EŞREFOĞLU RUMİ HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EŞREFOĞLU RUMİ HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2025 Salı

EŞREFOĞLU RUMİ HZ.

 EY ALLAH'IM BENİ SENDEN AYIRMA/ BENİ SENİN DİDARINDAN AYIRMA

SARARUBEN SOLUP DÖNDÜM HAZANA/ İLAHİ HAZANIMI DALDAN AYIRMA.

SENİ SEVMEK BENİM DİNİM İMANIM/İLAHİ DİNİ İMANDAN AYIRMA.

ŞEYHİM GÜLDÜR , BEN ANIN YAPRAĞIYAM/ İLAHİ YAPRAĞIM GÜLDEN AYIRMA.

BEN OL DOST BAHÇESİNİN BÜLBÜLÜYEM' İLAHİ BÜLBÜLÜM GÜLDEN AYIRMA.

BALIĞIN CANI SUDA DEDİLER / İLAHİ BALIĞAM GÖLDEN AYIRMA.

EŞREFOĞLU SENİN KEMTER KULUNDUR/İLAHİ KULU SULTANDAN AYIRMA.

7 Kasım 2021 Pazar

EŞREFOĞLU RUMİ HAZRETLERİ

 Fatih Sultan mehmet’in annesi Mükerreme sultan hastadır.dilinde meydana gelen bu hastalık bir rivayete göre kanserdir.ülkenin tabibleri çare bulamaz.Nefesi etkili şeyh efendilerde davet edilir ama çare yoktur.Saray çavuşlarından biri İznik’te Eşrefoğlu Rumi’nin şöhretini duymuştur.Padişahın vezirine İznik’teki evliyaya başvurmalarını söyler. padişahtan ferman çıkarak  İstanbul’a davet edilir.Haberi getirenlere Eşrefoğlu Sultan “İzni ilahi yoktur”der davete icebet etmez.Padişahın ısrarıyla ikinci kez davet edilir yine aynı karşılığı verir.Padişah kızar ve gidin katledin diye emreder.Saray kapıcıları Eşrefoğlu’nu şarapla boğmak üzere giderler.Yanlarında şarap tulumları vardır.Dergaha gelince Eşrefoğlunu öyle heybetli bir şekilde görürler ki korkudan kaçışırlar.Bu ara unuttukları tulumların içindeki şaraplar beyaz bal haline gelmiştir.Kaçmaya kalkışanları yakalatan Eşrefoğlu Sultan “artık izni ilahi çıktı”diyerek istanbul’a doğru yola çıkar.Padişah Karamürsele bir kadırga gönderir ve şeyhi aldırır.Saray erkanının itirazlarına rağmen Demirkapıya Eşrefoğlunu karşılamaya gider.Fatih,şeyhten edepsizlik için özür diler.Büyük Veli ,padişahın annesine okur ve kadın iyileşir.Padişah ,hazrete çok altınlar vermek istedi ise hazret kabul etmedi.Padişah dedi ki:"Şeyh Efendi tekkenizi tecdid edelim(yeniyleyelim).Şeyh Dedi ki:"-Padişahım, o tekke, bizim gibi nice şeyhi eskitir" .Padişah :"Tekkenize vakıf tayin edelim".Şeyh dedi:"Dervişler vakıf çeşmesinden su içmezler ve ondan abdest almazlar"Padişah etrafındakilere ve annesine dedi ki:"Nice edelim, şeyhe bir nesne kabul ettiremedik.Fatih7in annesi dedi ki "Ben kabul ettiririm.

Valide şeyhe dedi ki:"Ey Şeyh! ulül emre itaat var mıdır?".Şeyşh :"Evet vardır" deyince Valide "Bu altınları alırsın" dedi.Şeyh altınları aldı."Bu kadar nesne çok az.Başka şey kabul ettirmeye çare var mı?".Hizmet edenler dedi ki "Bir kaç köyü bir siyah cariyenin mülkü ederseniz.Cariyeyi dahi şeyhe bağışlayasınız".Padişah öyle eyledi.
Şeyh giderken altınları saray içinde beşer onar ona buna verdi.Meğer şeyhin altın verdiği adamların validede alacakları var imiş.On altın alacağı olana on altın vermiş.On beş altın alacağı olana onbeş altın vermiş.Her kimin validede ne kadar alacağı varsa , şeyh ona o kadar altın vermiş.Sonrasında harem kapısından dışarı çıkarken bir siyah cariye şeyhin koltuğuna girdi, padişahın yüzüne baktığında padişah dedi:"Efendim sizin abdest suyunuza yardım eder"
Şeyh dergahına geldi.Bir zaman sonra bir sohbete başladı.Kelamları terk ve fena bahsine erişti.Şeyh dedi ki:"Bir saat padişah huzurunda oturdum.Kalktığım yere yedi yılda oturamadım" der ve ilave eder "Yarabbi sultanları bizim kalbimizden , bizi sultanların kalbinden çıkar.”diye dua ettiği kaydedilir.

6 Kasım 2021 Cumartesi

MÜRŞİDİN VERDİKLERİ

 Eşrefoğlu Rumi hazretlerini, Hüseyin hamevi hazretleri erbain çıkarması için bir hücreye koymuştu.Hizmetine verilen derviş elinde bulamaçyemeğini vermek için bir gün baktı ki Eşrefzade hücrenin bir köşesinde ölü gibi kaskatı olduğu halde dayanmış görür.Eliyle dokunup uyarmak ister.hareket etmez.Derhal Şeyhinin huzura varır:"Efendim Rumi vefat etmiş, siz sağ olunuz" der.Hazret , dervişin sözüne pek itibar etmiz.Hücrenin kilitlenip anahtarının kendisine verilmesini ister.Bu hal ertesi günü şayi olunca bir takım dervişler Meyyitin hücre içinde bırakılmasına ne lüzum var,defn olunsun varıp şeyhe söyliyelim " derler.Şeyh :"Kırk gün boyunca hücreyi açmayacağım" der.Zira Erbain'in kırılmaması zaruridir.Kırk gün tamam olunca Hüseyin Hamavi ihvan ile beraber hücre kapısına gelirler:

"Ya Rumi diye hitap eder.Ses gelmez.İkinci defa seslenir yine ses gelmez.Üçüncü de farka gelip istiğrak halinden uyanır "-Lebbek azizim! Bize kıydınız"derler.Nitekim dünyevi bütün lezzetlerden üstün olan istiğrak ve vecd aleminden dünyaya dönmek kadar acı bir şey yoktur.Eşrefzadeye o gün icazeti ve tarikat alemi verilir.İznik'e dönüp tarikat usullerinin yayılması için yol hazırlıkları yapılır.Hamevi hazretleri Eşrefoğlu'na dönüp:"Halk senin zahirine de bakar.Ya Rumi , şu hırkayı ve papuçları da al, giy evladım" buyurur.Eşrefoğlu hırkayı giyer, papuçları giymez.Onuda başına geçirmeye çalışır.Efendi hazretleri sebebini sorduğunda :"Mürşidimin verdiği papuç , ayağıma değil ancak başıma tac olsa gerektir" der 

20 Mart 2021 Cumartesi

DERD(Eşrefoğlu Rumi hazretleri)

 Ben derdimden inler idim derdim bana derman imiş/Bi-derd olan kimselerin den adı müselman imiş.

Bi-derd olan insan değil, hiç ameli olmaz kabul/Derdsiz kişi bu alemde bir yularsız hayvan imiş.

Hayvan deme insan deme hergiz varamaz bir eme/çün erdi aşka deme varsın kim ol bi-can imiş.

Ko gitsin ol derdsiz ebter bu derd bize derman yeter/kim bundan anda dert ilter yardımcısı Rahman imiş

Derdlilerin ah u suzu hoş çuşa getirdi bizi/Derdsizlerin soğuk sözü katı zemheriden imiş.

Derdsizleri görür gözüm yanar içim göyner özüm/Kim ol biçare gözsüzün kılavuzu şeytan imiş.

Maksud bu ilm ü amelden bu derd ü ah u suz imiş/Çün derd ü ah u suzun yok bu ad sana bühtan imiş

Gel dost derdine düş yürü bi-derd olandan gin yürü/Bi-derd olanların yeri cehennemde katran imiş.

Kim ki bu derde düşmedi bir mürşide erişmedi/Çiğdir ol dahi pişmedi pes süstlüğü andan imiş.

Gelsin derdli aşık kanı versin canı alsın yari/Dost yoluna olmak fani aşıklara erkan imiş

Eşrefoğlu Rumi senin gün gün artsın derdin demek/Çün katında bu dünyanın varı yoğu yeksan imiş.

Bunun fani lezzetine aldanmagıl şöhretine/Mağrur olma devletine hilesi çok fettan imiş.

AŞK SADECE İNSANA VERİLMİŞ YETENEKTİR

 Aşk sadece insana verilmiş bir yetenektir. Anck bu yetenek insanların çoğuna verilmemiştir. Biraz gayret, biraz da şartların müsait olması sonucunda, aşka düşmenin yolu açılır. İnsanın kendi benzerine aşık olmasında dehaya ihtiyaç yoktur. İnsana duyulan aşkta, bir manevi temizliğe de ihtiyaç duyulmaz. Bir ışık hüzmesinin kalbe sızması yeterlidir ve kalb bu hüzme ile bir müddet mest olur.
İrfan sahiplerindeki aşk duygusunun ise başka kaidelere bağlı olduğu görülür."Mahlukattan kesilmek" eşyadan ve canlıdan vazgeçmek halidir. Bu vazgeçiş; sahiplenme, imrenme, ilişki kurma ve talip olma durumlarından bütünüyle soyutlanmadır.
Eşrefoğlu Rumi hazretlerinin Müzekkin Nüfus (Nefislerin Arınması) kitabı,insanımıza tasavvufu sevdirecek uslüp ve diri bir Türkçe ile kaleme alınmış, asırlardır tazeliğini koruyan bir kitaptır. Eşrefoğlu'nun ilahileri ise Kederden ve efkardan uzak ,umut ve inanç içinde , yaratıcının muradına kulak kesilmeyi bizleri davet eden ilahilerdir.

26 Şubat 2021 Cuma

HEDİYE KABUL YÖNTEMİ

 Eşrefoğlu Rumi hazretleri devrinde vaktin Osmanlı Padişahının annesinin dili tutulmuştu.Padişah, tüm doktorlara müracaat etti.Çare bulamadılar.Din hocalarını çare bulmaları için davet etti ancak onlarda "Biz kitap alimiyiz,bu husus bizim işimiz değildir.nefesi mübarek ehli tarik insanların işidir" dediler. Padişah Tarikat şeyhlerini davet edip meramını söyledi. Şeyh efendiler üç gün düşünelim dediler. Üç gün sonra geldiler ve "Bizim bu işte kudretimiz yoktur.Biz post şeyhleriyiz. Bu işin halli İznik'de bulunan Eşrefzade Şeyh Abdullah efendinin elinden gelir. İçimizde ondan gayri ehli hal yoktur" dediler.
Padişah Eşrefzade'yi davet etti.Saraya gelince meramını anlattı. Eşrefoğlu "Annenizi karşıma getirin" dedi. Bir fincan içindeki suya okudu ve içmesini istedi. Suyu içen kadının dili açıldı.Padişah çok sevindi. Eşrefoğlu'na hediye olarak yüklü bir altın vermek istedi. Hazret kabul etmedi. Padişah size yeni bir dergah yapalım dedi. Eşrefoğlu"Mevcut dergah çok şeyh eskitir" dedi ve bunu da kabul etmedi. Dergah için vakıflar bağışlamak istedi. Hazret yine kabul etmedi. Padişah mahcup kalmıştı, annesine durumu anlattı. Annesi ben hediye kabul ettiririm dedi ve Eşrefoğlu Rumi'ye "Ey Şeyh Ululemre itaat var mıdır?" deyince Şeyh "vardır" dedi.Valide "Bu altını alırsın" deyince zarureten aldı. Ancak saraydan çıkana kadar önüne gelene beşer onar dağıttı.Meğer şeyhin altın verdiği adamlar padişahın annesine borç vermişler,şeyh efendi tam borç miktarı kadar kişilerin alacaklarını dağıtmış.Padişah yine mahcub olmuştu. Bu sefer annesi dedi ki.Bir şey kabul ettiremedik.Bir kaç köyü şu siyahi cariyenin üzerine tapulayın ve bu cariyeyi şeyh efendiye bağışlayalım diyerek "Şu siyahi cariyemizi size bağışladık. Dergahınızda abdest suyunuzu hazırlar" deyip siyahi cariye şeyhin koltuğunun altına girdi. Şeyh hankahına geldi.Bir zaman sonra şeyh buyurdu ki:"Bir saat padişah huzurunda oturdum.Kalktığım yere yedi yıl oturamadım"