SUSMAK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SUSMAK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2023 Pazar

SÜKUT(SUSMAK)

 Bizde konuşmak değil, susmak esastır. Dinî kaynaklarımıza bakın, örf ve âdetlerimizi inceleyin, hep susmanın önemine işaret edilmiş olduğunu göreceksiniz. “İnsanın selameti dilini tutmasındadır”, “Akıl tamam olduğu zaman söz eksilir” gibi dinî kaynaklı sözlerin yanında, “Dil epsem olsa baş esendir”, “Söz gümüşse, sükût altındır”, “İki dinle, bir söyle” vb. nice atasözümüz var. Böyle bir gelenekten beslenen toplumlarda tabii ki susmak makbul sayılacaktır. İslâmî-Türk Edebiyatının ilk eserlerinden “Kutadgu Bilig” ve “Atabetü’l-Hakâyık”ta şu ifadeler yer alır: “İnsan sözle yükseldi, başı göğe erdi, Çok söz o başı gölge gibi yere serdi.” “Ben dilimden nice eziyetler çekmiş kimseyim, Başımı kesmesinler tek, ben dilimi keseyim.” (Yusuf Has Hâcip) “Çok konuşanlar içinde pişman olan çoktur Dilini tutanlarda nedamet duyan yoktur.” (Edip Ahmet) Görüldüğü gibi ilk yazılı kaynaklarımızda konuşmanın tehlikelerine işaret edilerek başın rahat edebilmesi için dilin tutulması gerektiği vurgulanmaktadır. Yüzyıllar öncesinden toplumun şuuraltına yerleşen “Başı korumak için dili tutma” endişesi zamanla bir hayat düsturu haline gelerek “nemelâzım”cılığa, “hakikat karşısında susma” vurdumduymazlığına dönüşmüştür ki bunun tezahürlerini özellikle devlet yönetiminde görmek mümkündür. 

Şeyh Sâdî’nin “Padişahın görüşüne aykırı bir fikir beyan etmek, kişinin kendi kanıyla elini yıkaması demektir” sözünden de anlaşılacağı üzere otokrat yönetimlerde farklı görüş beyan edenlerin, bedelini çoğu zaman canlarıyla ödemeleri, yöneticileri dilsiz şeytanlığa iterek dalkavukluğun yolunu açmıştır.

 Rivayet ederler ki bir gün Sultan İbrahim (1640-1648), Sultanzade Mehmet Paşa'ya: "Mehmet, senden önceki sadrazamlar, bana bazen itiraz ederler, bu iş nâ-makuldür, derlerdi. Senden hiç böyle bir itiraz işitmedim, sebebi nedir?" diye sorar. Padişahın bu sorusuna Mehmet Paşa şu cevabı verir: "Siz yeryüzünün halifesisiniz, zıllu'llâhsınız. Kalbinize gelen her şey ilhâm-ı Rabbânî’dir. Kavlen ve fiilen sizden hatâ sadır olmaz ki itiraz edeyim. Zâhiren nâ-mâkul gibi görünen bazı hâlât zuhûr etse bile onun altında bazı hikmet-i hafiye vardır ki bizce mâlum değildir. Anın için redde cüret edemem". Devlet yönetiminde, gerektiği zaman “yanlış yapılıyor” diyecek insanlar yoksa dalkavuklar işbaşında demektir. Unutmayalım ki dalkavukluğun olduğu yerde hak, hukuk, adalet yoktur. Ve bu olumsuzlukların zeminini de emin olun her zaman “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlar” oluşturmuştur. 

Sadede gelirsek, “susma, suya sabuna dokunmama, başının rahatı için dilini tutma” bizim için bir hayat felsefesi haline gelmiş ve gerek “siyasetnâme”lerde gerekse ahlâk ve nasihat kitaplarımızda söylediklerimizi özetler mahiyettedir: “Bana benden olur her ne olursa, Başım rahat eder dilim durursa.” *** “Kelâmın fıdda ise ger sükûtun olsun zehep, Kemâl ehli kemâlâtı sükût ile buldu hep.” *** “Olur, insanda zeban bir, iki gûş, Sen dahı söyle bir, ol iki hâmûş.(Prof.Dr.Ahmet Sevgi)

13 Mayıs 2023 Cumartesi

İSLAMDA SUSMAK ASILDIR

 İslamda susmak edeptendir.ses çıkartmamak, sır sahibi olmak emrolunmuştur.karşında bulunan insanın iç halini, küfrünü, münafık olduğunu bilsen bunu ifşa edemezsin.Hele hele zahiri günahlarını dile getirip anlatmak men edilmiştir.Yöneticilerde olan kusurların ifade edilmesi hususunda yasak biraz gevşetilmiş olsa bile bu anlatım sizin manevi yönünüzü zayıflatır.Biz bunları başkalarına anlatırken, o kimseyi uyandırmak niyet taşısak bile burada nefsin hilesi vardır.Hak Teala ister ise o kimseyi o makamda helak eder.Hakk'ın emrini beklemeksizin bu işi biz yapmaya kalkarsak sisteme müdahale etmiş oluruz ki bu edebe uygun değildir.

24 Haziran 2021 Perşembe

YÖNETİCİNİN SUSMA HAKKI YOKTUR

Sedat Peker tarafından başlatılan ifşaatlar hususunda muhatapları,ve sorumlu konumunda olan idarecilerimizin Susma hakkı yoktur. Yasalarımızda susma hakkı şüpheliye/sanığa tanınmıştır. Susarak tecessüsü ziyadeleştirmektedirler."Aman birbirimiz aleyhine konuşmayalım" derken bu Müslümanlara yapılmış bir tavsiye olmayıp suskun kalan suçlulara hitaptır. Suskun kaldıkça sorulara cevaplar bulunmakta olduğundan İdarecilerimizin buna hakkı yoktur. Eğer suç ise, bilinmeli ki zamanaşımı iktidarın ömründen daha uzundur.

10 Haziran 2019 Pazartesi

MARİFETNAMEDEN

Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri susmayı, kalbin ve dilin susması şeklinde ikiye ayırmaktadır.Dilini tutup kalbini konuşturanın günahının az olacağını,dilini ve gönlünü susturanın ise sırrı temiz ve Mevla'sın bulmuş olacağını, dilini ve gönlünü susturmayanın şeytanın oyuncağı alacağını belirtmiştir

13 Mart 2019 Çarşamba

SÜKUT SAHİBİ OLMAK

Sultanül Arifin Beyazid-i Bistami hazretleri der ki:
"İbadet on kısımdır.Dokuzu samt (susmak) ve diline malik olmaktır."
Samt ile ağzını bağla, görürsün Hakk'ı ayan
Göz bağı, bu cihan halkının ağzıdır heman