"Daha namazı kılmadım" sözü yerine "kılamadım" kelimesinin kullanılmasını Şeyhzade Ahmet Efendi hazretleri dikkat ederdi."Kılmadım" kelimesinin kullanılmasına şiddetle karşı çıkar idi.Zira "kılmadım" tabiri katiyet ifade eder, buradaki katiyet ise kasıt ve inkar anlamını taşıdığı için sakıncalıdır,böyle kullanılmamalıdır" der idi.
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
19 Temmuz 2021 Pazartesi
EVLİYAULLAH'IN TERCİHİ
Yozgatlı Şeyhzade Ahmet Efendi hazretleri ikinci askerliğini İstanbul'da yaparken Esad Erbili hazretlerine bağlı Mustafa Hulusi Efendi'ye hizmet etmişti.Haftada iki gün hazretin yanına uğrar,ihtiyaçlarını giderir,pazar alışverişini yap idi.Hazret bir gün et istemişti.Levazım subayı olan ahmet Efendi,iaşeleri aldığı kasaba gitmiş bir koyun butunu tarttırmış,parasını ödemiş,kasaba iyice işlettikten sonra alıp efendi hazretlerinin mutfağına bırakmış sonra Efendibabanın huzuruna girmişti.Hazret paketin içindekini görmeksizin:"Ahmedim demiş.Çok güzel bir et, koyun budu almışsın.Ancak biz ulvci yaratıklar süfli maddeleri yemeyi hoş görmeyiz.Canlıların göbekten aşağı kısımları süfli olur.Bizler göbekten yukarı olan kısımlarını alırız.Sağ taraf kol,kürek ve kaburga kısmını tercih ederiz.Bir dahaki sefere öyle alırsın"
İRFAN KİTABINDAN SOSYAL HAYAT DERSİ
Şeyhzade Ahmet Efendi hazretleri,bayramlık çin bir lacivert elbise diktirmiş,
ti.Resmi bayram günü talebelerini dağıttıktan sonra hocası dedikhasanlı Şakir Efendi hazretlerini ziyaret için bulunduğu köye gtti.Öğle namazı vakti yakın.Atını odanın avlusuna bağlayıp camiye doğru yöneldiğinde hocasını cami avlusunda ayakta bulmuş.Bundan sonrasını şöyle anlatmıştır:
Hemen eline uzandım ve öptüm.tuttuğu elimi bırakmadı ve beni çekerek caminin yoldan taraf duvarının dibine kadar götürdü.Duvar dibine sıralanmış taşlardan birinin üzerine kendi oturdu ve bir diğerine beni oturttu.Buda yetmedi , kimbilir nice zamandır köy yolunun pudradan ince tozlarının yerleştiği duvara iyice yaslanmam için beni geriye doğru çekti.Hocama göstereyim diye çıkartmadığım lacivert takım elbisem önlü arkalı değirmene girmiş de un çuvalı taşırken sağa sola sürünmüşüm gibi bomboz oldu.Ezan okundu kalktık .iki ellerimle çırparak tozları temizleyip , öğle namazını utana sıkıla camide sıkılarak güçlükle bitirdim.Namazdan sonra bana:"Oğlum Ahmet, köylünün bu yokluk ve kıtlık zamanında sanki gösteriş yapıyor gibi , takım elbise ile aralarına girmek bizim kitabımızda yok.Bir daha nereye gidiyorsan oraya uyumlu giyinmengerekir" dediğinde hemen aklıma "Gittiğin yer kör ise ; sen de gözlerini kıvıştırarak yürü" dizesi geldi anladım ki hocam bana irfan kitabından sosyal ahlak dersi verdi.
17 Temmuz 2021 Cumartesi
MÜSTESNA BİR GECE
Yozgatlı Şeyh Ahmet Efendi hazretleri, mescid-i Nebevi'de geçirdikleri bir gecenin akabinde yanındaki dervişanına şunu anlattı:"Halil Efendi.Bu gece müstesna bir geceydi.Bu gece Peygamber efendimizin haneyi saadetinin kapısı açıldı.ve her taraftan gelen seçkin kimseler kapıdaki bir münadinin ismen çağırmasıyla teker teker huzura kabul edildiler.Sıra bana gelip benim ismim çağrıldığında , dedesiyle beraber gelsin buyruldu.Ve huzuru saadete beraber kabul edildik"
(Ahmet efendi hazretlerinin dedesi Şeyh Hacı Ahmet Efendi kibarı evliyadan olup 123 yıl yaşamıştır.Halvetiliğin Şabani-Çerkesi kolundan Yozgatta tekke kurmuş veuzun ömründe halka irşad yoluyla hizmet etmiştir.)
İLAÇ GİBİ BİR NASİHAT
Yozgatlı Ahmet Efendi hazretleri, çocukları kalıcı hastalık içinde olan bir muhibbine çocuklarının durumunu sormuş.Sonra bir hikayeanlatmış ki bu hikaye o aile babasında derin bir tesellinin kapısını açmış:
Padişah veziri ile tebdilikıyafet edip memleketi dolaşmaya çıkmışlar.Yolda padişah susamış, vezirden su istemiş.Vezir, sularının tükendiğini söylemiş, hararetini teskin etsin diye bir salatalık soyup ikram etmiş.Padişah salatalığı ısırıp zehir gibi acı olduğunu görünce , onu öfke ile vezire uzatmış."Al, sen ye" demiş.Vezirin yüzünü bile buruşturmadan yediğini görünce , hayretle sormuş"Acı değil mi?2Vezir boyun bükmüş:"Acı ama padişahım" demiş "Sen ye buyurdun"
ALİMLERİN KANI ZEHİRLİ OLUR
Yozgatlı Şeyhzade Ahmet Efendi hazretleriyle alakalı talebesi bir anısını anlatır:Hocamdan, mürşidi Dedikhasanlı Şakir efendinin kerametlerini anlatmasını isterdim.Hazret,hocasının kerametlerini büyük bir çoşku ile anlatırdı.Bir defasında şöyle demişti."Alimlerin kanı zehirli olur" diye duymuştum.Şakir efendi ile konuşuurken eline bir sineğin konduğunu, kanını emmeye başladığını , hocamın elini kımıldatmadan öylece durduğunu gördüm.aklıma bu söz geldi.Acaba ne derece doğruydu.Sinek bir süre hocamın elinde durdu, sonra uçmaya kalktı;fakat uçamadı.Yere düşüp öldü"