TALUT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TALUT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2025 Pazartesi

TALUT,CALUT,DAVUD

 TALUT-CALUT-DAVUD

Bakara suresi 251 ayetinde  geçen bu isimlerin zahiri manalarının ötesinde batını manaları da mevcuttur.Kalb, Davut ile ifade edilmiş, nefs Calut ile manalandırılmıştır.Hz.Davud7un düşmana fırlatmak için sapanına aldığı taşlar ise dünyaya karşı hırs, ahirete meyil  ve heva ile nefse bağlılık taşlarıdır.Sonra bu üçü , “ Allah’tan başkasına iltifat “ olarak tek taş haline dönüşünce kalb Davud7u onu teslimiyet verıza sapanına koyarak nefis Calutuna attı.Allah Teala inayet rüazgarını müsahhar kılarak atılan taşı, nevayı nefsin miğferinin kenarına isabet ettirdi.Böylece miğfer yere düşüp kalpteki faydasız pek çok haslet çekip gitti.Bunun akabinde nefsin sıfat ve ahlakından otuz tanesi daha öldürüldü.Allah Teala bu şeytanlardan ve onların hiziplerinden müteşekkil arta kalan orduyu hezimete uğrattı.

“Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi”. Yani Kalb Davud’una hilafet hükümdarlığını  ve Rabbani ilhamlar hikmetini verdi.Ve ona Kur’anın hakikat, esrar ve işaretlherinden dilediğini öğretti.

“ Eğer Allah , insanların bir kısmıyla diğerlerini savmasaydı” ayetinde şuna işaret vardır: Eğer Allah talep erbabını, Allah7a vasıl olmuş meşayıh vasıtasıyla seyr ü süluk yoluna sokmasaydı, onların , kavim olan dinin kemalatını , nefs Calut’unun ve onun ordular halindeki kötü sıfatlarının istilasından korumak ve yine bunların , ruh beldelerini harab etmelerini engellemek üzere ahseni takvim üzere yaratılan istidat ve kabiliyetleri bozulurdu.

30 Haziran 2018 Cumartesi

TALUT/CALUT HARBE

 Kur’an’ı Kerim’in  ayetlerinin nüzul sebebi o vakit olan bir hadise olup bu hadise kıyamete kadar değişik şekilde tekrarlanacaktır.
Bakara Suresinin 246 ve devamı ayetlerinde Hz.Musa’dan sonra İsrail oğullarının  düştükleri durumu anlatılır.Hz.Musa zamanında savaşmaktan geri durmadılarsa da Hz.Musa’dan sonra savaşmaktan kaçındılar.Kavmin bazı ileri gelenleri  kavmin peygamberine (Eşmuil)gelerek bize bir Melik tayin et, bizde fisebilillah düşmanlarımızla savaşalım”dediler.O Peygamber onlara dedi ki “Korkarım tarafı ilahiden size muharebe farz olununca siz o vakit yapmazsınız.Öyle anlıyorum ki yan çizersiniz” .Onlarda cevaben:
“Biz neden Allah yolunda savaşmayalım:Biz zulmen yurtlarımızdan çıkartıldık,çocuklarımızdan olduk ve ehlimizden ayrıldık, nasıl düşmanla savaşmayız” dediler.
Vaktaki muharebe farz oldu.emir geldi,haydi bakalım denince  ancak ashabı Bedir sayısınca(üçyüzon üç kişi) olan kişi bu emre uydu diğerleri caydılar.
Keza o peygamber  onlara”Allah, Talut’u sizin başınıza emir olarak gönderdi” deyince kavmi Talut’un emirliğine itiraz ettiler.O bu mevkie nasıl layık olur.Serveti yok,ne rütbesi var,züğürt bir adam v.s gibi nedenleri sayıp durdular.Allah’ın mülkü dilediğine verip tasarruf ettireceğine itiraz ettiler.
Savaş için yola çıktıklarında kendisiyle birlikte olanlara “Şüphesiz  Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir.Kim ondan içerse benden değildir.Eliyle bir avuç alan müstesna,kimde ondan tatmazsa /içmezse şüphesiz bendendir.dedi.İçlerinden pek azı müstesna o sudan kana kana içtiler.Nehri geçince su içenler “Bu gün Calut ve ordusuna karşı savaşacak gücümüz yoktur”dediler.Allah’a kavuşacaklarına yakınen iman edenler:”Nice az topluluk, çok topluluğu Allah’ın izniyle galip gelmiştir.Allah sabredenlerle beraberdir” dediler.
Bu ayetteki ırmak su dünya zevkleri ve emvalidir.Bu zevklere  kim hırs ile sarılırsa o bizden değildir.Kanaatkar olanlar müstesna.(Kanaat:Kısmeti ezeliyyesine razı olmaktır.Cenab-ı Peygamber efendimizin a’li hakkında duaları vardır:”Allah’ım Muhammed’in alini ölmeyecek kadar merzuk et”.
Dünya nehrinden gaflet şarabını içerek , şehavatın lezzatiyle hadde tecavüz edenler , Calut-ı nefis ve ordusu olan sıfatıyla omuz ölçmeye,onu tepelemek için mukavemet kudreti ve takatları olmaz.Dünya sevgisi suyu ile kalb hastalandı mı , dünyaya razı olur ve ona inanır.Halbuki ,düşman ile çarpışacak olan sınıf , dünyaya inanan değil , Allah’a mülaki olacağına inanan sınıftır.İşte o vakit Allah’ın yardımı gelir Calut-ı nefs ile  muharebe ettikleri vakit de “Calut’un şiddetli hücumuna karşı ayakları kaymadan  dururlar , belanın nüzuluna sabrederler, kazayı ilahiyyeye tamamen razı olurlar.Bu hususta dua ederler.Enfüsde nefis ordusuna, zahirde din düşmanlarına galip gelmelerine yalvarırlar.
Talut’un ,Calut’a karşı yaptığı bu savaşta Hz.Davud ,attığı taşlarla Calut’u öldürmüştür.Melik olan Talut ise kızını Hz.Davud’a vermiştir.Saltanat ve Peygamberlik ilk defa Hz.Davud’da birleşmiştir.