ŞABAN-I VELİ HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ŞABAN-I VELİ HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2021 Cumartesi

ŞERİAT ASILDIR

 Dervişin biri cemaatle namaz esnasında ya ayakta ,ya rüku’da yahuddasecde vaziyetinde saatlerce kalır,cemaat namazı bitirir camiden gider o ise aynı vaziyette idi.Bu şahsın namazı hususunda insanlartereddüde düştü.Bazıları namazı olmadı dediler.

Bu dervişin halini Şeyh Şaban-ı Veli hazretlerine arzettiler.Hazret buyurdu:”Kardaşlar! Bu halsizin anlayacağınız bir hal değildir.Onun halini Allah bilir” buyurdu.O derviş Hazreti Pir'in huzuruna geldiğinde ona buyurdular ki:”Tecelli-i hal ile istiğrakın vardır.O hal ile nicesin?” diye buyurduğunda derviş:”Elhamdülillah sultanım himmetinizle bu hal müyesser oldu” deyince Şeyh Efendi:”Fark alemine geldiğinde o namazı tekrar kılarmısın? Diye sualetti.Derviş ise şöyle karşılık verdi:

“Namaz-ı zahidan ka’de sücudest

Namaz-ı arifan mahv-ı vücudest

(Zahitlerin namazı ka’de ve secdeden ibarettir.Ariflerin namazı ise benliği yok etmektir) denilen mananın zahirine mağrur olup:”Sultanım bu hal ile mahvı vücud ile kılınan namaz dahi kılınır mı?” deyince Hazret-i pir bu cevaptan rahatsız olup:”Derviş ne söylersin, hata söyledin.Erkanı ile tekrar kılmak gerekir.Tekrar kılmaz iseilhad ve küfürdür”diye buyurdular.

Derviş tarikat babında kadir olduğu kadar şer’i şerife riayet etmek gerekir”

 

26 Şubat 2021 Cuma

İŞİ ALLAH İLE OLANLAR

 Anlatılır. Kabe'de bulunan Hızır a.s) bir adamın uyukladığını görür ve adamı uyandırarak "Efendi,bak burada meşhur hadis alimi Abdürrezzak efendi sohbet ediyor. Dinlesen" deyince Adam Hz. Hızır'a "Ben Abdürrezzak'dan değil Rezzak'dan dinliyorum" deyince Hz. Hızır şaşırır ve Hak Teala'ya münacaatla bu şahsın kimliğini sorar.Makamı İzzetten buyrulur ki:"Sen bizi sevenleri bilirsin, bizim sevdiklerimizin listesi sende yoktur".
Şabanı Veli hazretleri bir cenaze vesilesiyle mezarlığa girmişti.Cenaze sahibi hatim yapılsın diye Kur'an cüzlerini getirmişti.Okuması için herkese birer cüz dağıttılar. Hz.Pir murakabe halinde olmakla kucağına cüzü bıraktılar. Kucağındaki cüz yere düşmüş. Adamın biri görmüş ki cüz yere düşmüş. Hemen Pir hazretlerinin omuzunu dürtmüş. Hazret başını kaldırıp adama baktığında adam:"Bu, Allah kelamıdır, yere düşürmüşsün, kaldır"dediğinde Hz.Pir huzursuz olup buyurmuş:"Bu Allah Teala'nın sözüdür. Biz Allah ile söyleşiriz"dediğinde o kimse takat getiremeyip yere düşmüş,kaskatı kesilip teslimi ruh etm
iş.

30 Nisan 2020 Perşembe

ŞABANİYYE'DE ZİKR

Şabaniyyede zikr usulü cehridir. Şabanı Veli hazretlerinin zamanında hangi usulde yapılmakta ise o usulle halen ceryan eder. Şöyledir:
Namaz edasından sonra halka teşkil eder, Şeyh efendi euzü besmele ile Fatihayı okur.Sonra İNNELLAHE VE MELAİKETEHU YÜSALLUNE ALENNEBİYYİ YA EYYÜHELLEZİNE AMENU SALLU ALEYHİ VE SELLİMU TESLİMA) Ahzab 33. ayeti kerimesini okuduktan sonra, toplu olarak " Allahümme salli ala-seyyidina Muhammedin abdike  ve Resulike ve nebiyyike ve habibiken nebiyyil ümmiyyi ve ala-alihi ve sahbihi ve sellim" der. Euzü besmele çekip,"Fa'lem ennehu la-ilahe illallah." demesiyle hazirun kelime-i tevhide, sonra ismi Celal'e, sonra bir müddet ismi Hu'ya devam ederler. Sonra hizb-i zikr başlar.
İşte cezbe ve halat o zaman zuhura başlar.Oturarak ve ayakta zikre devam olunur. Hizb-i zikr odur ki, ehlullahın tarifine göre , zikr tokmağı ile ejderhayı nefsin başını ezmekten ibarettir. Lisandan kalbe intikal eden zikr esnasında kalb nefy-i masiva eder."Ruh, sır, Hafi, ahfa" hızb-i zikrin müsemmasıyla iştigale başlar.Vücudun zikir esnasındaki hareketi pek büyük hikmete müstenittir. Kollar, vücut hareket etmezse sinirler bozulur. Zikre devam imkanı olmaz. Hizb-i zikr aleminde ne sevkler, ne haller huzura zuhura gelir. Lisanı kal onu vasf edemez.

Görüp halat ile devranımız dahl etme ey zahid
Bize nur-ı celil Sultan Şaban-ı Veli'dendir.  

EVLİYANIN CENAZESİ

Şeyh Şabanı Veli Hazretlerinin cenazesinde halkın rağbeti pek büyük imiş. Cenazesinin yıkanması esnasında akan suların bir damlası dahi yere dökülmesine fırsat verilmeyerek, gelenler kaplarına doldurmuşlar. Mübarek hücrelerinde bulunan hasır parça parça ayrılıp her bir paresini teberrüken insanlar almışlar. Ellerini tabuta sürmeğe "teberrük" addediyorlardı.Musalla taşı üzerinde iken ehli keşfi açıklar gördülerki semavattan sayısız melaike inmekte idi.Namaz esnasında Müslüman cinnilerin de namaza iştirak ettiği söylenir.
Hazreti Pirin bu alemden çekilmesinden sonra kırk gün mütemadiyyen yağmur yağarak sema'da göz yaşı dökmüştür.
Hazreti Pir Şabanı Veli hazretleri kal ehli olmayıp hal ehli birisi olmakla ne kitap telif etmiş,ne şiir inşad etmiştir. Nutk ve şiirleri yoktur. Mesleki şerifleri kalden ziyade hale nazırdır. Şabanı Veli hazretleri sırrı kutbiyyete mazhar oldukları zmanda Cenab-ı Hakk'dan üç şey istemişlerdir. Birincisi:Tarikatı aliyelerine intisap edenlerden bir kimse esrarı süluktan haberdar olmadan vefat ederse , o kimseye son nefesinde tevhidi zat zevkinden ihsan buyrulması, İkincisi: Tarikatı aliyeleri salikanının cen ve peri tasallutundan ve alel husus sihircilerin sihrinden muhafaza buyurulması. Ücünsü: Kıyamet gününe kadar tarikatı aliyelerinden Ariflerin eksik olmaması

"LÜTUF KARŞILIĞI NE BULURLAR"

Halvetiyyenin Şabaniyye kolunun piri Şaban-ı Veli hazretleri müridanına karşı çok şefkatli imiş."Bize kahr yüzünden gelenler lütuf gördüler. Bilmem ki lutf yüzünden gelenler ne olur?" buyurmuştur.
Hikaye şudur:Son derece fakru zarurete düşen bir Hristiyan varmış. Maişetini temin yetersizliğine düşünce hırsızlık yapmaya karar vererek, şehirdeki hırsızlar kumpanyasına müracaat etmiş. Hırsızların başı demiş ki:"Bir şartla, şurada büyük bir tekke vardır o tekkenin şeyhinin odasında gayet kıymetli bir iskemle duruyor, onu çalıp bize getirmelisin"derler. Bu iskemleyi, Şabanı Veli hazretlerine sadık, vaktinin zenginlerinden bir mürid ona hediye etmişti. Kıymeti çoktu. Hz.Pir yedi sene hiç hücresinden dışarı çıkmadığı için hırsızlar çok zaman gözetlemişler ama, fırsat bulup çalamamışlar. Hristiyan kendisine şart koşulan bu işi yapmak için fırsat kollamış. Kırk gün hazretin hücresini izlemiş.
Hz. Pir, kutsi kuvvetiyle bu hale mülaki olmuş. Kırkıncı gün Ricalü gayblerden biri vefat ettiğinden yerine bir başkasını tayin için Hz. Pir'e müracaat etmişler. Onlar ise "Kırk gündür bizim odamıza girmeye müterakkip olarak duran bir Hristiyan var, hidayeti ilahiyye erişmiştir; onu münasip gördüm."Bunun üzerine o Hırvatistan yakalamışlar. Zavallı bahtiyar çok korkmuş, te'min etmişler(sakinleştirmişler). Huzuru hazret-i Pir'e getirmişler. Orada derhal imanı ezelisini ikrar ile ricalü gayba dahil olmuştur.
Şabanı Veli hazretlerinin üç yüz atmış halifesi var imiş. İslam memleketlerinin her yerine dağılmıştır."Üç yüzüne ben dua ettim, altmışına da Sultanül Enbiya aleyhi ekmelüttehaya efendimiz hazretleri dua buyurdular" demiştir....

"HZ.PİR'DEN GELİYORUM"

Halveti Pir'lerinden Kastamonu'da medfun Şaban'ı Veli hazretleri türbenin bulunduğu dergahta yedi sene hiç dışarıya çıkmayarak inzivaya çekilmişti. Bu müddet içinde cemaatle namaza çıkmayıp hücresinde namazını eda ederdi. Ehli keşif ariflerden bir çoğu onun namazları Kabe'de kıldığını müşahede etmişlerdi.
Herkes onu Tarikat Pir'i olarak kani olmuş ve namı şerifini "Hazreti Pir" olarak yad etmeye başlamışlardı. Kastamonu'da yoldan gelen yolculara "Nereden geliyorsun?" diye sorulduğunda "Hz. Pirden geliyoruz" cevabını almak mümkün idi.

27 Ocak 2017 Cuma

ŞABANI VELİ HAZRETLERİNDEN SONRAKİ SİLSİLE


 ŞABAN-I VELİ HAZRETLERİNDEN SONRA HALVETİYE SİLSİLESİ
 1-Piri Tarikat ,Şeyh Şaban-ı Veli (1499-1569 Kastamonu)
2.Şeyh Osman Efendi (ö:14 Haziran 1569 Kastamonu)
3.Şeyh Hayreddin Efendi (ö:1579 Kastamonu)
4.Şeyh Abdülbaki Efendi (ö:1589-İskilip)
5.Şeyh Muhiddin Efendi (ö:1604  Kastamonu)
6.Şeyh ömer Fuadi (ö:1636 Kastamonu)
7. Şeyhİsmail Kutsi-i Çorumi ö:1648  Şam)
8.Şeyh mustafa Musluhiddin Çelebi (ö:1669)
9.Şeyh Aliyyül Atvel Karabaş-ı Veli (ö:1686 Mısır)
10.Şeyh Üsküdarlı Mehmet Nasuhi efendi (ö:1718  İstanbul)
11.Şeyh Abdullah Rüşdi (ö:1728 Mudurnu)
12.Safranbolulu Zoralı şeyh Mehmet Esad efendi(ö: ? türbesi Karabük’e bağlı Zorban köyü)
13.Çerkeşli Şeyh mustafa Efendi(ö:1814  Çerkeş)
14.Şeyh Hacı Halil efendi (Geredeli Azizi)(ö:1843 Gerede)
15.Şeyh Salih Efendi (Hacı halil efendizade)(ö:1878 Kütahya)
16.Şeyh Mehmet sadık Efendi (ö:1922 Odunpazarı-Eskişehir)
17.Şeyh Yamalızade Ali Rıza efendi (ö:1939 Uşak)
18.Şeyh Yakupzade hafız Mustafa Özyürek (ö:1973 Uşak)
19.Şeyh ……………….
Seyyid Yahya hazretleri derki:
“Her pirin  mücazları(icazet verdikleri) ve perverdeleri (hususi yetiştirdikleri)olur. Mücazlar çok olsa doğrudur.Amma perverde  birdir ki  o, pirin vefatından sonra zuhur eder. Hakikatta sahib-i telkin ve ehli irşad odur. Amma mücazlar tevbe ve istiğfar vermek için  ve adabı tarikat öğretmek içindir”



ŞABAN-I VELİ HAZRETLERİNİN DUASI


 Şifahi olarak gelen bilgilerde Şaban-ı Veli hazretleri, Cenab-ı hakk’dan kendi erkanına mensup olanların şu beş şeyle mükafatlandırılmalarını dilemiş, bu da kabul edilmiştir.Bu hususta şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Benim postum ve silsilem kıyamete kadar baki olsun,dervişlerime cin musallat olmasın, dervişlerim deprem enkazında kalmasınlar, suda boğularak ,ateşte yanarak  ve tüberkülozdan ölmesinler”

Hz.Şaban-ı Veli, kutbiyyet makamına ulaştığı vakit Cenab-ı Hakk’dan üç şeyi niyaz etmiştir:

1.Tarikatına intisap edenlerden bir kimse seyrü sülukun sırlarına haberdar olmadan vefat ederse ,o kimseye son nefesinde Tevhidi Zat zevkinin ihsan buyurulması

2.Tarikat saliklerinin cin ve peri tasallutundan , bilhassa sihir yapıcıların sihirlerinden muhafaza buyurulması,

3.Kıyamet gününe kadar ariflerin eksik olmaması ve silsilesinin kesilmemesi