İki tane sözleşme vardır: Biri muhabbet üzere verilen söz, diğeri de kulluk üzere verilen söz.Birincisi Havassa, ikincisi avama aittir.
Buradaki söz , Cenab-ı Hakk'ın kendilerini Adem'in sırtından çıkartarak tevhid ve ubudiyet hususunda ahid aldığı sırada Allah'la aralarında vaki olan anlaşmadır.
Muhabbet sözü verenler , sözlerini ebediyen bozmazlar.Kulluk üzere söz verenlerden sözlerini muhabbetle pekiştirenler de sözlerini bozmadılar.Ama sözleri muhabbetle pekiştirilmeyenler heva ve heveslerine uyarak Allah'dan başkasına kulluk ettiler ve bir çok şeyi O'na ortak koşup onları sevdiler.
Bu sözü ancak kamil manada bi ruyanıklığa sahip olup her türlü örtü ve perdeden sıyrılanlar hatırlayabilirler.Nitekim Zünun-u Mısriye :"Ben sizin Rabbiniz değilmiyim?"(Araf 172) şeklindeki misakın sırrı sorularak , bu "misakı hatırlıyor musun?" denildi. O da şöyle cevap verdi:" Evet, sanki şimdi kulaklarımla duymuş gibi hatırlıyorum"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder