SULTAN ABDÜLHAMİD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SULTAN ABDÜLHAMİD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2025 Cuma

SİYASİ GEVEZELİK YERİ

 Sultan Abdülhamid'in bir sözü vardır:"Siyasi gevezelikler sahnesi olan Meclis'i kapattık.Şimdi okullar açalım.Gevezelik edecek politikacılar değil , insan yetiştirelim.Siyaset adamı, devlet adamı, ilim ve fikir adamları yetiştirecek mektepler açalım"

30 Ekim 2022 Pazar

İTTİHAT VE TERAKKİ HAREKETİ

 Tamamıyla Osmanlı'yı azınlıklara ve gayrimüslümlere teslim etme hareketidir.Sultan abdülhamid'i devirerek iktidarı gasbeden bu cunta, dönmelerden başka hiç kimseye hizmet etmedi.Bu cunta, seçimleri bir terör havası içinde yaptırıp kendi adamlarından başkasını seçtirmemişlerdir.Seçilen mebuslar arasında Jön Türkler, Yahudiler, Ermeniler, Rumlar ve Bulgarlar çoğunluğu teşkil ediyordu.Ortalığı bir devlet terörüne dönüştürmüşlerdir.28 Nisan 1909 salı günü gayri meşru fetva ile (Elmalılı Hamdi yazır7ın yazmış olduğu fetva,Şeyhulislam Ziyauddin efendiye zorla imzalattırılarak ) meclisi mebusanda okunmuş ve Abdülhamid, Ermeni, rum ve yahudi milletvekillerinin oyları ile hal edilmiştir.

Başlangıçta ittihat ve terakki içinde bulunan filozof Rıza Tevfik şunları yazmıştır:

DİVANE SEN DEĞİL MEĞER BİZMİŞİZ/ BİR ÇÜRÜK İPLİĞE HÜLYA DİZMİŞİZ/SADE EDLİ DEĞİL EDEPSİZMİŞİZ/TÜKÜRDÜK ATALAR KALBİGAHINA

SONRA CİNSİ BOZUK AHLAKI FENA/BİR SÜRÜ TÜREDİ GİRDİ MEYDANA/NEREDEN ÇIKTI BUNCA VELED-İ ZİNA/YUH OLSUN BUNLARIN HAM ERVAHINA

4 Haziran 2020 Perşembe

İTTİHAT VE TERAKKİNİN HATALARINDAN

Sultan Abdülhamit,Yahudilerin fahiş para vererek Filistin'de Araplardan toprak satın almasını istihbarat etmesi üzerine toprak satmak isteyen Arapların topraklarını satın alacağını belirtti ve Yahudilerin toprak hususunda yeni bir tezgah yapmamaları için Filistin'deki toprağı Şahsı adına Tapusunu çıkarttı. Filistin Çiflikatı Şahanesi adını alan bu topraklar, gafil ve güdümlü ittihatçılar tarafından tahttan indirildikten sonra emlaki millileştirildi. Böyle yapmasalardı o topraklar kaybedilse bile Milletlerarası hukuka göre şahsi mülkiyet hakkı baki kalacaktı. Aynı hata Musul'da da yapıldı. Musul'da petrol araması yapan İngilizlerin  petrol tespit ettikleri yerleri Abdülhamit Kendi namına tapulatmıştı.

ERMENİLER NİÇİN ABDÜLHAMİD'E DÜŞMANDIR?

Bir takım imtiyazlarla Ermeniler Osmanlı mülkünde çok zengin olmuşlardı. Rusların kışkırtmaları ile doğu Anadolu'da müstakil bir Ermeni devleti fikrine kapıldılar ve 1862 de Zeytun isyanına kalkıştılar. Rusların bu etnik unsurları kullanmalarındaki maksat doğu Anadoludaki bir koridor nedeniyle İskenderun'dan Akdeniz'e açılmak hayali vardı. Ermeni komitacılar İstanbul'daki Osmanlı bankasını basıp havaya uçurmakla tehdit etmişlerdi. Sultan Abdülhamit bir çoğu sarraf ve müteahhit olan bu insanlara iktisadi baskı olarak iş verilmemesini emretti. Çok geçmeden de Yıldız'da Abdülhamit'e karşı meşhur bombalı suikast teşebbüsü yapıldı.

1 Haziran 2020 Pazartesi

NEDAMET DUYANLAR

İttihat Terakki'nin gücüyle tahtından düşürülen Sultan Abdülhamit sonrasında birçok insan o mübarek zatın aleyhine konuşmuşlardı. Ancak İttihat Terakki'nin on yıl içinde memleketi getirdiği durumu görüp pişmanlık ve nedamet duyanların bu nedameti "yanıldık" la izah edilemez. Bu şahsiyetler "İttihat ve Terakki' nin kenara attığı yahut, devlet nimetlerinden yararlandırmadığı kimselerdir. Nedamet  ekseriyet için değildir. Bu şahsiyetlerden birisi de Süleyman Naif'dir: Şu şiir bu nedamete kafidir:
"Padişahım ! Gelmemişken yade biz
İşte geldik senden istimdade biz.
Öldürürler başlasak feryada biz
Hasret olduk eski istibdade biz

Dembedem çoşmakta fakr ü ihtiyaç
Her ocak sönmüş ve susmuş , millet aç.
Memleket matemde , öksüz taht ü taç.
Hasret olduk eski istibdade biz.

8 Temmuz 2019 Pazartesi

TEKRARLAR YAHUT KADER SIRLARI

Cennet mekan Sultan Abdülhamid han,33 yıl saltanat idaresinde kalmıştı.gerek iç gerekse dış düşmanlarının zirve olduğu bir dönemde başarılı bir idare göstermiş,zahirde içeride olan gafiller nedeniyle saltanatı terke mecbur edilmişti.Burada kader sırrı ceryan etmiştir.Maddi ve manevi alemin sultanlığı bazen bir şahıs üzerinde birleşir imiş.Hak teala ,o kişinin yahut ülkenin geleceğini o zevat'a gösterir imiş.Bu zatların takdire itirazları olmaz, tedbir cihetinde karşı hareketi olmaz imiş.
Selanikten hareket eden Hareket ordusu, düzenli bir ordu olmayıp derme çatma çapulculardan oluşmakta idi.İstanbul'u korumakla görevli gerek saray dışında Arnavutlardan oluşan silahlı ordu olduğu gibi, saray içindede Padişah'ı korumakla görevli özellikle Osmanlı'nının kuruluş başkenti Söğüt ve civarındaki Karakeçili aşiretine mensup özel seçilmiş kuvvetler mevcuttu.Eğer Padişah istese idi,hareket ordusu Edirne sınırına dahi giremezdi.Ancak Abdülhamid Han,evliya bir zat idi.sırrı kader gereğince kendi devrinin kapanmakta olduğunu görmüş bu nedenle kardeş kanı dökmemiştir.Kendisinin saltanattan indirilme fetvasını tebliğ eden heyete ki bir Emanuel Karasu isimli Makedonya Mason locasının kurucusu ,Aram efendi isimli ermeni ,Balkan savaşında İşkodrayı müdafa eden Hasan Rıza paşaya pusu gurup şehit eden ve Arnavutluk'u Avrupalılara peşkeş çeken Esad Toptani isimli kişiler vardı.Adeta filmin sonunu seyretmişçesine kadere rıza gösteren padişah hiç direnmedi.Abdülhamid'in ülke içindeki varlığını kendileri için tehlikeli gören bu insanlar hemen ertesi günü padişahı ülkeyi terke mecbur ettiler ve sirkeciden trenle Selanik'e gönderdiler.
33 yıl bir saltanat için uzunca sürede yüzler eskiyince insan nefsindeki yenilikçilik duyguları harekete geçmekte ve değişim istemektedir.
Bugün Ak parti iktidarı iktidardaki 17 yılını bitirmektedir.Eskime kanunları faaliyete geçmiştir.Tayyip Beyin akıbetinin Abdülhamit gibi olmasını dilememekteyiz.Ancak tarih yine tekerrür edecek beslediği büyüttüğü çevrelerce iktidardan indirilmesi için hareket başlatılacaktır.Ak Parti kuruluş tüzüğünde üç dönem engeli vardı.maalesef çok isabetli olan bu kurul ortadan kaldırılmıştır.İnsan nefsindeki bu uzun yaşama isteği tüzükle engellenmek istenmiş se de kuralı koyanlar,kuralı kaldırmışlardır.Balta sapını asla kesmez.

25 Kasım 2016 Cuma

ABDÜLHAMİD'İ ANLAMAK

Üstad Necip Fazıl,"Ulu hakan İkinci Abdülhamit Han"adlı kitabını şu cümle ile noktalar"ABDÜLHAMİD'İ ANLAMAK HER ŞEYİ ANLAMAK OLACAKTIR"Sultan anlaşılınca Büyük Destan'a düşülen ara noktası kalkacak ve yeniden ümmet "kimse"sine kavuşacaktır.
Şu dua sultanın anlaşılmasını temin edecek ve destanın yeniden nereden başlayacağını da gösterecektir;
Allahım!Helal etmiyorum!Şahsımı değil,milletimi bu hale getirenlere hakkımı helal etmiyorum!Beni,benim için lif lif yolsalar,cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar,sarayımı yaksalar,hanümanımı ,hanedanımı söndürseler ,çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem.
Allahım!Mukaddes isimlerine kurban olduğum Allahım!Ya Adil!Bana "Kızıl sultan"adını takan ve devrilmem için ellerinden geleni yapan Ermenileri,şimdi beni devirenlere parçalatıyorsun! Bu cellatları da, kim bilir,kimlere parçalatacaksın?Fakat Ya Rahman!Adaletinle tecelli edersen hepimiz kül oluruz!Bize acı.Resulünün,sevgilinin ,kainatın efendisinin nurunu  olduğu için ,bu hale gelen millete ,rahmetinle,fazlınla,lütfunla tecelli et.
Ya Kadir!kundaktaki yavruyu gagasına almış,kaçıran leş kuşunu düşürüp çocuğu kurtarmak ancak senin kudretine sığabilir.Leş kuşlarının gagasında kundak çocuğuna dönen milletimi kurtar Allahım.
Ya Mabud! Ömrümde tek vakit farz namazı kaçırdığımı hatırlamıyorum!Ama tek vakit namazım olduğunu iddiaya nefsimde kuvvet bulamıyorum.Huzurunda eğileceğime kaskatı kasılıyorum ve duada ruh teslim edeceğime yatağımda kıvranıyorum.Sana kulluk gösteremeyen bu kulunu affet Allahım!
Eğer yılları tesbih dizisince süren hükümdarlığımda seni bir kere anabildim ,Resulüne bir kez bağlanabildimse ,duamı,o bir kerre ve bir an yüzü suyu hürmetine kabul et!
Ya Sübhan!Şu titrek elleri,kıyamet gününde sana,"Ümmetim,ümmetim"diye yalvaracak olan habibinin eteğinde ,şimdi "Milletim,milletim"diye dilenen bu ihtiyarın duasını geri çevirme !Milletimi evvela Ba'sü ba'del mevtsiz ölümle yok etmeye götüren sahte kurtarıcılar ve sahte kurtuluşlardan kurtar;ona bir gün gelecek kurtarıcıları,gerçek kurtuluşu nasip eyle!
Benim artık bu dünya gözüyle görebileceğim hiç bir saadet ümidim kalmadı.Bari felaketi olsun bana daha fazla gösterme Allahım.Ayakta duramaz haldeyim!Vadem ne gün dolacak Allahım?.."  

BU ÜLKENİN BÜYÜK KURUMLARINI ABDÜLHAMİT KURMUŞTUR


 Bu köşe Abdülhamid Han’ı anlatmaya tabii ki yetmez ama sadece neler yaptığına dair küçük bir gezinti yaparsak bu ülkede tek bir tuğlası olmayanlara gerekli dersi vereceğimizi düşünüyorum:

• İlk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,

• İlk otomobili getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,

• Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, atlı ve elektrikli tramvaylar kuran,

• Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabi),

• İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji

müzeciliğini başlatan,• Chicago’daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,

• Kuduz aşısının bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesini (İstanbul Darü’l-Kelb Tedavihanesi) açtıran,

• Polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan, (14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi..)

• Okullara (Hristiyan okulları dahil) gönderdiği emirde, Türkçe’nin iyi öğretilmesini isteyen, Azerbaycan okullarında Türkçe yasağını kaldıran, Paris’te İslam Külliyesi kuran!

Hereke bez fabrikası ve Feshaneyi kuran,• Ziraat Bankasını kuran, Ticaret, Sanayi ve Ziraat Odalarını açtıran,• Yıldız Çini fabrikasını, Beykoz ve Kağıthane kağıt fabrikalarını,

• Toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderen, bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetleri moda eden,• Mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap gönderen,• Yoksul halkına kendi cebinden ödeyerek kömür dağıtan, 

• Doğu Türkistan’a gönderdiği askeri yardım ile Çinlilere karşı onları örgütleyen, Çin'in göbeği Pekin'de Hamidiye Üniversitesini kurdurtan da,

• Telefonu Avrupa’dan 5 yıl sonra ülkemize getiren de O dur!

• İstanbul boğazı için iki köprü projesi çizdiren (bir tanesi tam bu günkü Fatih S.M.köprüsünün bulunduğu mevkidedir),

• Posta ve Telgraf teşkilatını kurduran (Sirkeci Büyük Postane binası..),

İstanbul’da Darülfünün (Üniversite) açan, Dünyanın ilk Dişçilik okulunu kuran,

• Ayrıca Deniz Mühendis Okulu, Askeri Tıp Okulu (GATA’nın atası), Kuleli Askeri okulu, Mekteb-i Harbiyeler (Harp Okulları yani) ,Askeri Baytar Okulu, Kurmay Okulu, Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fak.), Mekteb-i Tıbbıye-i (Marmara Ünv.Tıp Fak.), Mekteb-i Hukuk, Ziraat ve Baytar Mektebi, Hendese-i Mülkiye (Yüksek mühendis okulu), Daarül Muallim-i Adliye (Yüksek Adalet Okulu), Maliye-i Mekteb-i Ali (Yüksek Ticaret Okulu), Ticaret-i Bahriye (Deniz Ticaret Okulu), Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel sanatlar fak.), Hamidiye Ticaret Mektebi (İktisadi ve Ticari ilimler akademisi), Aşiret Mektebi (Osmanlılık fikrini yaymak için), Bursa’da İpekböcekçiliği okulu, Dilsiz ve Âmâ Okulu, Bağcılık ve Aşıcılık Okulu, Orman ve Madencilik Okulu, Polis Okulu onun tarafından kurulmuştur.

• Unutmadan bir de Ankara’da Çoban Okulu var.

Herkes haddini hududunu bilecek. Bu ülkede kullandığınız birçok kurum Abdülhamid Han bakiyesidir. Ha bu arada Mithat Paşa örneğini veren zavallılar, Mithat Paşa İngiliz bağımlısı, Macaristanlı bir hahamın oğludur ve Türkiye’deki ilk masonlardandır. Abdülaziz Han’ın hal edilmesinde İngilizlerin has adamı olarak çalışmış ve İngiliz tarihine altın harflerle geçmiştir! 

Rahmetli Yılmaz Öztuna’nın dediği gibi;“Milletimiz bu hükümdarın dehasına çok şey borçludur”

Ya da İlber Ortaylı’nın dediği gibi;

“Osmanlının son hükümdarı, son evrensel imparator II. ABDÜLHAMİD’dir”

 

11 Temmuz 2016 Pazartesi

SULTAN ABDÜLHAMİT'İN HACCI

Osmanlı tarihinde hiç rastlanmaz bir sultanın hacca gitmesi.Cennetmekan Sultan Abdülhamid han,tebdili kıyafetle yanında iki kişi alarak Hacca gitmiştir.Yolları Halebe uğrar.yolculuktan dolayı kirlendikleri için Halep'de bir hamama girerler.Hamam içinde gençler kendi aralarında eğlenmekte ve oynamaktadırlar.Göbek taşı üzerine yatmış  bir ihtiyar "Su !su!"der ama gençler şamatadan dolayı kendi hallerinde olup su vermezler.Sultan Abdülhamit o ihtiyara su uzatır ve şöyle der:"Amca !anlaşılıyor ki sen gençliğinde büyüklerine hizmet etmemişsin;bu gençler sana hizmet etmiyorlar".Suyu içen yaşlı adam cevap verir:Sultanımız,hünkarımız.ben gençliğimde büyüklerime çok hizmet ettiğim için Allah'da bana Koskoca devlet sultanına hizmet ettiriyor".
Hac esnasında "Delil"denilen kişiler hac için Mekkeye gelenlere rehbirlik ve eminlik yaparlarmış.Sultan böyle bir kimseyi kurallar gereği delil tutmuş ve onun evinde kalmış.Ancak Sultan olduğunu hiç söylememiş.Hac bitiminde Mekke valisine Delil'e verilmek üzere bir kese altın bırakmış,Kendisi ayrıldıktan sonra açılmak üzere bir mektup bırakmış.Vali zamanı gelip mektubu açınca şu satırlara muhatap olmuş:"Ya oturduğun vali konağını terk eder o fakir delile verirsin,ya da müştemilatlı bir misafirhane yaptırırsın".Vali derhal isteği yerine getirir.Bu fakir delil "Boşnak Mehmet Efendi"olup sonraları onun torunları en zengin delillerden olmuştur.

Mevlana Vakfı  İSKENDERUN

Av.Şemsettin KESER
semsettin.keser@hotmail.com