MELAMİLİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MELAMİLİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2024 Cumartesi

MELAMİLİK

 Melamilik islam toplumunda hicri 100, Miladi 700 lü yıllara nispet edilir.Oysa başlangıcı yoktur.İlk temsilcileri olarak  "EBU ALİ SİNDİ, BEYAZİD-İBESTAMİ, EBU HAFS HADDAD, HAMDUN KASSAR, EBU KASIM GÜRKANİ, RABİATÜL ADEVİYE, AHMET HADRAVEYH, EBU TURAB NAHŞEBİ, HALLAC-I MANSUR, EBU BEKİR ŞİBLİ, HABİB-İ ACEMİ, EBUL HASAN HARAKANİ, EBU SAİD HARRAZ, EBUL HÜSEYİN NURİ, YUSUF BİN-İ HÜSEYİN RAZİ  hazeratı gösterilir.

İkinci dönem Melami Piri olarak Hacı bayram Veli  vehalifesi Ömer Sıkkıni( Bıçakçı Ömer dede) hazretleri anılır.

Üçüncü dönem Melami piri olarak da Seyyid Muhammed Nurul Arabi hazretleri anılır.

Bu tür alametler hakikatın tarikata dönüşmesinin alametleridir.Zira hakikatın dönemi yoktur.

İlmi ledün olanlara Melami denilebilir.

Melami olmayan bir yol, bir kişi kuralların kuludur.Bu kurallar din ve tarikatın kurallarıdır.Özgürlük yoktur.Melami ise hür ve özgürdür.O Allah da fani olandır.Allah kendinde olunca kendi baki olur.

Hakikat , varlığın Hakk'ın varlığı olduğunu idraktir.Bu sırra erenler variyetlerinden kurtulanlardır.Melami bunu başarmış olandır.Melamilik dinler üstü hakikattır.Lüğat manası kınanmış , ayıplanmış olarak tanımlanır ki ; bu ifadeler gayriyat sahipleri tarafından onlara verilmiş vasıftır.

Hakikatta Melami  Allah'ta fani (fena fillah) olan demektir.Onlar mutlakta yaşarlar . Sözleri ilahidir. O mazhardan ilahi söyler.Onlar ilahi ruh sahibidirler .İlahi ruh ise ilaha aittir.

Hakikat dava işi değildir.Bir iş değildir ki davası olsun,sen ben pazarı olsun.

Hakikatta silsile yoktur.Ehli hakikat dersi Hakk'tan alır.İnsan isme ve resme kutsal vasfı vermeye , kutsal icad etmeye müsait varlık olmakla bazı Melami adını alanlar, melamiliği tarikata dönüştürmüşlerdir.

Hakikat zahiri batından, batını zahirden ayırmaz.Mana suretlerin altında gizlidir.Bunu idrak eden surete gereken değeri verir.Suretler geçicidir amma öz (mana) ezeli ve ebedidir.

Dadarsan aşk dadından geçesin zahir dinden

Ayrılığın odundan ol vaktin kurtulasın (yUNUS eMRE)

21 Temmuz 2021 Çarşamba

MELAMİLİKTENSONRAKİ MAKAM

 Melamilerin "Hayrı ızhar etmemek yani hayrı göstermemek,şerri izmar etmemek yani gizlememek"esasları pek çok tartışmayı beraberinde getirmiştir.İbni Arabi hazretleri Melamiliğin son ve yüce bir makam olduğunu şu cümlesi ile ifade etmiştir:"Melamilikten sonra tek bir makam vardır:Peygamberlik"

2 Temmuz 2021 Cuma

MELAMİLİK

Muhyiddin İbnü‟l-Arabî (ö. 638/1240), Hak yolundaki sâlikleri üç kısma ayırmış, bunların âbidler, sûfîler ve melâmîler olduğunu vurgulayarak melâmîler ile ilgili şunları söylemiştir: “Üçüncü sınıf ise melâmîlerdir. Bunlar,Allah (c.c.)‟ın kendisine yönelttiği bir sınıftır. Allah (c.c.), onlara bir göz ilişir de, kendisinden alıkoyar düşüncesiyle muhafaza etmiştir. Melâmîler sadece ve sadece Allah (c.c.) ile beraberdirler, bir an bile O‟nun ibadetinden geri durmazlar. Rubûbiyet kalplerini istila ettiğinden dolayı, riyâsete karşı bir istek duymazlar. İşte bunlar ricâlin en yükseğidir.”

22 Ocak 2021 Cuma

MELAMET VE MELAMİLİK

Melamet yahut melamilik'in tasavvuftaki anlamı için şunlar denmiştir:Giyim kuşam, ayin gibi yerleşmiş adet ve törenlere önem vermeyip nefsi devamlı yermeyi , kınamayı, böylece halkın iltifatından uzaklaşarak Hakk'a yakınlaşmayı esas alan anlayış" İnsan beğenilmek ve takdir edilmekten hoşlanır.Ancak bunlar olgunluk yolunda bir tuzaktır.Melamette bu tuzağa düşmemek için "iyiliğini ortaya dökmemek ve kötülüğü gizlemek " ilkesi vardır. Geniş anlamıyla "melamet" şekilcilikten çok öze önem veren , kınayanın kınamasına aldırmayan, işini halkla değil Hak'la tutan , manevi gelişmede en büyük engel olan nefsin yenebilmek için ayıplanmayı, kınanmayı göze alan bir anlayış biçimidir.Tasavvuf anlayışının üst seviyelerinden biri olup tasavvuf mensupplarında olan ortak özelliktir. Nesimi: "Ben melamet hırkasını kendim giydim eğnime Ar u namus şişesini taşa çaldım kime ne" derken,Şemsettin Sivasi hazretleri: "Bir acaip derde düşmüş tutuşur Şemsi müdam Hakk'a makbul olmak ister halka menfur olmadan" buyurur.Yani halkın nefretini çekmeden Hakk'a makbul olmak pek mümkün değil

14 Eylül 2018 Cuma

MELAMİLİK/RUH MAKAMI

Melami Allah'da fani-yok  olmuş, Allah'la bakiolmuş demektir.Tasavvufta , tarikatın son merhalesinden sonra başlar.Yani tarkatların sonu , melamiliğin başlangıcıdır..Zira, melamilik marifet ve hakikatı içerir.Melamilik, ruh makamıdır.Nefsisafiyenin üzerinden başlar.Nefsi safiyeye ulaşan  oradan ruh makamına ulaşır, ruh makamına geçer.Melamiler tevhid veaşk ehlidirler..Onlar sureta harabat ehlidir zira içleri hazine doludur.Harabat ehli oluşları giyinişlerinden değildir,görüş, düşünce ve manalarındandır.
Son dönem Melamilerinden sivaslı aşık,Ahmed-iRindi Melami şöyle der
Geçtim dünden günden silindim defterikün' den
Soyundum imandan dinden inkar da bir ikrar da bir.
Bunlara din,diyanet sorulmaz.İman ve şirkte ikilik vardır.İmanda bir iman eden vardır, bir de iman edilen vardır.İnkar da bir inkar edilen vardır, bir de inkar eden.Bunlar ikiliktir.Melamiler nişansızdır.Onları sarık,şalvar ve sakalla arama.Halk içindedirler ve sohbetlerini kendi gibileri anlar.

26 Mayıs 2018 Cumartesi

HÜSEYİN ŞEMSİ ERGÜNEŞ HAZRETLERİ

Hüseyin Şemsi Ergüneş hazretleri (1872-1968).Seyyid Muhammed Nurul Arabi hazretlerinin manevi varisidir.vefatına yakın ihvanlarına bıraktığı mektupta melamet yolunu anlatmıştır:
"Ey İnsanoğlu, sözlerimi can kulağı ile dinle.
Dinlediğin sözleri kulağına küpe, kalbine nücum et.
Evladım, ihvanlık tariki enbiya ve evliyadır.Bu yolun salikleri , tamamen vakfullahtır.Şu halde, Hakk için , vücudunu vakf edeceksin.Yapacağın hizmet için kimseye minnet etmeyeceksin.Her işini hoş, kendini boş göreceksin.Katiyyen yalan söylemeyeceksin.Elin ile koymadığın , mezun olmadığın bir şeye el vurmayacaksın.Vücudun sıhhatte iken kimseye el açmayacaksın.Kudretin yettiği bir işle meşgul olacaksın.Helalinden kazanıp yiyeceksin..Gıybet etmeyeceksin.İlim ve kemal davasında bulunmayacaksın.Bütün,hayrı,şerri,kahrı,lütfu,Cenab-ı Hakk'dan bileceksin.Hiç kimseyi hakir kendini aziz görmeyeceksin.Kendine vücud verip müşrik olmayacaksın.Din yolunda, Müslümanlık uğrunda her zahmeti cana minnet ve nimet bileceksin.Şeriat dairesinde insanlara muaveneti , mahlukata merhameti elden bırakmayacaksın.Ahdinde ve vaadinde sabit olacaksın.Kini, kibiri,gazabı, hasedi, riyayı , fesatlığı ihtiyar etmeyeceksin.Kötü düşünceleri içinden atıp tefekküratı aliye sahip olmaya çalışacaksın.Her gece yatağına girdiğin zaman o gün yaptığın işlerden nefsini hesaba çekeceksin.
Ey Hakk yolcusu:
Kulaktan kulağa, erden ere olacağı nakl edelim.Bu nasihatlarımla amil olursan, bila -şüphe Şems-i Cenab-ı Fahr-i küllden kalbine doğacak olan envarı ahadiyet, vücudunun her zerresini tenvir edecektir.Basiret açılacak.Ledün ilmine vakıf , batın lezzetine nail olacaksın.Zulmet-i gaflet hicabları senden ref olur.Alem-i aşka dahil , saadeti sermediyyete nail olursun.Bütün belalar sana bal ve alemler dikensiz gül, felekler aşiyanın olur.Ademiyetin hakikatına erersin.Fakat , sırrını hiç kimseye  açmayacaksın.Keramet satmayacaksın.Hareketlerinde mahviyyet göstereceksin.Medh ile zemmi bir telakki edeceksin.Cümle sıfatları fiilleri Hakk7ın sıatı, Hakk7ın fiili bileceksin.
Ey oğlum:
Tuttuğun el Hakk'ın eli.Bu söyleyen Hakk'ın dilidir.bu yazan el, Hakk7ın elidir.
Oğlum:
Allah ile ol, Allah ile şit,Allah ile gör,Allah ile söyle ,Allah'dan bir an gafil olma.İçin Hakk ile dışın halk ile olsun.Zahirini fetvaya, batınını takvaya bağla.Böyle olursan Hakk erenleri yaverin olsun.Maddi manevi rızkın gör.Uğurun açık, pertevin efzun, feyzin Hakk hem-demin sırr-ı Muhammed-Ali ,destgirin Seyyid Muhammed Nur yardımcın olsun
Hu Hu Hu
Ey insan oğlu:
Mesleki Melamet Hakk yolu ,ihvanlık  er işidir ve her an kendi nefsin ile mücadelede bulunmalıdır.
Herhangibir adem, ömründe bir def'a "La ilahe illallah Muhammed Rasulullah" dese katiyyen cennete girecektir.Fakat ihvanlık ağır iştir ve çilesi çoktur.Yoluyla gelirsen , ihvan olmak için vücud varlığından geçmek , benliği terk etmek niyeti halise ile bir Pire bende olmak dünya veahirette Pirine bendeliği ile iftihar etmek maldan, candan geçmek lazımdır.
Cenabı Hakk7ın lütfuna Resulü Azam Efendimizin keremine, pirimizin himmetine şeriatın şerefine ona emanet eyledik.Bu ikrarların kabulü için el-Fatiha.Amin" 

15 Aralık 2017 Cuma

MELAMİLİK ÜZERİNE BİR YORUM

“Kınama ve kınanma, kişinin kendini eğitmesine yöneliktir.Kişinin kendince ve toplum tarafından kabul edilebilir bir kişilik seviyesi kazanabilmesine yöneliktir.Yoksa amaç, toplum tarafından reddedilmek, kötülenmek, hor görülmek, dışlanmak değildir.Böyle bir anlayış yanılgıdır. Melamet fikrinin yanlış yorumlanmasıdır.Çünkü Melamiler:”Hakk’a makbul olmak ister, halka menfur olmadan”Melamet anlayışında kesinlikle çirkin davranışlarla halkın nefretini kazanmak ve halktan uzaklaşmak yoktur.Aksine halkın sevgisini kazanmak ve halk ile barışık olmak esastır.Çünkü bir anlamda Melamet; neyin nerede, ne zaman, ne ile ve nasıl yapılacağını, yani arifane hareket etmeyi öğrenmektir.”

MELAMİLİKTE NEDEN ÖZEL KIYAFET VE HUSUSİ MEKAN OLMAZ

Levm kökünden gelen Melamet kelimesi Kur’an’da zikredilen güzel vasıflardan biri olan “kınayanın kınamasından korkmamak”tır. Bu nedenle bu düşünce sahiplerinde sufilere ait bir kıyafetin olması ve özel mekanlarının bulunması gösteriş sayılır.Gösterişin olduğu yerde ruh ve nefis eğitiminden söz edilemez.Tasavvufi ahlakı gerçekleştirebilmek için şekilcilikten kurtulmalıdır.
Melamiliğin üzerinde durduğu ikinci esas nefisle mücadeledir, onun arzusuna ters şeyler yapmaktır.İnsanın tabiatında beğenilmek ve takdir edilmekten hoşlanma duygusu vardır.Oysa bunlar olgunluk yolunda tuzak olabilir.Melamilik bu tuzağa düşmemek için “iyiliği ortaya dökmemek ve kötülüğü gizlememek”ilkesi üzerinde durulur. “bu meşrep” bir tarikat haline gelmiştir diyenler olmuştur..Hacı Bayramdan sonra ki Bayrami Melamileri ile son döneme ait Muhammed Nurul Arabi(vef:1887) ekolü ülkemizde yaygın olmuştur.Melamilikte tekke olmadığı için Şeyh-mürid ilişkisi evde,camide,dükkanda , kahvede.. her yerde olabilir.Olgunlaşma yolu sohbetten geçer.Riya ve gösterişten uzak olmak, nefsin isteklerinin aksini yapmak, bu uğurda toplumun kınamasına aldırmamak, hatadan korkmamak, iyilikleri gizlemek, mutlaka bir işi olmak, işiyle birlikte Allah’a doğru yolculuğuna devam etmek bu yolun başlıca esasları sayılır.
Yahya Kemal’in Maverada Söyleniş adlı şiirinde:
Seyrindeyiz atıldığı sahilsiz enginin
Atmeydanı’nda ölmüş “enel hak” şehidinin.
Mısralarında , 1529’da idam edilen İsmail Maşuki’yi kasdeder.Ayrıca ismen İdris-iMuhtefi ve Sunullah Gaybi’den bahseder.Bunlar Bayrami melamilerinden olup , aşklı ve cezbeli kimselerdi

12 Temmuz 2017 Çarşamba

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ MELAMİLERLE ALAKALI GÖRÜŞÜ

1943 lü yıllarda Kocaeli'nde yakalanan bir grup melaminin adliyeye sevkedilmeleri üzerine C.Savcılığı bu tarikat hakkında Diyanet işleri Başkanlığından bilgi istemiş ve aşağıdaki şu cevabı almıştır:
"KOCAELİ AĞIR CEZA SAVCILIĞINA,
TASAVVUFA AİT İLMİ MENBEALARA GÖRE MELAMİLER BATINDA OLANLARI ZAHİRE VURMAYANLARDIR.YANİ SOFİ HEM ZAHİRDE , HEM BATINDA ŞERİAT ADABI GÜDENLERDİR.Diğer bir ifade ile Melamilerde zikir ve fikir vardır.tac hırka,tekke,zaviye ve ayin yoktur.Sofilerde ise hem zikir ve fikir vardırhem tac,hırka,zaviye,tekke ve ayin vardır.Tarihte ilk defa hicri 271 de vefat eden Hamdun Kassar avam arasında kıyafet ve heyetçe temayüz etmemeği adet edindiği için Melami ünvanını almış ve ondan sonra bu meşrebte gelenlere Melami adı verilmiştir.Hicri 833 te vefat etmiş olan Hacı bayram Veli'nin iki ünlü çırağından birincisi Akşemsettin, şeyhinin makamına geçince  ikinci çırağı Ömer Sekini tac ve hırkayı yakarak yani tarikatın zahiri şekiller ve merasimini atarak Melamilik mesleğini yenilemiştir.İşte son yüz sene zarfında Araphoca Şeyh Muhammed nurül Arabi tarafından güdülen  ve esası Muhyiddin Arabi'nin vahdet-i vücud nazariyesine dayanan tasavvufi ve felsefi fikir  ve sohbet mesleği Hamdun Kassar'ın Ömer Sekkin'in şu yukarıda izah edilen usulüne uyarak Melamilik adını almıştır.
Bu meslek tevhid-i efal,tevhid-i sıfat ,tevhid-i Zat adlarıyla vahdeti vücud nazariyesini Muhyiddin Arabi'nin sofilik felsefesini anlamak derecelerinden ibarettir.Binanaleyh Melamilik diye başlı başına bir tarikat ve icazet silsilesi yoktur.Muhammed Nurul Arabi'nin Nakşibendiyye ve Halvetiyye tarikatlarından icazet aldığı ve bu iki  tarikattan icazet verdiği rivayet edilmiştir.Melamilere mahsus zaviye,tekke ve dergah yoktur.Meclisi Meşayih tarafından tevcih edilen  tarikat ,şeyhlikler ve tekkeler arasında bu ismi taşıyan bir şeyhlik ve tekke görülmemiştir.
MELAMİLİK BİR SOHBET TARİKATIDIR.SOHBETLERİ GİZLİ DEĞİLDİR.Kahvehanelerde,meclislerde ,odalarda sohbet ederler.Bu sohbete kendilerine mensup olmayanlar da girer ve sohbetlerinde hususi ayin ve merasim şekilleri yoktur.
Keyfiyet Müşavere Hayetinin 24.11.1943 tarih ve 151 sayılı kararına atfen bildirilir.Diyanet işleri Reisi"

31 Aralık 2016 Cumartesi

KAŞANİ TEFSİRİNİN ÖNSÖZÜ

Atatürk'ün saygı gösterdiği ve Ulus taki bu zatın bulunduğu kahvenin önünden geçerken kendisini asker selamı ile selamladığı Arabacı İsmail Ağa'nın talebelerinden Ali Rıza Doksanyedi tarafından terceme edilen Semerkandlı Abdürrezzak Kaşani'nin Kur'anın batıni ve enfüsi "ÖZ"tefsiri "Tevilat-ı Kaşaniyye"olarak terceme edilmiş olup bunun önsözünde MELAMİLERİN ilim ve irfan derecesi ve kaynağı hususunda fikir veren şu yazılar mevcuttur;
(Kaşani hazretleri buyuruyor ki;"Ben uzun zaman Kur'an-ı okumağa ve kuvvetli bir imanla manasını tefekküre devam ettim Bununla beraber göğsüm darlık içindeydi ve kalbim muzdaripti. açılmıyordu.Fakat Rabbim beni Kur'an okumaktan ayırmadı. Nihayet okumasına ülfet ve ünsiyet ederek tadını tatmaya başladım.Birden nefsim neşelendi.Göğsüm açıldı, Kalbim genişledi, halim vaktim güzelleşti.Ruhum bu fütuhat sebebiyle o derece sevinçle doldu güya daima akşam sabah şarap içiyordu. Her ayetin altında dilimin anlatamayacağı öyle manalar açılıyordu ki ne zabdetmeye ne de saymaya güç yeter. ve nede açıklayıp yaymaya sabredebilirdi. O vakit şanlı Peygamberin:"Kur'andan inen her ayetin zahiri ve batını vardır.her harfin bir haddi  ve her haddin bir matlaı vardır"hadisi şerifini hatırladım.Bu hadiste zahirin tefsir, batının te'vil, haddin anlayışların son bulduğu mana ,matla'ın o manadan Hakk'ın şuhuduna yüksenilen makam olduğunu anladım."Allah Teala kullarına kelamında tecelli etmiştir.,lakin sizler göremezsiniz"hadisini nakleden Cafer-i Sadık s.a Hazretleri , namazda iken düşüp bayıldığında bu halin sorulması üzerine;"Tekrar tekrar Kur'an okumaya devam ederek ayetin mütekellim olan Zat'dan işittim"demiştir.İlahi kelamın hükümlerinin  ve zahirle ilgili yönünün sınırı belirlenmiş "Kur'an-ı kendi reyi ile yorumlayan kafir oldu"denilmiş olduğundan bu yönden sarf-ı nazar ettim, yalnız içten(batın)ve hakikatlardan bana gelen sırları yazmayı uygun gördüm."

5 Aralık 2016 Pazartesi

MELAMET DÜŞÜNCESİNİN TEMEL ARGÜMANLARI

Kınamak ayıplamak rüsvaylık anlamına gelen melamet, tasavvuf ıstılahında "yaptığı iyilikleri (gösteriş olur endişesiyle)gizlemek ve işlediği günahları (nefsini aşağılamak için)açığa vurmak şeklinde tanımlanmıştır..Melamet anlayışındaki  temel espri ,şöhretten kaçınmak ve hatta nefsin kendi adına bir pay almasına mani olmak için insanların ,hakkındaki olumlu düşüncelerini bertaraf etmektir. O nedenle riyadan sakınma, şöhretten uzak durma, salih amelleri gizleme, dindarlığı ızhar eden görünümleri asgariye indirme ,sadece nefsin ayıpları ile meşgul olma melamet düşüncesinin temel argümanlarıdır. Bu yaklaşım tarzından dolayı Melamiler batınlarının zahire yansımasından kaçarlar avam ile avam, havas ile havas hatta nefislerini terbiye etmek için halkın öfke ve tepkisini çekecek davranışlarda bulunarak kınamalarına ve azarlamalarına yol açacak fiilleri sergiledikleri vaki olmuştur
ONLARIN BU YAKLAŞIMLARINA SEBEB OLAN KUR'AN AYETLERİ:
"EY İNANANLAR,SİZDEN KİM DİNİNDEN DÖNERSE ,ALLAH YAKINDA ÖYLE BİR TOPLUM GETİRECEKTİR Kİ O ONLARI SEVER,ONLAR DA O'NU SEVERLER.ONLAR MÜMİNLERE KARŞI ALÇAK GÖNÜLLÜ,KAFİRLERE KARŞI ONURLU VE ŞİDDETLİDİRLER.ALLAH YOLUNDA CİHAD EDERLER,KINAYANLARIN KINAMASINDAN KORKMAZLAR(MAİDE 5/54)"KENDİNİ KINAYAN NEFSE YEMİN EDERİM"(KIYAME 75/2).