SEYYİD ALİ BABA HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SEYYİD ALİ BABA HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2025 Salı

ÖKKEŞ HANGİRLİ

 Seyyit Ali Baba hazretleri ile olan bir hadiseyi anlattı Ökkeş Hangirli.Antepte gençliğinde Baklavacılık yapmış.Ali Baba hazretleri dünyayı değiştikten sonraki bir zamanda çalıştığım dükkana geldi.Ben tezgahta bulunan börek v.s den kendisine bir paket yaptım.Bana hitaben buyurdu ki:"Ben Veysel Karani hazretlerine gidiyorum.Sen Veysel karani hazretlerine bir koyun adamışsın, ama adağını yerine getirmemişsin.Deyince ben tezegahın çekmecesinde adağım olan parayı kendisine verdim.Bana dedi ki kasanın içinde olan Marklardan ver.Halbuki birisinden bir tarihte ödenç para almıştım.Marak olarak onu ödemek için kasanın bir bölümünde bekletiyordum.Ali Baba'nın bundan haberi yoktu.O marklarıda veredim.Sonra gitti".

27 Kasım 2021 Cumartesi

YAŞAM BOYUTLARINA GİRİP ÇIKMAK

 Yaşam boyutları arasında insan elbise değiştirebilir mi? Bu hususta yaşanmış hadiseler var ancak izahı yoktur.

Güngör .... isimli bayandan nakledilmişti:Siyah bir köpeğimiz vardı.Bir gün köyde komşular arasında bir düğüne giderken köpek önümüzde gitmekte idi.Birden köpek şekil değiştirdi düğün evinde çalınan davul eşliğinde oynayanların arasına karışıp insan şeklinde oynamaya başladı.Düğün bittikten sonra köpek bizden önce eve gelmiş bir toprak yığınının üzerinde uyumakta idi.Ben gayri ihtiyari"Düğünde o kadar oynarsan, yorulursun" dedim.Bu sözden sonra köpek kayboldu ve bir daha görünmedi.

Hatay Dörtyol'da türbesi olan Seyyid Ali baba hazretlerinden dinlemiş olan birisi anlattı."Bir ağa ismiyle bilinen birisi var imiş.Bu şahıs bir kedi kılığında ziyafet verilen bir meclise gelmiş ve sofranın yanında durmuş.Bu hali müşahede eden Seyyid Ali baba hazretleri ,gayri ihtiyari olarak sofra sahibine "Mestan Ağa'ya da bir kaşık verin" demiş.(Bu hadise tersi de olabilir.Adı mestan olan bir kedi, bir ziyafet sofrasına insan kılığında gelince Hazret bunu söylemiş olabilir).O tarihten sonra artık Kediyi gören olmamış.

Kahramanmaraşta MHP milletvekilliği yapmış Özbaş ailesinden avukatlık yapan bir zatın halası yahut teyzesi için anlatılan bir hadise vardır.Sülalede Seyyidlik olduğundan Beyi bir anda pencereden uçarak karısının içeri girdiğini müşahede eder."Nerden geliyorsun?" diye sorguya çeker.Kadın, bu hususta kendisini zorlamamasını beyine söylesede adam ısrar eder.Bayan tekrar:"Beni sonra kaybedersin, göremezsin" dese de adam nereye kaybolacaksın, kapı pencere kapalı" dediği anda kadın kaybolur ve bir daha hiçbir haber alınamaz.

Tüm bunlar yaşanmış hadiseler olup,akıl boyutunda izahı yapılamaz.

16 Haziran 2021 Çarşamba

SEYYİD ALİ BABA'NIN HADİMİNİN VEFATI

Seyyid Ali baba hazretlerinin hadimi 14 Haziran 2021 günü dünyasını değişti. Hazret'in uzun yattığı dönemde(1980-1984)hazretin tüm hizmetini ifa etmişti.Vefatından sonra Seyyid Ali baba hazretlerinin mezarı türbe haline getirilmiş,türbenin tüm hizmetlerini bu zat görmekte idi. Nazmi İsimli dervişinin anlattığına göre Vefatından sonra türbeye defnedilmeyi vasiyet etmiş. Ancak defin hususunda sıkıntı çıkarsa "filan mezarlığa" götürüp yatırırsınız" demiş,dediği aynen tahakkuk etti. Türbeye mezar yeri kazıldı ancak resmi makamların bu hususta haberleri olduğu için Jandarma gelerek bu işleme mani olması üzerine defni bahsedilen kabristana yapıldı. Ruhu şad olsun. Kırıkhan'lılar onu tarif ederken "Ali Baba'nın Alisi"derlerdi.

SEYYİD ALİ BABA HAZRETLERİ

Yaşadığı hadiseyi diyanet görevlisi Abdullah Algül hoca anlattı.İmam Hatip okulunun orta kısmını okuyorum.Evimiz farklı yerde olduğu için Dörtyol Özerli mahallesinde bulunan anne annem'in evinde kalmaktayım.Bir gün dayım Mehmet Karaca'nın çocukları da anneanneme gelmiş,saklambaç oynamakta idik.Ben saklanmak için Ali baba hazretlerinin odasına girdim.odaya baktığımda boyları bir metre boyunda, yüzlerini görmediğim varlıkların oda içinde Ali Baba'nın etrafında döndüklerimi gördüm korktum dışarıya kaçtım ve Ayşe anneanneme bu varlıkların olduğunu söyledim.Anneannem çok kızdı :Niçin o odaya girdiğimi söyleyip beni azarladı ve bir daha sakın oraya girmeyin diye beni tembih etti.

2 Mayıs 2021 Pazar

SEYYİD ALİ BABA HAZRETLERİ

Ali Baba (K.S.) Hazretleri mana ehli görevlilerinden olup irşada alakalı bir vazifesi olmadığından kimseye manevi ders vermemiş, intisap edip inabe almaya gelenlere fıtratına göre farklı zatları tavsiye buyurmuş olup, nev’i şahsına münhasır riyazetle dolu bir hayat yaşamıştır. Bu hayat tarzı her insanın kaldırabileceği bir yaşantı değildir. Hele insanlara örnek olan tebliğ vazifesinde bulunan insanlar daha itinalı olmak zorundadır. Bir Allah dostundan ister hayatta ister ölümünden sonra istifade etmek için o zatla asgâri müşterekte birliktelik lazımdır. Bu, ya Hal, ya Zat, ya da sıfatının birinde olmalıdır. Ali Baba (K.S.) den istifade etmek için onun en önemli vasfı olan ömür boyu açlık ve hiç su içmemesi susuzluğundan dolayı biraz aç ve biraz susamış olarak huzura varmak istifadede en kestirme yol olduğu tecrübe ile sabittir. Bu sözler bir kitabın Takdim yazısından alınmıştır. Kırıkhanlı Mahmut Durusoy Beyefendi, daha önce yazmış olduğu “Sultanü’l Ârifîn BAYEZİD-İ BİSTAMÎ -Kuddise Sırruh- Hayatı, Sözleri, Nasihat ve Duaları” adlı kitaptan sonra Ali Baba ile ilgili de bir kitap yazdı. İstanbul’da 2005 yılında basılan “Belenli Şeyh Ali Baba (Kuddise Sirrûh)” adlı kitap 72 sayfadır. İsteme adresi: Kanatlı Cad. No: 190 Kırıkhan/Hatay’dır. Kitap, Belenli Ali Baba Hazretlerinin Hayatı, Kerametleri, Mübarek Sözleri, Ali Baba’nın (K.S.) Türbesinden Görüntüler ve Ali Baba’nın (K.S.) Sevdiği Dost ve Ahbaplar bölümlerinden oluşmaktadır. Ali Baba’nın hayatından kesitler kitapta şöyle geçmektedir: “Belen’in Benlidere köyünün mütevazı bir evinde 1879 yılında dünyaya gelen Ali Baba Hazretleri aslen Kahramanmaraş’ın Elbistan kazasının içmeleriyle ünlü Cela köyü, yeni adıyla Ekinözü beldesindendir. Ali Baba Hazretleri’nin babası Hanifi Bey, annesi Hafize hanımdır. Öğrenebildiğimiz kadar biri kız üç kardeş olup kardeşlerinin ismi; Mustafa Koklar (Kehler), kız kardeşi Zeynep Ünüvar’dır. Ailenin Osmanlı döneminde lakabı Kehler’dir. Kehler, olgunlar manasını taşımaktadır. Babası Hanifi Bey Osmanlı döneminde kaza olan Belen’e tayinle gelen bir Osmanlı subayı olup; Asayişle alakalı Jandarma Alay komutanı olup, Miralay rütbesinde idi. Harbi Umumi’de Yemen’e gönderilen subaylardan olup, Yemen’de İngilizlere karşı çarpışarak şehit düşmüştür. Yakın zamana kadar babasının şehit maaşını kız kardeşinin çocukları alırdı. Ali Baba Hazretleri Belen İlkokulundan sonra baba mesleğini devam ettirmesiyle alakalı Halep Askeri Rüştiyesine gönderilmiş, oradan başarıyla mezun olmuştu. Orduda Yüzbaşılığa kadar yükselmiştir. Ali Baba Hazretleri harp esnasında komutanlarının teveccühünü çekemeyenler “Düşmana cephanenin yerini bu söyledi” deyip iftira etmişler. Bunun üzerine İstiklâl Mahkemesi’nin ilk sanıklarından olmuş ve mahkemece suçsuz olduğu anlaşılınca serbest bırakılmış. Komutanı da “Evladım biz senin suçsuz olduğunu ve asıl suçlu kim olduğunu biliyorduk. Fakat senin mahkemece aklanıp bu suçsuzluğunun onaylanması gerekiyordu” demiş. Ali Baba Hazretleri harplerden sonra cihat hizmeti kalmayınca kendi isteğiyle askerden Yüzbaşı iken ayrılmış memleketine dönmüş. Benlidere’de münzevi bir hayata geçmiştir…. nerede öğrendiğini bilemediğimiz tatlıcılığa Belen’de dükkan açarak başlamıştır. Bu tatlıcılığı Kırıkhan’da da Kanatlı Caddesi’nde dükkân açarak kendisine özgü üçgen biçiminde ince açkıyla yapılan bir tatlı çeşidini de geliştirerek baklavacılıkla beraber yürütmüştür. Bir müddet sonra manevi bir işaretle Adana’nın Ceyhan ilçesine gitmiş orada bir tatlıcı dükkânı açmış ve burada bir hanımefendiyle evlenmiştir. Bu evlilik uzun sürmemiştir. Bu evlilikten bir kız çocukları dünyaya gelmiş. Altı aylıkken ayrıldığı kızını 14-15 yaşlarında Adana’da adliyenin yanından geçerken gördüğünü “Ben onu tanıdım o beni tanımadı yollarımıza devam ettik” diyerek dünya gözüyle bir defa gördüğünü kendisini tanıyamayacağından dolayı kızına sahip çıkamadığını beyan etmiştir. Tatlıcılığı bırakmış seyahate başlamıştır. İlk seyahatlerinde Belen merkez olup Konya’ya Mevlana Celâlettin Rumi Hazretlerine, Şam’da Sahibu-z Zaman Şemsu-s Şumus (Güneşler güneşi) Mevlana Halidi Bağdadi ve Şam’daki diğer Allah dostlarını ziyaret şeklinde olmuştur. Her birinin gidiş mesafesi 500 km civarında olan bu yolculuklarını hep yaya olarak yapmıştır. İlim ehlinin teslimiyetinin zor ama irşadının kolay olduğunu, cahilin teslimiyetinin kolay irşadının zor olduğunu beyan eder.” (s. 9, 10, 14, 15, 16, 22) Ali Baba’ya ait güzel sözlerden birkaçı şöyledir: – Önce aklı ve kalbi doyurmak şart, aklı olmayana iman vacip değil. – Bu devirde para ile hurileri (kadınları) ekseri Müslümanlar aşamıyorlar. Bu iki putu aşmak lazım, aşan menzile ulaşır. – Başsız insanın uyuz köpeğe bile gücü yetmez. – İnanmayanın önüne güneşi koysan karanlık der. Belenli Şeyh Ali Baba’yı tanımak isteyenler bu kitaba başvurabilirler. “Bizim toparlayabildiğimiz onun hayat kırıntılarından başka bir şey değildir.” diyerek manevi dünyamızla ilgili bir şahsiyeti anlatan bu kitabı hazırlayarak tarih, kültür ve manevi mirasımıza sağladığı katkıdan dolayı Sayın Mahmut Durusoy’u kutluyor ve teşekkürlerimi sunuyorum.