KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
28 Eylül 2025 Pazar
BELALAR-TÜM KAPILARIN AÇILMASI
5 Mart 2025 Çarşamba
BAKIŞ EKSİKLİĞİ
Rivayet edilir ki , Cenab-ı Allah , peygamberlerinden birine şöyle vahyetti:" Kuluma bela verdim.Belayı kaldırmam için bana dua etti, ben de duaya icabette gecikince , beni şikayet etti.Dedim ki: Ey kulum, kendisiyle sana merhamet edeceğim bir şeyden dolayı sana nasıl acıyabilirim.?"
Bir kimse üzerinden Allah'ın lütfunun kesildiğini zannederse , bu akli, tabiive şer'i konulardaki bakış eksikliğinden kaynaklanmaktadır.
AKLİ BAKIŞ NOKSANLIĞI ŞUDUR: hiçbir bela yoktur ki akıl, ondan daha büyüğünün olduğuna hükmetmesin.bütün dünyevi belaların bir kafirde toplandığını, ahirette cehennem ehlinin en büyük azabı göreceğini farzetsek, o yine de lütfa uğramışsayılır.çünkü, allah daha fazlasıyla azap etmeye kadirdir.
TABİİ BAKIŞ NOKSANINA GELİNCE: Her beyanın içerisinde bir hayır, bir lütuf vardır..Çünkü o bela kendi nevi içinde eksiktir.Mesela Allah korusun , cüzzam hastalığına müptela bir insan , kör bir kimse gibi değildir.Bu iki hastalıağın zengin ve fakir bir kimsede olması da aynı değildir.Bununla birlikte insan dinini muhafaza ettikten sonra, bütün bu hastalıkların önemi yoktur.
ŞER'İ OLAN BAKIŞ NOKSANINA GELİNCE; Rasulullah SAV efendimiz şöyle buyurmuştur:"Allah Teala bir kulu severse , onu belaya uğratır.Kul, belaya sabreder, rıza gösterirse, Allah onu seçip tercih ettiği kullarından eyler".Allah belanın elemini azaltmak için , imtihan edenin kendisi olduğunu bildirmiştir.Şu itibarla ki Allah'ın bütün fiilleri güzeldirveya Allah seni güzel işler yapmaya alıştırmıştır.
19 Eylül 2021 Pazar
HER İKİSİ DE İMTİHANDA İDİ
Ehli şeriatın birisi bir dervişe bir hadise hakkında fikrini sorar.Hadise şudur:Adamın birisi, ölü olan anne ve babasına hatim indirtmek ister.Bu nedenle Mahallenin camisine yahutta mahallesindeki bir kur'an kursunun yetkilisine giderek meramını anlatır.Görevli peki der.Filanca zamanda bu hatimler biter der.O vakit geldiğinde hatim sahibi gider.Hatmin duası yapılır.Hatim sahibinin içinden şu geçer durumu da çok iyi olmadığı için hatim başına hoca efendi'ye yirmi liradan kırk lira para vermektir.Cüzdanını çıkartır hocaya bir yirmi lira uzatır birde yüz lira uzatır.Verdiği yüz lirayı yirmi lira sanmaktadır.iş bitip evine geldiğinde cüzdanına bakar ki parası eksik.O zaman aklı başına gelir hoca'ya yirmi yerine yüz lira vermiştir.Bu yanlışlığın düzelmesi için hocaya giderek durumun anlatır:Ben size kırk lira vermek isterken yanlışlakla bir yirmi birde yüz lira vermişim.Paranın üstünü geri ister.Hoca der ki:"Olmaz,verilen şey geri istenmez!".
Hadiseyi anlatan ehli şeriat, dervişe der:"Sen ne düşünmektesin?".Derviş Hakk'ın verdiği ferasetle der ki"İkisi de imtihanda.Hoca paranın üstün verse idi hatim okutturanın gönlünü hoş edecekti.Hatim sahibi sabır edip parayı istemeseydi daha fazla bir ecre nail olacaktı",.Derviş bu hadiseyi kendisine anlatan ehli şeriat adama der ki:Sen ne düşünmektesin?.Ehli şeriat hocalar hakkında hüsnü zan beslediğinden "Zaten o paranın tamamını hoca efendi o şahsın anne ve babası için kurs talebelerine harcamıştır"
Bugün Diyanet teşkilatı camilerimizde sürekli para toplamaktadır.Caminin ihtiyaçları, kurs talebelerinin ihtiyaçları v.s ad altında.Diyanet teşkilatı bu hususta o kadar ısrarcıdır ki bir anlamda bu noktayı dinin bir vecibesi olarak addedip istemektedir.Bazı cami görevlilerinin toplanan bu paranın içinden "Bizim hakkımız" diyerek bir takım paralar aldıkları da sabittir.Dinin o mübarek makamlarını Kürsüyü, mimberi para toplamak işinde kullanmaktadırlar.İstedikleri için de (el açtıklarından) Hakk Teala izzetlerini yarım yapmıştır.