22 Nisan 2017 Cumartesi

ŞÜKRE DAİR

84 yaşındaki,"Deli doktor"lakaplı Dahiliyyeci  Yücel Yalçın abimiz şunları itiraf ediyor."Yarabbi sana şükrediyorum.Beni ateşinden koru.Ancak cennetinden bir yer istemeye utanıyorum.Çünkü oraya layık olacak bir namazım,orucum yok."diyor.Acaba yanlış mı yapıyorum?.Bu soruya ve endişeye melami meşrepli ehli tasavvufun mürşitleri  şüphesiz şu ortak cevabı verir:Ülen,iste.Zenginden istenir.Kendisinden korkan,mesleğini eniyi surette yapan ve insanlara yardımcı olmak yolunda parayı düşünmeyen , eksiklik ve kusurları için gözyaşı akıtan yaşı sekseni geçmiş birisinin amel eksikliğine niçin Cenab-ı Hakk baksın ki.Diğer insanlara karşılık beklemeksizin bakan,Hakk Teala'dan kendisine verdiklerinden dolayı şükreden ve ibadetindeki kusurdan dolayı utanan birisi yüzüne Cenab-ı Hakk hiç utancını yüzüne vurur mu? Cennet arazisi kısıtlı mı ki?Varsın bir Dr.Yücel Yalçın'da bulunsun.Cennette nimet istemiş olsun.
Ancak,doktorumuz Hakk'ın cemaline talip olsa idi şüphesiz cevap biraz değişecekti.

YARATILIŞ İTİBARIYLA İNSAN

Yaratılış sırasına göre önce mülk alemi,akabinde cinler,akabinde de insan yaratılmıştır.Cin ile insan arasındaki yaratılış süresi 60.000 yıldır.Öncekilerden ibret alması,tüm yaratılmışlardan sonra yaratılmakla onlardan hepsinden üstün olduğu ortaya  çıkması için dünya mülkü/hükümranlığı Adem (a.s)'a intikal etmiştir.Hz.Adem,yaratılmışların sonuncusu, kainatın neticesi, hissedebilir ve akledebilir şeylerden ibaret olan külli varlıkların bir nüshasıdır.Cemkal-celal,lütuf-kahır vasıfları kendisinde gerçekleşmiş olması sebebiyle varlık onunla kemalın zirvesine ulaşmıştır.Melekler ise böyle değildir.Onlar tek bir kanat üzere yaratılmış varlıklardır.Bu kanat ise lütuftur.
Molla Cami şöyle der:
Güzel ibadet ve taatten meleklere ne fayda var?
Adem(a.s)'ın üzerine aşkın feyzi döküldüğünden beri. 
Hz.Adem'den önce topraktan yaratılmış kimse yoktu.Adem (a.s)topraktan yaratıldı ki secdeye meyyal, alçak gönüllü, oldukça zelil ve boynu bükük bir kul olabilsin.Çünkü secde tam ubudiyyet makamıdır.Hasılı her cins kendi cinsine meyleder.Bu sebeble adem (a.s)Allah Tealaya karşı alçakgönüllülük arz ederken ,İblis ateşten yaratılmış olduğundan cinsine meylederek  tevazu göstermedi.Büyüklendi(secdeden)yüz çevirdi ve büyüklük iddiasında bulundu.
İnsanı özel bir maddeden ,özel görünümde özel bir surette yaratma gücü Hak Teala elinde iken onu önce topraktan, sonra çamurdan, sonra pis kokulu cıvık bir bayçıktan sonra da pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yaratmıştır.Bu ya her şeyi kapsayan sırf hikmetten ibaret olan ilahi meşietten ötürü böyle olmuştur.

İDRAKİNDE OLABİLMEK

Gençliğini,güçlülüğünü ,imkanlarını ve ihtişamını hatırladığımız insanları yaşlandığı zaman görmenin ayrı bir ibretlik durumu vardır.Yürümekte zorluk çektiği,konuşmakta zorlandığı ,zati ihtiyaçlarını görmekte aciz kaldığı nı gördüğümüzde aslında dünyanın bir imtihan yeri olduğu hatırlanmalı,gençlere bu yönde nasihatlar yapılmalı,tevbe için geç kalınmadığı,infak ve harcama için zamanın kalmayacağı bilinmeli ve buna göre davranılmalıdır.

DÜNYAYI MÜMİNİN GÖZÜNDE ÇİRKİNLEŞTİRMEK

Cenab-ı Hakk,dünyayı mümin kulunun gözünde değersizleştirmek için mümin kulunu ,bir takım belalar,olumsuzluklarla muhatap eder.Ki bu zahiri durumlar kulunun kalbinde dünya sevgisi ve meylini oluşturmasın.Ahiret yurdunun asıl ve kalıcı olması nedeniyle geçici güzellikleri barındıran bu dünya süslerinin  aldatıcılığını vurgulamak için bu gereklidir.Tüm bunlar Hak Teala'nın bir hikmete dayalı tasarruflarıdır.Gerek nimetten,gerek beladan yana olan tüm bunları Hakk'dan bilip sabreden ve şükreden olmak en büyük hazine olsa gerekir.

21 Nisan 2017 Cuma

"BANA NE YAPILACAĞINI BİLMEM " VADİSİ

Bu bir ayet tercemesidir.Ahkaf 46/9 ayetidir."Bana ne yapılacağını bilmem". Bu ayette anlaşılmalıdır ki hiç kimse  başına gelebilecek şeyler konusunda emin değildir.Anlatılır ki evliyadan biri Bağdad'daki erkeklerin Hülagu han tarafından helak edildiği gece rüyasında korkunç rüzgarların Bağdad'a doğru esmesiyle Irakayn dağlarının yeryüzünden silinip gittiğini görmüş.Bir vakit sonra kendisine Hülagu hanın o gece Bağdad'a girdiğini , evliya, ulema, salihler, komutanlar ve öteki insanlardan sayılamıyacak kadar kimseyi katlettiği haberi ulaşmıştır..

İRŞADÇILARI BEKLEYEN TEHLİKE

İsra suresi 73 ayetinde:"Müşrikler, sana vahyettiğimizden başka bir şeyi yalan yere bize isnat etmen için seni, neredeyse, sana vahyettiğimizden saptıracaklar ve ancak o takdirde seni candan dost kabul edeceklerdi" buyurulmuştur.
Bura müşriklerin Cenab-ı Peygamber(s.a.v.)den şu istekleri olmuştu:"Azap ayetinin yerine rahmet ayetinin konmasını,Hacer-i Esved'i selamlarken onların putlarına dokunmasını,zayıf ve fakirleri etrafından dağıtmasını ve benzeri isteklerde bulunup O 'nu Müslüman olacakları hususunda ümitlendirmeleri üzerine bu ayet nazil olmuştur.Rivayetlere göre Efendimiz (s.a.v.)bu isteklerin bazılarına sıcak bakmaya başlaması üzerine bu ayet inmiştir.
Bu nedenle bugünün irşad vazifelileri,dünyevi ve uhrevi maksatla şeriatın emirleri  hususunda titiz olmalı,günah işleyen bir kimseyi günahtan el çektirme yönünde telkin ve tavsiye dururken o kişiyi "Allah'ın affı geniştir "şeklinde gafletini,tembelliğini devam ettirmesi sonucunu doğuracak söylemlerden kaçınması gereklidir.Dünya asla eminlik yeri değildir.Peygamberler günah işleme yönünden masumdurlar.ancak bela ve musibetler yönünden korunmuşlukları ve mahfuziyetleri yoktur.Bela ve musibet geldiğinde de Peygamber ve Evliya dışındaki kişiler rahat olmamalıdır.Peygamber ve Evliya'nın bela ve musibetlere sabırları ilahi kaynaklıdır.Hak Teala onlara sabır hususunda  özel güç ve kuvvet vermektedir.

ŞEYTANLARA KAPATILAN SEMALAR

İbni Abbas (r.a)'dan rivayet edildiğine göre "Önceleri şeytanlara semalar perdelenmiş değildi.Hz.isa (a.s) doğunca şeytanlara üç sema kapatıldı.Hz.MUHAMMED (S.A.V.) EFENDİMİZ doğunca parlak ateş korları ile bütün semalar şeytanlara yasaklandı.Kimin hırsız olduğu,gizli bir yerde saklı şeyi bulma ve benzeri şeyler günümüzde bazı insanların ağızlarında dolaşan cin haberleri ise cinlerin yeryüzünde gördükleri  fakat bizim göremediğimiz haberlerdir.İleride olacak bir şeyi haber verirlerse yalan olur.
Bir hadiste şöyle buyurulur:"Melekler gök yüzünün alt kısmına inerek gökte hükmedilen şeyleri tekrarlarlar.Şeytanlar da buna kulak hırsızlığı yapıp kahinlerine telkin ederler.Onlar da buna bin yalan katarak insanlara söylerler."

KULAK HIRSIZLIĞI YAHUT GİZLİCE DİNLEMEK

Hicr suresi 18 ayetinde "Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna.Onun da peşine açık bir alev sütunu düşer"buyrulmuştur.Bu ayetlerin öncesinde gökteki burçlardan ve kovulmuş şeytandan bahsetmektedir.Anlamaktayız ki,şeytan kulak hırsızıdır.Yani gizlice dinleyendir.Bu gün insanları gizlice dinleyenler şeytanın bu meşrebi üzerinedir.Şeytan levhi mahfuzda yazılı konularla  alakalı gaybi bilgileri çalarak,gizlice dinleyerek öğrenme peşindedir.

20 Nisan 2017 Perşembe

GÖNÜL EHLİ DEĞİLSEN UYANIK OL

MESNEVİ-İ ŞERİFTE BUYURULUR:
ŞU ALEM, GÜNEŞİN ,AYIN NURUYLA DOPDOLUDUR DA
O, BAŞINI KUYUNUN DİBİNE EĞMİŞ
"AYDINLIK VAR DİYORLAR,NEREDE HANİ ?"DEYİP DURUYOR.
ALÇAK,BAŞINI KUYUDAN KALDIR DA BAK
BÜTÜN DÜNYA... DOĞU,BATI,O NURLA NURLANMIŞ
FAKAT SEN KUYUDAYKEN O NUR, SANA VURMAZ Kİ.
GÖZLERİ AÇIK,FAKAT GÖNLÜ UYKUDA NİCE ADAMLAR VAR.
ZATEN SU VE TOPRAK EHLİ OLANIN GÖZÜ NE GÖREBİLİR Kİ?
FAKAT GÖNLÜ UYANIK OLANIN BAŞ GÖZÜ
UYUSA BİLE GÖNLÜNDE  YÜZLERCE GÖZ AÇILIR.
GÖNÜL EHLİ DEĞİLSEN UYANIK OL, UYUMA
BİR GÖNÜL İSTE , MÜCADELEYE GİRİŞ
GÖNLÜN UYANDI MI GÜZELCE UYU
GAYRİ GÖZÜNDEN NE YEDİ KAT GÖK KAYBOLUR, NE ALTI CİHET
PEYGAMBER"GÖZÜM UYUYOR AMA
KALBİM NASIL UYUR, BUNA İMKAN MI VAR?"DEDİ.
BEKÇİ FARZET Kİ UYUMUŞ, FAKAT PADİŞAH UYANIK YA.
GÖNÜL GÖZLERİ AÇIK OLDUĞU HALDE UYUYANLARA CAN FEDA!

FİZİKİ ÖLÜMDEN SONRA TEKAMÜL VARMIDIR?

"BAZI KİŞİLER İÇİN ŞEKLİ ÖLÜMDEN SONRA TERAKKİ(YÜKSELME) VE TEYAKKUZ(UYANIKLIK)MÜMKÜN OLUR MU?"DİYE SORULURSA DENİLİR Kİ:TALEBİNDE SADIK OLAN SALİK KENDİ TABİAT VE NEFSİ MAKAMINDAN SEFERE ÇIKSA VE İHTİYARİ ÖLÜMLE MURADINA ULAŞMADAN ÖNCE ZORUNLU ÖLÜMLE YOLDA ÖLSE , ONA VUSLATA ERENLERİN ECRİNDEN BİR PAY VARDIR."KİM ALLAH VE RESULÜ UĞRUNDA HİCRET EDEREK EVİNDEN ÇIKAR DA SONRA KENDİSİNE ÖLÜM YETİŞİRSE ARTIK ONUN MÜKAFATI ALLAH'A DÜŞER(NİSA 4/100) ayetinde buna işaret etmektedir.Nitekim büyüklerden birisi şöyle demiştir:"Kabe yolunda ölen kişiye iki hac sevabı yazıldığı gibi kemale ermeden ölen kişinin muradı da kendisine ulaşır."O bu sözüyle Allah Teala'nın bu kişiyi berzah aleminde ruhlardan bir ruh vasıtasıyla veya bizzat kemale ulaştırıp mevhum noksanlıktan malum kemale erdireceğine işaret etmiştir.Şer'işerifte Allah Tealanın kabirde öğrenim esnasında ölen bazı kulları için onlara Kur'an okutan ve öğreten melekler tayin ettiği sabittir.Ancak salik olmayan ölümden sonra Hakk'ı bilme konusunda terakki edemez.Çünkü şer'an aklen ve keşfen üzerinde ittifak edilen gerçeklerden biri de şudur :Bu yaratılış ve dünyada insan sahip olamadığı her türlü kemale ölümden sonra ahirette de sahip olamaz.

BU DÜNYADA KÖR OLANLAR AHİRETTEDE KÖRDÜRLER

iSRA SURESİ 72 AYETİNDE:"^BU DÜNYADA KÖR OLAN KİMSE AHİRETTE DE KÖRDÜR; ÜSTELİK İYİCE YOLUNU ŞAŞIRMIŞTIR" ayetinde buyurulan "kör"kavramı fiziksel körlük değildir."Gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lakin göğüsler içindeki kalbler kör olur"(Hac 22/46) Ahirette  kalbte olanlar dışarıya çıkartıldığından Kalbinde iman olmayan kimse ahirette kör olarak hasredilir.

KİŞİNİN ANNESİNİN İSMİ İLE ÇAĞRILMASI

kIYAMETTE NER İNSAN (TOPLULUK)her ümmet,imamları ile çağrılacaklardır.İmam kelimesinin "ümm"(anne)kelimesinin çoğulu olduğuda söylenmiştir.Anneleri ile birlikte çağrılmasının hikmeti Hz.İsa (a.s)'ın büyüklüğünü göstermek,Hz.Hasan ve Hz.Hüseyen efendimize şeref bahşetmek içindir.Soy olarak Resulullah (s.a.v.)'e nisbetlerini ortaya koymaktır.
İnsanların,annelerinin ismiyle çağrılmasının bir hikmeti de zinadan olma çocukların ayıplarını örtmektir.Hz.Aişe ve İbni Abbas (r.anhüma'dan) rivayet edilen şu haber bunu teyit etmektedir:"Allah kullarının ayıplarını örtmek için kıyamet günü insanları annelerinin ismiyle çağırır".Bu nedenle cenazeye telkin verilirken annesinin ismiyle hitap edilir.

İNSAN CİNSİ NİMETE NANKÖRLÜKLE TESCİLLİDİR

Denizde fırtınaya tutulan bir gemidekiler tüm içtenlikleriyle Allah'a yalvarırlar da başka hiçbir kurtarıcı akıllarına gelmez.Yahut bir uçakta türbülans'a tutulduklarında korkuyla dua ederek selametle karaya ayak basmayı dilerler.Ancak karaya ayak bastıklarında ,kendilerini salimen karaya çıkartan Cenab-ı Hakk'a teşekkür etmek akıllarına gelmez.Bu nedenle insanoğlu nimete karşı tescilli bir nankördür.
Halbuki Ceneb-ı Hakk,karada da aynı tehlikeyi halkedebilir.
İnsan yediği lokmanın bedeni için güç kuvvet olacağı düşüncesiyle lokmayı boğazına atar ama o lakma boğazını tıkar ve ölümüne neden olur.Lokma hayatın vesilesinden biriymehn ölümün sebeblerinden biri olabilir.Allah yaşamasının vesilesi olduğunu düşündüğü şeyle o kişinin canını almıştır.Bu hayret verici işlerdendir.

ŞEYTAN NİÇİN KAFİRE VESVESE VERMEZ

Hikaye edilmiştir ki , bir Yahudi Hz.Peygamber (s.a.v.)efendimizin yanına geldi ve :"Ey Muhammed,biz Allah'a şeytanın vesvesesinden uzak bir şekilde kalb huzuru ile ibadet ederiz.Oysa senin ashabın vesvese ile namaz kıldıklarını duyuyoruz"dedi.Bunun üzerine Hz.Peygamber (a.s)Ebubekir (r.a.)'a :"Sen cevap ver" buyurdu.O da şöyle dedi:
"Ey Yahudi! iki ev düşün;biri altın,gümüş,inci ,yakut,değerli kumaşlarla dolu ; diğer ise harabe , içinde bu zikredilenlerin hiç bir şey yok.Hırsız,değerli kumaşlarla dolu olan eve mi,yoksa harabe olana mı girmek ister.?". Yahudi:"B şeylerle dolu mamur eve " diye cevap verdi,Bunun üzerine Ebu Bekir (r.a):"Bizim kalblerimiz tevhid, marifet, takva, ihsan ve diğer faziletlerle dolu.sizin kalblerinizde  ise bunlar yok.B sebeble de hannas/sinsi şeytan oraya girmez."
Bunun üzerine Yahudi Müslüman olmuştur.Böylece ortaya çıktı ki şeytan kasdeder, niyetlenir ancak muradına ulaşamaz.Çünkü Allah dostlarını korur.

MEŞREB-İ İBRAHİM

Meşreb-i İbrahim aleyhisselam  seha(cömertlik) ve tevekküldür.İtikad ve amel birbirinden ayrılırsa olmaz.Milletlerin en doğrusu Millet-i İbrahim'e tabi olandır.Bu sulp ve soy anlamında söylenmemiştir.Davranış,amel ve meşrep yönünden söylenmiştir.

EBLEH KİMDİR?

Ebleh, Allah'ı ve O' na yakınlığı değil,cennet ve cennet nimetlerini tercih eden kişidir.Çünkü o şer'i muamelelere göre kulluk eder.Arif ise ilahi sırlara göre kulluk eder.Arif ,abidden üstündür.Arifin makamı nurdan,abidin makamı cevherdendir.Nur,letafet konusunda cevherden üstündür.
Kemal Hocendi der ki:
Bize tuba gamı ve cennet temennisi yoktur
Ehil olmayan insanın himmeti alçak olur
Molla Cami şöyle der:
Ey elinde olan, tüm varlıkların manevi hükümranlığı!
Ne mutlu yarınki rızkı hususunda Sen'den razı olana
Gönlümün senden başka muradının olmaması bana yeter
Sen gönlümün muradını ister ver ister verme

19 Nisan 2017 Çarşamba

DUADA ÇOĞUL SİGASI KULLANMAK

Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:"Kim duasını  bütün erkek ve kadın müminlere genelleştirirse duası kabul edilir." Şu halde kişilerin sadece kendisi için dua etmemesi sünnettir.
Denilmiştir ki İmamın dua ederken çoğul sigası değil de tekil sigası kullanarak sadece kendisi için dua etmesi mekruhtur.
Resulullah (s.a.v.)efendimiz şöyle buyurmuştur:"Bir kul bir topluluğa imam olur da onları bırakıp sadece kendisi için dua ederse onlara hiyanet etmiş olur."
Kişi tek başına da olsa çoğul sigası kullanarak kendisine,ana-babasına, atalarına, çocuklarına , kardeşlerine, salih mümin dostlarına niyet ederek onları da duasına katarak , duasının bereketine onlarıda nail etmelidir.Bütün bu şahıslarının ruhlarının teveccühünün bereketi bu şahsa ulaşmış olur.

TÜ M MEYVELER AYNI ZAMANDA MEKKEDE BULUNMASI hZ.İBRAHİM'İN DUASIDIR

İbrahim (a.s.)"..halkından Allah'a ve ahiret gününe inanan ları çeşitli meyvelerle besle."(Bakara 2/126) ayetinde belirtilen duası nedeniyle Mekke'de ilkbahar, sonbahar ve yaz meyveleri aynı günde bulunabilmektedir.Hz.İbrahim peygamberin bu duası nedeniyle Mekke'ye üç konaklık mesafede bulunan Taif,bir filistin toprağı iken Harem'e rızık sağlaması için Hz.Cebrail tarafından Filistin'den kaldırılıp buraya yerleştirilmiştir.

PUT KIRMAK

Kemal Hocendi der ki:
Gurur putunu kır ki aşıkların dininde
Bir put kırmak yüz ibadetten iyidir.

PEYGAMBERLERİN İSMETİ(GÜNAHSIZLIĞI )

Peygamberlerin ismeti,Allah Teala'nın muvaffak kılmasıyladır.İsmetin hakikatı ,kulun güç ve tercihi yine var olmakla beraber Allah Teala'nın kulda günahı yaratmamasıdır.Bu nedenle İmam Ebu Mansur Maturidi:"şöyle demiştir:"İsmet imtihanı, yani mükellefiyeti kaldırmaz.Şu halde müminin imanından emniyette olmaması  ve kendisini imanda sabit kılması için Allah'a yalvarıp yakarması gerekir.Tıpkı İbrahim (a.s.)'ın hem kendisi hemde oğulları için imanda sebat niyaz etmesi gibi.
Yahyu b,Muaz'ın şöyle dua ettiği rivayet edilir:"Allah'ın ! Bütün sevincim şu imanım sayesindedir.Onu benden çekip almandan endişe ediyorum.Bu endişem sürdüğü müddetçe imanımı çekip almayacağını da ümit ediyorum.

PUT CİNSLERİ

Nefsin putu DÜNYA'dır.Kalbin putu UKBA'dır.Ruhun putu YÜKSEK DERECELERDİR.Sırrın putu yakınlıkları(kurubat)marifettir.Hafinin putu ise mükaşefe, müşahede ve çeşitli kerametlere meyletmektir.
Osman Fazlı Atpazari hazretleri(İ.Hakkı Bursevi'nin mürşidi)buyurmuştur ki:"Dünya ehli çoktur.Ukba ehli azdır.Mevla ehli ise azın da azıdır.Onlar tıpkı sultanlar ve hükümdarlar gibidir.Onlar vezirlere nazaran azdır.Vezirler diğer makam sahiplerine göre azdır.Makam sahipleri ise  halka nispetle azdır.Halk çoktur.Onlardan azı makam sahibidir.Onlardan azı vezirdir.Onlardan da azı sultanlardır.Öyle ise mutlak olarak bütün putları terk etmek gereklidir.Hicabların ve putların en büyüğü ise Farsça ifade ile "hesti"yani varlıktır.

PUTLAR NİÇİN ALTIN VE GÜMÜŞTÜR?

İmam Gazzali hazretleri putların özellikle altın ve gümüş olduğunu belirtir.Bu iki madeni özellikler zikretmesi , insanları en çok yoldan çıkaran şey olmaları sebebiyledir.
Resulullah (s.a.v.)de dirhem ve dinar (gümüş ve altın)peşinde koşanları taşlara tapanlara benzetmiştir."Dinar ve dirhemin kölesi olan kişi helak olsun"buyurmuştur.Yoksa Heva ve heves kab ilinden olan her şey puttur.Nitekim Cenab-ı Hakk"Heva ve hevesini tanrı edinen kimseyi gördün mü?"(Casiye 45/239)buyurmaktadır.

18 Nisan 2017 Salı

FAKİRLİKTEN ŞİKAYET

Fakirlerden birisi seleften birisine fakirliğinden şikayet etti ve bunun kendisini ne kadar kederlendirdiğini belirtti.Bunun üzerine o zat:
“-Sen kör olsan,ama on bin dirhemin olsa bu seni sevindirir mi?”diye sordu.adam
“-Hayır” dedi.
“-Peki ellerin ayakların kesilse , ama yirmibin dirhemin olsa da sen ne dersin?” diye sordu.adam yine :”Hayır “dedi.
“-Allah’ın seni on bin dirheme sahip bir deliye çevirmesi seni sevindirir mi? diye sordu.Adam yine “Hayır” dedi.Bunun üzerin o zat  ona:
“-Kırkbin dirhemlik sermayen olduğu halde Mevla’ndan şikayet etmeye utanmıyormusun?” dedi.

NİMETİN İKİ TÜRÜ

İki tür nimet vardır:
1-Beden sağlığı,güven ve afiyet;yiyecek,içecek,giyecek, evlenme, mal ve evlattan lezzet alma gibi faydaları elde etme nimeti,
2-Hastalık, sıkıntı, fakirlik, ve bela gibi zararlı şeylerin bertaraf edilmesi nimeti.
En büyük nimet ise düzgün bir yatarılışa sahip olmak ve marifetin ilham edilmesidir.

MELEKLERİN KOKUSU

Cafer b.Muhammed şöyle demiştir:”Meleklerin kokusu gül kokusu, Peygamberlerin kokusu ayva kokusu, hurilerin kokusu ise mersin ağacının kokusudur.”
Peygamberimizin en sevdiği meyveler taze hurma ile karpuzdu.Karpuzu,hurma ile birlikte yer  ve şöyle buyururdu:”Bunun sıcaklığı şunun soğukluğunu ,şunun soğukluğunu da bunun sıcaklığı kırar”.Çünkü hurma sıcak ve yaş meyve iken,karpuz soğuk ve suludur.

KILMAK VE HARCAMAK

MÜMİNLERE SÖYLE diye başlayan İbrahim suresinin 31 ayeti,kulluğun şartlarının en önemlisini belirtir:"İman eden kullarıma söyle:Namazlarını dosdoğru kılsınlar, kendisinde ne alışveriş, ne de dostluk bulunan bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıklardan(Allah için)gizli-açık harcasınlar." Bu ayetteki Kılsınlar ve harcasınlar kelimeleri emir mahiyetindedir.
En sevimli infak tarzı,nafileyi gizli,farz(ve vacibi)açıktan vermektir.Namazlar için de durum aynıdır.
İnfak'ın gizli ve açık yapılmasının emredilmesinden maksat, müminlerin mali ve bedeni ibadetlerle dünya metalarından istifadeyi kafirler gibi bunlara meyletmeyi bırakmak suretiyle Allah'ın nimetlerine şükretmeyi teşviktir.

CENAB-I HAKK'IN ŞİKAYETİ

Mirac hadisinde şöyle buyurulur:"Allah Teala bir kaç hususta ümmetimden şikayet etti:
Birincisi,Ben onları yarının amelinden mükellef tutmadım, onlar ise Ben'den yarının rızkını istiyorlar.
İkincisi:Ben onların rızıklarını başkalarına vermedim, onlar ise amellerini Ben'den başkasına yapıyorlar.
Üçüncüsü,onlar Ben verdiğim rızkı yiyorlar, hem de Ben'den başkasına teşekkür ediyorlar.Ban hıyanet ediyorlar ve yarattığım varlıklarla sulh içinde yaşıyorlar.
Dördüncüsü, izzet ve şeref Bana aittir.İzzet veren Ben'im.Onlar ise izzeti Ben'den başkasında arıyorlar.
Beşincisi, Ben cehennemi her bir kafir için yarattım.Onlar ise kendilerini oraya atmaya çalışıyorlar"

KAMİL BİR MÜRŞİDİN NEFESİ

Hayat sırrının zuhuru Kamil bir mürşit nefesi ile mümkündür.Mesnevi-i Şerifte buyurulur:
"Bilmiş ol ki veliler,vaktin İsrafilidirler.
Ölüler, onlardan can bulurlar, dirilirler.
Ölü canlar, ten mezarından kefenlerine bürünmüş yatarken
Onların  sesinden sıçrayıp kalkarlar.
Derler ki:Bu ses, öbür seslerden bambaşka,
Çünkü diriltmek Tanrı sesinin işidir.
Biz öldük, tamamen çürüdük, mahvolduk.
Fakat Allah'ın sesi gelince hepimiz dirildik kalktık.
O ses, Allah'ın bir kulunun boğazından çıksa da
Esasen ve mutlak olarak Padişahlar padişahı'ndan gelmektedir.
Allah ona dedi ki:"Ben dilim, sen vücudsun.
Ben senin hizlerin, memnuniyet ve gazabınım,
Yürü ! Benimle duyan, benimle gören sensin.
Sır sahibi olmak da ne demek? Bizzat sır sensin.
Sen mademki :"Kim Allah için olursa" sırrına erdin,
Bende senin oldum."Kim Allah için olursa Allah onun için olur."
Sana bazen "Sensin"derim,bazen de "Benim' derim.
Ne dersem diyeyim, ben aydın ve parlak bir güneşim
Her nerede benden bir nur parlasa
Orada bütün alemin müşkülleri hallolur.
Güneşin bile gideremediği , aydınlatamadığı karanlık,
Bizim nefesimizden kuşluk vakti gibi aydınlanır.

İYİLERİN ARKASINDAN

Dün, Bahri Baba alem-i cemale yürüdü.Haruniye(Düziçi) kör kuyu mezarlığna defnedildi.Yigit namıyla anıldığından KÜRT BAHRİ denirdi.Bahri Ersoy.Babası Elazığdan Musa Kazım efendi'nin halifelerinden imiş.Bahri Baba,en son Ağlar Baba/İrşadi Baba  kolunu devam ettirenlerden Niyazi Baba'dan Hasan Baba'dan,İstanbul'da Hilmi baba'dan feyz alan bir zat idi.Bloğun önceki yazılarında ismi ve zikrettiği olaylar geçmiş idi.Haruniye,yörede bulunun Köy Enbtitüsü(öğretmen okulu)nedeniyle solcu-kominist diye yaftaladığımız aslında vatanını seven,Amerikan mandacılığına karşı öğretmenlerin bolca yetiştiği bir yer olmakla "küçük Moskova"diye adlandırıldığı bir zamanda 1979 sıkıyönetim zamanında "Sağcılar Haruniye'yi basacakmış"şayıasıyla heber yapılınca Bahri Baba'nın evinin ikinci katında zikir çekmek için toplanan 25 erkek,iki bayandan müteşekkil bu sağcı topluluğu,sıkıyönetim sorumlusu olarak atanan solcu bir öğretmenin emri ile karakola çekilirler ve Adana Sıkıyönetim'e gönderirler.Savunma hazırdır:"Anamızın ruhuna mevlit okutmak için toplanmıştık".İnsanımız "zikre"yabancı kaldığı için avam nezdindeki son ibadet tarzımız olan "Mevlüt okutmak" elimizde ibadet şekli olarak  kalmıştı.Karakol,ele geçirdikleri bu şahısların başlarındaki takkeleri dahi saymış imiş.24 yahut 48 saatlik bir göz altından dolayı bu insanları sıkıyönetim serbest bırakmıştı.Kürt Bahri gibi ehli Beyt muhabbetine sahip kişiler Allah davasının çilesine muhatap olmuşlardı.Son sohbetlerinde demişti:Avukat ! biz bu yolun altın devrini yaşadık.kimleri görmedik ki Niyazi Babayı,Hasan Baba'yı Ahmet Babayı,Hilmi Babayı,Ali Babayı,Afyonlu Alişan Efendi'yi,Ziya Efendi'yi,Terzi Baba'yı v.s v.s bir çok ehli irfan ismini sayar.Zikir çekmek için benzin kıtlığı nedeniyle 15 Km yayan yürüyerek ramazan günü iftar etmeksizin yaya yürüyerek gittiği yolları ifade derdi.Rabbim,Rahmetiyle,Dahimiyyetiyle,Mağfiretiyle muamele edip Cennetini mekan etsin.
Türkiye nereden nereye geldi.Bugürnkü  kazanımlardan dolayı Cenab-ı Hakk'a şükretmek gerekir.Bu kazanımlara işaret ederek,bu kazanımları kendilerinin temin ettiğini siyaset meydanlarında söyleyenler bunları yaptıranın Cehab-ı Hakk olduğunu idrak edip,devlet nimetlerine sorumsuzca saldırmamalıdır.Çünkü Hakk Teala'nın en büyük mekirlerinden (hilelerinden)birisi de nimetle yaptığı imtihandır.

17 Nisan 2017 Pazartesi

KURAN/İNSAN/BİTKİ KARŞILAŞTIRMALARI

Hz.Peygamber (s.a.v.) buyurur ki:"Kur'an okuyan mümin portakal gibidir.Kokusu hoş,tadı güzeldir.Kur'an okumayan mümin hurma gibidir:Kokusu yoktur, tadı ise güzeldir.Kur'an okuyan münafık fesleğen gibidir;Kokusu hoş fakat tadı acıdır.Kur'an okumayan münfaık Ebu Cehil kurpusu gibidir.Kokusu yoktur ve tadı da acıdır".
(Hurma ağacı Adem(a.s.)'ın yaratıldığı toprağın arta kalanından yaratılmıştır.Hz.Meryem de hurma ağacı altında doğum yapmıştır.Bu yüzden hurma ağacının meyvesi diğer meyvelerden daha tatlı ve güzel olmuştur.

SELAM VERMEK SÜNNET,ALMAK NİÇİN FARZDIR?

Hz.Adem,Peygamber (s.a.v.)'in nurunun parlaklığını görünce Cenab-ı Hakk'a bunun ne olduğunu sordu:
Allah teala:
"-O senin çocukların arasından çıkacak olan Arap peygamber Muhammed'in nurudur.Bütün peygamberler O'nun sancağı altında toplanacaklardır"buyurdu.
Bunu duyan Adem (a.s)Muhammed (s.a.v.)'i görmek arzusuyla doldu.Bunun üzerine Nebi (a.s)'ın nuru, Adem (a.s.)'ın şehadet parmağının ucunda belirdi.O da bu nuru selamlayınca, Allah teala, Peygamber (a.s.)hesabına bu selamı aldı."
İşte bu selam Adem (a.s)'dan sadır olduğu için sünnet,selamı almak da Allah Teala'dan olduğu için farz olarak kalmıştır.

ŞEYTANIN SÜSLÜ GÖSTERME KUVVETİ

Süslü göstermede hep aldatıcılık vardır.Sahtecilik vardır.Kendini büyük gösterme vardır.İbrahim suresi 22 ayetinde açıkça ifade edilmiştir:"(hesapları görülüp )iş bitirilince şeytan diyecek ki "Şüphesiz Allah size gerçek olanı vaadetti,ben de size vaat ettim, ama size yayalancı çıktım.Zaten benim size karşı bir gücüm yoktur.Ben, sadece sizi(inkara)çağırdım, siz de benim davetime hemen koştunuz.O halde beni yermeyin , kendinizi yerin.Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz..."
Nahl suresi 16/100 ayetinde:Onun hakimiyeti , ancak onu dost edinenleredir"ayetinde şeytanın hakimiyetinden bahsedilmesi davet etme ve süslü gösterme yönünden bir hakimiyet olup bunun da tesiri şeytanın yolundan gidenleredir.Allah'ın dostları olan müminlerde şeytanın vesvesesine tabi olmazlar.Şeytan Zat alemine giremez.bu nedenle gerçek iman sahipleri korunmuştur.

REFERANDUM SONUÇLARI

İdare şekli değişikliği üzerinden yüz yıla yakın bir zaman geçmekle bu değişim beklenmekte idi.Ancak değişim daha kötüye olmayacak.Görünüşte tek adamın kuvvetlenmesi şeklinde yorumlanabilirse de hiç kimse baki değildir.Babadan oğula geçen bir saltanata asla dönülmemiştir.Halk indirip,halk yükseltecektir.Karar halka terkedildiği sürece , halk nasılsa idarecileri de aynısı olacaktır.Hayr'lı olsun.

16 Nisan 2017 Pazar

HER SEÇİM ; SEÇİLMİŞ VE SECDE EDİLMİŞ=ONAYLANMIŞ BİR FERDİ=CUMHURİYETTİR İDRAKLERİ


HER SEÇİM ; SEÇİLMİŞ VE SECDE EDİLMİŞ=ONAYLANMIŞ BİR FERDİ=CUMHURİYETTİR İDRAKLERİ :) (* herkes hem FERD dir hem de CUMHUR..KENDİNİ BİLİP,KENDİ DEVLETİNE SULTAN OLAMAYAN VE KENDİNİ YÖNETEMEYEN BİRİ ASLA OY VERMEMELİDİR :) ) ben....sen...o..biz...siz..onlar = HİÇBİRİNİZ DEĞİLSİNİZ TEFEKKÜRLERİ.. ... artık sanal perde de pdf okumak yerine, halkın içüne iniİP, onca ezoterik mana ilminden öğrendiğim gibi;" NAZAR EYLEDİM ÖZÜME ALİ =RUHUM GÖRÜNDÜ GÖZÜME tekniğiyle, ALİ-RUH tekil AYNAMDAN ,ALEME YAYILAN ÇOKLU ZANNİ YANILSAMALARIMIN :) TEZAHÜRLERİNİ SEYREDÜÜP ,keni ümmetim olan halkımı okuyacağım ve safiye makamı tepe çakram -ak minareme inİP, kendi vücud iklimimin mehdisi-imamı olacağım.ve kendi yansımam olan VÜCUDUMU MEYDANA GETİREN delegeler meclisi- tümel yasama -yürütme-yargı konseyi ORGANLARIMA (ricaül gaybim yani :) ) ve onlara tabi olan ,hücre odacıklarım- hüccuratlarım- halklarımın sesine tercüman olacağım :)..

 ve bugün ki izdüşümlerimden yerel etnik halk tiplerim ve ilgi sahaları röportajlarımız :)
bundan gayri kendimin TAŞ,BİTKİ,HAYVAN ve İNSANAT TÜRLERİM HAKKINDA ÇOKLU TEFEKKÜRE DEVAM EDECEĞİM..bazen bir taşla,bazen bir otla,bazen bir hayvanla ve bazen bir insan görünen hallerimi tanıyıp anlamaya ve ne istediklerini,neden beni rahat bırakmayıp kendilerinin ALEMİN KRALECESİ YAPTIKLARINI ANLAMAYA ÇALIŞACAĞIM..


hücrelerim ve azalarım arasında adaletli olmak için ATEŞ-HAVA-SU-TOPRAK ADLI 4 YASAL EŞİMİ en eşit şartlarda memnun edip :) , hepsini doğru rüzgarla üfürüp döndüreceğim ...bu 4 yasal haram eşimin yanında ; bana bahşedilmiş ve vücud CARİ HESABIMA YATIRILMIŞ ve evime dahil olan, nefsimin her istediği cariyeyi alacağım :) ..ve diğerleri, aralarında rekabeti hırs yapıp-kıskançlıkla ve adaletsizlük ettiğüm içün BENİ KIZDIRIRLARSA , 7 İKLİMİ KARIŞTIRIP LODOS OLACAĞIM VE KEMİK SULARINA GİRİP ONLARI KEMİK AĞRISINDAN FELÇ EDECEĞİM :) ki, nefsim olan şeytaniyetim azapta gerek ne anlasınlar ...
..5 duyu organımın hakkını vereceğim..vücudu fezamda ki 12 kara ve ak delik buruç gezegenlerimden girenden ve çıkandan farkındalıklı olup,burçların beni değil -benim burçlarıma yönetici yaratıldığımı hatırlayacağım... kendi 3 ler,7 ler,40 lar cumhuriyetimde ,beden camimimde salat' ve selam üzere huzura duracağım..AZAMETİ HÜDA RA -TEKBİİİİİR-ALLAHÜ EKBER HÜÜÜ ve amiin :)
nur cihan
15 nisan 2017
***
Her yolun bir yolcusu vardır...
Bizim içimizde kâmil olan kişi, her yolu ve her yolcuyu tanıdığı halde, bu yolda, onların hepsinin dışında olabilendir...
İşte bunlar ricâlin ekâbiridir.
Muhyiddin ibn Arabî k.s
Fütûhât-ı Mekkiyye C.1 sh.472
**
"..Be inatçı; velîler, Eshab-ı Kehf’dir. Ayakta olsalar da, yürüyüp gezseler de uykudadırlar. Allah, onları, kendilerinin haberi olmadan işletir; sağa sola çevirir.
O sağa çevrilme nedir? İyi iş. Ya sola çevrilme? O da bedene, varlığa ait işler."
Mevlana Celaleddin-i Rumi (ks)



ÜLKEYİ BEKLEYEN İMTİHANLAR

Bir kağıt farkı kadar olacak referandum sonucu , ülkede değişimi başlatacak günlerin başlangıcı olacaktır.Ancak bu başlangıç ekonomide bizleri kötü günlerin bekleyeceğidir.Çünkü israfa o kadar özendirildik ki kapımızdaki tek araba yetmediği gibi,ilkokul çağındaki çocuklarımızın elinde akıllı telefonlar bu israfın geldiği boyutları göstermektedir.kanaat ın kalktığı bu toplumda din adına yapılacak fazlaca bir şey yoktur.Çünkü dini değerler çarpıtılmış,istismar edilmiş,din adına insanımız ekonomik olarak ta siyasi olarakta sömürülmüştür.Siyaseti ikbal olarak görenlerin akibetleri malumdur.hiç ihya olan,baki kalan olmamıştır.Ümeyye oğulları olan Emeviler'de zorbalıkla,zorla saltanatlarını devam ettirmişlerse de bu çok uzun olmamıştır.Abbasiler ,İslamın minberini yükseltmişlerse de her varlığın uğrayacacağı aynı akibete düçar olmuştur.Herşeyin süratle gelişip ceryan ettiği bu kıyamet öncesi son devirde Cenab-ı Hakk,İslamın bayraktarlığını ve hizmetkarlığını yaptıracağı bu millete merhamet etmesini niyaz etmekteyiz.HAYIR diyenler terörist olmayacağı gibi,EVET diyenlerde asla mevcut siyasi iktidarı tasvip anlamında evet demediklerini kabullenmek gerekir.Kendimizi değiştirmediğimiz takdirde evet çıksada  bu bizim sonumuzu ötelemeyecektir.Rabbimize sığınalım,Resulüllah Efendimizin(s.a.v.)'in hayatını yaşamaya gayret edelim.

15 Nisan 2017 Cumartesi

İNSANLARIN CEZASI NİÇİN GEÇ VERİLİR?

"İşittiği eziyet verici sözlere  Allah'dan daha fazla sabreden yoktur.O 'na ortak koşulur, çocuk edindiği söylenir, fakat O yine de bu sözlerin sahiplerini sağlık ve afiyet vererek rızıklandırmaya devam eder."(Hadis-i şerif)
Cezanın geciktirilmesinin bir takım hikmetleri vardır.Bunlardan biri de tevbekarların dönmesine imkan verilmesi , ısrarcılara da kendilerini savunabilecek bir delil bırakılmamasıdır.Akıllıya gereken , her halükarda Allah'dan korkmaktır.Çünkü O,kahır Kibriya(büyüklük)ve celal sahibidir.

HATİM-İ TAİ'NİN KIZI

Rivayet edilmiştir ki Tay kabilesinin esirleri Hz.Peygamberin huzuruna getirildiği zaman,esirler arasında bir genç kız şöyle dedi:
"Ya Muhammed ! Beni serbest bıraksanız da Arap kabilelerine rezil etmeseniz? Çünkü ben ,kavminin efendisinin kızıyım.Babam akrabasını koruyup kollar, zorluk çekenlere yardımcı olur, açı doyurur, yemek yedirir, herkese selam verir, bir şey isteyeni kesinlikle reddetmezdi.Ben Hatim Tai'nin kızıyım."
Resulullah (sav)ona şöyle karşılık verdi:"Ey cariye !Bu zikrettiklerin gerçek müminlerde olması gereken sıfatlardır.Baban müslüman olmuş olsaydı, elbette onun için rahmet dilerdik".Sonra:"Kızı serbest bırakın, çünkü babası, güzel ahlakı severdi. Allah'da güzel ahlakı sever "buyurdu.

YEPYENİ BİR HALK GETİRMEK

İbrahim suresi 19 ve 20 nci ayeti:"Allah'ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmedin mi? O dilerse sizi ortadan kaldırır ve yepyeni bir halk getirir.Bu Allah'a güç değildir."
Cenab-ı Hakkın sünnetullahı,bir toplum kendisini değiştirirse o toplumun idarecileri değişir kuralı kıyamete dek geçerlidir.Değişimi toplum isteyecektir.Sonrasından da idareciler değişecektir.

KIYAMET KORKULARININ ÇEŞİTLERİ

AVAM:CEHENNEME GİRMEKTEN VE ORADA KALMAKTAN
HAVAS:BİR İKAMET YURDU OLAN CENNETTEKİ MAKAMLARI KAÇIRMAKTAN
EHASSÜL HAVAS:ALLAHA ERME/VUSLAT MAKAMINI KAÇIRMAKTAN KORKARLAR

ŞEYH SADİ-ZALİME SABRETMEK

Güçlü kimsenin zulmüne sabır ve tahammül et
Ki bir gün ondan daha güçlü olursun
Dudağı kuruyan mazluma gülmesini söyle.
Ki yarın o zalimin dişlerini koparırlar

KÖPEK VE AKREPTEN KORUNMA AYETLERİ

Arifler derlerki Allah Teala köpekten ve akrepten söz almıştır."Allah , köpekten "(VEKELBÜHÜM BASITÜN ZİRAAYHİ BİL VASIIDİ)Köpekleri de mağaranın önünde ön ayaklarını uzatmış yatmaktaydı" (Kehf 18/18) ayeti okununca eziyet vermeme  sözü almıştır.Yine Allah akrepten:"(SELAMÜN ALA NUHİN FİL ALEMİN)Bütün alemlerden Nuh'a selam olsun"(Saffat 37/79) ayeti okunduğu zaman eziyet etmeme sözü almıştır.

HALLACIN SON ŞİİRİ

Anlatıldığına göre Hallac elleri kesilmek üzere getirildi.Sağ eli kesilince güldü.Sonra sol eli de kesilince daha fazla güldü.Fakat kan kaybından ötürü yüzünün sararmasından korkarak ,akan kanı üzerine yüzüstü kapandı.Hem yüzü  hem de bedeni kana bulundı.Şu şiiri söyledi:
Allah biliyor ki telef oldu ruhum
Sana iştiyakından..Fakat ben bunu istiyorum.
Sen'in bir bakışın , ey emelim, ey sevgilim,
Dünya dan da içindekilerden o sevimlidir bana.
Ey kavmim, garibin biriyim yurdunuzda 
Ruhumu size verdim, hakkında istediğinize hükmedin diye 
Teslim ettim nefsimi , öldürücü hastalıklara 
Sırf Sana ermenin onu dirilteceğini bildiğimden
Sabreder sevenlerin nefsi, her türlü eleme
Bir gün iyi eder onu illete duçar eden belki diye 
Sonra başını göğe kaldırdı:"Mevlam , ben kulların içinde garip kaldım.Zikrin ise benden daha garip .Garip garibe ülfet eder"dedi.. O arada adamın biri:"Ya şeyh , aşk nedir?"diye sorunca şöyle cevap verdi:
"Aşk, görünüşte benim şu halimdir, ancak onun gerçek mahiyeti tüm mahlukattan gizlidir." 

14 Nisan 2017 Cuma

KENDİSİNE ALTI ŞEY NASİB EDİLEN ALTI ŞEYDEN MAHRUM OLMAZ

1-Şükür nasip edilen kimse nimetin artmasından da mahrum kalmaz.Çünkü Allah “Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi)artırırım”buyurmuştur.
2-Sabır nasip edilen kimse sevaptan mahrum kalmaz.Çünkü Allah Teala:”Yalnız sabredenlere, mükafatları hesapsız ödenecektir”(Zümer 39/10).Musibetin ecrini kaçırmak başka bir musibettir.
3-Tevbe nasip edilen kimse ,tevbesinin kabul edilmesinden mahrum kalmaz.Çünkü allah Teala :”O, kullarının tevbesini kabul edendir”(şura 42/25)buyurulmuştur.
4-İstiğfar bahşedilen kimse ,bağışlanmaktan mahrum kalmaz.Çünkü Allah Teala:”Rabbinizden bağışlanma dileyin .O çok bağışlayandır”(Nuh 71/10)
5-Dua nasip edilen kimse duasının kabul edilmesinden mahrum kalmaz.Çünkü Allah Teala “Bana dua edin, duanızı kabul edeyim.”El Mümin 40/60)Zira Allah Teala’nın bir kulunu duaya muvaffak kılması ancak onun duasını kabul etmek içindir.
6-İnfak nasip edilen kimse ,infak ettiklerinin yerine yenisinin gelmesinden mahrum olmaz.Çünkü Allah Teala:”Siz hayra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir”(Sebe 34/39)buyurmuştur.
Mesnevi de şöyle denir:
Peygamber Efendimiz buyurdu ki:”Daima öğüt vermek için,
İki melek, hoş bir şekilde, tatlı bir sesle seslenirler.
Derler ki:”Ya Rabbi , infak edenleri doyur, ihtiyaçtan uzak tut
Onların verdikleri her dirheme karşılık yüzbin dirhem ihsan et
Allah’ım, malını esirgeyenlere, cimrilere de dünyada

Ziyan üstüne ziyandan başka bir şey verme.!

AZABIN ŞİDDETİ

Dünyada azabın şiddeti nimetlerin çekilip alınmasıyla , ahirette ise cehennem azabıyladır.Şöyle denilmiştir:”Bana erme çabasını terk ederek Ben’den ayrı kalma azabı çok şiddetlidir.Çünkü dünya ve ahiret nimetlerinin elden kaçırılması nefislere çok ağır gelir.Allah’a erme nimetlerinin elden kaçırılması  da kalblere  ve ruhlara çok ağır gelir.

ŞEYTANIN ALLAH TEALADAN İSTEKLERİ

BİR HADİSTE ŞÖYLE BUYURULMUŞTUR:
"iBLİS YERYÜZÜNE İNDİRİLİNCE DEDİ:
"EY RABBİM : BENİ YERYÜZÜNE İNDİRDİN VE RAHMETİNDEN KOVULMUŞ EYLEDİN.BANA BİR EVVER."
ALLAH TEALA:"HAMAMLARDIR"BUYURDU.
iBLİS:"bANA OTURACAK BİR MECLİS(oturacak yer) VER"DEDİ.
ALLAH tEALA:"ÇARŞI VE YOL KAVŞAKLARIDIR"BUYURDU.
iBLİS:"bANA BİR YİYECEK VER"DEDİ.
ALLAH TEALA:"ÜZERİNE ALLAH'IN İSMİ ANILMAYAN YİYECEKLERDİR"BUYURDU.
iBLİS:"bANA İÇECEK VER" DEDİ.
ALLAH TEALA:"SARHOŞLUK VEREN HER ŞEY" BUYURDU.
iBLİS:"bANA BİR DAVETÇİ VER"DEDİ.
ALLAH TEALA :"ÇALGI ALETLERİ " BUYURDU.
İBLİS:"BANA BİR KURAN  VER"DEDİ.
ALLAH TEALA:"ŞİİR"BUYURDU.
İBLİS:"BANA BİR KİTAP VER"DEDİ.
ALLAH TEALA:"DÖVME" BUYURDU.
İBLİS:.,"BANA BİR HADİS/SÖZ VER" DEDİ.
ALLAH TEALA:"YALAN"BUYURDU.
İBLİS:"BANA ELÇİLER VER"DEDİ.
ALLAH TEALA:"KAHİNLER"BUYURDU.
İBLİS:"BANA AVLANMAK İÇİN TUZAKLAR VER"DEDİ.
ALLAH TEALA:"KADINLAR"BUYURDU.

SEÇİM PROPAĞANDALARINDA SESLİ MÜZİK YAYINLARI

Bu şekildeki konvoylar ve ses düzenlemeleri ile İsa suresi 64 ayetinin ne alakası vardır denirse:Ayet buyurmaktadır ki:(İblise hitaben)"Onlardan gücünün yettiği kimseleri davetinle şaşırt:süvarilerinle ve yayalarınla onları yaygaraya boğ;mallarına, evlatlarına ortak ol,kendilerine vaadlerde bulun."Şeytan insanlara aldatmaktan başka bir şey vadetmez"
Ayetteki "davetinle"ifadesini şarkı/gına ve çalgı aletleri(mezamir) olarak tefsir edilmiştir.Buna göre şarkı söyleyenler ve çalgı çalanlar İblis'in ordusundandır.
İblis,felsefecilerin uydurmaları, ehli heva ve bidatçilerin teşbihleriyle , metaryalistlerin hurafeleriyle , her şeyi mübah sayan İbahiyye'nin felaketleriyle ve tabiatçıların şeriata muhalif sözleriyle onları kaydırır ve harekete geçirir.
"süvariler ve yayalar"ise araç konvoyları ve karşılama mitingleri olsa gerektir.
Zamanları zayi edilmesi,istidatların dünyalık ve dünya riyasetini talep uğrunda ifsad edilmesi,nefislerin tezkiyesi yönündeki gaflet ve bu yolda teşvik şeytanın uslubudur.

ŞEYTANIN GAYRETİ

"Şu benden üstün kıldığına da bak .Yemin ederim ki eğer beni kıyamete kadar yaşatırsan , pek azı dışında , onun neslini kendime bağlayacağım"dedi.(İsra 62)
"Senin izzet ve şerefine and  olsun ki , onların tümünü azdıracağım"(Sad 38/82)
İblis insanlarda şehvetlerin terkib edilmiş olduğunu ve bu şehvetlerin onaların haktan batıla meyletmesinin sebebi olduğunu biliyordu.Bunu da babaları Adem'in şehvet ile ağaçtan yemeye meyletmesinine kıyas ederek bilmişti.

HAZRETİ ADEM SECDENİN KIBLESİ OLAN KABE MESABESİNDEDİR

Meleklere "Adem'e Secde edin"demiştik.Allah ,Adem'i yarattı ve onda tecelli etti.Dolayısıyla secde hakikatta Allah Teala içindi.Adem (a.s.)'da secdenin kıblesi olan Kabe mesabesinde idi.Melekler hemen secdeettiler.İblis secde etmedi.Çünkü  o kibirlenip secde etmekten sakındı.Bu gösteriyor ki muhalefet , büyüklenme k ve kaçınmak ,ezeli şekavete delalet eder.Çünkü ebed, ezselin aynasıdır.Orada kişinin hali , said ve şaki olarak gözükür.

ŞÜKRE SABIR,SABRA ŞÜKÜR,SABRA SABIR,ŞÜKRE ŞÜKÜR NİMETLERİ

"Eğer tevfikıma "şükrederseniz ,elbette size ,"Bana yakın olma nimetini artırırım."Eğer bana yakın olmaya "şükrederseniz,elbette size " Benim size yakın olmam nimetini artırırım.Eğer benim size yakın olmama şükrederseniz elbette size muhabbet nimetimi artırırım.Eğer muhabbete şükrederseniz , elbette size "Bana cezbe nimetini artırırım.Eğer cezbeye şükrederseniz elbette size Baka nimetini artırırım.Eğer baka'ya şükrederseniz elbette size vahdet nimetini artırırım.Eğer vahdet'e şükrederseniz elbette size şükre sabır,sabra şükür,sabra sabır  ve şükre şükür nimetini artırırım.Böylece çok sabreden ve çok şükreden olursunuz.

13 Nisan 2017 Perşembe

ARTIRILAN NİMET ÇEŞİTLERİ

İbrahim Suresi 7 ayetinde:"Hatırlayın ki Rabbiniz sie :"Eğer şükrederseniz size (nimetimi)artırırım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şaphesiz azabım çok şiddetlidir! diye bildirmişti."Bu ayette artırılacak nimetlerin neler olduğu hususunda Şeyh Abdurrahman sülemi ,Ebu Ali Cürcani hazretleri buyururlarki:
"Eğer islam nimetine şükrederlerse , onlara ilave olarak iman veririm.Eğer iman üzere bana hamd ederlerse onlara ilave olarak ihsanı  veririm.Eğer ona şükrederlerse onlara ilave olarak marifeti veririm.Eğer marifete şükredenlerden olurlarsa onları vuslat makamına eriştiririm.Eğer ona şükrederlerse , onları kurbiyet derecesine yükseltirim.Yine o nimetin şükrü sebebiyle onlara üns ve müşahede halvetgahına ulaştırırım.Bu hakikatları bildiren bu sözden malum oldu ki şükür, terakkinin merdiveni ve manevi derecelere yükselmenin vasıtasıdır.