HİKAYE-İBRET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HİKAYE-İBRET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2017 Pazar

İBLİSİ GÖRMEK İSTEYEN ZAHİD

Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde buyurmuştur.
İsrailoğullarının içinde bir zahid vardı.İkiyüz yıl ibadet etmişti.Onun arzusu İblisi görmek ve ona: “Allah'a şükür olsun ki şu iki yüzyıl boyunca bana ilişmedin ve beni Hak yoldan döndüremedin.” Demikti.Nihayet günün birinde İblis  mihraptan kendini gösterdi.Adam onu tanıdı ve :”Ey İblis, şimdi ne için geldin?”diye sordu.İblis şu cevabı erdi”İki yüz yıldır seni yoldan çıkarmaya ve muradıma ermeye uğraşıyorum.Ancak beceremedim ve muradıma eremedim.Şimdi sen beni görmek istedin, beni görmek senin ne işine yarayacak ki iki yüzyıl daha ömrün var”.bunları söyledi ve kayboldu.Zahid vesveselendi.”Ömrümün iki yüz yılı daha var.,ben kendimi bu şekilde zindana atmışım.Lezzetlerden ve şehevi isteklerden geri kalmışım.Geri kalan iki yüzyıl daha bu şekilde güç olacak.En iyisi yüz yıl ben bu dünyadan zevk alayım, lezzet ve şehvetlerinden faydalanayım, sonra tevbe ederkalan yüz yıl boyunca ibadetle meşgul olayım.Zira Allah gafur ve rahimdir.”O gün manastırdan çıktı meyhaneye doğru gitti.Şarapla, batıl lezzetlerle meşgul oldu, kötü kadınlarla düşüp kalktı.Gece olduğunda ömrü sna ermişti.Ölüm meleği geldi ve fısk ı fücur başında iken canını aldı.İki yüz yıllık taat ve ibadeti boşa gitti.ezeli hüküm ona erişmişti.
Hafız Şirazi der ki:
Ameline güvenme, çünkü ezel günü,
Kader kaleminin adına neler yazdığını nereden bileceksin?

Ey Zahid, Allah’ın gayretinden/mekrinden sakın emin olma
Çünkü ibadet yurduyla kilise arasındaki yol uzak değildir.

Ayıklık ve sarhoşluk, hepsi son nefeste belli olur

Kimse öbür dünyada ne halde gideceğini bilmez

8 Ocak 2017 Pazar

HİKAYE-İBRET

Tilkinin biri tuzağa yakalanır, ne kadar çabalasa da kurtulamaz..Ölüymüş gibi davranarak avcının elinden kurtulmayı tasarlar. Avcı birkaç arkadaşı tuzağa bakmaya geldiklerinde tilkiyi görürler ve ölü olduğuna kanarlar.İçlerinden biri:”Tilki kulağı derde devadır”der.Tilki kulaksızda yaşanır düşüncesiyle kesilmesine sabreder.Başka biri”Kuyruğu mescit için süpürge olur”der tilki buna da tahammül gösterir Biri dilini keser diğeri dişlerini çeker. Tilki tüm bunları metanetle karşılar. İçlerinden biri”Bunun yüreği her derde devadır”deyince tilki “Gönülsüz hayatı neylerim?”düşüncesiyle ani bir hamle yapar ve avcıların elinden kaçar
Gönül,sevgilinin ülkesidir ve gönülde başkasına yer yoktur.
*Gönül için herşeyden vazgeçilir ama gönülden geçilemez.
*Gönülle alakalı sırlar ancak sırdan anlayan”mahremlere”ifşa edilir.




DOSTUN ELİNDE ÖLMEK

Aydın bir  kimse bir meczuba “Kalbinden geçen ,gönlünün arzu ettiği nedir?”diye sorar. Meczub”Tufan kopsun, cihanda bir kimse bile kalmasın.Çünkü bunların hepsi Hakk’ın didarını görmeğe çalışmak yerine evhamla meşgul oluyorlar.” Der. Meczuba o adam”Eğer istediğin tufan kopsa sen de helak olursun”dediğinde “Ben de onu istiyorum zaten.Tufan benim elimde olsaydı ilk kendimi yok ederdim”şeklinde cevap verir.adam”Ölmeyi o kadar arzu ediyorsan kendini denize at”diye karşılık verir.Meczup “Kendimi öldürürsem leş olurum.eğer dost öldürürse bir başka dirilik elde ederim.Maşukun elinden gelen  her şey güzel ve kabule şayandır.”der
*Kamil olanlar,sevgilinin elinden gelen zehirde ab-ı hayat,yayından gelen zehirli okta safa bulurlar


İKİ YÜKÜ YÜKLEMEMEK

Fazlı Rebi isminde cömert birisi vardı.Günün birinde elinde asası ile yaşlı bir ihtiyar ihtiyacını arz etmek üzere utana sıkıla huzura gelir. Asasının ucu sivridir. Farkında olmadan asasının ucunu Fazlı’nın ayağına dayar. İhtiyacını anlatmaya başlar. Asa, ayakkabıyı delip Fazlı’nın ayağını yaralar.İhtiyarın ihtiyacına göre ihsanda bulunup gönderir.Ayağı kan içinde kalmıştır..Hadiseyi görenlerden biri ,ihtiyarı uyarmayıp neden sabrettiğini sorunca “Söyleseydim, utancından ihtiyacını belirtmezdi.Zaten fakirlik yükü ile iki büklüm olmuş bir de utanç yükünü mü yükleseydim”der


EŞEK ARISININ AKİBETİ-HİKAYE

Bir eşek arısı yuvasından çıkar şen şakrak gezmeye başlar.Halini gören bir karınca neşesinin sebebini sorunca, canı istediği gibi gezip tozduğunu ,gönlünce yiyip içtiğini söyler.Yakınlarda bir de kasap dükkanı vardır.Arı oraya varıp bir etin üzerine konar.ve karınca ile konuşmasını sürdürür.”Bak zavallı karınca .sen gamlı gamlı gezerken benim ağzımda et var. Sen yarının derdi ile kederlenirken hayatın zevklerinden mahrum kalıyorsun.Gel biraz rindane sohbet edelim.”derken kasabın satırına hedef olur iki parçaya ayrılır, bir parçası karıncanın önüne düşer.Karınca düşen parçayı ağzına alıp”Dünyada keyfine göre yaşayanlar neticede böyle toprağa düşerler.”der.
*Bu dünyada muradınca gezenler bir gün”kaza”satırıyla iki parça olurlar
*Gurur kibirlenme şeytanın huyu, tevazu Hak yoluna tabi olanların, peygamberlerin, evliyanın hasletidir.
*bu dünyadaki zerre kadar kibir öbür dünyada kaf dağı kadar olur

5 Ocak 2017 Perşembe

HİKAYE

Bağdatta hiç konuşmayan bir meczup vardı.Çevresindekiler bir gün “Ey meczup neden ağzından bir kelam işitilmiyor, neden suskunsun?”diye sorduklarında “Konuşacak kim var ki konuşayım?”der.”Bağdat şehrinde çok insan, bilgili ve düzgün konuşan alimler var. Onları görmüyormusun?”dediklerinde:”Her konuşan insan sayılmaz. insan, ne geçmişin ne de geleceğin gamını çeken, lüzumsuz işlerle uğraşmayan, dünyanın zinetlerine aldanmayandır”Diye cevap verir.
*Bu yolun mertleri geleceğin gamıyla dertlenmezler hal ehlidirler içinde bulunulan ana önem verirler.Fakirlik ve sıkıntıda safa, cefalarda vefa görürler
*Dünya mutluluklarında gam gizlidir.

*Allah erleri O’ndan başkasını anmayarak ebedi mutluluğa ererler

HİKAYE

Bir ağaç kesilmiştir, fakat dalları yaprakları henüz kurumaya başlamamıştır.Hal ehlinden biri kesilmiş ağacı görür ve üzülür.Ağaca hitaben”Ey kesilmiş ağaç!Seni aslından ayırdılar, henüz dalların yaprakların solmadığı için farkında değilsin.Kurumaya başladığında kesildiğini anlarsın
*Bu hikayede insan anlatılmak istenmiştir.insan sağ iken aslından koparılmış olduğunu fark etmez.Ömrü kemâle erip can boğaza geldiğinde aslını anlar
*Hz.adem iki buğday tanesi yüzünden tuzağa düşmüştür.Her tanenin altında yüzlerce tuzak var.
 

HİKAYE

Sultan Mahmud zamanında bir harabede yaşayan bir meczub vardı.Sultan bir gün yanına uğrar ve konuşmak ister.Meczub sultana hiç ilgi göstermez.Sultan beklemeye dayanamaz öi “Ey gamlı meczub,bu gamdan bir nefesçik olsun kurtuluşun yok mu?”der.Meczub:”Bu kederi naz içinde yetişen analamaz.Senin de tacın keçe,evin harabe olsaydı,din derdinden birazcık nasip alsaydın ,sen de gamlanırdın.Saltanat tacıyla mağrur kişi Hak derdinden ne anlar”diye cevaplar
*Mum,balın içinde gizli iken ne ateş ne makas derdi çeker.Ama balmumundan mum haline getirildiğinde türlü cefalara uğrar,başında ateş yanar.
*İnsan da kendi halinden haberdar değildir.Hak katından kendisine davet gemldiğinde aslından koparılmış olduğunu ,ayrılık içinde bulunduğunu anlar