Ehli hakikate göre vücudun birliği demektir.Sofiyye hazeratının iman ve ikanlarına göre bizatihi kaim olan vücud Bir'dir.O da:Cehab-ı Hakk7ın vücududur.Bu vücud:Vacib, kadim ve ezelidir.Ne teaddüd eder, ne de tebeddül eder ve ınkısab kabul eder.Şekli, sureti ,haddi yoktur
Vücudu Hak, mükevvenata nisbetle bir ayna mesabesinde olup makul ve mahsus bütün eşya Onda zahir olur.Veyahut Cehab-ı Hak zati haysiyetiyle değil,fiil ve sıfatı haysiyetiyle cem'i suver-i eşhasta ıtlaktan çıkmaksızın ve asla tebeddül ve tegayyür etmeksizin tezahür ve tecelli etmektedir.Bu itibarla eşya ona mir'at(ayna) olur.Mükevvenatın cümlesi vücud-i Hak ile kaimdir.Allah Teala'nın isimlerinden biri de "KAYYUM"dur.Kainat Onun muhabbetiyle daimdir.Teaddüd ve kesret , işte bu vücud-i teayyünatında olup, kendisi bunların cümlesinden münezzehtir.
Güneşin nuru bir olduğu halde muhtelif renklerle renklenmiş camlara aksettiği vakit türlü türlü renklerde görülmektedir.İşte bu ayn-i vahid;teayyünat ve tekayyüdattan tecerrüd ve ıtlakı haysiyetiyle "Hak" dır.Ve teayyünatla telebbüsü haysiyetiyle "halk" ve "alem"dir.
Şu halde alem Hakk7ın zahiri, Hakk, alemin batınıdır.
İşte vahdeti vücud tabirinin ehli hakikat nazarında manası , vücudu, Cenab-ı Hakk7a hasretmekten ibarettir.
Bu meyanda hakikatın zevkine varamayanlar ve marifet neşesi duyamayanlar bazı şöyler söyler:"Efendim, eşyada hasaset (muhtaclık,ihiyaç,tamahkarlık,cimrilik , alçaklık) ve habeset (kötülük,çirkinlik) vardır, buralara ne denecek?
Eşyadaki bu hal o eşyanın sabit vasfı değildir.zira her tabiat diğerien nisbetle zıt olabilir.Hayvan leşi insana göre çok pistir ama o leş üzerinde bulunan kurtçuklara göre ,yahut leş yiyen hayvanata göre lezzetli bir yemektir.Lezzet, elem,seadet, şekavet,güzellik, çirkinlik tabiatlara göre değişir.
Kainatta zahir olan her kemal, onun levazımındandır.Her noksanlık ve zeval ise ancak O'nun teayyününün ahkamının icabıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder