DEVLETİN YIKILMASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DEVLETİN YIKILMASI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2022 Cuma

KURAN PRESPEKTEFİ İLE HALKLARIN(DEVLETLERİN)YOK OLUŞ NEDENİ:(6)

        6.Toplumsal Ahlakî Dejenerasyon:

       Allah:"Kötülüklerin gizlisine de, aşikarına da yanaşmayin"der.(Enal 151)

       "Allah; haksızlık, ahlaksızlık yapan memleketleri pek cetin yakalar, helak eder."(Hud 102)

     "O ülke halkları günah ve kötülüklerden sakınsalardı, onlara yerden ve gökten bereket kapılarını açardık. Fakat onlar yalanladılar ve yaptıklarından dolayı onları helak ettik."(Araf 96)

       Lut kavminin helak oluşu, buna  verilebilecek en güzel örnektir(Araf 88,81,Hud 77 ila 81)

       

KURAN PRESPEKTEFİ İLE HALKLARIN(DEVLETLERİN)YOK OLUŞ NEDENİ:(5)

         5.Yönetici ve Zenginlerin Lüks ve İsrafa Dalmaları:

      "Allah müsrifleri sevmez"(Enam 141,Araf 31)

      "Musrifler, İblis'in  dostlarıdır."(İsra 27,Furkan 67)

      "Sakın sınamak için başkalarına verdiğimiz dünya malınının çekiciliğine göz dikme!"(Taha 131)

Resulullah'ın şahsında bu hitab, herkesedir.

     "Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin"(Bakara 188,Nisa 29)

      Kamu malına zarar verme peygambere bile yasaklanmış"(Ali imran 161) iken, bulunduğu makamı kullanarak rüşvet, komisyon, ihaleden pay alma, yatırımlardan çalma gibi gayri meşru yollarla kazanç sağlamaya çalışanların savunuculuğunu yapanların vay haline!

        Halife Ömer: "İnsanların en cahili, başkasının dünyası için ahiretini heba edenlerdir!" der.

       Tehdid, korkutma ve hile ile isanların mallarını yemeği, tartıyı eksik yapmayı, alışverişte hile ve sahtekarlık yapmayı  Allah'ın yasaklamış olduğu, Şuayb Peygamberin kavminin örneğinde detaylı zikredilmiştir.(Araf 87 ila 102)

       Yeryüzü, halklar sefalet içinde iken, onlardan topladıkları vergilerle lüks yaşayan müstekbirlerin  harabeye dönmüş  saltanatlarının yıkıntıları ile doludur. Kur'an bunların bir kısmının acı sonlarından bahseder.

       Kutsal sayılan günlerde, islam coğrafyasındaki yöneticilerin, iktidarlarını koruma ve sürdürme amaclı dağıttıkları ulufelerin; iş adamlarının, mahiyetlerindeki çalışanları susturma amaçlı dağıttıkları yardım paketlerinin Allah katında ne faydası olabilir(?)

    "Dini yalanlayan, yetimi itip-kakan, fakirlerle aynı yaşamı paylaşmaya tenezzül etmeyen, şekilselliğin ötesinde anlam ifade etmeyen ibadetlerinde şüpheye düşen, insanların haklarını vermeyen riyakarlara yazıklar olsun, diğer bir ifade ile yaşasın onlar için cehennem!(Maun 1 ila 7)

       İnsanlara hoş görünme amacıyla mallarını riyakarane dağıtanları Allah, iblisin dostları olarak nitelendirir(Nisa 38)

      Siyaset, ticarî bir meslek olmadığı gibi; devlet idaresi de bir geçim kaynağı olamaz. Makamlara züğürt gelip, Karunlaşanların Allah ile ne yakınlıkları olabilir(?)

       Kur'an, mülkü ile şımaran Karun gibilerin, Ad, Semud, Eyke halkı gibi zenginleşip azgınlaşanların nasıl helak olduklarından bahseder.

       Peygamberler şahsi miras bırakmamışlar, İlk halifeler de, mal bırakmamışlar, şahsi borçlarını da yakınları ödemiştir.

       Devletin, asıl görevi halkını korumakla birlikte, hayatlarını refah içinde devam ettirebilmekeri için gerekli ortamı inşa etmektir

        Resulullah da, ilk halifeler Ebu Bekir,Ömer, Ali ve Ömer b.Abdulaziz de toplumdan farklı bir yaşam sergilemediler.

     Dünyadaki 26 zenginin sahib olduğu servet, dünyadaki nüfusunun yarısının sahib olduğu servete eşit olduğu söyleniyor. Böylesi bir dünyada huzur, güven ve saadetten bahsedilebilinir mi(?) Azgınlar, halkların direniş korkusunu hiçbir zaman beyinlerinden silemiyorlar. Yaptıkları tahribattan doğanın her an tepkisinin endişesiyle yaşıyorlar.

       Yoksulluk ve lüksün ilelebet sorunsuz yanyana durması mümkün değildir.

      İbn-i Haldun: "Aşırı Fiat artışları, tükenişin, bitişin, yıkılışın habercisidir" der.

KURAN PRESPEKTEFİ İLE HALKLARIN(DEVLETLERİN)YOK OLUŞ NEDENİ:(4)

          4.Yöneticilerin Azgınlaşması:

          "Allah, böbürlenenleri,  asla sevmez(Nisa 36)

          "Allah müstekbirleri, büyüklenenleri asla sevmez"(Nahl 23)

          "Kibirle yeryüzünde dolaşma! Sen ne yeri yarabilir, ne de ululukta dağlarla boy ölçüşebilirsin."(İsra 37)

      "Dünya hayatının şımarttığı kişiler yeryüzünde fesad çıkarırlar."(Rad 25,26)

       "Firavun insanlara "Ben sizin en büyük rabbinizim."dedi.(Naziat 24)

       Yine Firavun:"Ben izin vermeden Musa'ya inandınız, ona uydunuz ha! Kesinlikle el ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim"(Araf 123,124).Bu ayet günümüz coğrafyasındaki diktatör ve zorbaların icraatlarıyla ne güzel peralellik arzeder. Aynen Firavun gibi, izinleri olmayan her şeyi yasaklarlar. Mümkün olsa, insanlardan hayal ve rüyalarının hesabını sorarlar, insanları niyet okuma ile yargılarlar.

       Bir ülkenin zengin şımarıkları, azgınları kötülük yaptıklarında, o ülkenin sessiz kalan halkı helak olmayı hak eder, Allah da orayı (sosyal veya doğal bir yolla)  darmadağın eder(İsra 16)

KURAN PRESPEKTEFİ İLE HALKLARIN(DEVLETLERİN)YOK OLUŞ NEDENİ:(3)

       3. Zulmün Yaygınlaşması:

       "Allah, zalimleri asla sevmez"(Şura 40)

       "Allah, zalim olan kavimleri asla hidayete erdirmez"(Bakara 258,tevbe 109)

        "Allah asla zalimleri iflah etmez, kurtuluşa erdirmez"(enam 135)

        Allah zulm  eden memleketleri yakaladığında, yakalayışı pek çetin ve acı çektiricidir"(Hud 102)

      "Nice ülke halkını zulümlerine devam ederken onlara süre verdik. Sonra da kıskıvrak yakayip helak ettik."(Hac 48)

    Kur'an insanları tehdit etmeyi kesin dil ile yasaklamış(Araf 86) iken İslam coğrafyasındaki kimi yönetimlerin vahşet boyutundaki zulüm ve katliamları iktidarlarına ve halklarına hayır getirir mi hiç!

       Kur'an; yöneticilere, halkına karşı alabildiğine yumuşak, merhametli olmayı emreder. Devletler halklarına karşı değil, halklarını tehdid eden her türlü düşmanlara karşı vardır; insanları tüm tehlikelerden koruma sorumlulukları vardır.

       Bir toplumda zulüm yaygınlaşmış ve  toplum da korku ile bunu kanıksamış ise, iktidar, yıkılış sinyallari veriyor demektir.

       "Allah, bazen zalim bir toplumu, yaptıkları zulüm nedeniyle, başka zalim bir toplum ile de savar, yokeder."(Enam 129)

       Amerika'nın veya başka emperyalist devletlerin, sadece halklarına zulüm ederek ayakta durabilen Orta Doğu'daki kukla dikta iktidarlarını devirmeleri, Kur'an'ın bu tesbitinin en güzel kanıtıdır.   Romanyalı yazar Emil Michel Cioren:"En gaddar zalimler, kafası kesilmemiş mazlumlardan çıkar" der.

        Sistemin çürümüşlüğünün fırsatı ile zalimi deviren mağdur, kötü tiynetli ise  zamanla iktidarın kendisine sunduğu güç ile selefine dua ettirecek zulümlerin faili olur.

KURAN PRESPEKTEFİ İLE HALKLARIN(DEVLETLERİN)YOK OLUŞ NEDENİ:(2)

        2.Adaletin Yok Olması:

       Allah, elçisi Muhammed(as)'a: "Aralarında adaletle hüküm ver. Muhakkak ki, Allah adaletle hükmedenleri sever."(mAİDE 42)

       Hukukun adaletle uygulanmadığı  toplumlarda insanlar mutlu olamaz. Adaletin olmadığı devlet de asla güçlenemez, gelişemez.

       "Allah'ın sana bildirdiği şekilde insanlar arasında hak ile hükmedesin diye sana kitabı gönderdik.Sakın hainlerin tarafını tutma!"(Nisa 105)

Resulullah'a yapılan bu hitab, kıyamete dek tüm aile, kabile, şehir ve ülke yönetici ve idarecilerine bir emirdir.

       Resulullah da; geçmiş toplumların helak oluşlarını, cezai hükümlerin fakirlere uygulanıp, güçlülerin bundan muaf tutulmalarına bağlamaktadır.

        "Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe götürmesin"(Maide 8) Şahsi kin, nefret, ihtiras ve menfaatle hüküm verilemez. Devlet; cinsiyet, etnisite, düşünce, inanç veya herhangi bir farklılıktan dolayı adaletten asla sapamaz.

       "Ey iman edenler! Her daim adaleti ayakta tutun! Şahsınız, ana-babanız, akrabalarınız aleyhinde olsa bile, fakir-zengin ayırımı yapmadan, Allah için doğru tanıklık edin, duygularınıza kapılıp adaletten ayrılmayın."(Nisa 135)  Burdaki hitab ve emir bireysel olarak herkese, özelde yöneticileredir.

      Allah, adaleti yerine getirebilmeleri için, elçilerine KİTAB ile beraber TERAZİ ve DEMİR'i vermiştir (Hadid 25) Burada KİTAB, ilahi yasalardır; TERAZİ, ilahi yasaların adaletle uygulanmasıdır; DEMİR de, ilahi yasaların adaletle uygulamasının önündeki engelleri yok edecek güçtür, devlet erkidir. Sahip olduğu erk ile, yasaları, halk arasında adaletle icra etmek Kur'an'ın, devlete, yöneticilere yüklediği sorumluluktur.

     Kur'an; iki şahıs, sınıf, kabile veya halk arasındaki münakaşa, çatışma ve savaşların adaletle sonlandırılmasından herkesi, özellikle de kanaat önderi, aydın ve yöneticileri sorumlu tutmaktadır:

    "İki topluluk savaştıklarında, adaletle aralarını düzeltin. Eğer biri sulhu kabul etmez, zulme devam ederse, hepiniz mazlumun yanında  olun"(Hucurat 9 ila 11)

       Ömer b. Abdülaziz, valisine: "Şehrimizi surlarla değil, adaletle koruyunuz" emrini verir. Adalet yoksa, sur, kale, kılıç, top ve tankların pek önemi yoktur ülkelerin korunmasında.

26 Mart 2021 Cuma

GÜÇLÜ DEVLET NASIL YIKILIR

 Yavuz Sultan selim  Veziri Azamı Piri Mehmet Paşa'ya "Piri Lalam! Allah'ın izniyle şimdiye kadar ne taraf gittiysek başarı ile döndük,hazinemiz ağzına kadar altınla dolu. Şimdi en güçlü devlet yıkılır mı?
Vezir cevap verir:"Padişahım bu hal ile bu devlet yıkılmaz.Ancak zamanla üç şey bu devlete uyarsa yıkılması kesindir:
1-Sadrazamlık şu yada bu sebeple bir cehile verilirse ; rüşvet kapısı açılır, her türlü kötülük akçeye bulanır bu kapıdan içeri girer,
2-Makamlar ehliyetsiz kişilere verilirse,
3-Devletin yüksek makamında oturanlar , hanımlarının istekleriyle iş yaparlarsa, o zaman bu devlet yıkılır.