8 Şubat 2026 Pazar

RABBİN İSTESEYDİ YERYÜZÜNDEKİLERİN HEPSİ MUTLAKA İNANIRDI"

 Yunus Suresinin 99 ayetinde geçer."Rabbin isteseydi, yeryüzündekilerin hepsi mutlaka inanırdı. O halde sen mi insanları inanmaları için zorlayacaksın" Devam eden ayette " Allah7ın izni olmadan hiç kimse inanamaz.Allah pisliği , akıllarını kullanmayanların üzerine kor"

Yaratma ve teşri; yani şeri hüküm koyma esaslarının bina edildiği hikmete aykırı olduğu için Allah bunu istemedi.

Allah, iki kabzanın; yani cemal ve celalinin hükmünü tamamlamak  ve iki dünya; yani cennet-cehennem ahalisini oluşturmak maksadıyla iinkarı tercih etmeyeceğini bildiği kişilerin inanmasını istedi. İnanmayacağını bildiği kişilerin inanmasını ise istemedi, mükellefiyetin geçerli olması  için herkesi istidatlı olarak yarattı. Hz.Peygamber (s.a) de kavminin inanması konusunda hırslıydı ve buna çok önem veriyordu.Çünkü kamil bir insanın yaratılışı , herkesin inanıp bağışlanmasından başka bir şey istemeyecek şekilde külli rahmet taşır.

Allah'ın adeti iman nuruyla tesdeklenen akılların tevhide ve Allah'ı tanımaya imkan ve yol bulması; İiman nurundan uzak olan akılların ise buunlara yol bulamaması şeklinde tecelli eder. " Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz.Allah pisliği, akıllarını kullanmayanların üzerine kor" ayeti(Yunus 100) filizofları reddeder.Çünkü onların imandan uzak akıllarında tevhid ve marifete yol bulabileceğini sanmaktadırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder