Hatay Dörtyol'da yaşamış ve 1967 de vefat etmiş Hacı Emin Efendi , anne ve baba tarafından seyyit idi.Bağdattan gelmişler, Zeynelabidin evlatlarındandır.Dörtyol'da Yahya Kendir isimli bir esnaf mal almak için Antakya'ya gider,işi uzar o gece otelde kalmak mecburiyetindekalır.Odasında iken kapısı çalınır.Kapıyı açarak buyurun der.Bir adam selam vererek içeri girer "Sen nerelisin?" diye sorar.Dörtyollu'yum deyince ;"Hacı Emin Efendiyi tanırmısın?" der.Yahya efendi tanıyorum deyince Adam "Bizden ona çok selam söyleyin" deyince yahya efendi "Selamı kimden getirdin diye sorarsa kim diyeyim" deyince adam,Habib Neccar camisinde hademe" deyin der.Yahya Kendir ertesi gün işlerini bitirip Dörtyol döner ve Emin efendi'nin yanına uğrayıp selamı iletir.Dörtyol merkez camisinde imamlık yapan Emin efendi, "Tekrar gidersen çok memnun kaldığımı ve selam gönderdiğimi" söyle der.Bir zaman sonra yahya Kendir tekrar iş için Antakya'ya gittiğinde Habib-i Neccar camisine uğrar oradaki görevlilerden hademeyi sorar ancak onlar "Buranın hademesi yoktur" cevabını alır.Döndüğünde bunu Emin Efendi'ye söyler.Emin Efendi "O gördüğün adam zaten habibün Neccar'ın kendisiydi" der
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
HABİBÜN NECCAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HABİBÜN NECCAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Ocak 2022 Salı
30 Temmuz 2017 Pazar
PEYGAMBERİMİZ GÖNDERİLMEDEN ONA İMAN EDENLER
Habibün Necar ile Efendimiz (sav)arasında altıyüz yıl vardır.İncilde Hazreti Peygamberimizii vasıflarını ve gönderileceği vakti görmüş ve ona iman etmiştir.Süyutiye göre Efendimiz (sav)gönderilmeden iman eden daha başkaları da vardır.Mekke ve çevresinde tevhid inancını ilk olarak ortaya koyan Kus b.Saide'dir.Hz.Hatice'nin amca oğlu Varaka b.Nevfel, Zeyd b.Amrb.Nüfeyl de Peygamberimiz (sav)gönderilmeden ona inananlardandır.
Yine Tübba'da Efendimiz (sav)gönderilmeden O'na iman eden ve tevhid inancını ortaya koyanlardandır.Tübbanın kıssası şöyledir Tübba ordusuyla birlikte Medine'den geçiyordu.Komutasında yüzotuz bin süvari ,yüzonüç bin piyade asker vardı.Tübbanın tabilerinden ilim ve hikmet sahibi dört yüz kişinin oradan ayrılmamak üzere aralarında sözleştikleri phaber verildi.Tübba onalar bunun hikmetini sordu.Onlarda bu yerin şerefinin ileride ortaya çıkacak Muhammed isimli kimse sebebiyle olduğunu,Burasının O'nun ikamet yeri olacağını ve O'nun buradan çıkmayacağnı söylediler.Tübba orada onlardan her biri için birer ev yaptırdı.Kendilerine birer cariye satın aldı ve azad ederek onlarla evlendirdi.onlara bol ihsanlarda bulundu ve Bir mektup yazıp mühürledi ve onlardan byük bir alime verdi.Eğer Muhammed(sav)'in devrine ulaşırsa bu mektubu Hz.Muhammed (s.a)'e vermesini emretti.O mektupta Tübba Efendimize ve onun dinine iman ettiğini yazıyordu.Tübba ,Resullulah (sav)7in o beldeye geldiğinde konaklayacağı bir ev yaptırdı.Bu evin Ebu Eyyüb'ün evi olduğu,onun kendisine bu mektubun verildiği o büyük alimin evlatlarından olduğu söylenir.B yüzden Peygamberimiz (sav) onun evine inmiştir.
Söz konuş mektup hicret sırasında bahsedilen alimin çocukları tarafından Resulullah'a ulaştırılmıştır.Mektup kendisine okununca Peygamberimiz Sav üç defa :"Merhaba salih kardeş Tübba'a"buyurmuştur. Tübba,Peygamberimiz Sav.gönderilmeden bin yıl önce O'na iman etmiştir.
Evs ve Hazreç kabilelerinin o alim ve hikmet sahibi kimselerin çocukları olduğu söylenir.
Yine Tübba'da Efendimiz (sav)gönderilmeden O'na iman eden ve tevhid inancını ortaya koyanlardandır.Tübbanın kıssası şöyledir Tübba ordusuyla birlikte Medine'den geçiyordu.Komutasında yüzotuz bin süvari ,yüzonüç bin piyade asker vardı.Tübbanın tabilerinden ilim ve hikmet sahibi dört yüz kişinin oradan ayrılmamak üzere aralarında sözleştikleri phaber verildi.Tübba onalar bunun hikmetini sordu.Onlarda bu yerin şerefinin ileride ortaya çıkacak Muhammed isimli kimse sebebiyle olduğunu,Burasının O'nun ikamet yeri olacağını ve O'nun buradan çıkmayacağnı söylediler.Tübba orada onlardan her biri için birer ev yaptırdı.Kendilerine birer cariye satın aldı ve azad ederek onlarla evlendirdi.onlara bol ihsanlarda bulundu ve Bir mektup yazıp mühürledi ve onlardan byük bir alime verdi.Eğer Muhammed(sav)'in devrine ulaşırsa bu mektubu Hz.Muhammed (s.a)'e vermesini emretti.O mektupta Tübba Efendimize ve onun dinine iman ettiğini yazıyordu.Tübba ,Resullulah (sav)7in o beldeye geldiğinde konaklayacağı bir ev yaptırdı.Bu evin Ebu Eyyüb'ün evi olduğu,onun kendisine bu mektubun verildiği o büyük alimin evlatlarından olduğu söylenir.B yüzden Peygamberimiz (sav) onun evine inmiştir.
Söz konuş mektup hicret sırasında bahsedilen alimin çocukları tarafından Resulullah'a ulaştırılmıştır.Mektup kendisine okununca Peygamberimiz Sav üç defa :"Merhaba salih kardeş Tübba'a"buyurmuştur. Tübba,Peygamberimiz Sav.gönderilmeden bin yıl önce O'na iman etmiştir.
Evs ve Hazreç kabilelerinin o alim ve hikmet sahibi kimselerin çocukları olduğu söylenir.
HAVARİLERDEN HZ.ŞEM'UN
Şem'un hazretleri,Hz.İsa (a.s)7ın havarilerindendir.Hz.İsa (a.s)iki elçisini Antakya şehrine insanları Tek İlahlı dine davet için gönderdiğinde bunlar şehrin girişin Habibü Necaccar'a rastlayıp dine davet ederler.Habibi Necaar sorar:Sizin elinizde ne mucize var.Onlarda Allah7ın isniyle körlerin gözünü açabileceklerini,kötürüm olanlarıda bu durumdan kurtarabileceklerini belirtmeleri üzerine Havarilerin duasıyla Habib-i Necaccar'ın kötürüm oğlu iyileşmiştir.Bu haber şehre yayılınca elçiler Kralın huzuruna çıkarak onu Dine davet ederlerse kral öfkelenir ve bunları hapse attırır.Bunun üzerine Üçüncü elçi Antakyaya gelir.Bu Şem'un-u Sefahazretleridir.ancak bu elçi davette farklı davranır.Hatta denir ki Antakya'ya geldiğinde hapiste o iki elçiyiziyareteder ve onlara:"Siz ancak yumuşaklık ve lütuf ile davrandığınızda itaat edileceğini bilmediniz mi? demiştir.
Cahilin intikam sevdasına düşmüş olduğunu görürsen
Şunu bil ki selamet yumuşak davranmakta, teslim olmaktadır.
Arkadaşlarına dedi ki:"İkinizin misali şu kadının durumuna benzer:Bu kadın uzun süre çocuk doğurmamış, sonra bir erkek çocuk doğurmuş ve onun çabucak yetişip büyümesi için acele etmiştir.Onun içinde vaktinden önce ona ekmek yedirmiş, ekmek ise boğazına düğümlenmiş ve çocuk ölmüştür.İşte sizin de davet vaktinden önce kralı davet etmeniz de böyledir.
Tarikata Aliye'de şeyh efendiler yahut mürşitler müritlerinin konumuna göre konuşuurlar.Hnüz olgunluğa gelmemiş olan kimselere seyledikleri için kemalatını tamamlamış olanlara söyledikleri farklıdır.Bu çelişki bu nedenden kaynaklanır.Yahutta mürit kendi durumuna zarar verecek bir bahsin cevabını sorduğu zaman ise sükut geçer.
Cahilin intikam sevdasına düşmüş olduğunu görürsen
Şunu bil ki selamet yumuşak davranmakta, teslim olmaktadır.
Arkadaşlarına dedi ki:"İkinizin misali şu kadının durumuna benzer:Bu kadın uzun süre çocuk doğurmamış, sonra bir erkek çocuk doğurmuş ve onun çabucak yetişip büyümesi için acele etmiştir.Onun içinde vaktinden önce ona ekmek yedirmiş, ekmek ise boğazına düğümlenmiş ve çocuk ölmüştür.İşte sizin de davet vaktinden önce kralı davet etmeniz de böyledir.
Tarikata Aliye'de şeyh efendiler yahut mürşitler müritlerinin konumuna göre konuşuurlar.Hnüz olgunluğa gelmemiş olan kimselere seyledikleri için kemalatını tamamlamış olanlara söyledikleri farklıdır.Bu çelişki bu nedenden kaynaklanır.Yahutta mürit kendi durumuna zarar verecek bir bahsin cevabını sorduğu zaman ise sükut geçer.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)