EVLİYANIN TASARRUFU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EVLİYANIN TASARRUFU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2021 Pazar

EVLİYANIN TASARRUFU

 Habibül Acemi hazretleri dergahında iken bir hatun içeri girdi ve "Ey Şeyh bir kulum var idi.hizmetimi görür idi .Nice gündür kayıptır.Bilmiyorum kaçtı mı? Fakir birisiyim, çaresiz kaldım. Kerem buyurup dua etseniz" deyince Hazret o hatuna dedi:"Hiç paran var mıdır?2.kadın yanında iki akçe olduğunu söyledi ve o iki akçeyi ver dedi ve aldı.Şeyh bir derviş çağırdı.İçeri giren dervişe akçeleri verdi .derviş dışarı gitti.bir müddet sonra o kadının gulamı kapıda göründü.İçeri girdi elinde bir miktar et var idi.O gulama sordular:"Sen nerede idin?,bu et nedir?.
O gulam köle) dedi ki:Beni nice kimseler çalıp İran tarafına götürdüler.Orada bulunmaktaydım.Benim elime iki akçe verdiler ve Bir akçelik et, bir akçelik ekmek al dediler.Bu eti pazardan aldım.ekmek almak için fırına girdim buraya gelmişim.Kölenin bahsettiği Fars iklimindeki o yer, Basra şehrine bir aylık mesafede idi.O hatun gulamını aldı ve gitti.

16 Mart 2021 Salı

EVLİYAULLAH İNSANLARIN KALPLERİNDE TASARRUF EDER

 Hak Teala bazı veli kullarına insanların kalpleri üzerinde tasarruf yetkisi vermiştir.Hazreti şeyh'in halifelerinden birisi anlatmıştır ki;"Bir gün şeyh ile cuma namazına gittik.Yolda ve camide hiç kimse şeyhe iltifat etmedi ve selam dahi vermedi.İçimden dedim ki:"Halk niçin şeyhe iltifat göstermez ve selam vermez?".Bu durum bende ziyade şüphe oluşturdu.Caminin içinde iken bu düşünce bende tamam olmadan halk şeyhin elini ve ayağını öpmek için izdiham oluşturdu.Şeyh tebessüm edip bana baktı. Namazdan sonra yolda yürürken herkes selam vermeye başladı.Kendi kendime dedim ki o hal bu halden yeğrek idi" Şeyh bana dönüp dedi ki:"Bunu sen istedin. Bilmedin ki cümle halkın gönülleri benim elimdedir.Eğer dilersem onların gönüllerini benden uzaklaştırırım eğer dilersem bana döndürürüm."

27 Şubat 2021 Cumartesi

EVLİYANIN TASARRUFU

 Muhyiddin Arabi hazretleri pazar yerinde gezerken gördü ki bir kafir adam bir çocuğun elinden tutmuş gidiyor.Şeyh masum çocuğun eline yapıştı:"Bu masum benim oğlumdur nereye götürüyorsun?" diye çıkıştı.Zımni olan o şahıs dedi ki:Bu çocuk benim çocuğumdur. Anası öldü.Filan mahallede evimiz vardır.Herkes bilir ki bu masum benim evladımdır".Hazreti Şeyh :"Senin oğlun bu değildir.Bu benim oğlumdur".Niza bu şekilde uzayınca o kafir şahıs konuyu mahkemeye taşıdı ve Kadı'nın huzuruna çıkıp çocuğun kendi oğlu olduğunu iddia ederek macerayı nakletti.Kadı şeyhe dönerek :Ya şeyh sen ne dersin? deyince Hazreti Muhyiddin Dedi:Bunun oğlu hafızıl kur'an mıdır? Adam:Hayır dedi.Şeyh:"Senin oğlun Tefsir bilir mi? dedi.adam hayır bilmez dedi.Şeyh:"Senin oğlun hadis okumuş mudur?" dedi.adam hayır benim oğlum hadis okumamıştır. Şeyh söz aldı:Benim oğlum on ikibin hadis bilir ve çocuğa dönerek:Oku oğlum dedi.Küçük masum çocuk Kurandan bir miktar ayet okuyup manasını ve tefsirini yaptı. Kadı ve etraftakiler hayran kaldı.Sonra yüzden fazla hadisi şerif okudu ve manalarını verdi.Kadı,o Zımni(müslüman olmamış) kişiye dönerek:Halen iddianda ısrarcı mısın? deyince Zımni dedi ki:"Eğer bu oğul benim ise dahi Hazret-i Şeyhin olsun"