EMİNLİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EMİNLİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2025 Perşembe

SIRLAR EMİN KİMSELERE VERİLİR VE NURLAR ANCAK EDEPLİ OLANLARA AKTARILIR.

 muhyiddin İbni Arabi'nin bir kitabında bir hikaye anlatılır.Bir şeyhin güvenilir olduğunu idida eden bir müridi var idi.Şeyh onun  güvenilir olmadığını biliyordu.Mürnid ise şeyhin kendisi hakkında yanıldığını iddia ediyordu.Biur gün şeyhe gelerek ve emaneti koruyacağına söz vererek kendisine esrarı ilahiyeden bazı şeyer göstermesini istedi.Bunun üzerine şeyh müridlerinden birisini alıp bir odaya gizledi.Sonra bir koç kesip çuvala koydu.Tam bu sırada kendisinin güvenilir olduğunu iddia eden mürid içeri gir.Şeyhi, elinde bir bıçak, önünde kanlara bulunmış bir çuval görünce hayretler içinde sordu:" EFendim nedir bu haliniz?" Şeyh gizlediği müridini kastederek " Falan beni kızdırdıBen de- nefsinin hevasını kastederek-onu öldürdüm" dedi.Böylece şeyh yalan söylemiş oldu.Fakat mürid olayı olduğu gibi kavrayamadığı için , öldürülen çuval içine konulanın , ismi zikredilen mürid olduğunu sandı.

Şeyh :" İş bu bir emanettir.Bunu benim için gizli tut ve gel kesilip çuvala konan cenazeyi beraber defnedelim" dedi ve beraberce çuvalı içindeki ile birlikte evin içine çukur açıp defnettiler.Şeyh bu davranışı ile müridi imtihan etmek ve ne kadar güvenilir olduğunu ortaya çıkaracak bir iş yapmak istiyordu.Sonrasında saklanan müridin babası gelip oğlunu sordu Şeyh ona çocuğun yanımda duruyor" dedi.Adam çekti gitti.İmtihana tabi tutulan mürid, bu işe tahammül edemeyerek bu müridin babasına :"Şeyhin oğlunu öldürdüğünü e beraberce defnettiklerini" haber verdi.Bunu duyan adam, devrin hükümdarına şikayetçi oldu.

Hükümdar şeyhin güvenilir olduğunu biliyordu, bu konuda biraz duraksadı sonra şeyhi sorgulamlak üzere bir hakim ve fukahadan bazı kimseler gönderdi.O imtihan edilen mürid de şeyh hakkında ileri geri söylenip duruyordu.Durumu öğrenmek üzere çuvalı çıkarmak zorunda kaldılar.Bogazlanıp çuvala konan nesnenin bir koç olduğunu gördüler.Daha sonra gizlenen müridde gizlendiği yerden çıkıp huzura geldi.Kendisinin emin olduğunu iddia eden mürid rezil oldu, ancak bu konuda son pişmanlık fayda vermedi.İbni Arabi hazretleri anlattığı bu hikayeden sonra zikretmiştir ki:Sırlar ancak emin kimselere verilir ve nurlar ancak edepli olanlara akıtılır.

24 Ağustos 2017 Perşembe

ALLAH'IN RAHMETİNİ DARALTMAYALIM

Fitne devrinde olduğumuz için ortalık Allah adına ahkam kesenlerden geçilmiyor.Müslümanın yaptığı her hareket İslam adına değerlendirilip yargılanıyor.İtiraz edenler,eleştirenler kendileri yaşamadıkları halde süslü kelimelerle haklılıklarını ifade etmektedirler.Kendi akıbetleri konusunda eminmişçesine karar vermektedirler.Evliyanın tüm büyükleri atacakları bir adım sonrası için dahi nefsin elinde oyuncak olma endişesini taşımaktadırlar.
Kelam ve fıkıhtan dem vuranlar cenneti kendilerince parselleyip ifrazla işgal etmektedirler.Sanki cennetin giriş kapısnın güvenlikçisiymişçesine cennetlik/cehennemlik sınıflandırmalarını çok kolay ifade etmektedirler.

Molla Cami hazretleri Silsiletül-z'zehep ADLI ESERİNDE ŞÖYLE DEMİŞTİR:
Kimin ehl-i kıble olduğunu ,
Hz.Peygambere (bav) iman ettiğini bildikten sonra,
Onda ilim ve amel bakımından yüz bidat,
Hata ve yanlışlıkta görsen,
Onu serzenişten dolayı tekfir etme,
Onu ehli nardan sayma.
Eğer bir kimsenin de sabah akşam
Din yolunda yrüyen Salihlerden olduğunu görürsen,
Allah Resulünün cennet-i Mev'a ile müjdelediği bir kimse değilse,
Yakin bir ilimle onu cennet ehlinden sayma,
Onun son gününden emin olma.
Şeyh Alaüddevle "Urve" kitabında şöyle demiştir:"Bütün islam fırkaları kurtuluş ehlidir.Peygamber (sav)'in :"Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak;biri hariç hepsi cehennemde olacak,işte o fırka fırka-ı naciyedir" sözündeki kurtulacak olan fırka ŞEFAATSIZ OLARAK kurtulacak olan demektir.