmak sünnet meşayihdir ve delili şudur ki:Kalellahü Taala:Ya Eyyühellezine amenut-tekullahe veb-teğu ileyhil vesilete"(Ey Müminler!Korkun.sizi ona ulaştırıcı kişi isten)Maide 35).
Bizi Hakka yakin etmeğe mürşid-i kamil gerek.Rehbersiz kişi bilmediğin yere sefer edemez ve yalnız gidemez.Bize vacib olan mürşidi kamil ile olmaktır.Nitekim Hak teala buyurur:"Ya Eyyühellezine amenü't-tekullahe ve künu maa's-sadıkin"(Ey müminler! Allah'dan korkun ve gerçek erenler ile olun.Tevbe 119).
Bize vacib olan budur ki hakikat ehli ile birlikte olup ondan el alıp günahlarımıza tevbe etmeliyiz.
CEBİRLE ALAKALI OLMAYAN BİR HADİS-İ ŞERİF
Kale Rasullah (sav):eş- Şakıyyüh fi batni ümmih ves-saidü saidün fi batni ümmih"(Şaki, şakidir ana karnında.Said, saiddir, ana karnında"
Bu hadisi Şeyh İsa Akhisari hazretlerine sordular.Hazreti Şeyh şöyle izah etti:
"Ana karnını seni doğuran ana karnını kıyas etme.Mezheb-i cebre düşersin" dedi.Soru soran o kişi:"Ana karnı nedir?" dedi.Şeyh dedi ki:
"Ana, senin anasır-ı erbaandır ki ana 'heykel' derler ve senin vücudu zahirindir ki hadistir ve onun karnı kalbdir ki ona gönül derler.Said ve şaki olmak hemen gönül tasdikine göredir.Bir kimsenin kalbinde Allah Teala'nın vahdaniyetine ve cem-i enbiyaya temiz itikad yoksa o şakidir.Var sen seni onun karnında yokla.Gör şakimisin ve said misin?"dedi.Soru soran kişi yine sordu:
"Bu hadise ne buyurursunuz.Kale Resullah (sav):
""eş- Şakıyyü kad yes'adü,ve's saidü kad yeşka"(Gah olur ki şaki said olur.Gah olur ki said şaki olur"dedi.Hazreti Şeyh dedi ki:
"Bu dahi kalbin tasdikine göredir.Gah olur ki kalb küfr ihtiyar eder, gah iman.Sehl yerden kişinin itikadına halel gelir.Said iken şaki olur ve bir anda kafir islam'a gelir said olur.Bilcümle bu mezkuratı kalbinle yokla , cebre düşüp amelden kalma.Hergün istiğfar üzre ol kalbini hubbullah ile doldur ve gece gündüz tazarruun Hak'dan yana ziyade eyle ve ümidin kesme.Kadir Çalabım şaki iken said ede.Zira gafururrahimdir.Kulunu esirger ve Yargılar ve günahlarını hayra tebdil eder" dedi.
Bu hadisi Şeyh İsa Akhisari hazretlerine sordular.Hazreti Şeyh şöyle izah etti:
"Ana karnını seni doğuran ana karnını kıyas etme.Mezheb-i cebre düşersin" dedi.Soru soran o kişi:"Ana karnı nedir?" dedi.Şeyh dedi ki:
"Ana, senin anasır-ı erbaandır ki ana 'heykel' derler ve senin vücudu zahirindir ki hadistir ve onun karnı kalbdir ki ona gönül derler.Said ve şaki olmak hemen gönül tasdikine göredir.Bir kimsenin kalbinde Allah Teala'nın vahdaniyetine ve cem-i enbiyaya temiz itikad yoksa o şakidir.Var sen seni onun karnında yokla.Gör şakimisin ve said misin?"dedi.Soru soran kişi yine sordu:
"Bu hadise ne buyurursunuz.Kale Resullah (sav):
""eş- Şakıyyü kad yes'adü,ve's saidü kad yeşka"(Gah olur ki şaki said olur.Gah olur ki said şaki olur"dedi.Hazreti Şeyh dedi ki:
"Bu dahi kalbin tasdikine göredir.Gah olur ki kalb küfr ihtiyar eder, gah iman.Sehl yerden kişinin itikadına halel gelir.Said iken şaki olur ve bir anda kafir islam'a gelir said olur.Bilcümle bu mezkuratı kalbinle yokla , cebre düşüp amelden kalma.Hergün istiğfar üzre ol kalbini hubbullah ile doldur ve gece gündüz tazarruun Hak'dan yana ziyade eyle ve ümidin kesme.Kadir Çalabım şaki iken said ede.Zira gafururrahimdir.Kulunu esirger ve Yargılar ve günahlarını hayra tebdil eder" dedi.
ERENLERİN ACIKMAMASI, SUSAMAMASI
Fiziksel olarak mümkün değildir dense de Evliyaullah menkıbelerinde bu durumun yaşandığı belirtilmiştir.Çünkü bu dereceye ermiş zatların yemeleri ve içmeleri bir başka türlü imiş.Cenabı Hakk'ı müşahede sinin zevki kişiyi daima tok tutarmış.Açlık hissini hiç duymazlarmış.
Açlık hissi nedir?
Vücudun beyne gönderdiği sinyallerdir. Latif varlıkların bizim anladığımız manada kesif gıdalara ihtiyaçları olmayıp gıdaları farklı türdedir.Ruh bölümüne geçenler ruhaniyetin hallerini yaşadıklarından bizim ihtiyacımız olan topraktan yetişmiş kesif gıdalara ihtiyaç duymazlar.Bu yaşamak ve inanmak meselesidir.İtiraz edeni çok olabilir.
Efendimiz iftar etmeksizin peş peşe günlerce oruç tutardı.Bu yöntemi taklit etmek isteyen Sahabeye izin vermezdi."Rabbim beni yedirir içirir siz bilmezsiniz "derdi.Ancak Resululah varislerinden de bu haller zuhur etmiştir.
Açlık hissi nedir?
Vücudun beyne gönderdiği sinyallerdir. Latif varlıkların bizim anladığımız manada kesif gıdalara ihtiyaçları olmayıp gıdaları farklı türdedir.Ruh bölümüne geçenler ruhaniyetin hallerini yaşadıklarından bizim ihtiyacımız olan topraktan yetişmiş kesif gıdalara ihtiyaç duymazlar.Bu yaşamak ve inanmak meselesidir.İtiraz edeni çok olabilir.
Efendimiz iftar etmeksizin peş peşe günlerce oruç tutardı.Bu yöntemi taklit etmek isteyen Sahabeye izin vermezdi."Rabbim beni yedirir içirir siz bilmezsiniz "derdi.Ancak Resululah varislerinden de bu haller zuhur etmiştir.
BUGÜNÜN ŞERİATI,BU GÜNÜN TARİKATI
Ülkemizde dinin emrinin yaşanması tercih sebebidir.Din hükümlerinin yaşanmasında devlet dediğimiz otorite serbesttir.Bir ihtiyaç olan dini hayatı yaşamakla alakalı olarak Diyanet işleri denilen bir teşkilat mevcuttur.Aşikar işlenen haramlara karşı çıkamaz .Çünkü,haram denilen menhiyat devlet eliyle işlenmektedir.Bu nedenle yaşayan bir şeriat olmadığı gibi,dini hayatın tamamının yaşanmasını isteyen kişi sayısı da pek azdır.
Tarikatı denilen dini hükümlerin biraz daha içsel yaşanma yolunun ise temsilcileri gözden kaybolmuşlardır.Çünkü şeriatın yaşanamadığı yerde tarikatın yaşanması daha da zor olacaktır.
Ölüme korkmadan gitmeyi tarikatı aliye öğrettiği için islam düşmanları bu kurumlar içine sızarak ifsat etmişlerdir.Bu nedenle ortada 95 yıldan beri bir kurumsal yapıda kalmamıştır.Bu nedenle;bir Peygamber varisi gereklidir.yine bu zata tabi olacak bir sahabe topluluğu gereklidir.Fitne,fesat ayyuka çıkıp günahlar zirve yaptıkları bir zamanda Hak Teala kalplerini temizleyip genişlettiği bir azınlığı ortaya çıkartacak ve bunlar maddi mülke sahip olacaklardır.
Bu Türkiye de mi gerçekleşecektir? Türkiye bu işin bayraktarı olacaktır.
Tarikatı denilen dini hükümlerin biraz daha içsel yaşanma yolunun ise temsilcileri gözden kaybolmuşlardır.Çünkü şeriatın yaşanamadığı yerde tarikatın yaşanması daha da zor olacaktır.
Ölüme korkmadan gitmeyi tarikatı aliye öğrettiği için islam düşmanları bu kurumlar içine sızarak ifsat etmişlerdir.Bu nedenle ortada 95 yıldan beri bir kurumsal yapıda kalmamıştır.Bu nedenle;bir Peygamber varisi gereklidir.yine bu zata tabi olacak bir sahabe topluluğu gereklidir.Fitne,fesat ayyuka çıkıp günahlar zirve yaptıkları bir zamanda Hak Teala kalplerini temizleyip genişlettiği bir azınlığı ortaya çıkartacak ve bunlar maddi mülke sahip olacaklardır.
Bu Türkiye de mi gerçekleşecektir? Türkiye bu işin bayraktarı olacaktır.
ALLAH MÜLKÜ DİLEDİĞİNE VERİR
Ali imran suresi 26 ayeti.
Hendek harbine hazırlık olarak yapılan çalışma esnasında açılacak bir çukur içindeki bir kaya bir türlü parçalanamayınca külünkü eline alan Efendimiz (SAV) üç vuruşta kayayı parçalar ve tekbir getirir.Her vuruşta darbeden dolayı taştan ateş çıkmaktadır.Efendimiz (SAV) çıkan bu ateş parçaları ile alakalı olarak ümmetine yapacakları fetihlerin müjdesini vermiştir.İlk vurduğu darbede parlayan ateşten Hire,Medayin,Kisra'nın saraylarının gösterildiğini ve kisranın bileziklerinin sahabeden birinin bileğine takıldığını,İkinci darbede Rum'un kırmızı köşklerinin gösterildiğini,üçüncü darbede San'a'nın kasırlarını temaşa ettiğini ve Cebrail (A.s)'ın bu üç yerin ümmeti tarafından fetholunacağı müjdesini verdiğini belirtir.
Bu vaadlere sahabe çok sevindi.Münafık, müşrikler ise:"Bunlar ne kadar zavallı insanlar"diye istihza etmeye başladı."Sizin harp etmeye cesaretiniz yok bir avuç kimselersiniz.Korkunuzdan hendekler kazıyorsunuz, bu yetmiyormuş gibi binlerce senelik medeniyetlere sahip olmaya kalkıyorsunuz,yüzlerce milyon nüfuslara malik olan hükümdarları mağlup edeceğinizden bahsediyorsunuz" dediler.
Bütün varlıklar Hakk'ın olduğunun farkına varmadılar, Allah'ın , mülkünü istediğine vereceğinin farkında değiller.
Bu gün ABD,Rusya,Batı,İsrail bir güç.Müslümanlar ise zaif,aciz,zavallı.Hak Teala Resulullah makamına varis bir zat gönderip kısa zaman içinde ümmeti ayağa kaldırıp birleştirip süper denilen güçlere karşı galip getireceğine inancımız tamdır.Tekrar bu durum yaşanacaktır.
Hendek harbine hazırlık olarak yapılan çalışma esnasında açılacak bir çukur içindeki bir kaya bir türlü parçalanamayınca külünkü eline alan Efendimiz (SAV) üç vuruşta kayayı parçalar ve tekbir getirir.Her vuruşta darbeden dolayı taştan ateş çıkmaktadır.Efendimiz (SAV) çıkan bu ateş parçaları ile alakalı olarak ümmetine yapacakları fetihlerin müjdesini vermiştir.İlk vurduğu darbede parlayan ateşten Hire,Medayin,Kisra'nın saraylarının gösterildiğini ve kisranın bileziklerinin sahabeden birinin bileğine takıldığını,İkinci darbede Rum'un kırmızı köşklerinin gösterildiğini,üçüncü darbede San'a'nın kasırlarını temaşa ettiğini ve Cebrail (A.s)'ın bu üç yerin ümmeti tarafından fetholunacağı müjdesini verdiğini belirtir.
Bu vaadlere sahabe çok sevindi.Münafık, müşrikler ise:"Bunlar ne kadar zavallı insanlar"diye istihza etmeye başladı."Sizin harp etmeye cesaretiniz yok bir avuç kimselersiniz.Korkunuzdan hendekler kazıyorsunuz, bu yetmiyormuş gibi binlerce senelik medeniyetlere sahip olmaya kalkıyorsunuz,yüzlerce milyon nüfuslara malik olan hükümdarları mağlup edeceğinizden bahsediyorsunuz" dediler.
Bütün varlıklar Hakk'ın olduğunun farkına varmadılar, Allah'ın , mülkünü istediğine vereceğinin farkında değiller.
Bu gün ABD,Rusya,Batı,İsrail bir güç.Müslümanlar ise zaif,aciz,zavallı.Hak Teala Resulullah makamına varis bir zat gönderip kısa zaman içinde ümmeti ayağa kaldırıp birleştirip süper denilen güçlere karşı galip getireceğine inancımız tamdır.Tekrar bu durum yaşanacaktır.
14 Temmuz 2018 Cumartesi
ADNAN OKTAR GERÇEĞİ
İslamın ahlaksal boyutunu yozlaştırmak ve bozmak amacıyla İngiliz/İsrail ve Amerikan istihbarat güçleri ile Masonik güçlerin kullandığı,maddi olarak imkan verdiği vazifeli birisidir.Bu kişinin şahsında, yaşantısı nedeniyle İslam aşağılanmaktadır.Bu nedenleCenab-ı Hakk kendisine bir tokat indirmiştir.(Bugün dünyayı değişmiş Osman Kendi isimli birisinin Adnan Oktarla olan bir hadisesi ileride kısmet olursa bloğa yazılacaktır.)
Ülkemiz insanının aile yapısını bozmayı amaçlıyan tüm oluşumlar dış desteklidir.bu nedenle Acun ılıcalı'nın yurt dışında gerçekleştirdiği proğramlar,evlendirme proğramları,arkadaş sitelerine bu proğramların sahiplerine dikkat.Mutlaka İngiliz/İsrail/amerikan gizli servislerinin mamalamaları mevcuttur.Maksat,evlilik dışı bir ilişki ve aile bağlarının zayıflatılarak toplumumuzu çökertmek.
Emperyalizm bu işi hiç bırakmamıştır.İsrail'in hayfa şehrinde kurulan Kadıyanilik.Gulam Ahmed'in kendisini mesih ilan ederek dine fitne sokması tamamıyla İngiliz himayesinde yapılmış bir fitne harekatıdır.Vatikan bunu desteklemektedir.
EVLİYAYA BİR ÇAY ISMARLAMAK
Azizim NecibSultan anlatmıştı.24 yaşında iskenderun'a geldiğimde(1953) iki tane terzi ustasına iş göndermeye başladım.Bunlar yeni evli ve borçlu idiler.Ali Baba rahmetullah,benim dükkanımın önüne gelir bana bakar,içeri girmez ve giderdi.Kendisine muhabbetim oluşmuştu.Bir gün fransızlardan kalma Adliye binasının deniz tarafında kalan bölümde şimdiki adı Kore şehitleri parkı olan yerin bir köşesinde baraka şeklinde bir yerde çay satılırdı.park içinde bir su havuzu vardı.Kış günü olsa gerek Ali Baba hazretleri havuzun kenarında iken yaramaz bir iki çocuk onu havuzun içine itiverirler.Çocuklar kaçarlar.Ali Baba tüm üzeri ıslanmış bir vaziyette havuzdan çıkar bir bankın üzerine oturur.O esnada benim iş verdiğim iki terzi oradadır derler ki bu adam kış günü suya düştü şuna bir çay ısmarlıyalım.Çay ısmarlarlar ve parasını birlikte verirler.Sonra dükkanda bunu bana anlattılar.Ben derhal Ali Babanın ıslanan elbisesini değiştirmek için olay yerine geldimse de Ali Baba 'yı bulamadım.O terzilere bilahere uğradım ve siz bir Allah dostu gördünüz ve ona bir çay ısmarladınız.Bunun mükafatını göreceksiniz "dedim.
Terzilerin her ikisi de borç içinde idi.Bir gün birisi geldi.Dediki:Benim hanımın karısının amcası İstanbul tepebaşında bir meyhane işletiyor.Bizi istanbul'a çağırıyor.dükkanın kasasının başında oturtmak için.Hanımda bu işe istekli.üstelik benim piyasadaki borcumu ödeyecek,çalıştıkça ben geri ona ödeyeceğim.dedi.Ve dükkanı kapatıp İstanbul'a gitti.Bir gün meyhanenin müşterilerinden birisi ile samimiyet kurar ve terzi olması nedeniyle kendisine Askeri dikimevinde iş bulur.Oraya girer çalışır ve emekli olur.Memlekete döner birikimleri,ve kayınpederinden kalan mirasla birlikte yazlık kışlık evlerini edinerek rahat bir hayat sürer.
Diğer terzi ise Kaçakçılık işine bulaşarak Lübnan'a gider.oradan da Almanya'ya gider.Zengin olur.
Değil bir çay ısmarlamak,bir Allah dostunu görmenin bile kişiye sayısız faidesi vardır.
Terzilerin her ikisi de borç içinde idi.Bir gün birisi geldi.Dediki:Benim hanımın karısının amcası İstanbul tepebaşında bir meyhane işletiyor.Bizi istanbul'a çağırıyor.dükkanın kasasının başında oturtmak için.Hanımda bu işe istekli.üstelik benim piyasadaki borcumu ödeyecek,çalıştıkça ben geri ona ödeyeceğim.dedi.Ve dükkanı kapatıp İstanbul'a gitti.Bir gün meyhanenin müşterilerinden birisi ile samimiyet kurar ve terzi olması nedeniyle kendisine Askeri dikimevinde iş bulur.Oraya girer çalışır ve emekli olur.Memlekete döner birikimleri,ve kayınpederinden kalan mirasla birlikte yazlık kışlık evlerini edinerek rahat bir hayat sürer.
Diğer terzi ise Kaçakçılık işine bulaşarak Lübnan'a gider.oradan da Almanya'ya gider.Zengin olur.
Değil bir çay ısmarlamak,bir Allah dostunu görmenin bile kişiye sayısız faidesi vardır.
RIZAYI HAK İÇİN FATİHA DEMEK
Hakk, kulun gönlünde ne olabilir.Lisan ile tafsilatını söylemek lazım değil.Zira,daim tedbir, takdire uygun düşmez.Kul bir dilek dileye efendinin rızası olmaya, o vakit utanma(hacelet) vaki olur ve terki edep etmiş olur ve "bana filanı nasip eyle " diye buyurmak başka enaniyetdir.Enaniyet kişiyi hicaba düşürür ve hırs ve gazap ateşine düşürür.Kişi kendi isteğini terk edip daim Hakk'ın rızasını gözleyip emrine karşı gelmeyip emir ve yasaklara uygun amel edip kendinden kendini talep etmelidir.Talibi Hakk olan batıl nesne talep etmez.ve kalbine dahi düşmez.Rızayı Hakk için Fatiha diyenler tamamıyla teslim olanlardır.
YÖNENLEN YERLER
"Kale Resulillahi sallallahü aleyhi ve sellem:"Men nazara iled dünya fe hüve sahibüşşehve ve men nazara ilel ukba fe hüve sahibü7t-tühme ve men nazara ilel Mevla, fe hüve sahibül-himme"
Efendimiz (sav) buyurmuştur:"Himmeti, (gayreti,yönelişi) dünyaya olan şehvet sahibidir.Ahirete yönelen töhmet sahibidir.Hakk'a yönelen ise himmet sahibidir.
Sümme kale Resulullah(sa)"Ed -Dünya haramün ala ehli-l ahire.Vel ahiretü haramün ala ehlid-dünya ve hüma haramani ala ehlillahi Teala".Dünya haramdır ahiret ehline.Ahiret haramdır dünya ehline ".Günah içinde kötü ahlak sahibine ahirette nasip yoktur.Kötü ahlakını değiştirip iyi ahlaka dönderen kimsede bu hale geldikten sonra cenneti istememeli ,Cenab-ı Hakk'ın cemalini ve rızasını istemelidir.
Efendimiz (sav) buyurmuştur:"Himmeti, (gayreti,yönelişi) dünyaya olan şehvet sahibidir.Ahirete yönelen töhmet sahibidir.Hakk'a yönelen ise himmet sahibidir.
Sümme kale Resulullah(sa)"Ed -Dünya haramün ala ehli-l ahire.Vel ahiretü haramün ala ehlid-dünya ve hüma haramani ala ehlillahi Teala".Dünya haramdır ahiret ehline.Ahiret haramdır dünya ehline ".Günah içinde kötü ahlak sahibine ahirette nasip yoktur.Kötü ahlakını değiştirip iyi ahlaka dönderen kimsede bu hale geldikten sonra cenneti istememeli ,Cenab-ı Hakk'ın cemalini ve rızasını istemelidir.
KAMİLLERİN ŞAKASI YOKTUR
Şeyh İsa Akhisari hazretleri ,BİR DERE KENARINA GELİP GUSL EDİP ABDEST ALMAK İSTEDİ.ÇIPLAK vaziyette iken o şehrin yöneticilerinden birisi geldi.şeyhin sırtına bir şaplak vurdu.
"Kul musun?" dedi.Şeyh "Kulum "dedi.Adam:"Kaçak mısın?" deyince Şeyh "Evet kaçgınım" dedi.Emir, tez giyin gidelim dedi.Şeyh efendi giyinip başına tarikat tacını geçirince Emir büyük hata yaptığını anladı.Atından indi.Şeyhin ayağına düştü."Efendim eksiklik ettim.bilmedim.Sizde bildirmediniz Kaçgınım dediniz"deyince Şeyh efendi:"Tekkenin köşesinde efendime hizmet etsem,sessiz otursam böyle olmazdım.Kaçak değil ya neyim?"dedi.
Adam:"Sultanım affet,bana beddua etme,edersen helak olur giderim,yahut bir derde müptela olurum"dedi.şeyh Efendi:"Pirim Şeyh Kasım ömründe kimseye beddua etmedi.Hak Çalabım saklasın,kimsenin helak kasdına kadir Rabbime dua etmeye yüzüm tutmaz.Korkarın benim dileğim onun takdirine muvafık düşmeye." diye ve hem "falan kulunu zaid(fazladan,lüzumsuz) halk etmişsin faydasızdır"demek gibi gelir.Onun için Halık la mahluk arasına girmem.Var git.Bize ettiğini biz affettik.Amma zalim isen gafil olma,Hak Teâlâ senden azgın bir zalimi senin üzerine gönderir.O sebeb olur , senin bir derde müptela olmana veyahut helakına" dedi.
Sonraki bir zamanda görüldü ki devlete isyan eden birisi etrafındaki eşkıyalarla o şehri kuşatttı.Şehri müdafa edenler arasında o emir de vardı.Asiler o kişiye kılıç sallayıp,Şeyh efendiye vurduğu elini kestiler.O kişi üç gün sesli bir şekilde feryad ederek acı çekti ve öldü.O esnada Şeyh efendi Hac seferinde idi.Döndüğünde bu olayı ona anlattılar ve sırtına şaplak vuran elinin kesildiğini bildirdiler.Şeyh efendi dedi ki;Biz ona gazapla teveccüh etmedik,afını diledik.Gayret hakk'Ne ettiyseyerli yerine koymuş.Gelin canu gönülden "Amin" deyin o kişiye dua edelim ne kadar zalim ise, asi günahkar kul ise ve cehenneme layık ise Hak Çalabım lütfuyla , fazlıyla yargılayıp chenenme komasın.Cennet müyesser edip hicablarını ref edip didarın müşahede ettire" dedi ve duaetti.ındır.Hak affetmemiş.Kadirdir hakkından gelmiş
"Kul musun?" dedi.Şeyh "Kulum "dedi.Adam:"Kaçak mısın?" deyince Şeyh "Evet kaçgınım" dedi.Emir, tez giyin gidelim dedi.Şeyh efendi giyinip başına tarikat tacını geçirince Emir büyük hata yaptığını anladı.Atından indi.Şeyhin ayağına düştü."Efendim eksiklik ettim.bilmedim.Sizde bildirmediniz Kaçgınım dediniz"deyince Şeyh efendi:"Tekkenin köşesinde efendime hizmet etsem,sessiz otursam böyle olmazdım.Kaçak değil ya neyim?"dedi.
Adam:"Sultanım affet,bana beddua etme,edersen helak olur giderim,yahut bir derde müptela olurum"dedi.şeyh Efendi:"Pirim Şeyh Kasım ömründe kimseye beddua etmedi.Hak Çalabım saklasın,kimsenin helak kasdına kadir Rabbime dua etmeye yüzüm tutmaz.Korkarın benim dileğim onun takdirine muvafık düşmeye." diye ve hem "falan kulunu zaid(fazladan,lüzumsuz) halk etmişsin faydasızdır"demek gibi gelir.Onun için Halık la mahluk arasına girmem.Var git.Bize ettiğini biz affettik.Amma zalim isen gafil olma,Hak Teâlâ senden azgın bir zalimi senin üzerine gönderir.O sebeb olur , senin bir derde müptela olmana veyahut helakına" dedi.
Sonraki bir zamanda görüldü ki devlete isyan eden birisi etrafındaki eşkıyalarla o şehri kuşatttı.Şehri müdafa edenler arasında o emir de vardı.Asiler o kişiye kılıç sallayıp,Şeyh efendiye vurduğu elini kestiler.O kişi üç gün sesli bir şekilde feryad ederek acı çekti ve öldü.O esnada Şeyh efendi Hac seferinde idi.Döndüğünde bu olayı ona anlattılar ve sırtına şaplak vuran elinin kesildiğini bildirdiler.Şeyh efendi dedi ki;Biz ona gazapla teveccüh etmedik,afını diledik.Gayret hakk'Ne ettiyseyerli yerine koymuş.Gelin canu gönülden "Amin" deyin o kişiye dua edelim ne kadar zalim ise, asi günahkar kul ise ve cehenneme layık ise Hak Çalabım lütfuyla , fazlıyla yargılayıp chenenme komasın.Cennet müyesser edip hicablarını ref edip didarın müşahede ettire" dedi ve duaetti.ındır.Hak affetmemiş.Kadirdir hakkından gelmiş
ÖLDÜRME !KADİR OLABİLİRSEN ÖLÜYÜ DİRİLT
İnsan oğlunun düşünmeksizin yaptığı işlerdendir:hayvanat ve nebatatı düşünmeksizin öldürmek.Gaflet içinde gezerken attığımız adımın isabet edeceği yere gözetlemeksizin yürümük ve o yürüyüş esnasında ezilip telef olan küçük hayvanlar. Karıncalar, böcekler. Dallarını hoyratça kırdığımız ağaçlar.Bunulardan mesulmüyüz diye soracaksınız.Gafletimizden sorumlu değilmiyiz?sorumluyuz.Sarhoş edici içkiyi içip sarhoş olduktan sonra verdiğimiz zararın tazmini bizden nasıl istenmekte ise de Gaflet içinde iken hayvanata ve bitkilere verdiğimiz zararın hesabı sorulmayacak mı?Zararlı diye, muzır diye insanlar gördükleri yılanı ,fareyi öldürmek için bir gayrete girerler.Avcılar, meşhur olmak için katlettikleri avların başında resim çektirirler.Bilmezler ki bu gençlik gidecek bu ömür bitecek,her şeyin hesabının sorulduğu bir gün gelecek ve zevk için katlettiğimiz hayvanatların hesabı sorulacak.Alemde hiçbir şey abes yaratılmamıştır.Her şeyin bir görevi vardır.bu görevli vasıtalar yok edilirse alemde makinasının bir bölümünü aksatmış oluruz.Buda fesad çıkartmak olarak nitelenir."Bir karınca dan ne çıkar ki" demeyelim .Karınca insan için çok küçük varlık olarak gözükse dahi,insanında karınca kadar küçük olduğu yaratıklar vardır.Bu nedenle bir başka yaratılmış da bizim için "karınca" muamelesi yapabilir.Biz yaratılan her şeyi sevmek ve onun Yaratıcısından dolayı saygı göstermek zorundayız.
12 Temmuz 2018 Perşembe
ŞARAP YÜKÜNE BİLMEDEN YARDIM
Evliyaullahdan Şeyh İsa Akhisari hazretleri bir gün yalnız seyahat ederken birkişi gördü.At üzerindeki Yükü yere devrilmiş vaziyette idi.Yalnız yükünü geri yükliyemiyordu.
Şeyh hazreteri vardı.Yardım edip yükü hayvana yükleye.Yükün urganını bağlarken Şeyh efendinin sakalı bağlanan ipin arasına sıkışmıştıHayvan ansızın yürüyeverdi.Şeyh efendi hayvanın yanınca sakalını kurtaramaz bir müddet gider.Yük sahibi durumu görür gelip kurtarır.Şeyh efendiye şunu söyledi:
Davetsiz gelenin hayi böyle olur.Benim yüküm şarap yükü idi,seni gördüm sufi birisi olduğunu anladım ancak "Gel yüküme yardım et"demeye dilim varmadı.Sen gel demeden bu kadar yardım ettin.Onun için sakalın bağlandı.Bu kadar acı çekerek süründün" dedi.Şeyh İsa hazretleri
"Ben bilmeden harama(şaraba) yakın olmakla dünyada bu kadar hakaret olundum.Acep her gün bilip ve içip karnına koyanların ahiret günü halleri nice ola" diye istiğfara başladı.(Şeyh İsa menkıbesi)
Şeyh hazreteri vardı.Yardım edip yükü hayvana yükleye.Yükün urganını bağlarken Şeyh efendinin sakalı bağlanan ipin arasına sıkışmıştıHayvan ansızın yürüyeverdi.Şeyh efendi hayvanın yanınca sakalını kurtaramaz bir müddet gider.Yük sahibi durumu görür gelip kurtarır.Şeyh efendiye şunu söyledi:
Davetsiz gelenin hayi böyle olur.Benim yüküm şarap yükü idi,seni gördüm sufi birisi olduğunu anladım ancak "Gel yüküme yardım et"demeye dilim varmadı.Sen gel demeden bu kadar yardım ettin.Onun için sakalın bağlandı.Bu kadar acı çekerek süründün" dedi.Şeyh İsa hazretleri
"Ben bilmeden harama(şaraba) yakın olmakla dünyada bu kadar hakaret olundum.Acep her gün bilip ve içip karnına koyanların ahiret günü halleri nice ola" diye istiğfara başladı.(Şeyh İsa menkıbesi)
NURETTİN TOPÇU
43 ncü ölüm yıldönümü.
Şöyle demişti merhum: “Âlem, üç şeyin mecmuundan ibarettir: Varlık, düşünce ve hareket. Bunların hepsini kendinde toplayan insan, üç şeyin peşinde olmak için yaratılmıştır: Hakikatin, hayrın ve güzelliğin.”
“Merhametin olmadığı yerde insan da yoktur” demişti.
Yarınki Türkiye, İsyan Ahlâkı, Varoluş Felsefesi başta olmak üzere çok sayıda kitap ve makale yayınlayan Topçu yeterince toplumumuzda anlaşılamadı.
Bir gün de şöyle demişti: “ Kırk yıl boyunca öğretmenlik yaptım. Okula, mabede gider gibi gittim. Hiçbir derse abdestsiz girmedim.”
"HOCA" kelimesi
Dün Adnan Oktar'a ve şebekesine yapılan polis baskınını ve ele geçen meteryalleri gördük.Suçlamalar idam cezasına denk.Çünkü bu ülkede idam olmadığı için en fazla 30 küsür sene .Bu suçlamaları da toplarsan aynı ceza.
Adnan Oktar isminin başına getirilen "Hoca" tabiri ile zarar verilmek istenen İslam inancıdır.Çünkü bu mukaddes tabir(Hoca),önder terbiyeci, yol gösterici,mürşit anlamında kullanılan) bir şeriat kavramıdır.Bir nebze Peygamber makamını temsil eder.Şeriata aykırı kılıklardan,Peygamber'e uymayan bir hayat tarzının merkezinde bulunan bir adam için kullanılan "hoca",dinimize vurulmuş bir darbedir.Çünkü bu tür kötü örnekler nedeniyle İslamın,öğreticileri,temsil edicileri,örnekleri zayıflatılmaktadır.15 Temmuz darbe girişimine kalkışanların başındaki kişiye de "Hoca" tabiri kullanılmakta idi.Tüm bu olumsuz örnekleri çoğalttığımızda zarar gören kim:Din adına konuşanlar.Güvensiz,art niyetli ,içi başka dışı başka tipler maalesef öze zarar vermektedir.bu nedenle Hak Teala . bu ülkede vakdi,devri değiştirmektedir.Değişimi yapan görünürler için ehli takvadır demiyoruz.Hak Teala yaptırtmaktadır.Din Allah'ın dır.Dini,Kur'an'ını koruyacak O dur.Biz bu değişimi yaptırtırken vasıtalara bakmıyoruz.Sonuca sabırla bakmamız gerekir.Normal mecrasında yüz yılda yapılamayacak olan işler gerçekleşmektedir.Çünkü Türkiye,Yenidünya düzeninde İslam aleminin lideridir.Konya ,Dünyanın maneviyat başkenti olacktır.Belki İstanbul tekrar başkent olacaktır.Bu nedenle gelen zaman İslamın lehinedir.Sabırla beklemek gerekir.
Adnan Oktar isminin başına getirilen "Hoca" tabiri ile zarar verilmek istenen İslam inancıdır.Çünkü bu mukaddes tabir(Hoca),önder terbiyeci, yol gösterici,mürşit anlamında kullanılan) bir şeriat kavramıdır.Bir nebze Peygamber makamını temsil eder.Şeriata aykırı kılıklardan,Peygamber'e uymayan bir hayat tarzının merkezinde bulunan bir adam için kullanılan "hoca",dinimize vurulmuş bir darbedir.Çünkü bu tür kötü örnekler nedeniyle İslamın,öğreticileri,temsil edicileri,örnekleri zayıflatılmaktadır.15 Temmuz darbe girişimine kalkışanların başındaki kişiye de "Hoca" tabiri kullanılmakta idi.Tüm bu olumsuz örnekleri çoğalttığımızda zarar gören kim:Din adına konuşanlar.Güvensiz,art niyetli ,içi başka dışı başka tipler maalesef öze zarar vermektedir.bu nedenle Hak Teala . bu ülkede vakdi,devri değiştirmektedir.Değişimi yapan görünürler için ehli takvadır demiyoruz.Hak Teala yaptırtmaktadır.Din Allah'ın dır.Dini,Kur'an'ını koruyacak O dur.Biz bu değişimi yaptırtırken vasıtalara bakmıyoruz.Sonuca sabırla bakmamız gerekir.Normal mecrasında yüz yılda yapılamayacak olan işler gerçekleşmektedir.Çünkü Türkiye,Yenidünya düzeninde İslam aleminin lideridir.Konya ,Dünyanın maneviyat başkenti olacktır.Belki İstanbul tekrar başkent olacaktır.Bu nedenle gelen zaman İslamın lehinedir.Sabırla beklemek gerekir.
DİN İKİDİR
Din ikidir:
1-Allah katından emrolunan din.Bu da peygamberlerin getirdiğidir.Yani ,şeriat
2-Muteber din.Yani Allah katından değil ama Allah katında itibarı vardır.Buda bid'at olandır, evliya ve asfiya tarafından .Onlar kendilerinden içinde Hakk'ı tazim etmek olan riyazetle bunu icad ettiler .Kim hakkını vererek Allah'ın rızasını gözetmek suretiyle buna riayet ederse o kimse felah bulmuştur.
1-Allah katından emrolunan din.Bu da peygamberlerin getirdiğidir.Yani ,şeriat
2-Muteber din.Yani Allah katından değil ama Allah katında itibarı vardır.Buda bid'at olandır, evliya ve asfiya tarafından .Onlar kendilerinden içinde Hakk'ı tazim etmek olan riyazetle bunu icad ettiler .Kim hakkını vererek Allah'ın rızasını gözetmek suretiyle buna riayet ederse o kimse felah bulmuştur.
11 Temmuz 2018 Çarşamba
HAVASIN İLMİ AVAM'A TALİM EDİLMEZ
Karı Koca arasında soğukluk vardı.Bir yılı aşkın zamandır bu soğukluk devam etmekte idi.Kadın bir günansızın Şeyh efendinin huzuruna gelerek durumuarzetti ve beş çocuğumuz var ayrılmak istemiyorum diyerek müşkülüne cevap talep ektti.ŞEYH EFENDİ "Var şimden sonra günde 614 defa "Ya ... Ya ..."esmalarını oku.Umulurki Hak Teala kocanın gönlüne şefkat ve yumuşaklık düşüre, aranız düzelsin" der. Kadın bu esmaya devam ederken kocası yumuşar aralarındaki soğukluk gider. Ancak bu kez kadın kocasındak bu yumuşaklığı görünce ona diliyle eziyet etmeğe başlar.Bir zaman sonra kocası, şeyh efendiye gelerek halini arz eder ve karısının bu tutumundan dolayı şikayetçi olarak tedbir ister.Şeyh efendi ona her gün 744 kez "Ya ..."esmasını çekmesini söyler.Karısındaki dil ile eziyet huyu ortadan kalkar.Şeyh efehndi dedi ki iki virdim vardı.Kadın fırsat buldu kocasını incitti.Bende istiğfara başladım.Artık bundan sonra hiçbir hatuna dahi havastan nesne talim etmeyeceğim ve benden sonrakilerde talim etmesinler dedi.
10 Temmuz 2018 Salı
HAK TEALA İNSANI İKİ ELİYLE YARATMIŞTIR
Sad suresi 75 ayetinde Hak Teala buyurur:"Allah dedi:Seni , iki elimle yarattığıma secde etmekten men eden nedir?
Hak Teala bunu İblise söylemiştir.
İnsanın dışındakiler tek elle yaratılmıştır.Çünkü onlar ya Cemal mazharıdır. melekler gibi.Yahut da Celal mazharıdır, bazı azap melekleri ve şeytanlar gibi.İnsana gelince o cemal ve celali kendinde toplayandır.
Hak Teala bunu İblise söylemiştir.
İnsanın dışındakiler tek elle yaratılmıştır.Çünkü onlar ya Cemal mazharıdır. melekler gibi.Yahut da Celal mazharıdır, bazı azap melekleri ve şeytanlar gibi.İnsana gelince o cemal ve celali kendinde toplayandır.
ŞEYH İSA MENKIBESİ
Manisa Akhisar'da türbesi bulunan Şeyh İsa hazretleri sülukunu Kayseri'de İbrahim Tennuri hazretlerinin oğlu Kasım Efendi'de tamamlayıp icazetle memleketi Akhisar'a dönerken yolları Simav gölüne düşer.Dervişler balık yemek isterler ama balıkçılarda hiç balık yoktur.Çünkü,Kırk Yusuf derler o yörenin bir meczubu kokmuş bir balığı balıkçılara getirip pişirmelerini ister,onlarda reddederler ,meczup balıkçılara kızar ve ortadan kaybolur.Balıkçılar bir türlü av yapamazlar ve Kırk Yusuf'u gücendirmenin sonucu olduğunu bilip onu ararlar.Şeyh İsa'nın dervişleri balık bulmak için dolaşırlarken dilenci suretinde birisini görürler.Bu şahıs yürürken o dervişlere:Bre sufiler.Gelin ardıma düşün balık isterseniz"diye gölden yana yürür.Gölün kenarına varan meczup ayağını suya sokup at gibi kişneyerek ayağına dışarıya doğru iteler.Beş karış büyüklüğünde bir balık çıkar,o balığı alarak dervişlerin eline verir:"Şeyh taze balık yesin"dedi."İletin mazur tutsun ve Kırk Yusuf'u unutsun ve manayı örtsün, sırrı ızhar etmesin,terk-i edeptir.deyin ki:Şeyh bu balığı tuzla yemesin"dedi.Dervişler o balığı alarak Şeyhlerine götürürler.Şeyh efendi su kenarında abdest almaktadır.Dervişler balığı önüne koyarlar.Şeyh gülerek dedi ki:"Yaban delisi tuzsuz balık yenir mi, al balığını" dedi.balığı suya attı.Balık suya girdiği gibi dirildi.Şeyh abdestini alıncaya kadar durdu sonra gölün içine doğru gitti , kayboldu.
SIRRI AÇIK ETMEK
Büyük meşayihler Keşf-ı raz(sırrı açık etmek)edip terk-i edep etmeye karşıdırlar.Hali kale getirmeye meşayihin rızası yoktur.Bu nedenle anlatmak istediklerini hep misallerle bir örtü içinde anlatırlar.Açık bir şekilde:"Şunu şöyle yap!", "Yahut bunu böyle yapma !" gibi demezler.Ancak müptedi olan müritler nefislerinin karıştığı duygularını anlatınca mübareklerin "Sen bilirsin" cevabını icazet,onay şeklinde telakki ederler ki bu yanlıştır.Çünkü, meşayihin önüne karalanmış,yazı yazılmış bir yaprak değil tertemiz bir yaprak getirmek gereklidir.
HAKK DOSTLARINI AVAMA ANLATMAK
Hz.Pir Mevlana Efendimiz, Hz.Şemsle alakalı şu sözleri söylemiştir:"Eğer halk perdeli ve cisim kesafetinde olmasaydı ve eğer akıl ve idraklerinin boğazı dar ve zayıf olmasaydı, seni övmek için mananın tadını çıkarırdım. Bilinen şu mantıktan başka bir ifade ile özü açar, vasıflarının sır hazinelerinden ne inciler saçardım.
Düşünceleri tabiattan çıkmayan, beşeriyetin nefs ve heva zindanında kalanlara senin methini yapmak yazıktır.
Ben senin güzel vasıflarını ruhanilerin kutsal meclisinde söylerim.
Düşünceleri tabiattan çıkmayan, beşeriyetin nefs ve heva zindanında kalanlara senin methini yapmak yazıktır.
Ben senin güzel vasıflarını ruhanilerin kutsal meclisinde söylerim.
9 Temmuz 2018 Pazartesi
NECMEDDİN KÜBRA HAZRETLERİ
Necmeddin-i Kübra hazretleri,Mevlana Efendimizin Babası Sultanül ülema Bahaddin Veled hazretlerinin şeyhidir.Buyurduki:
"!ŞERİAT gemi gibidir.TARİKAT ise deniz.HAKİKAT de inciye benzer.Kim inciyi isterse gemiye biner sonra denize açılır daha sonrada inciye kavuşur.Bu düzeni(sıralamayı) bırakan inciye kavuşamaz.
Önce istekliye gereken ŞERİAT dır.Efendimiz (sav) buyurmuştur:"ŞERİAT ağaçtır.Tarikat dalları.MARİFET yaprakları, HAKİKAT de meyvesidir.
Ağaç olmazsa dalları, yaprakları ve meyveleri nasıl olur.Buna göre şeriat olmazsa tarikat, marifet ve hakikat nasıl olabilir?
Şeriattan maksat Allah ve Resulünün emirleridir.Vedahi haramı terk etmek.
Tarikat takvayı alıp uygulamaktır.O da seni menzil ve makamatı geçirip Mevlaya yaklaştırır
Hakikata gelince bu da gayeye ulaşmak ve tecelli nurunu müşahede etmektir.
Namaz hakkında söylenenlere bakıldığında:"Namaz şüphesiz hizmettir, kurbettir(yakınlaşmadır) ve vuslattır(kavuşmadır).
Hizmet şeriatda , kurbet tarikatde, vuslat hakikattadır.Çünkü namaz bu üç üstün özelliği kendisinde toplamıştır.Şöyle de denmiştir:Şeriat O'na ibadet etmen,Tarikat O'nun huzurunda olman, hakikat ise O'nu müşahede etmendir"
"Halvet nedir?" diye soruldu.Cevap:Halvet halktan uzaklaşmak Hakk'a koşmaktır.Çünkü bu nefsten kalbe, kalbden ruha, ruhdan sırra ve sırdan her şeyi yaratan Halık'a olan bir yolculuktur.Bu yolculuğun mesafesi nefse göre uzak, ruha göre çok yakındır.
Şeriat de taharet(temizlik) vücudu pislikten temizlemektir.Tarikat de taharet(temizlik) heva ve hevesten geçmektir.Hakikat de taharet(temizlik),kalbi masivadan boşaltmaktır.
Şeriatın namazı,erkan(kurallar) ve ezkar(belirli okunan dualar) iledir.Tarikatın namazı ,dünyadan kurtulmak ve tamamen Rahman'a yönelmektir.Hakikatın namazı her yerde ve zamanda Yüce Hakk'ın zatında müstağrak olmaktır.
Şeriatın orucu yemeden içmeden kesilmek.Tarikatın orucu yaratılanların Rabbi ile meşgul olmak için evhamdan uzaklaşmaktır.Hakikatın orucu , devamlı suretde Melik ve Allam olan Allah'ın vechini müşahededir.
Şeriatın zekatı 20 miskal için yarım miskal vermektir.Tariaktın zekatı , malın hepsini tasadduk etmektir.Hakikatın zekatı , hal ve maldan soyunmak veYüce Zat ile tahakkuk etmektir(hakikatına ermektir)
Eğer bir kişiyi gökte uçar, deniz üstünde yürür,ateş yutar v.s gibi keramete benzer bir halde görürseniz eğer o kimse Allah'ın farzlarından birini ve Peygamber (sav) 'ın bir sünnetini terk eder görürseniz o ,iddiasında yalancıdır,yaptığı keramet olmayıp sihirdir.
"!ŞERİAT gemi gibidir.TARİKAT ise deniz.HAKİKAT de inciye benzer.Kim inciyi isterse gemiye biner sonra denize açılır daha sonrada inciye kavuşur.Bu düzeni(sıralamayı) bırakan inciye kavuşamaz.
Önce istekliye gereken ŞERİAT dır.Efendimiz (sav) buyurmuştur:"ŞERİAT ağaçtır.Tarikat dalları.MARİFET yaprakları, HAKİKAT de meyvesidir.
Ağaç olmazsa dalları, yaprakları ve meyveleri nasıl olur.Buna göre şeriat olmazsa tarikat, marifet ve hakikat nasıl olabilir?
Şeriattan maksat Allah ve Resulünün emirleridir.Vedahi haramı terk etmek.
Tarikat takvayı alıp uygulamaktır.O da seni menzil ve makamatı geçirip Mevlaya yaklaştırır
Hakikata gelince bu da gayeye ulaşmak ve tecelli nurunu müşahede etmektir.
Namaz hakkında söylenenlere bakıldığında:"Namaz şüphesiz hizmettir, kurbettir(yakınlaşmadır) ve vuslattır(kavuşmadır).
Hizmet şeriatda , kurbet tarikatde, vuslat hakikattadır.Çünkü namaz bu üç üstün özelliği kendisinde toplamıştır.Şöyle de denmiştir:Şeriat O'na ibadet etmen,Tarikat O'nun huzurunda olman, hakikat ise O'nu müşahede etmendir"
"Halvet nedir?" diye soruldu.Cevap:Halvet halktan uzaklaşmak Hakk'a koşmaktır.Çünkü bu nefsten kalbe, kalbden ruha, ruhdan sırra ve sırdan her şeyi yaratan Halık'a olan bir yolculuktur.Bu yolculuğun mesafesi nefse göre uzak, ruha göre çok yakındır.
Şeriat de taharet(temizlik) vücudu pislikten temizlemektir.Tarikat de taharet(temizlik) heva ve hevesten geçmektir.Hakikat de taharet(temizlik),kalbi masivadan boşaltmaktır.
Şeriatın namazı,erkan(kurallar) ve ezkar(belirli okunan dualar) iledir.Tarikatın namazı ,dünyadan kurtulmak ve tamamen Rahman'a yönelmektir.Hakikatın namazı her yerde ve zamanda Yüce Hakk'ın zatında müstağrak olmaktır.
Şeriatın orucu yemeden içmeden kesilmek.Tarikatın orucu yaratılanların Rabbi ile meşgul olmak için evhamdan uzaklaşmaktır.Hakikatın orucu , devamlı suretde Melik ve Allam olan Allah'ın vechini müşahededir.
Şeriatın zekatı 20 miskal için yarım miskal vermektir.Tariaktın zekatı , malın hepsini tasadduk etmektir.Hakikatın zekatı , hal ve maldan soyunmak veYüce Zat ile tahakkuk etmektir(hakikatına ermektir)
Eğer bir kişiyi gökte uçar, deniz üstünde yürür,ateş yutar v.s gibi keramete benzer bir halde görürseniz eğer o kimse Allah'ın farzlarından birini ve Peygamber (sav) 'ın bir sünnetini terk eder görürseniz o ,iddiasında yalancıdır,yaptığı keramet olmayıp sihirdir.
HAYA'nın kaynağı
Haya (utanma duygusu) insanı güzelleştiren en önemli duygudur.tertemiz bir su gibidir.Haya sahibi dininin yarısını tamamlamıştır.Kalan yarısını başarmak kolaydır.Bugün toplumda cinsel saldırı ve istismarın temelinde insanımıza haya'nın öğretilememesi yatmaktadır.Gerçekten yetişen neslimiz zor durumdadır.Çünkü her şey ellerinin altında,görsel basında mevcuttur.Anne Babaların yetiştirdikleri çocukları ile alakalı daha küçükken verebilecekleri güzel örneklerin başında giyim kuşam , ev içerisindeki kıyafetleri gelir.Küçük çocuk asla annesinin dışındaki insanlar içinde soyulmamalıdır.Çocukların kendi aralarında avret mahallerinin açılmalarına müsaade olunmamalıdır.Bu tedbirlere riayet edilirse haya duygusu kuvvetlenir.
Hayanın ileri derece örneklerini Evliyaullah hazeratı göstermişlerdir.
Bir Veli'nin taharetlendiği bir su kabı eskiyerek kırılmış,işlev yapamaz konumuna düşmüş.Yeni bir edavata gerek duyulunca Mübareğin yüzü kızarmış.20 senedir ben avret mahallimi bu kabla temizliyordum.Şimdi yeni bir kab bu işlevi yerine getirecek buna utanıyorum.demiştir.
Hayanın ileri derece örneklerini Evliyaullah hazeratı göstermişlerdir.
Bir Veli'nin taharetlendiği bir su kabı eskiyerek kırılmış,işlev yapamaz konumuna düşmüş.Yeni bir edavata gerek duyulunca Mübareğin yüzü kızarmış.20 senedir ben avret mahallimi bu kabla temizliyordum.Şimdi yeni bir kab bu işlevi yerine getirecek buna utanıyorum.demiştir.
8 Temmuz 2018 Pazar
İKİ CİHANDA BAŞARIYA GÖTÜREN ON HUY
1-Hakk ile SIDK üzre olmak
2-Halk ile İNSAF
3-nefs ile KAHIR
4-Dervişlere LÜTUF
5-Ululara HÜRMET
6-Gençlere ŞEFKAT
7-Dostlara NASİHAT
8-Düşmanlara HİLM
9-Ulemaya TEVAZU
10-Cahile YUMUŞAKLIK
(Şeyh Mecdüddin Bayrami)
2-Halk ile İNSAF
3-nefs ile KAHIR
4-Dervişlere LÜTUF
5-Ululara HÜRMET
6-Gençlere ŞEFKAT
7-Dostlara NASİHAT
8-Düşmanlara HİLM
9-Ulemaya TEVAZU
10-Cahile YUMUŞAKLIK
(Şeyh Mecdüddin Bayrami)
BİR KİTABI İYİ ANLAYABİLMEK İÇİN:
Bir kitabı okumadan önce "O kitabın yazarına, anasına, babasına, hocalarına, o kitabın matbaasının sahibine, hatta kağıdı için odun taşıyan hamala varıncaya kadar bir fatiha okuyun.Ondan sonra kitabı okuyun , daha iyi anlarsınız"
BİR HAFTADA CENNETİ KAZANAN BİR AŞIK:FARRE BİN AMİR
Suriyenin güneyinde hüküm süren Gassanilerin Yenbu vilayetinin valisidir.Tebuk gazvesinden sonra Efendimize bir mektup yazarak "Sen muhakkak ki İsba'nın İncilinde haber verilen Ahmed'sin ve ben Senin dinine , Senin getirdiğin esaslara inanıyorum.Beni lütfen kabul et"demiştir.Efendimize bir beyaz deve, bir beyaz katır, bir beyaz at, ve bir beyaz eşek hediye göndermiştir.Efendimizin beyazı sevdiğini biliyor.Resululah efendimiz (sav)bu zata cevabi mektubu Bilal Habeşi hazretleriyle göndermiştir:"Selam sana"diye başlayan mektup "Selam sana" diye bitmektedir.Gassani hükümdarı bu haberi alıp Farre bin Amir hazretlerini huzuruna celp edip İslamdan dönmesini emretmiştir.Aksi halde kafanı keseceğim diye tehdit etmiştir.Bu zat imanında ısrar etmesi üzerine idam edilmeye giderken çok güzel bir şiir söylemiştir:Bir mısra'ı :Benim dünyalık malı da ve hatta canı da imanım uğruna verdiğimden, O en büyük iman sahibinin haberi olsun"
Farre'nin şehadet haberin alan Efendimiz (sav) aynen Necaşi'ye yaptığı gibi "gıyabi cenaze namazı" kılmıştır.Farre bin Amir(r.a)Efendimizin yüzünü görmemiş,müslüman olmuş ve bir hafta içinde şehid edilmiştir.
Farre'nin şehadet haberin alan Efendimiz (sav) aynen Necaşi'ye yaptığı gibi "gıyabi cenaze namazı" kılmıştır.Farre bin Amir(r.a)Efendimizin yüzünü görmemiş,müslüman olmuş ve bir hafta içinde şehid edilmiştir.
KIRK YIL KİMSE BANA BU SUALİ SORMADI
Gaziantep İslahiye ilçesi sınırları içinde bulunan dergahında yaşamış Kadiri meşayıhlarından Bilal babanın oğlu Hilmi baba ,bir dervişine şöyle dert yanmış:"Ömer efendi ,bir yaşlı kadın hariç hiç kimse bana Allah'a nasıl vasıl olunur driye sormadı.Soran herkes dünyalık istedi, şifa istedi ,ev istedi eş istedi v.s.Ancak yaşlı bir kadın hariç.O kadın dergaha büyük bir aşure kazanı getirmişti ve Benden "Allah'a nasıl vasıl olurum? diye sual sordu.Onun dışında hiç kimse bu suali sormadı,bu derdi taşımadı"
SULTAN ABDÜLMECİD HAN:İÇKİYE MÜPTELA BİR RESULULLAH AŞIKI
iŞLEDİĞİMİZ HER GÜNAH SARHOŞLUK VERSEYDİ HİÇ KİMSE AYIK OLMAZDI.Sultan Abdülmecid fevkalade bir aşık-ı Resulullah'dır.Medine'deki Mescid-i Nebeviyi yeniden baştan inşa ettirmiştir.Kabri saadetin hacet penceresi denen yerin üstünde ,meşhur babüsselam'ın üstünde halen Sultan Mecid Han7ın tuğrası durmaktadır.İnşaatı yapan inşat emini(inşaat mühendisi) İstanbul'a gelip "Efendim inşaat bitti.Tuğranızı da yerine koyduk" dediğinde fena halde asabileşmiş ve "Derhal mescidi yıkın, her tuğlasına günahkar Mecid yazın, yeniden yapın"diye emir vermiştir."Siz kim oluyorsunuz ki Huzur-u Resulullah'a benim ismimi yazıyorsunuz, ben kimim ki onun huzurunda ismim olsun."diyecek kadar ince bir Müslüman.Böyle bir kişi içkiye müptela idi.Resulullah'ın kabrinde aydınlatsın diye altın şamdan göndermişti.Medineye.Medine müdafii Fahrettin paşa, İngilizlerin eline geçmesin diye bu emanetleri İstanbul'a göndermişti.
Resululah Efendimizin Veysel Karani hazretlerine gönderdiği hırka vefatı ile kardeşine kalmış daha sonra bu hırka sülalede dolaşa dolaşa Kırım savaşından sonra İstanbul'a gelen bu aile bu hırkayı padişaha arz etmiştir.Sırf bu hırkanın ziyareti için özel bir mimari dizaynla İstanbul Fatih semtinde Hırkai şerif ismiyle cami yaptırmıştır.Hırka ziyareti yapılabilsin diye sekiz köşeli inşa edilmiştir
Resululah Efendimizin Veysel Karani hazretlerine gönderdiği hırka vefatı ile kardeşine kalmış daha sonra bu hırka sülalede dolaşa dolaşa Kırım savaşından sonra İstanbul'a gelen bu aile bu hırkayı padişaha arz etmiştir.Sırf bu hırkanın ziyareti için özel bir mimari dizaynla İstanbul Fatih semtinde Hırkai şerif ismiyle cami yaptırmıştır.Hırka ziyareti yapılabilsin diye sekiz köşeli inşa edilmiştir
SEVGİ ÜZERİNE
Sevgi aşağıdan yukarıya yükselmez.Yukarıdan aşağıya akar.Manevi aleme göçmüş şahsiyetleri sevmemiz ancak böyle izah olunabilir."Sevelim, sevilelim" derken Yunus Emre,Hak Tealanın tüm yarattıklarını sevmiş ve kendisi bu alemden çekilsede Hay makamında olduğundan sevdiği kimselerde Yunus sevgisi başlamıştır.Hay makamında olanlar, halen vazife yaptıklarından Biz kendi isteğimizle Hz.Mevlana'yı sevmiyoruz,Hz.Mevlana bizi sevdiği için bizde O'na karşı sevgi başlıyor.Hay makamındakilerin hayatı ayrı bir sır.Fiziken tanımadığmız Niyazi Mısri'nin ,Yunus Emre'nin,Şemsi Tebrizi'nin söz ve ilahilerinin bizi sarmasının sebebi bu olsa gerek.O'nun sözlerini,ilahilerini duyduğumuz zaman kulağımızdan kalbimize giren O.ve bu şekilde bir alışveriş yapıyor.
YANLIŞ ANLAŞILAN BİR KELİME:SEVGİLİM
Maalesef BUGÜNKÜ TOPLUMDA "Sevgilim" dendiği zaman akla metres kelimesi geliyor.Çünkü,Hakk'ın en makbul hediyesi olan sevgi kavramı şehvetle karıştırılmıştır.Resulullah efendimiz (sav)pek çok arkadaşına "Ya Habibi" diye (Sevgilim) hitap ederdi.
Aklı apış arasından kafaya almak gerekir.
Sevgi akıldan doğmaz.Bu nedenle sevgi, aklın fermanını dinlemez.Ancak sevgi mecnunluk haline gelmeden davranış biçimlerimizi edep dahilinde muhafaza etmekle yükümlüyüzEdep ve davranıştan sual var,muhabbetten sual yoktur.Hislerden değil, davranışlardan sual vardır.
Bu husustaki Efendimiz(sav)'in sözü:
"Ey Fatıma seni Ali'ye vereceğim ama O'na cariye olursan! Ya Ali sana Fatıma'yı verecevğim ama O'na köle olursan!"Koca karısına köle olduğu zaman beyefendisi olur.Karı da kocasına cariye olduğu zaman hanımefendisi olur.
aKLA AKILLA VEDA EDİP GÖNLE TABİ OLMAYA AŞK DENİR.
Aklı apış arasından kafaya almak gerekir.
Sevgi akıldan doğmaz.Bu nedenle sevgi, aklın fermanını dinlemez.Ancak sevgi mecnunluk haline gelmeden davranış biçimlerimizi edep dahilinde muhafaza etmekle yükümlüyüzEdep ve davranıştan sual var,muhabbetten sual yoktur.Hislerden değil, davranışlardan sual vardır.
Bu husustaki Efendimiz(sav)'in sözü:
"Ey Fatıma seni Ali'ye vereceğim ama O'na cariye olursan! Ya Ali sana Fatıma'yı verecevğim ama O'na köle olursan!"Koca karısına köle olduğu zaman beyefendisi olur.Karı da kocasına cariye olduğu zaman hanımefendisi olur.
aKLA AKILLA VEDA EDİP GÖNLE TABİ OLMAYA AŞK DENİR.
ALLAH ZÜL CELAL KORKULACAK BİR VARLIK DEĞİLDİR
Terbiye metodları iki ana başlıkta değerlendirilir.Korkutarak terbiye ve sevdirerek terbiye.Allah teala korkulacak bir varlık değildir.Allah öcü değildir.Allah sevilecek bir varlıktır.Allah sevilir, eseriyle sevilir, fiiliyle sevilir, sıatıyla sevilir, esmasıyla sevilir; bir zama ngelir Zatıyla sevilir.
Ruyetullah(Allah7ı görme) ve Zatullah meselelerinde Hz.Aişe ile Hz.Abdullah ibni Abbas'tan rivayet edilen hadisi şeriflere özel olarak bakmak gerekir.Bu meseleleri ancak sahabenin önde gelenleri anlayabilmiştir, diğerleri anlamamıştır.
Mahluk sevilmeden Halık sevilmez.Her mahluk istisnasız sevilecek veya sevilecek bir yönü bulunacak;çünkü vardır.Sevgi iradi değildir.Akılla, mantıkla , davranışla ,ilimle, tahsille kazanılmazAllah'ın bir ihsanıdırHak teala sevgi dağıtımındada cömert davranmıştır.Ancak biz insanlar nefis örtüleri ile bize verilen sevgiyi örttüğümüz, izhar etmeyerek öldürdüğümüz , öldürmesek de beslemediğimiz için sevgi cılız kalmıştır.
Ruyetullah(Allah7ı görme) ve Zatullah meselelerinde Hz.Aişe ile Hz.Abdullah ibni Abbas'tan rivayet edilen hadisi şeriflere özel olarak bakmak gerekir.Bu meseleleri ancak sahabenin önde gelenleri anlayabilmiştir, diğerleri anlamamıştır.
Mahluk sevilmeden Halık sevilmez.Her mahluk istisnasız sevilecek veya sevilecek bir yönü bulunacak;çünkü vardır.Sevgi iradi değildir.Akılla, mantıkla , davranışla ,ilimle, tahsille kazanılmazAllah'ın bir ihsanıdırHak teala sevgi dağıtımındada cömert davranmıştır.Ancak biz insanlar nefis örtüleri ile bize verilen sevgiyi örttüğümüz, izhar etmeyerek öldürdüğümüz , öldürmesek de beslemediğimiz için sevgi cılız kalmıştır.
7 Temmuz 2018 Cumartesi
BİR PEYGAMBER:HZ.HALİD BİN SİNAN EL-ABSİ
Hz.İsa efendimiz ile Hz.Resulullah (sav) arasındaki zaman içinde Aden bölgesinde bulunan bir kavme peygamber olarak gönderilmiştir.Bir mağaradan çıkan bir ateş bukavmin ekinlerine musallat oluyordu mağaradan çıkan bu ateş ekinleri yaktıktan sonra tekrar mağaraya dönüyordu.HalidBin Sinan peygamber olarak gönderildi.Mağaraya girerek bu ateşi Allah'ın izni ile söhdürüp kavmini bu beladan kurtardı.Sonra mağaraya girerek kendisinin üç günden önce çağrılmamasını vasiyet etti.Kavmi ve çocukları şeytanın vesvesesine kapılarak üç günden önce çağırdılar.Bu çağırma nedeniyle başında bir ağrı olduğu halde mağaradan çıktı ve :"Beni, kavmimi ve vasiyetimi zayi ettiniz.Yakın zamanda vefat edeceğim.Vefatımdan sonra cenazemi defnedin vekabrimi kırk gün gözetin, kırk gün sonra kuyruğu kesik bir merkebin de içinde bulunduğu bir sürü , kabrimin yanına gelince kabrimi açın"buyurdu.
Böyle yapıldığı zaman kabrinden çıkıp kabir ehlini ve kabir hayatını aynen kendilerine anlatacağını bildirdi.Belirtilen işaret ortaya çıkınca ,müminler Halid Bin Sinan'ın kabrini açmak üzere harekete geçince çocukları:"Bize öldükten sonra kabirden çıkan kimsenin çocukları derler" diye engel oldular Böylece cahillikleri büyük bir hiyanete sebeb oldular.Dolayısıyla babaları olan bir peygamberi ve onun vasiyetini de yerine getirmediler
Böyle yapıldığı zaman kabrinden çıkıp kabir ehlini ve kabir hayatını aynen kendilerine anlatacağını bildirdi.Belirtilen işaret ortaya çıkınca ,müminler Halid Bin Sinan'ın kabrini açmak üzere harekete geçince çocukları:"Bize öldükten sonra kabirden çıkan kimsenin çocukları derler" diye engel oldular Böylece cahillikleri büyük bir hiyanete sebeb oldular.Dolayısıyla babaları olan bir peygamberi ve onun vasiyetini de yerine getirmediler
PARANIN YAPTIKLARI
"DİNİKÜM DİNARİKÜM" Dinini paraya tahvil edenler eskiden beri vardır.Hz.Musa'yı peygamber olarak kabul edip Firavunun yemeğini yiyenler Peygamber'e layıkınca teslim olamadılar.Şam Valisi olan Muaviye, debdebeli valilik evi v.s gibi bina yaptırınca bu durum halife Hz.Ömer efendimize şikayet edildi.Bu durumu sorgulayan halifeye,Muaviye(*):Ya Ömer Şam halkı gücü,debdebeyi seviyor onları elde tutabilmek için böyle davranıyorum." demiştir.
(*)niçin bu ismin başına "Hz" takısı getirmedin diye sual soran birisene bir dostum şöyle açıklama yaptı:"Sultanım,ben henüz orada değilim.İnanıyorum önemli sahabidir.Hazreti Pir Mevlana efendimiz Mesnevi-i şeriflerinde bu zattan bahsederken "müminlerin dayısı"tabirini kullanmıştır.Doğru hakikatta "Hz" olabilir ama ben orada değilim.Ehli Beyt sevgimden dolayı diyemiyorum"
Not:Nezaket arz eden konularda sükutu tercih etmek gereklidir.
(*)niçin bu ismin başına "Hz" takısı getirmedin diye sual soran birisene bir dostum şöyle açıklama yaptı:"Sultanım,ben henüz orada değilim.İnanıyorum önemli sahabidir.Hazreti Pir Mevlana efendimiz Mesnevi-i şeriflerinde bu zattan bahsederken "müminlerin dayısı"tabirini kullanmıştır.Doğru hakikatta "Hz" olabilir ama ben orada değilim.Ehli Beyt sevgimden dolayı diyemiyorum"
Not:Nezaket arz eden konularda sükutu tercih etmek gereklidir.
CENAB-I RESULULLAH:
GElmiş ve kıyamete kadar gelecek tüm insanların peygamberidir.Efendimiz(sav) ile din kemal bulmuştur(zirvesini yaşamıştır).Şayet diğer peygamberlerin şeriatı üzerine yaşamları mümkün olduğu takdirde Hak teala'nın cenneti geniş olduğundan onlarıda mutlaka cennetine dahil edecektir.bu nedenle kalbimizde Hakk'ın yarattıklarına karşı hüsnü zanda bulunmak asıl olmalıdır.İyi/kötü,cennetlik /cehennemlik gibi hüküm ihtiva etmekten uzak olmak gerekir.Hakk7ın mülkünde tasarruf Hakk'a aittir.Biz kendimizi cennetin kapısına bekçi tayin etmeyelim.
2023 MÜCEDDİDİ DİN'İN GELİŞ ZAMANI
Necib Sultanımın ifadesiydi bu. Dinde yenileyicinin geliş tarihi 2023. ALLAH'ı tanıma ve bilme noktasında bugünün inisanlarının ekserisinde istekve arzu yoktur.Bu yöndeki istekleri karşılayacak ortada gözüken kurum ve kuruluşlar da yok.Şeriatı yaşamayan bir insanın ,tarikatı yaşaması oldukça zor olacaktır.Tarikatı yaşatacak yetkin kişilerde zahirden çekilmiş olduklarından Müceddid ne yapabilecektir.? Evvelemirdeemrettiği şeylerin hayat bulabilmesi için zahirde emir yetkisi olacaktır.İnsanların kalblerindetasarruf etme yetkisi nedeniyle sözleri dinleyenler tarafından hemen kabul görecektir.Hz.ÖmerEfendimiz gibi, İbrahim Ethem hazretleri gibi ve geçmiş hayatlarından bir anda sıyrılıp bambaşka bir insan oluverme halinin yaşanabileceği bir mucize mi olacak? Mucize peygamberlere mahsus ise de Nübüvvetin halen devam ettiği belirtilmektedir.Çünkü,Allah'ı tanıma derecelerinin en üstünü nübüvvet mertebesi olup efendimiz, bu mertebenin Kemal noktasını teşkil eder.Bu nedenle Hak Teala'yı tanıma devam etmektedir. Müceddid bize din diye anlatılanların içindeki bidatleri gösterip bunları temizleyecektir.
O gün çetin bir imtihanın başlangıç günü demektir.
O gün çetin bir imtihanın başlangıç günü demektir.
ALLAH'A YAKINLIK DERECELERİ
Allah Teala’ya yakınlık mertebeleriçok
çeşitlidir.Yakınlığın kemali(en zirvehali) nübüvvettir.(Peygamberliktir).Ondan
sonra KURBİYYET,daha sonra SIDDIKIYET,ondan sonra VELAYET ve en sonra da İMAN( mertebesi)gelir.Bu mertebelerden her
birineyükseldikçe , Cenab-ı Hakk onu (bulunduğu) mertebesi hasebiyle
kerim/şerefli kılar.Yakınlığın kemal noktası ancak peygamberlikle
eldeedilir.Veonun sonuncusu da Efendimiz (sav) dir.
NEBİLİK ancak nebilerin bildiği bir mertebedir.
KURBİYYET ise varis-i muhammed olanın cem ve fark
mertebelerinde Hak’dan mahcub(habersiz) olmamasıdır.
SIDDIKIYET,Hak’dan mahcub olmamak, ama her zamanCem’deolmaktır.
VELAYET de , varisin “cem” de olduğunda mahcub olmaması ,
fark” a döndüğünde mahcub/örtülü kul olmasıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)