ENEL HAK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ENEL HAK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2022 Çarşamba

ENE'L-HAK NEDİR?

 Enel Hak nedir? Ene'l-Hak (Ben hakk'ım), enellah(Ben Allah'ım) demek değildir.Bu iki söz arasında Kuran'ın beyanları dikkate alınırsa çok fark vardır.Kur'an Allah'ın hem zatından hem de tecellilerinden bahsetmektedir.Allah zatıyla tasavvurlarımızda vücut bulan şeylerden münezzehtir.O, zan itibarıyla bizim idrakimizce kavranacak halde değildir.Hz.Peygamber (sav), "Allah7ın zatı üzerinde değil;onun tecellileri üzerinde düşünün." derken bu inceliği açıklığa kavuşturuyordu.Allah7ın zatını ifade için lafz-ı Celal dediğimiz "Allah" kelimesini kullanıyor.

Allah'ın bir de bu alemde bize kudretini tanıtan tecellileri vardır.İşte bu tecelliler açısından O' nun bir çok ad aldığını görüyoruz.O, tecellisiyle aynı zamanda Hakk'tır.Allah'ın Hak şeklindeki tecellisi en mükemmel olanıdır.Zira Hak mahluk mukabilidir,zata en yakın tecellidir.

Her şeyin iki yüzü vardır.Rabbine bakan yüzü, kendine bakan yüzü.Ve "şey" kendine bakan yüzü itibarıyla adem(yokluk),Rabb'ine bakan yüzü itibarıyla vücut(varlık)tur.Bu yüzdendir ki arifler hakikat semasına yükselenin hakiki vahidden gayrı bir şey görmeyeceğine ittifakla karar vermişlerdir.Ancak bu keyfiyet onların bazılarında ilmi bir irfan olurken bazılarında zevk ve hal oluyor.Böylece gözlerinden çokluk zail olarak ferdaniyeti mahzda gark oluyorlar.Ve akılları kaybolarak mest hale düşüyorlar.Böyle olunca da Allah'ın dışında bir şey -hatta nefisleri bile-onlar için varlık ifade etmiyor.Gözlerinde Allah'dan başka şey kalmıyor.Kendilerini bu hal içinde o kadar yitiriyorlar ki akılları hakimiyetini yok ediyor.Tam bu anda bazıları Enel Hakk, bazıları Sübhani veya mafil cübbeti ilellah diyor.son ikisini Hz.Beyazıt söylemiştir.

Hallac şunu ortaya koymak istedi.Hak'la mahluk arasında asli bir uzaklık , açık bir ayrılık yoktur.Çünkü vahdaniyet bütün varlığı kuşatmıştır.Binanaleyh , nefsinin zahiri cephesinden gerçekten sıyrılan kişi hakiki varlhığıyla başbaşa kalır ki o da Allah'dır.Bu büyük erişte "sen", "biz","ben" diye bir şey yoktur.Bütün bunlar o anda tek şey oluvermiştir.Enel Hakk diye bağıran Hallac değil, bizzat Hak'tı.Nefsini öldüren Hallac'ın diliyle konuşan Allah..Tıpka Hz.Musa'ya ,alev çıkaran ağacın diliyle hitap ettiği gibi. 

29 Mart 2020 Pazar

SÖZÜ İLERİYE TAŞIYANLAR

Sözü ileriye taşıyanlar insanı Kamillerdir."Enel hakk"hazreti Mansur söylerken Ebül Hasan harakani hazretleri bu sözü bir tık ileriye götürüp "Eğer beni bilse idiniz bana secde ederdiniz" buyurmuştur. Bu söz şeriata aykırı gözükse de hakikatte doğrudur. Kendi hakikatine vasıl olan insanı kamilin kendisi Hakk'ın emri marufudur. Onun söz ve fiilleri "O'nun kulağı,gözü, dili ve eli olurum"hadisi kutsisi mucibince Hakk'ın ondan cari olan söz ve fiilleridir. O, Hakkın bir aleti mesabesindedir. Bu zamanda Hak Teala insanlara insanı Kamilden konuşur.
Hz. Pir Mevlana efendimiz bu manayı izah edip aklımıza delilleri ile yakın etti:
"Yani Hak Teala ağaçtan, Musa (a.s)'a hitaben "İnni enallah"(Muhakkak ki ben Allah'ım)-Kasas 28/30- buyurdu ki ,bu kuran-ı Kerim'de mezkurdur. Ulemai zahire bunu inkar edemeyip kabul ederler. Fakat ağaçtan daha üstün olan beşerden söylerse, bunu kalb ve akıl körlüğünden dolayı niçin inkar edersin?"
"Bu ademin heykel-i cismi yüz örtücü bir nikaptır. Biz bütün secdelerin kıblesiyiz"
"İşaret söyleyici olan Mansur halk tarafından darağıcına geldi; halbuki sen benim esrarımın sertliğinden ve şiddetinden dolayı Hallac beni darağacına çeker" buyururlar.
Hz. Mansur "ene" demekle bu sırrı kendisine tahsis etti. Hz. Mevlana kendi sözlerinde bütün insanı kamillere tamim buyurup daha açık söyledi. Divanı Kebir de sözleri şöyledir:
"O dilber-i ayyar her lahza şekil ile zahir oldu; gönül kaptı ve gizlendi. Her dem başka libaslar ile zahir oldu; bazen ihtiyar ve bazen delikanlı oldu. Bir vakit Nuh (a.s) oldu ve dua ile cihanı tufana gark etti. Kendisi gemiye bindi. Bir vakit Halil (a.s) oldu ve ateş içine çıktı; ateş onda gülistan oldu. Nihayet Arab var olan şekilden zahir oldu, cihanın darası oldu. Mevlana Celaleddin küfür sözünü söylememiştir ve söylemez; ona münkir olmayınız. Kafir bu sözleri inkar üzerinde zahir olan kimsedir ki , cehennemliklerden oldu"...

30 Ağustos 2018 Perşembe

ZAHİR/BATIN,ENE/ENEL HAKK BAHİSLERİ

Zatı Hak öyle bir gizli hazinedir ki,var olan her şey (evren ve içindekiler)O'ndan var olur, meydana çıkar.Var olup ortaya çıkan her nevar ise, onların kimisinde zulmet(Celal), kimisinde nur (Cemal) ortaya çıkar.
Mükevvenatta iğne ucu kadar Allahsız bir yer mevcud olmadığına göre , buvar olanlar nereden var olmuştur."Evel O'dur,ahir O'dur,zahirO'durbatın O'dur(Hadid 3)Varlık O olduğuna göre yaratma varmıdır? varsa nasıl vardır?
İbniArabi'ye göre seneden zayıf keşfen sahih olan bir kutsi hadis'e göre "Ben gizlibir hazine idim, bilinmekliğime muhabbet ettim ve halkı yarattım".İşteburada bahsedilen gizli hazine Allah'ın zatı,sıfatı ve efalidir.Yani sırrı tevhiddir.Besmelenin getirdiği mana budur.Allah kendisinden başka bir mevcud yaratmamıştır.Neyarattı ise kendisidir.Allah'sız bir yer olmadığına göre , her şey Allah'dan var olmaktadır.Evren ve içindekiler yok değildi var idi ancak ,görünmezlikte, bilinmezlikte idi.Hepsi de Allah'ın zatı ilminde mevcudidi.Allah bu ilminde mevcud olanları zuhura getirdi ve kendi o zuhura getirdiklerinin batınına geçti, batını oldu,Onun için Ehli hakikat bunu bildikleri için "Hak eşyanın batını ,eşya Hakk7ın zahiridir"demişlerdir.
Batından zuhire çıkış(zuhur) yaratmadır.Başlangıcı olmayanın sonu yoktur.Bu sırrı bilen ünlü mutasavvıf Ebu Turab Nesefi hazretleri:"Varlık yönünden hiçbir şeyin evveli, yokluk yönünden dehiçbir şeyin sonu yoktur"der.
Şebüsteri ise Gülşen-iraz isimli eserinde şu ifadeye yer verir:
Huda'dan gayrı mevcud yoktur el-Hak
Dilersen Hak de istersen Ene'l-Hak
Bu ifade bekabillah makamlarından makamı cem'in zevki imiş.Zira bu makam uluhiyyet makamıdır.Salik bu makamda Hak'dan başka bir şey görmez.Allah'ı gören Allah'dır.Bu bir sırrı ilahidir.Bu makam "Ene" makamıdır.Salikler bu makamda fazla bekletilmezler, fark makamına terakki ettirilirler.Zira bu makamın sonu darağacıdır.Söz buraya kadardır.