İnsanı Kamil bu dünyaya vasl etmek için gelmiştir.Fasl etmek için değil.En mekruh olan şey erkek ve kadının arasındaki boşanma ve ayrılıktır.Cenab-ı peygamber buyurmuştur:"Allah teala köle ve cariye azad etmekten kendisine daha sevimli bir mübah yaratmadı ve kendisine kadın boşamaktan daha iğrenç gelen bir mubah yaratmadı" buyrulur.
Hak teala her bir kimseyi farklı meşreplerde halk etmiştir.Bu nedenle herkez kendi açısından dağerlendirme yapar.Hak teala ile alakalı sözler birisi için övme olurken diğeri için zem olabilir.Birisi hakkında bal olurken diğeri için zehir olabilir.Herkes kendi mertebesinin gerektirdiği sözleri söyler.
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
26 Mart 2019 Salı
KALBİ ÖLDÜREN SEBEBLERDEN
Hakk'ın has kullarına karşı layık olmayan sözleri söylemek bi-edepliktir.ve onlara karşı bi-edebane söz söylemek de kalbi öldürür ve ilahi feyzin kalbe inmesine mani olur.ve bu durum amel defterinin kararmasına neden olur.Hadis-i kutsi de buyurulmuştur:"Benim bir velime ihanet eden , benim muharebe ile mübareze eder."İbni Arabi hazretleri buyururlar ki:"Kim ki sufiyye ile oturdu ve tahakkuk ettikleri şeye muhalefet etti, kalbinden imanı nez etti."
25 Mart 2019 Pazartesi
ALEM-İ ŞEHADET
Malum olsun ki ;alem-i şehadet ,Kuran-ı fiilidir.; ve okuduğumuz kitap ise Kuran-ı Kavlidir.Fakat ariften başkası ne okuduğunu bilmez.Bu sırra vakıf olanlar ancak urefayı ilahiyyedir.Ve alemi şehadet , vücudu mutlak ı Hakk'ın mertebe-i tenezzülatının mazharı olduğu için kitabı mübindir, yani apaçık bir kitaptır
KENDİ İMAMINI ARAMAK
Ezelde mazharı inayet olup, kalblerin'de ilahi sevgi bulunan kullar,kendilerinin imamı ezelilerini ararlar"Biz tüm insanları imamları ile huzurumuza davet ederiz"(İsra 17/71).Kamil insanlar,ezelde,kendisine tabi olacak kimselerin imamlarıdır.ve imamların imamı Efendimiz (sav) dir.Ciddi bir şekilde insanı kamil aramak hususunda gayret gösteren kimse mutlaka isteğine kavuşur."İnsan için çalışmasından başka bir şey yoktur"(Necm 53/39).
24 Mart 2019 Pazar
GÜNÜMÜZÜN PUTPERESTLİĞİ
Eskiden ,putperest kavimler,ibadet edecekleri tanrıları fiziksel bir şekle sokup tapınırlardı.Putperestliğin bu günkü karşılığı,insanların kendi nefislerinin hevası arkasında gitmeleridir.EFERAEYTE MENİT TEHAZE İLEYHEHU HEVA"Hevasını ilah ittihaz edenleri görmez misin?"(Furkan 25/43).
HZ.SÜLEYMANDAN,BELKIS'A MEKTUP
Yemen'in san'a bölgesinde padişahlık yapan Belkıs isimli kadın, putperest idi.Hz.Süleyman ,Hüdhüd isimli bir kuş vasıtasıyla ona bir mektup gönderdi.Mektub kısa olup birçok nükteleri taşımaktaydı.Mektup içeriği şu idi:"Bismillahir rahmani'r rahim.Selam, hidayete tabi olan kimselerin üzerine olsun.Bundan sonrasına gelince , benim üzerime yükselmeyin;müslim ve münkad olduğunuz halde bana gelin".
SEÇİMLER ERTELENEBİLİR Mİ?
Üç dönem iktidarda kalan Anap hükümeti ,1989 mahalli seçimler sonucunda Belediyeleri kaybetmesinin akabinde inişe geçerek tükenmiştir.Ak Parti iktidarı büyük şehirleri kaybettiği takdirde aynı sonuçla karşılaşabilir.Telaş ve korku bir kararnameye bağlı olan seçimlerin bir yıl ertelenmesini sağlayabilir.Ancak bunun için de bir gerekçe olması gerekir ki en makul gerekçe seçim öncesi Suriye'nin vurulmasıdır.Bu da siyasi iktidarın çıkmaz bir yola girdiğinin işareti olacaktır ki bu yolun sonu kendi varlıklarının beka meselesi durumuna dönecektir.
TÜRKİYENİN ALTINLARI KİME REHİN?
1980li yıllarda ülkemizin altınlarının İngiltere'ye rehinli iken Turgut Özal'ın dövize olan yasakları kaldırarak ülkenin ufkunun önünü açtığını,Amerikayla olan ticari ilişkileri ve onlara mal satımı v.s suretiyle döviz girdisi sağladığı akabinde İMF ye olan borçlarımızın rehni olan ülkemiz altınlarını karşılık olarak dolar vermek suretiyle İngilterenin ipoteğinden kurtardığını Necib Sultanım ifade buyurmuştu.Hatta,İngilterenin bu altınları Libyaya gönderip,Libya'dan Türkiyeye taşındığını ifade buyurmuştu.geçen haftaki gazeteler 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Amerikan ve İngiltere bankalarında bulunan Türkiye altınlarının peyderpey ülkemize getirildiğini yazmışlardır.Bu gün , uluslararası anlaşmalar gereğince borç para alan bir devlet,fiziksel olarak altınları kendinde bulunurken dahi ,borç aldığı ülke lehine rehin anlaşması yapabilmektedir.Diğer bir deyimle,teminat gösterilen kıymetli madenin ,borç alınan ülkeye fiziksel teslimi şart olmamaktadır.
"YAP İŞLET DEVRET" PROJELERİ
En son İstanbul Havalimanı inşaasında görüldüğü üzere,bu projenin yüklenicileri olan inşaat şirketlerinin arkasındaki sermaye kimindir?Eğer bu şirketlerin sermaye sahipleri İsrail ise bu şirketler günü geldiğinde beka sorunu yaşayacaktır.Uluslar arası anlaşmaların korumacılığı bir gün geldiğinde etkisiz kalacaktır.Bu millet,kendisine giydirilmek istenen dar ayakkabıyı fırlatıp çıkartacaktır."Ekonomik yaptırım" bu millet için asla engel değildir.Kurtuluş savaşında açlığı yaşamış bir millet,Balkanlar dahil tüm dünyadaki insanımızın sığındığı bu millet ekonomik zincirlerini de kıracak ve iki kutbu ayrılacak dünya düzeninde hakem rolünü üstlenecektir.(2023 mücceddidi din'in geliş tarihidir).Sıkıntı bu tarihe kadardır.Sonrasının iyi olacağını maneviyat büyükleri ifade buyurmaktadır.
TANK PALET FABRİKASI ÜZERİNDEKİ TASARRUF
Kamuoyu ,siyasi iktidarın ,ülke mal varlığı hususunda yaptığı tasarrufların içeriğinden habersizdir.Tank palet fabrikasının Katar'lılara ne karşlığı verildiği meçhuldür.Bu ülke insanının Hak Teala ve Cenab-ı Peygamber nezdinde özel bir yeri vardır.Bu ülkenin manevi bekçileri kıyamete kadar elan tasarrufları devam etmektedir.Evlad-ı fatihan'a ihanet sayılan işler asla kapalı kalmaz.Hakk'ın "El-Halim" isminin tecellisi olan bir mağlubiyet görmeden nimetin devam etmesi nihayetsiz değildir."El-Müntakim" isminin asarı tecellisi başladığında etkilenmeyecek siyasi iktidar mensubu pek az olacaktır.
23 Mart 2019 Cumartesi
FERASET SAHİBİ OLABİLMEK
İbni Arabi hazretleri buyurur ki:"Firaset iki nevidir.birisi "firaseti hikemiyye" ve diğeri "firaset-i şeriyyedir".
Firaseti hikemiyye; suretten manaya intikal edip, bunda hata olur.
Firaseti şeriyye; batına nazar olup bunda hata olmaz.Firaseti şeriyye sahibi olmayan mürşit, kamil değildir.Onun terbiyesi ancak ilmi ve lisani olur.ve terbiyesi ise nakıstır(noksandır).Salikin istifadesi mahdud olur.Firaseti şeriyye sahibi olan mürşit ise ,salikin hilkatine ve batınına bakıp , onun fatihasını ve hatimesini görür ve onu istidadına göre terbiye buyurur.Binanaleyh onun terbiyesi kamildir.
Firaseti hikemiyye; suretten manaya intikal edip, bunda hata olur.
Firaseti şeriyye; batına nazar olup bunda hata olmaz.Firaseti şeriyye sahibi olmayan mürşit, kamil değildir.Onun terbiyesi ancak ilmi ve lisani olur.ve terbiyesi ise nakıstır(noksandır).Salikin istifadesi mahdud olur.Firaseti şeriyye sahibi olan mürşit ise ,salikin hilkatine ve batınına bakıp , onun fatihasını ve hatimesini görür ve onu istidadına göre terbiye buyurur.Binanaleyh onun terbiyesi kamildir.
ÇİFT KANATLI OLMAK
Kuş iki kanatlı olmaz ise uçamaz.iki kanatın insan üzerindeki karşılığı havf ve reca (korku ve ümit) içinde olmaklığıdır.İnsanda sadece havf(korku) hakim olursa insan ümitsizliğe düşer.Yeis, rahmet-i Hak'dan ümitsiz olmak ve Hakk hakkında sui zanna düşmektir.Bu da kul için helak edici bir tehlikedir.Reca ise aynı derecede helak edicidir.Çünkü recahalinin galebesiyle kul Hakk'a karşı mütecasir ve edepsiz olur.Bu haller ile tarikat yolunda ilerleyemez.Her iki cihet kalbde itidal üzre olmalıdır.Korku ve eminlik birlikte olmalıdır.
22 Mart 2019 Cuma
HIRSIZIN ELİNİN ULAŞAMAYACAĞI ŞEY
Hırsızı, elinin yetişemeyeceği iyi bir şeyle meşgul olmak gerekir.Yani Muhabbetullah ve zikr-i Hakk ile meşgul olmak gerekir.Hırsız olan şeytan senin fikir ve amellerinden bir şeyi mutlaka çalar.Muhabbetullah ve zikri Hakk mutlaka bizim amellerimizden en kıymetlisi olmakla şeytan buunları çalmaya güç yetiremez.
NEFİS MERTEBELERİNE GÖRE DEĞİŞEN AMELLER
"Nefsi Emmare" mertebesinde olan insanlar, iyi amellerini ancak zahiri fayda gözeterek icra ederler ve fana fiillerinde de bazen halkın ayıplamasından ve tahrikinden çekinirler.
"Nefsi Levvame"mertebesinde olanlar ise ,iyi amellerini, zahiri dünyevi faydaya ahiret mükafatını da katarak icra ederler.ve kötü fiillerinde de hem halkın ayıplamasından hemde ahiret azabından korkarlar.
Nefsi Mülhime" de olanlar ,iyi amellerin de dünyevi faideden geçmişler ve Hakk'ın rızasını umarak icra ederler,sıfatı hayvaniyyeyi kerih görürler.Nazarlarında amelleri ihlasladır.Fakat kendilerinde sıfatı nefsaniyye artıklarından olan halkın kendini kabul ve övmesi zevki vardır.Bu zevk onları keşfi ahvale sevkeder.
Nefsi Mutmainneye terakki edenler dünyadan ve ahiretten alakasını kesip , külliyetle Hakk rücu ederler ve artık nazarında tama ve havf kalmaz
"Nefsi Levvame"mertebesinde olanlar ise ,iyi amellerini, zahiri dünyevi faydaya ahiret mükafatını da katarak icra ederler.ve kötü fiillerinde de hem halkın ayıplamasından hemde ahiret azabından korkarlar.
Nefsi Mülhime" de olanlar ,iyi amellerin de dünyevi faideden geçmişler ve Hakk'ın rızasını umarak icra ederler,sıfatı hayvaniyyeyi kerih görürler.Nazarlarında amelleri ihlasladır.Fakat kendilerinde sıfatı nefsaniyye artıklarından olan halkın kendini kabul ve övmesi zevki vardır.Bu zevk onları keşfi ahvale sevkeder.
Nefsi Mutmainneye terakki edenler dünyadan ve ahiretten alakasını kesip , külliyetle Hakk rücu ederler ve artık nazarında tama ve havf kalmaz
21 Mart 2019 Perşembe
DÜNYA İÇİN DÜNYAYI TERK ETMİŞ GÖRÜNENLER
Bir taifeye göre , insanların kıymetini bildiren şey, mükellef ve süslü elbiselerdir.Böyle bir kimseyi görünce "Bu mühim bir kimsedir" diye itibar ederler.Fakat aba giymiş, haddi zatında münevver bir kimseyi görseler"Bu adam ehemmiyetsiz bir kişidir" diye itibar etmezler.
Bir taife zühd hilekarlarının zahirine aldanırlar ve surneti zahirnede zühdünü gördüğü kimseyi evliyanın büyüklerinden sanırlar.Zira dünya için dünyayı terk edenler ve zühd erbabı ve takva suretinde görünenler vardır.Bunların halini ancak batındaki nur ayırabilir.Akıl bir kimsenin dış görünüşü ile söylediği sufilere ait sözlere aldanır iç halini bilemez.Bir kimsenin ahvali kalbiyyesini bilmek için firaseti hikemiyye gerekir.Allah adamları kalblerin casuslarıdır ve kalbde olan şeyler onlara malum olur ve bu nedenle yanılmazlar.Bu nedenle Allah adamlarına zahiri hileler ve mekrlerin bir tesiri olmaz.
Bir taife zühd hilekarlarının zahirine aldanırlar ve surneti zahirnede zühdünü gördüğü kimseyi evliyanın büyüklerinden sanırlar.Zira dünya için dünyayı terk edenler ve zühd erbabı ve takva suretinde görünenler vardır.Bunların halini ancak batındaki nur ayırabilir.Akıl bir kimsenin dış görünüşü ile söylediği sufilere ait sözlere aldanır iç halini bilemez.Bir kimsenin ahvali kalbiyyesini bilmek için firaseti hikemiyye gerekir.Allah adamları kalblerin casuslarıdır ve kalbde olan şeyler onlara malum olur ve bu nedenle yanılmazlar.Bu nedenle Allah adamlarına zahiri hileler ve mekrlerin bir tesiri olmaz.
SIFATI NEFSANİYYE VE SIFATI RUHANİYYE
Sıfatı nefsaniyye ile sıfatı ruhaniyye birer denize benzerler.Her birisi kendine aid müessirat ile dalgalanıp çarpar;fakat onların arasında bir berzah vardır ki, birbirine karışmağa mani olur ve her birisi kendi dairesinde kabarıp dalgalanırlar.Ten denizinin dalgalanmasına sebeb ,nefsanilerin sohbeti ve onlar ile birlikte beraber olmaktır.Gönül denizinin dalgalanmasına sebeb dahi, insanı kamilin huzurudur.
20 Mart 2019 Çarşamba
HAYVANLARA TESİR EDEN HUYLAR
Sirklerde insanların terbiyesi neticesinde bir takım hayvanlarda değişik haller görülür.Köpeği talim ve terbiye ile ,kurtlara karşı koyunları beklemek veya avcılık etmek,ev,bahçe beklemek hevesi insanlardan geçer.Ashabı Kehfin köpeğine de talibi Hak olmak huyu sirayet etti ve mağaradan ayrılmadı.
KIYAMETTE KURT ŞEKLİNDE HAŞREDİLECEK OLANLAR
Kıyamet gününde,hased sahipleri kurt şeklinde haşr olunacaklardır.Zira,Hz.Yusuf'a kardeşleri haset etmişler vetatlı dille onu sahrada gezdireceğiz diyerek babasından almışlar bir kuyuya attıktan sonra babalarına "onu kurt yedi" şeklinde yalan mazeret beyan etmişlerdi.Kıyamet günü hasedciler, insan suretini kaybedip kurtlar suretinde haşr olunurlar.
Hak Teala'nın haram ettiği şeyleri yiyen haris ve alçak tabiatlı olan kimseler, hesap günü olan yevm-i kıyamette domuz suretinde haşr olunurlar.Zina edenlerin gizli uzvu kokmuş, şarap içenlerin ağızları kokmuş olur.
Hak Teala'nın haram ettiği şeyleri yiyen haris ve alçak tabiatlı olan kimseler, hesap günü olan yevm-i kıyamette domuz suretinde haşr olunurlar.Zina edenlerin gizli uzvu kokmuş, şarap içenlerin ağızları kokmuş olur.
ULEMA
Zahir ehlini tarif için kullanılır.Ancak,bilgiyi medresede,kitapta öğrenmiş , ezberlemiş kişiler kast edilir.Bunlar insanların avam kısmıdır.Zira şeriatı, kendi daire-i muhakemesine hasr ederler.Bu kimselerin verdikleri nakıs fetvalar yüzünden bir çok ehli tasavvuf Hak aşıkları katledilmiştir.Zira bu "Ulema" namı altında bulunan taife kördürler ve onlar hakikatta ulema değil "ulu a'ma"dır.Evliyayı kiram ise zahiri namu nişandan uzaktır.
Zahir ulema, taassub sahibidir.İnsanları kendi muhakemelerine göre cennetlik ve cehennemlik diye kolayca vasfederler.Halbuki cennet ve cehennem Hakk'ın mülküdür.Dilediğini mülküne sokar çıkartır.Bundan dolayı kimseye hesap vermek zorunda değildir.
Zahir ulema, taassub sahibidir.İnsanları kendi muhakemelerine göre cennetlik ve cehennemlik diye kolayca vasfederler.Halbuki cennet ve cehennem Hakk'ın mülküdür.Dilediğini mülküne sokar çıkartır.Bundan dolayı kimseye hesap vermek zorunda değildir.
ZÜNNUN-İ MISRİ
Allah aşkının galib olduğu Hakk dostlarından olup ismi Sevban b.İbrahim dir.Aşkı ilahinin ziyade olduğu zamanların başlangıcında zahir ehli ondaki bu hali "delilik" alameti olarak telakki etmiştir."Zünnun"(balık sahibi) denmesinin sebebi ise bir gemiyebinmiş bir köşede oturur iken,gemideki tacirlerden birinin kıymetli bir taşı kaybolmuş.herkesi aramışlar bulamamışlar.Hepsi, bu taşı bu deli almıştır diye kendisine eza ve cefa etmeye başlamışlardı.Eza haddi aşınca,Hakk Tealaya bunun kalkması için niyaz ettiğinde denizde bulunan balıklar ağızlarında kıymetli taşlar olduğu halde sudan başını çıkartmaları üzerine bir balıktan bu kıymetli taşı alarak metaı kaybolan kişiye vermesi üzerine gemi halkı istiğfar ve özür dilediler.Bu keramet sebebiyle "balık sahibi" manasına Zünnun lakabını verdiler.
19 Mart 2019 Salı
MEVLEVİ VİRDİ
Resulü Ekrem Efendimiz (sav)'den intikal eden örnek dualara göre evliyayı kiram kendi yollarına uygun dualar tertip etmişlerdir.
Belli vakitlerde muntazaman ve devamlı okunan dualara "virdi" veya virdler manasına "evrad" denilir.Her büyük şeyhin özel ilahi ilham ve işaretlerle tertip edip okumayı adet edindiği , müritlerinin de muntazaman okumaya devam ettikleri virdler vardır. Şeyh efendinin ismiyle anılır.Evradı Mevlena yahut evradı Mevleviyye,Evradı Cerrahiyye,evradı Şazeliyye gibi.
Bu virdler şeyhe gelen ilhamlar üzerine düzenlenmiştir.Efendimiz (sav) azda olsa devamlı yapılan ibadetin,çokda olsa devamlı yapılmayan ibadetten makbul olduğunu ifade buyurmuştur.Bu yüzden ibadet ve duaların devamlı olmasına dikkat edilmiştir.
Mevlana Efendimizin de bazı sure, ayet ve Peygamber Efendimizden gelen bazı dualardan tertip ettiği ve okuduğu bir virdi vardır.Hz.Mevlanayı sevenler ,onun yolunda gidenler onun bu mübarek dualarını asırlardır okuya gelmişlerdir.Bu nedenle evrad için; mevlevi adap ve erkanının başlangıcını teşkil etmektedir, denilebilir.
Belli vakitlerde muntazaman ve devamlı okunan dualara "virdi" veya virdler manasına "evrad" denilir.Her büyük şeyhin özel ilahi ilham ve işaretlerle tertip edip okumayı adet edindiği , müritlerinin de muntazaman okumaya devam ettikleri virdler vardır. Şeyh efendinin ismiyle anılır.Evradı Mevlena yahut evradı Mevleviyye,Evradı Cerrahiyye,evradı Şazeliyye gibi.
Bu virdler şeyhe gelen ilhamlar üzerine düzenlenmiştir.Efendimiz (sav) azda olsa devamlı yapılan ibadetin,çokda olsa devamlı yapılmayan ibadetten makbul olduğunu ifade buyurmuştur.Bu yüzden ibadet ve duaların devamlı olmasına dikkat edilmiştir.
Mevlana Efendimizin de bazı sure, ayet ve Peygamber Efendimizden gelen bazı dualardan tertip ettiği ve okuduğu bir virdi vardır.Hz.Mevlanayı sevenler ,onun yolunda gidenler onun bu mübarek dualarını asırlardır okuya gelmişlerdir.Bu nedenle evrad için; mevlevi adap ve erkanının başlangıcını teşkil etmektedir, denilebilir.
AKILLILAR VE DELİLER
Deliler özgür insanlardır.Arap lüğatında "akl", düğüm manasınadır. bunu bir ip düğümü kabul edersek,ipin uzunluğu kadar,harekat kabiliyeti olur ki tamamen bağsız olmakla eş olamaz.Alemi esrarı müşahede edenlere, o alemden habersiz olanlar nasihat ederler,böyle yapma,böyle söyleme diye.Ehli hicabın kendisi olan kişiler bu suret aleminde "akıl" denilen bağlarla bağlanmış bir deli olduklarının farkında değildirler.Eğer akıllılar ,ehli hakikatın haline muttali olsalar, kendilerinin deliliğine ve akıl bağı ile sıkı sıkıya bağlandıklarına hükmederler.Alemi suretin dar sahasında akıl bağıyla bağlı olduklarından Peygamberlerin mucizelerine ve evliyanın kerametine karşı çıkarlar.Hadiseleri ,kendi görüşlerinin ufuklarına hasr edenlere deliden başka ne denir?
DÜNYADAKİ TÜM TECELLİLERİ HAKK'DAN GÖRENLER
Başkalarının korktuğu dünya belalarını ve nefsani mahrumiyetleri,vahdet deryasına dalan aşıklar,tecelliyatı sıfatıyye ve esmaiyye ve efaliyye-i Hakk görenler vahdet deryasında yüzen kazlar gibidir.Tavuklara ölüm olan su, kazlara hayat ve eminliktir.Meserret kaynağıdır.
EL CÜNUNÜ FÜNUNÜN"Delilik türlü türlüdür" darbı meseldir.Hakk Teala'nın esmalarının tecelliyatı bu alemden çeşit çeşit zuhura gelir.Bu nedenle ,insanlardaki değişik değişik halleri gözlemleyenler "Çeşidi bol Allahım" derler.
EL CÜNUNÜ FÜNUNÜN"Delilik türlü türlüdür" darbı meseldir.Hakk Teala'nın esmalarının tecelliyatı bu alemden çeşit çeşit zuhura gelir.Bu nedenle ,insanlardaki değişik değişik halleri gözlemleyenler "Çeşidi bol Allahım" derler.
HABERLİ OLAN AŞIKLAR
Aziz Mahmut Hüdai hazretlerinin duası olduğu ifade edilir; dervişanı için yahut kendi türbesini ziyaret edenler için:"Fakirlik görmesin,denizde boğulmasın,ateşte yanması ve ne zaman öleceğini bilsin".Hak Teala ,aşıklarına ne vakit teslimi ruh edeceklerini bildirir ve onlardan bazıları da bu vakti yakınlarına bildirirler.Hz.Pir Mevlana efendimiz buyurur:
"Haberli olarak ölen aşıklar, maşukun huzurunda şeker gibi ölürler."Elestü bi rabbiküm"hitabından beri abı hayat içtiler; şüphesiz başka bir şivede öldüler.Sen zannedersin ki,Hakk'ın arslanları da ,köpekler gibi kapının dışında ölürler"
"Haberli olarak ölen aşıklar, maşukun huzurunda şeker gibi ölürler."Elestü bi rabbiküm"hitabından beri abı hayat içtiler; şüphesiz başka bir şivede öldüler.Sen zannedersin ki,Hakk'ın arslanları da ,köpekler gibi kapının dışında ölürler"
18 Mart 2019 Pazartesi
HAYA'NIN İKİ TÜRÜ
Sıfatı nefsaniyyesiyle kirlenmiş olan kişi,bir mürşid-i Kamil huzuruna gidip ona bağlanmaktan utanır.Onun bu utanması kendisini hakiki amana kavuşmasına engel olur.
Malum olsun ki "haya " iki nevidir.Birisi nefsani , diğeri hakkanidir.Nefsani utanma ,imana manidir.Zira onun menşei nefsin kibir sıfatıdır.Mesela bazı kimseler evinin eşyasını elinde taşımaktan,yahut çöpünü dökmekten utanır.Eski elbise giymekten, fakir kimselerin meclisinde oturmaktan utanır.Bu haya zemmedilmiştir
Hakkani olan haya ise kulların hukukuna tecavüzden ve şeriata muhalif hareketten utanmaktır.Bu hayanın menşei ruhtur.Makbul haya olup fıska mani olur.
Malum olsun ki "haya " iki nevidir.Birisi nefsani , diğeri hakkanidir.Nefsani utanma ,imana manidir.Zira onun menşei nefsin kibir sıfatıdır.Mesela bazı kimseler evinin eşyasını elinde taşımaktan,yahut çöpünü dökmekten utanır.Eski elbise giymekten, fakir kimselerin meclisinde oturmaktan utanır.Bu haya zemmedilmiştir
Hakkani olan haya ise kulların hukukuna tecavüzden ve şeriata muhalif hareketten utanmaktır.Bu hayanın menşei ruhtur.Makbul haya olup fıska mani olur.
KİMİ DAHA ÇOK SEVERSİN
Şakik-i Belhi hazretlerinin mürşidi olan Hatemi Asamm hazretleri ona şöyle sormuş:"Mürşidini mi çok seersin, yoksa amelde mezhebinin imamı olan İmam-ıazam hazretlerini mi seversin?"Cevaben demiş ki:"Elbette mürşidimi daha çok severim.Çünkü bu kadar seneden beri imam-ı Azam hazretlerinin içtihadıyla amel ettim, kötü huylarımdan birisin terk edemedim..Fakat mürşidimin az bir zaman zarfındaki terbiyesi altında kötü huylardan kurtuldum
HZ.MUSA VE HZ.İSA (a.s) arasındaki zaman dilimi
Bu iki peygamber arasında 1700 sene mevcuttur.bu süreç içinde 1000 peygamberin yaratıldığı rivayet edilmektedir.
ÜÇ SEBEBTEN DOLAYI ALLAH KORKUSU
İnsanın Allahü Teala'dan havfı8korkusu) üç sebeble olur:
1-İbadette kusuru
2-Su-i hatime korkusu
3-Allah Teala'nın sayılamıyacak nimetlerine şükürle mukabele edememesi.
1-İbadette kusuru
2-Su-i hatime korkusu
3-Allah Teala'nın sayılamıyacak nimetlerine şükürle mukabele edememesi.
17 Mart 2019 Pazar
TEMİZLİĞİn DÖRT TÜRÜ
Mesnevi şarihi İsmail Ankaravi hazretleri taharetin dört mertebe üzre olduğunu beyan bulurur.Birisi, cismini necasettin temizlemek, ikincisi; nefsini masiyet ve menhiyat kirlerinden temizlemek ; üçüncüsü , ahlakı zemime kirlerinden temizlenmek,dördüncüsü ,sırrını ağyar ve masiva pisliklerinden temizlemektir.Birinci temizlik şeriata riayetle olur.Diğer üç temizlik , ancak insan-ı kamilin imdadı manevisi ile olur.
VAHDETİ VÜCUD TEHLİKELİ BİR NOKTADIR
Yüzme bilmeyen bir kimsenin denize dalması onun helakine neden olur.Bu nedenle kıyıda oturması gerekir.Niyazi Mısri hazretleri "Vahdet-i Hakk'ı duyanın dili laldir, aklı mat" buyurmuştur.Vahdet deryasına taşbihatı akliyye ve elfazı lisaniyye ile adım atmamak gerekir.Bu sahada en fazla demir ve ateş benzetmesi yapılır.Ateşte iyice kızmış ve rengi ateş rengine bürünmüş demire ateş derler ancak ondaki demirlik vasfı yok olmamıştır.İnsanı Kamil'in de Hakk'la böyle bir hususiyeti vardır.Sıfatı nefsaniyyeden tamamen boşalıp yerine Hakk dolduğunda o insandan sadır olan sözler ve fiiller Hakk7a aittir.Vahdet deryasına dalıp bu sözlerin den dolayı asılan,derisi yüzülen kimseler için "Ben kulumu katl ettiğim vakit, onun diyeti ben olurum"mealindeki hadisi şerif vardır.
TUZ KÜMESİNİN İÇİNE DÜŞMEK
Tuz madeni ,yapısı gereği içine düşen her ölü canlıyı tuz haline dönüştürür.Şeriatta bir ölü eşek bir memlahaya(TUZ MADENİNE) düşse zaman içinde o nesne tamamen tuz olur ve onun leşliği kalmaz; şeran parçalanıp tuz olarak kullanılması caiz olur.Bunun gibi , kamilin sohbetine yakın olan nakıs(eksik) bir kimse onun tesir-i nuru ile kesafetten ve habaseti nefsaniyyeden kurtulup bir zaman geçmekle letafet ve kemal kesb eder.
MÜRŞİD HERKESİ FARKLI TERBİYE EDER
Mürşid, müridin mazhar olduğu ismi ilahinin ve Rabbi hassının hassiyyet ve istidadını bildiğinden ,Hakim ismi şerifinin muktezasınca her şeyi yerli yerine koyar.Müridin istidadı nisbetinde vermezse onun hakkını vermemiş olur.Eğer istidadından fazla verirse onu helak etmiş olur.Terbiye esnasında her mertebenin ,sabır,şükür,kanaat ve tevekkül gibi menzilleri olur ki mürid bu menzillerde terbiye olunur.
ŞEYHİ FAAL
Batına tasarruf eden şeyh demektir ki Lisan ve harf ve sevt(ses) aletlerine muhtaç olmaksızın müridlerin batınlarında tasarrufu ederek kalblerini ve ahlakını ıslah ve kalblerine aşkı ilahiyi ilka eder.Hakk Teala dilediği kimselerin kalblerine kendi hidayet nurunu, alet ve vasıtaya muhtaç olmaksızın ihsan buyurur."Fenagillah" ve "Bekabillah" makamlarına ulaşan kişi,müridlerin batınlarına tesir ederek tasarrufta bulunur ve onları terbiye eder.İnsan, mürşidi Kamilin elinde yumuşak bir muma döner.Nasıl mumlar üzerine basılan mühürler şeklen orada görünürse, terbiye edilen müridler üzerindede değişik nakışlar görülür.Bazıları utangaç ve tevazu sahibi olup meşhur olmaktan kaçınır, bazıları ise meşhur olur.
SEYYİD BURHANEDDİN HAZRETLERİ
Burhaneddin Muhakkık hazretleri , cenab-ı Pir efendimizin pederi alileri olan Sultanül Ulema hazretlerinin halifeleri ve Mevlana efendimizin Mürşid-i alileridir.Türbesi Kayseri'dedir.Mevlana efendimizin büyük oğlu Sultan Veled efendimiz buyurur ki:
"Vakta ki şahı ilim olan Hz.Celaleddin makamı ifadeye oturdu, yeryüzünün halkı ona teveccüh etti.Pederi gibi zahid ve alim ve cümle ulemanın şahı ve reisi oldu.Seyyid Burhaneddin Muhakkik hazretleri ona buyurdu ki:"Ey Celaleddin, vakıa sen ilimde yektasın ve halkın müntehabısın, fakat senin pederin sahibi hal idi, onu taleb et ve kıyl ü kalden vazgeç.Sen kışr olan ilmi zahiride pederinin varisisin.O ilmin içi ben olmuşumdur.Dosta nazar et.".Candan onun müridi oldu ve baş eğdi.,ölü gibi onun önüne düştü.Ansızın Hz.Seyyid Burhan bu dünyadan sarayı ahiret tarafına göçtü .Hazreti Mevlana beş sene sıdk ve harareti aşk ve derd i Hakk meyli ile riyazet etti.Sonradan Şemseddin-i Tebrizi ona erişti.onun nurunun parlaklığında zıll-i fani oldu"
"Vakta ki şahı ilim olan Hz.Celaleddin makamı ifadeye oturdu, yeryüzünün halkı ona teveccüh etti.Pederi gibi zahid ve alim ve cümle ulemanın şahı ve reisi oldu.Seyyid Burhaneddin Muhakkik hazretleri ona buyurdu ki:"Ey Celaleddin, vakıa sen ilimde yektasın ve halkın müntehabısın, fakat senin pederin sahibi hal idi, onu taleb et ve kıyl ü kalden vazgeç.Sen kışr olan ilmi zahiride pederinin varisisin.O ilmin içi ben olmuşumdur.Dosta nazar et.".Candan onun müridi oldu ve baş eğdi.,ölü gibi onun önüne düştü.Ansızın Hz.Seyyid Burhan bu dünyadan sarayı ahiret tarafına göçtü .Hazreti Mevlana beş sene sıdk ve harareti aşk ve derd i Hakk meyli ile riyazet etti.Sonradan Şemseddin-i Tebrizi ona erişti.onun nurunun parlaklığında zıll-i fani oldu"
RUH KUŞUNU TUTABİLMEK
Kalbinin aynası Hakk7ın gayrinin hatıralarından kurtulup henüz musafa olmamış(parlakmamış) olan kimse henüz kendi ruh kuşunu tutamamıştır.Nefsaniyyesinin sıfatlarının bağlarıyla bağlıdır.ve muhlis dediğimiz kişiler,bu bağlardan kurtulmak ile meşguldürler.Zira ruh , Hakka vusul için Hak ile kul arasında vasıtadır ve berzahtır.
Muhlis, muhlas olursa yani sıfatı nefsaniyyesinden kurtulursa Hakk'ın sıfatları onda tecelli eder.Böyle bir makama gelmiş kulun vücudu ortada kalmayacağı için şeytan ve nefis o vücudda işlev göremez.Ayeti kerimede Hakk Teala, İblisin lisanında buyurur:"Ya Rab, elbette ben onların hepsini azdırayım ; onlarda senin muhlas kulların müstesnadır"(Hicr 15/39-40,Sad 38/82-83).Muhlas olanlar vücudi hakiki Hakk kalesinde muhafazada bulundukları için düşmanlar ona erişemez ve eminlik makamındadır.VE MEN DAHALEHU AMİNEN("Ona dahil olan kimse emin olur"(Ali imran 3/97).
Muhlis, muhlas olursa yani sıfatı nefsaniyyesinden kurtulursa Hakk'ın sıfatları onda tecelli eder.Böyle bir makama gelmiş kulun vücudu ortada kalmayacağı için şeytan ve nefis o vücudda işlev göremez.Ayeti kerimede Hakk Teala, İblisin lisanında buyurur:"Ya Rab, elbette ben onların hepsini azdırayım ; onlarda senin muhlas kulların müstesnadır"(Hicr 15/39-40,Sad 38/82-83).Muhlas olanlar vücudi hakiki Hakk kalesinde muhafazada bulundukları için düşmanlar ona erişemez ve eminlik makamındadır.VE MEN DAHALEHU AMİNEN("Ona dahil olan kimse emin olur"(Ali imran 3/97).
16 Mart 2019 Cumartesi
HİS GÖZÜ AT MESABESİNDEDİR VE HAYVANİDİR
Cismin suretine taalluk eden his gözü at mesabesindedir ve hayvanidir.Ruhi insaninin sıfatı ve Hakk'ın nuru olan akıl ve idrak ise bu atın suvarisidr.Suvarisi olmayınca at , kendi hayvanlığı aleminde kalır, bir işe yaramaz.Böyle olunca atı, kötü huydan tedip etmek gerekir.Çünkü suret ve tabiat otlağını görünce kudurur.O atta, şah ve halife-i Hak olan ruhi insanının ahkamı zahir olmayıp , hayvaniyeyyet aleminde merdud ve metruk bir halde kalır.Otlağın dışında bir yere davet edersen "Hayır gelmem, niçin geleyim? Orada benim hazzım yok"der.Cismin gözü suret tarafına davet edildiği vakit koşa koşa gelir,mana tarafına çağırırsan kaçınır.
Hakk'ın nuru , hissin nuru üzerine rakip olursa ruhi insani hayvaniyetten yakasını kurtarıp Hak tarafına rağbet eder.
Üzerinde binisicisi olmayan at doğru yolu nasıl bilir ki?
Hakk'ın nuru , hissin nuru üzerine rakip olursa ruhi insani hayvaniyetten yakasını kurtarıp Hak tarafına rağbet eder.
Üzerinde binisicisi olmayan at doğru yolu nasıl bilir ki?
TAĞUT NEDİR?
Tağut, insanı Hak'dan uzaklaştıran her bir şeydir.Hevayi nefsani, kulu Allah'dan uzaklaştıran şeylerden olduğu için Cenabı Resulullah (sav) buyurmuştur:"Sizden birinizin hevası benim getirdiğim şeye tabi olmadıkça , o kimse mümin olmaz"Terki hevanın neticesi ilahi emirlere ve şeriata sarılmaktır.Buhl denilen cimrilik ise nefsin sıfatlarından olup hevaya muvafakattır.Cimrilik cehennem ağacıdır.Cimri olan kimse o dalı tutarsa o dal onu cehenneme çeker.
CÖMERTLİĞİN TÜRLERİ
Sehavet denilen cömertlik denince ilk anda ,maddi olan mal varlığının ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasını anlarız.Zekat,infak ve sadaka bunları ifade eden kavramlardır.Cismin arzularını ve lezzetlerini Allah için terk etmek cömertliktir.Nefsin lezzet aldığı şeyleri terk cömertliktir.En büyük cömertler aşıklardır zira onlar canlarını bezlederler(sarf ederler).Sevahat(cömertlik) cennetten sarkan bir dal dır ki kim o dala tutunursa cennete ulaşır.
15 Mart 2019 Cuma
AHİRETTE KURTULUŞUN BAĞLI OLDUĞU ŞEYLER
1-Ahdini(sözünü) yerine getirmek
2-Yalan vaadde bulunmamak
3-Emrolunduğu sılayı yapmak
4-Rabbisinin azametinden korkmak
5-Hesabın fena olmasından korkmak
6-Rızayı Bariyi talep etmek için belaya sabretmek
7-Namazı kılmak
8-Merzuk olduğu rızktan aşikar ve gizli infak etmek
9-Kötülükleri, iyiliklerle def etmek
Ahirette kurtuluş bunlara bağlıdır.
2-Yalan vaadde bulunmamak
3-Emrolunduğu sılayı yapmak
4-Rabbisinin azametinden korkmak
5-Hesabın fena olmasından korkmak
6-Rızayı Bariyi talep etmek için belaya sabretmek
7-Namazı kılmak
8-Merzuk olduğu rızktan aşikar ve gizli infak etmek
9-Kötülükleri, iyiliklerle def etmek
Ahirette kurtuluş bunlara bağlıdır.
HİKMET
"Müminin matlubu hikmettir ve münafığın matlubu şehvettir"
"Hikmet müminin yitiğidir.Onu nerede bulursa alır"
Hikmet, ilmi ledünnidir ki ilhamı Rabbanidir"
Hikmet, kalbi arifte bir noktadır"
Hikmet, tekellümde isabet kılmaktır ki Hak ile natık ve Hak ile sakıt olmaktır.Hikmet gayb hazinesidir.Gönülde şehvet, hicabi hikmettir.Kalbin zulmeti şehvettir.Cihanda bir mekanda nur ile zulmet cem olmaz.Hikmetle şehvet , bir gönülde cem olmaz.
"Hikmet müminin yitiğidir.Onu nerede bulursa alır"
Hikmet, ilmi ledünnidir ki ilhamı Rabbanidir"
Hikmet, kalbi arifte bir noktadır"
Hikmet, tekellümde isabet kılmaktır ki Hak ile natık ve Hak ile sakıt olmaktır.Hikmet gayb hazinesidir.Gönülde şehvet, hicabi hikmettir.Kalbin zulmeti şehvettir.Cihanda bir mekanda nur ile zulmet cem olmaz.Hikmetle şehvet , bir gönülde cem olmaz.
TARİF OLUNAMAYAN ŞEYLER
Ruhun bedene ve sürurun(neşenin) kırmızı ciğere ve gamın karaciğere ve gönül nurunun kan katresine ve aklın beyne taallukları ve bağlanışları keyfiyetsizdir ve "şöyledir, böyledir" diye tarif olunamaz.Çünkü akıllar keyfiyetin ve nasıllığın mahiyetini bilişte acizdir.Ve çünkü taalluklarını bilmek zevki ve vicdanidir.Bunun idraki ancak gönül nuruna münkeşiftir.Ruhun bedene taalluku his gözü ile görülüp tarif olunamadığı için , hükümlerinde his gözünü kullanan doktorlar ve diğer tabi ilim alimleri , ruhu ve diğer taallukatı maneviyeyi inkar ederler.
ALLAH'A EZA ETMEK
Bedene olan eza ve cefadan dolayı ruh acı duyar.Ruhun bedenle bir alakası vardır.Bedene olan eza ve cefadan ruhun müteezzi olduğu , zevkan ve hissen herkesçe malum ve kabul edilmiştir.Bu nedenle insanı Kamilin suretine olan eza Hakka ezadır."Şu kimseler ki Allah'a ve Resulüne eza ederler" (Ahzab 33/57),"Kim ki Allah'a ve Resulüne meşakket verirse"(Enfal 8/13) ayetlerinden Resulullah7a verilen bir meşakketin Allah'a karşı yapıldığını belirtir.
VELİLER ARASINDAKİ MERTEBELER
Velayet meratip üzerinedir.Mertebesi alt olan bir veli Efali,ve akvali ile (söz ve fiili ile) kendinden üstün olan velinin kalbini incitecek olursa,gazabı ilahi eseri zahir olurHz.Musa (a.s) zamanında Belamı Baur hakkında olduğu gibi ,şah ondan velayeti alır.Baur oğlu Belam bu nedenle ayağı kaymıştır.
14 Mart 2019 Perşembe
İLAÇ KABUL ETMEYEN DERT
İlahi bir güneş olan insanı Kamil'e hased eden ve onun vücudundan ve huzurundan incinen bir kimsenin illeti, asla ilaç kabul etmeyen dert veillettir.Böyle bir kimsenin nasibi,ah-ı hasrettir.Böyle bir kimse ebediyen zulmeti tabiat ve hayvaniyet kuyusunun dibine düşmüştür.
KERAMET GÖSTERMEK/TASARRUF ETMEK
Arif-i Kamilden tasarruf zuhura gelmez .Gelirse de nadiren , memur olduğu vakit gelir.O zaman çaresizdir."FETTAHİZ NÜ VEKİLE)(müzzemmil 73/9)"O'nu vekil ittihaz et" emrine uymak için arifi Kamil kendi tasarrufundan vazgeçer Hakkı kendine vekil ittihaz edip işini ona tefviz eder.Sahibi tasarruf ,Cenab-ı Hakk tarafından cezm ve yakin ile tasarrufu memur olursa , tasarruf eder; ve eğer men edilmiş olursa , tasarruftan ictinap eder; ve eğer tasarruf ihtiyarına bırakılmış ise terki tasarrufu seçer.İhtiyar halinde tasarruf edenler, marifette nakıs olanlardır.
SİYASİ KAPISINDA İZZET ARAMAK
İzzet Allah için,ve onun resulü için ve müminler içindir"(Münafıkun ,63/8).On günlük dünya hayatı için siyasilerin kapısında nöbet tutmayı,onlarla birlikte resim çektirip birilerine kendini pazarlamayı ve akabinde dünya nimetine ulaşmayı ümit edenler ,görmüyorlar ki,bilmiyorlar mı ki daha önce bu makamları birileri işgal etti süresi bitince bir ölü gibi bir kenara atıldı.Şimdi sırası gelenler de aynı akibete uğrayacaklar.Bilinmeli ki İlahi adalet yapılanların bir kısmının cezasını bu dünyada verir ve diğerlerine gösterir.Unutulmamalı ki,12 Eylül'ün sorumsuz paşaları 32 yıl sonra mahkeme önüne çıktılar.Sorumsuz oldukları hususunda Anayasa'ya hüküm koymalarına rağmen.
DİŞİ BEYAZ DEVELER
Hz.Ali efendimizden rivayet edilir ki;"Müttakiler kabirlerinden çıktığı zaman onlara beyaz naka(dişi deve) ve binitler karşı getirilir.Develerin kanatları vardır ve üzerlerinde altın eyerleri vardır.O müttakiler kemali izzet ile arasata dek yayan yürümezler
13 Mart 2019 Çarşamba
KIRK YILLIK HÜZÜN KAYNAĞI
Ali bin Bekkar hazretleri der ki:
"Kırk yıldır ki hiç nesne beni melul eylemedi, illa güneşin doğması melul etti".
Evliyaullah için gecenin kıymeti çok fazladır.Çünkü nefisle mücadelede en etkin zaman gecedir.Zira ,karanlık olduğu için insanların riyası ve süması etkin değildir.Nefis geceleyin uyumak ister.Bu isteğe muhalefet edip uykuyu terk etmek zordur.Arifler der ki:"(Gece) uyanıklara Hak Teala nazar eder"
Ebu Süleyman Darani (k.s) (ö:830) der ki "Geceleri ibadetin lezzetini alanlar (gündüz) dünya lezzetine bakmazlar"
"Kırk yıldır ki hiç nesne beni melul eylemedi, illa güneşin doğması melul etti".
Evliyaullah için gecenin kıymeti çok fazladır.Çünkü nefisle mücadelede en etkin zaman gecedir.Zira ,karanlık olduğu için insanların riyası ve süması etkin değildir.Nefis geceleyin uyumak ister.Bu isteğe muhalefet edip uykuyu terk etmek zordur.Arifler der ki:"(Gece) uyanıklara Hak Teala nazar eder"
Ebu Süleyman Darani (k.s) (ö:830) der ki "Geceleri ibadetin lezzetini alanlar (gündüz) dünya lezzetine bakmazlar"
ALLAH TEALA KİTABINI ON İSİMLE İSİMLENDİRİR
Hak Teala kitabını on isimle isimlendiriyor:
1-Kur'an
2-Furkan
3-Kitap
4-Tenzil
5-Hüda
6-Nur
7-Rahmet
8-Şifa
9-Ruh
10-Zikir
1-Kur'an
2-Furkan
3-Kitap
4-Tenzil
5-Hüda
6-Nur
7-Rahmet
8-Şifa
9-Ruh
10-Zikir
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)