İbrahim b.Ethem diyor ki: Birinin tarlasında yürürken tarla sahibi bana "Heey öküz herif!" diye seslendi.Bunun üzerine şöyle dedim; " Bu adam basit bir hatamdan dolayı adımı değiştirdi. Şayet çok hata yaparsam , Allah da irfanımı değiştirir."
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
İBRAHİM ETHEM HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İBRAHİM ETHEM HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Şubat 2026 Perşembe
5 Temmuz 2021 Pazartesi
İBRAHİM ETHEM HAZRETLERİ
İbrahim bin Ethem hazretleri diyor ki:
"-Şayet bizim içinde bulunduğumuz tasavvufu(manevi makam ve saltanatı) zahir padişahlar bir bilseler onun üzerine (o saltanatı elde etmek için)bizimle kılıçlarla savaşırlardı"
12 Nisan 2021 Pazartesi
MÜCAHEDE YOLLARI
Ankebut suresi 69 ayetinde buyrulur:"Uğrumuzda cihad edenlere, bize ulaştıracak yolları gösteririz" Mücahedenin asgari şartı süluk sırasında terbiye tamamlanıp kemal buluncaya kadar az yemek, az uyumak, az konuşmak, şehveti terk etmektir.Kemale ulaştıktan sonra beden ile mücahadeye lüzum kalmaz.
İbrahim Ethem hazretleri buyurmuştur: Bir kulun salihler seviyesine ulaşması için altı kapıyı kapatıp altı kapıyı açması ve bu engelleri aşması gerekir;
1-Nimet kapısı kapanır, şiddet(sıkıntı) kapısı açılır.
2-İzzet kapısı kapanır, zillet kapısı açılır.
3-Rahat kapısı kapanır cehd yani gayret kapısı açılır.
4-Uyku kapısı kapanır, uyanıklık kapısı açılır.
5-Zenginlik kapısı kapanır, fakirlik kapısı açılır.
6-Dünya arzusunun kapısı kapanır, ölüm arzusunun kapısı açılır.
25 Mart 2021 Perşembe
GÜZEL DUALARDAN
"Ya Rabbi! bizi iyilerden yaz ve iyi kullarla ismimizi yaz" bu çok güzel bir duadır.İyi kulları sevdiğin vakit, onlarla beraber yazılırsın.İyi kul olmak kolay mesele değil lakin iyi kulları sevmek kolaydır.İyi kul olamıyoruz, çünkü nefsimiz kötü.Her kim nefse karşı koymuşsa iyi kul olmuştur.
İbrahim Ethem hazretleri bir gece Mescid-i aksa'da ibadet ederken iki melaike indi.Biri diğerine:"Yaz, Allah'ın sevdiği kulların isimlerini yaz" Yazarlarken Hz. İbrahim Ethem kendi ismini göremeyince :"Benim ismim orada var mı ?" dedi.Baktılar ,göremediler:"Öyleyse bu isimlerin altına Allah'ı sevenleri seven adam" diye yazın deyince ilahi hitap geldi:"Benim İbrahim Ethem kulumu isimlerin en başına yazın"
26 Şubat 2021 Cuma
SİFTAHI ALLAH İÇİN OLANIN KARŞILIĞI
İbrahim Ethem hazretleri padişahlığı terk edip insanlardan gizlenmişti.Buhara padişahlarından birisi ,hazretin şöhreti yayılınca onu bulmak merakına düştü ve tellallara ilan ettirdi ki kim İbrahim Ethem'i haber verirse kendisine bin altın verecek.İbrahim Ethem uzayan saçını traş ettirmek için bir berber dükkanına girdi. Dükkan sahibi yoksul parasız bir derviş sanıp "daha siftah etmedim" deyip başından gönderdi. Hazret bir başka berber dükkanına girdi. Berber'e "Beni Allah için traş eder misin?" deyince Berber "Baş üstüne " deyip koltuğuna oturtturdu ve saçlarını ustura ile traş etmeye başladı. Başının yarısı ustura ile traş edildiğinde berber dükkanının önüne bir atlı geldi. Atından inip dükkana girdi ve İbrahim Ethem'in boynundaki örtüyü alıp koltuğa oturarak Berbere sert bir şekilde kendisini traş etmesini söyledi. Berber bu zorlama karşısında adamı traş etti.Adamın traşını bitirince kalkıp giderken İbrahim Ethem'in başının traş edilen kısmına fiske vurarak "Derviş, kabağın üşüdü mü" dedi. Dükkandan çıkıp atına binmek isterken hayvan bir çifte savurunca adamın başına isabet eden darbeden dolayı o şahıs öldü. Berber bu işe şaştı ve "Senin başına adam bir fiske vurdu, at ise adamın başını parçaladı" deyince İbrahim Ethem"Kabak sahibi razı olmadı" dedi.Ve dedi ki:"Bizi Allah için traş eyledin karşılığında sana ücretini Hak Teala versin. Var git şehrin padişahına haber ver ki İbrahim Ethem benim dükkanımdadır". Berber Padişaha gider ve hazretin varlığını haber verir padişah vaad ettiği bin altını berbere verir.
29 Nisan 2020 Çarşamba
İBRAHİM EDHEM HAZRETLERİNİN DUASI
Rivayet olunur ki İbrahim Edhem hazretleri Tac ve tahtı terk ettiğinde eşi hamile imiş.Çocuk doğduktan sonra haber almışlar ki Şeyh Mekke'dedir. Anası ve çocuk birlikte Mekke'ye gelmişler. Tavaf esnasında hazretin gözü bir çocuğa takılmış birbirlerini görmedikleri halde müridlerine "Allah alem, bu çocuk benim oğlum olsa gerektir. Zira, gönlüm ona pek ziyade meyl etti"buyurmuş. Müridler çocuğu getirmişler. Çocuk babasını gördüğü gibi ayaklarına kapanmış, sevinç içinde öksüzlüğünü terk etmiş, validesiyle birlikte geldiğini dönüşte birlikte dönmek istediklerini arz etmiştir. İbrahim Edhem ellerini kaldırdı, kemali hüzn ile dergahı izzet'e yüz tuttu:"Ey Halıku ins ü can! Halim sana ayandır. Bu çocuk kalbimde yer tutacak olursa akibetim hüsrandır. Senden ümidim lütfu ihsandır" diye dua etmesini müteakip mahdumu rahmeti Rahmana kavuştu.
Yine rivayet edilir ki halkın kendisini övmesinden ve bilinmesinden daima kaçarlar ve yer değiştirir imiş. Basra'da bulunduğu zaman halk başına üşüşür imiş. Bir gece habersizce Kabe'ye giden bir kafileye katılmış. Kafilenin bir kısmı Mekke'ye ulaşmış, diğer kısmı geride kalmış. Hz.İbrahim Ethem de geride kalanlardan imiş. Mekke halkı gelenlerden İbrahim Ethem'i sormuş. Onlar tanımıyoruz amma kafilenin geride kalanları içinde İbrahim Ethem isimli bir derviş var demeleri üzerine halk kafilenin kalanını karşılamak için dışarıya gelmiş. Hz.İbrahim kafilenin önünde giderken, Mekke halka İbrahim Ethem'i kendinden sormuş."İbrahim Ethem'i bilir misin? Biz onu karşılamaya geldik".Nefsi hazzedip istedi ki "Ben'im" desin. Bu duygudan kaçınarak soranlara:"Halinize hayret ediyorum.O adam bir mülhiddir. Ondan ne umarsınız?Bu kadar halk karşılamaya çıkmışsınız. İhtiyar ettiğiniz bu zahmete değer mi?" deyince halk "Sen o velayet sahibine nasıl dil uzatırsın diye" sopa ile döğmüşler. Hazreti İbrahim nefsine:"Ey nefsi leim. Sana halkın ikram ve izazından ziyade böyle dayak atması evladır" demiş...
Yine rivayet edilir ki halkın kendisini övmesinden ve bilinmesinden daima kaçarlar ve yer değiştirir imiş. Basra'da bulunduğu zaman halk başına üşüşür imiş. Bir gece habersizce Kabe'ye giden bir kafileye katılmış. Kafilenin bir kısmı Mekke'ye ulaşmış, diğer kısmı geride kalmış. Hz.İbrahim Ethem de geride kalanlardan imiş. Mekke halkı gelenlerden İbrahim Ethem'i sormuş. Onlar tanımıyoruz amma kafilenin geride kalanları içinde İbrahim Ethem isimli bir derviş var demeleri üzerine halk kafilenin kalanını karşılamak için dışarıya gelmiş. Hz.İbrahim kafilenin önünde giderken, Mekke halka İbrahim Ethem'i kendinden sormuş."İbrahim Ethem'i bilir misin? Biz onu karşılamaya geldik".Nefsi hazzedip istedi ki "Ben'im" desin. Bu duygudan kaçınarak soranlara:"Halinize hayret ediyorum.O adam bir mülhiddir. Ondan ne umarsınız?Bu kadar halk karşılamaya çıkmışsınız. İhtiyar ettiğiniz bu zahmete değer mi?" deyince halk "Sen o velayet sahibine nasıl dil uzatırsın diye" sopa ile döğmüşler. Hazreti İbrahim nefsine:"Ey nefsi leim. Sana halkın ikram ve izazından ziyade böyle dayak atması evladır" demiş...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)