İMTİHANLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İMTİHANLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2025 Pazar

BELALAR-TÜM KAPILARIN AÇILMASI

En'am suresinin 44 ncü ayetinde buyrulur:"Kendilerine yapılan uyarıları unuttuklarında ,(indirmiş olduğumuz sıkıntı ve musibetleri kaldırıp) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık".
Yani ehli-Zahir için:mal,mevki,kabul sıhhat ve benzeri nimetler,nimet suretinde belalar(imtihanlar)dır.Ehli batın için ise gayb fütuhatı, ayetleri gösterme, kerametler zuhur etmesi, nurların görünmesi, sırların keşfi, havatırı gözleme, vakitleri muhafaza, ruuhaniyeti müşahede ve bunlar gibi süluka yeni başlayanların terbiye olundukları batıni nimetlerle imtihandır.
Ehli batının orta halli olanlarına süluk anında mücahede-i nefs ve riyazatların çokluğundan kaynaklanan usanma  ve bıkkınlıktan ötürü bazı afetler arız olur.Şeytan onlara vesvese verir .Nefisleri onlara süluklarında artık şeyh ile sohbet ve teslimiyetten müstağni oldukları bir mertebeye uulaştırlarını söyleyerek aldatır.Şeyhin huzurundan çıkarlar  ve hevalarına göre hareket etmeye başlarlar,İşte bu durum , böylelerini mahrumiyete sevkeder , şeytanın maskarası yapar.Şeytan onlara harikulada şeyler gösterir.onlarda bu gibi şxeyleri ibadetin semeresi zannederler .,
Büyüklerden birisi çölde susuz kaldı.Bir kuyuya vardı.O varınca su kuyunun ağzına kadard yükszeldi.Bunun üzernine başını göğe kaldırıp dedi ki:"Ya Rabbi, biliyorum ki sen kadirsin.Fakat ben buna dayanamam.Bedevilerden birini göndersen de bana bir bardak verse , benim için daha hayırlı olurdu.Sonra ben  bu iyilik ve lütfun ondan olmadığını bilirdim"

5 Mart 2025 Çarşamba

BAKIŞ EKSİKLİĞİ

 Rivayet edilir ki , Cenab-ı Allah , peygamberlerinden birine şöyle vahyetti:" Kuluma bela verdim.Belayı kaldırmam için bana dua etti, ben de duaya icabette gecikince , beni şikayet etti.Dedim ki: Ey kulum, kendisiyle sana merhamet edeceğim bir şeyden dolayı sana nasıl acıyabilirim.?" 

Bir kimse üzerinden Allah'ın lütfunun kesildiğini zannederse , bu akli, tabiive şer'i konulardaki bakış eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

AKLİ BAKIŞ NOKSANLIĞI ŞUDUR: hiçbir bela yoktur ki akıl, ondan daha büyüğünün olduğuna hükmetmesin.bütün dünyevi belaların bir kafirde toplandığını, ahirette cehennem ehlinin en büyük azabı göreceğini farzetsek, o yine de lütfa uğramışsayılır.çünkü, allah daha fazlasıyla azap etmeye kadirdir.

TABİİ BAKIŞ NOKSANINA GELİNCE: Her beyanın içerisinde bir hayır, bir lütuf vardır..Çünkü o bela kendi nevi içinde eksiktir.Mesela Allah korusun , cüzzam hastalığına müptela bir insan , kör bir kimse gibi değildir.Bu iki hastalıağın zengin ve fakir bir kimsede olması da aynı değildir.Bununla birlikte insan dinini muhafaza ettikten sonra, bütün bu hastalıkların önemi yoktur.

ŞER'İ OLAN BAKIŞ NOKSANINA GELİNCE; Rasulullah  SAV efendimiz şöyle buyurmuştur:"Allah Teala bir kulu severse , onu belaya uğratır.Kul, belaya sabreder, rıza gösterirse, Allah onu seçip tercih ettiği kullarından eyler".Allah belanın elemini azaltmak için , imtihan edenin kendisi olduğunu bildirmiştir.Şu itibarla  ki Allah'ın bütün fiilleri güzeldirveya  Allah seni güzel işler yapmaya alıştırmıştır.

19 Eylül 2021 Pazar

HER İKİSİ DE İMTİHANDA İDİ

 Ehli şeriatın birisi bir dervişe bir hadise hakkında fikrini sorar.Hadise şudur:Adamın birisi, ölü olan anne ve babasına hatim indirtmek ister.Bu nedenle Mahallenin camisine yahutta mahallesindeki bir kur'an kursunun yetkilisine giderek meramını anlatır.Görevli peki der.Filanca zamanda bu hatimler biter der.O vakit geldiğinde hatim sahibi gider.Hatmin duası yapılır.Hatim sahibinin içinden şu geçer durumu da çok iyi olmadığı için hatim başına hoca efendi'ye yirmi liradan kırk lira para vermektir.Cüzdanını çıkartır hocaya bir yirmi lira uzatır birde yüz lira uzatır.Verdiği yüz lirayı yirmi lira sanmaktadır.iş bitip evine geldiğinde cüzdanına bakar ki parası eksik.O zaman aklı başına gelir hoca'ya yirmi yerine yüz lira vermiştir.Bu yanlışlığın düzelmesi için hocaya giderek durumun anlatır:Ben size kırk lira vermek isterken yanlışlakla bir yirmi birde yüz lira vermişim.Paranın üstünü geri ister.Hoca der ki:"Olmaz,verilen şey geri istenmez!".

Hadiseyi anlatan ehli şeriat, dervişe der:"Sen ne düşünmektesin?".Derviş Hakk'ın verdiği ferasetle der ki"İkisi de imtihanda.Hoca paranın üstün verse idi hatim okutturanın gönlünü hoş edecekti.Hatim sahibi sabır edip parayı istemeseydi daha fazla bir ecre nail olacaktı",.Derviş bu hadiseyi kendisine anlatan ehli şeriat adama der ki:Sen ne düşünmektesin?.Ehli şeriat hocalar hakkında hüsnü zan beslediğinden "Zaten o paranın tamamını hoca efendi o şahsın anne ve babası için kurs talebelerine harcamıştır"

Bugün Diyanet teşkilatı camilerimizde sürekli para toplamaktadır.Caminin ihtiyaçları, kurs talebelerinin ihtiyaçları v.s ad altında.Diyanet teşkilatı bu hususta o kadar ısrarcıdır ki bir anlamda bu noktayı dinin bir vecibesi olarak addedip istemektedir.Bazı cami görevlilerinin toplanan bu paranın içinden "Bizim hakkımız" diyerek bir takım paralar aldıkları da sabittir.Dinin o mübarek makamlarını Kürsüyü, mimberi para toplamak işinde kullanmaktadırlar.İstedikleri için de (el açtıklarından) Hakk Teala izzetlerini yarım yapmıştır. 

29 Ekim 2020 Perşembe

PEYGAMBERİN/MÜSLÜMANLARIN İMTİHANI

Hak Teala müslümanlara bir imtihan yaşatır ve bu imtihan sebebiyle kuvvetli olanlarla zaif olanlar ayrışır.Bu nedenle inandık demekle iş bitmez. Bu imtihan kıyamete kadar devam edecektir.İmtihan örnekleri: 1-Hendek muharebesinde yiyecek yok. kafir askerleri etrafı çevirmiş.Ayet buyuruyor:"İşte orada müminler imtihana tabi tutulmuşlardı ve şiddetli sarsıntı ile sarsılmışlardı."(Ahzab ayet 11)Müslümanlıktan ayakları kayma derecesine gelmişti. 2-Hazreti Aişe validemize yapılan iftira, gerdanlık olayı. 3-Hudeybiye anlaşmasında anlaşmayı imzalayan kafir Suheyl'İN ANLAŞMAYI İMZALAYANLAR BÖLÜMÜNDE "ALLAH'IN RESULÜ" tabirini kabul etmeyip "Abdullah oğlu Muhammed" şeklinde yazılsın diye ısrarı ve efendimizin bunu kabul etmesi 4-Hz. Osman'ın elçi olarak Mekke''ye gönderilip "Osman şehid edildi " haberi gelince silahsız olan Efendimizin sahabelerden harp yapmak üzere biat istemesi(Çünkü sahabede de silah yoktu.Çünkü Beytullahı ziyaret maksadı ile yola çıkıldığından hiçbir silah alınmamıştı)Erkeklerden on kişi biat etmişti ve bunlar cennetle müjdelendiler.Kadınlardan dört kişi de bu biata katılmıştı. 5-Bir cihada giderken yola düşüp bir miktar yol aldıktan sonra üç yüz kişi bizim evimiz şehrin kenarında, çocuklarımız var korkarlar,gitmezsek olmaz deyip ordudan ayrılmaları(Ali İmran suresi 166,167 ayetleri:"Ve nifakta bulunmuş olanları açığa çıkarmak içindi ve onlara:Geliniz Allah yolunda mukatelede(harp etme) veya müdafaada bulunun denildi, dediler ki: Biz harp etmeyi bilseydik elbette size uyardık.Onlar o gün imandan ziyade küfre yakın bulunmuşlardı.Onlar kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylerler ve Allah Teala onların ne sakladıklarını tamamen bilicidir" Bugünde imtihan tarikatlarda şeyh efendi ile ona tabi olan müritleri arasında devam etmektedir.Bazı müritler başlangıçta samimi olarak devam ederken bir müddet sonra şeyh efendi'de kendince bir kusur görür ve ayrılır.Yahut maddi yardım gördüğü şeyh efendinin aleyhinde konuşur.