NECİB FAZIL KISAKÜREK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NECİB FAZIL KISAKÜREK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2025 Perşembe

NECİB FAZIL

 BU DÜNYA BİR KUYU, HAVASIZ ÇÖMLEK,DARALIYORUM

KELİME, MANAYI BOĞAN BİR GÖMLEK,  PARALIYORUM.

ALLAH İSMİ VARKEN LÜGAT NE DEMEK, KARALIYORUM

KAPIMI, BUYURSUN DİYE O MELEK , ARALIYORUM

9 Aralık 2023 Cumartesi

NECİB FAZIL KISAKÜREK

 Yirmi dört yaşında ikinci şiir kitabı KALDIRIMLAR yayımlanan ve bu şiiri ile meşhur olan Necib Fazıl  1934 yılına kadar sadece şair olarak kalmıştır.1934 yılında tanıştığı Abdülhakim Arvasi hazretleri ile görüşmesinden sonra tamamen değişik bir şahsiyet ortaya çıkmıştır.1943-1978 arasında beş yüz on iki sayı yayımlanan Büyük Doğu dergisini çıkartmıştır.25 Mayıs 1983 de İstanbul'da vefat ettiğinde yazıları ve konuşmaları nedeniyle sık sık takibata uğrayan yargılanan ve hapis yatan üstad,vefat ettiği zaman üzerinde çekilmemiş bir buçuk yıllık hapis cezası bulunmaktaydı

24 Temmuz 2021 Cumartesi

DEVAM EDEN MECLİSLER

 Sezai Karakoç,üstad Necip Fazıl ile Ankara'da Işıklar caddesinde oturan Şeyh Selim7i ziyarete giderler.Şeyh Selim ,Hiç penceresi olmayan ,tavan kısmından ışık alan ,tabanında hasır olan bir odanın ortasında diz çökmüş vaziyette murakabe halinde bir zat idi.Üstad 'selamün aleyküm' diyerek elini öptü.Ben de Şeyhin elini öptüm.Şeyhin önünde dizlerimiz üzerin oturduk.Hal hatır sorduktan sonra Necib Fazıl Bey 'Efendi hazretleri, meclise gidiyormusunuz?' diye sordu.Şeyh Selim , derinden gelen bir sesle :'Ha evet , çok meclisler oluyor' dedi.Şeyh kendi alemindeydi.Onu daha fazla rahatsız etmemek için elini öpüp çıktık.

Üstad anlattı:Şeyh Selim Hakkarili idi.Nakşibendi tarikatından idi.Arvasilerden Şeyh Taha koluna bağlıydı.Halk partisi, tek partili dönemde onu elinden rehin tutar gibi getirip mebus yapmıştı.Şeyh Selim Hakkari millet vekili olarak belki yirmi yıl Ankara'da kalmıştı.Meclise hemen hemen hiçuğramamıştı.Üstadın dediği gibi parayı bilmezdi.Maaşını da çocukları gider alır imiş.Kendisi gece gündüz,orda, o loş odada inziva halinde zikir ve murakabedeimiş.Üstad dedi ki:"Ben kendisine Meclis'e gidiyormusun?dedim.Millet Meclisini kasteddim.O başka meclislerden ima etti.Evet geliyorlar, çok meclis oluyor' dedi.Yani manevi alemdeki toplantıları kasteddi.Çünkü kendisi hep o alemde yaşıyor.

Tek parti dönemi geçince Demokrat parti'de aynı şekilde Şeyh selim7i Hakkari milletdvekili olarak seçmişti.Bu dönemde biz kendisini ziyaret ettiğimizde Üstad sormuştu:'Hakkariye gitmeyi düşünüyormusunuz?Hazret cevap verdi:Evet çağırıyorlar, bu bahara gideceğim' demişti.Nitekim bir müddet sonra üstad Şeyhin hakkariye gittiğini  ve orada rahmeti Rahman'a kavuştuğunu söylemişti.

İki muhalif Parti,meşruiyet kazanmak ve oy toplamak maksadı ile şeyh ve hocaların desteğine ihtiyaç duymakta, zıt olsada Şeyhleri kendi partileri içinden milletvekili seçilme isteklerini geriye çevirmemekte idiler.(Not: Şeyh Selim meclis albümündeki bilgiye göre 1892 Hakkari doğumlu olup 1946-50 ve 1050-54 döneminde milletvekilliği yapmış Oğlu 1923 doğumlu Ubeydullah Seven 1954-60 arasında milletvekilliği yapmıştır)

3 Ağustos 2020 Pazartesi

ŞİİR

Üstad Necip Fazıl'a göre şiir:
Şiir, hakikatı arama işidir.
Şiirin Allah'ı aramaktan başka bir vazifesi yoktur.Çünkü dinin olmadığı yerde hçbir şey yoktur, yokluk bile yok! Şiir ve sanatsa hiç yok! Zira insan ruhunu dine bağlı olarak besleyen ulvi değerler kendi öz kaynağını kaybederse , bu zaafdan evela şiir incinir.Bunun için şair, madde değil de mana halinde cami kapılarının önünü dolduran Allah dilencilerinin en güzelidir.
İman ve aşkın bulunmadığı yerde şiir, gevezelik  ve yağcılıktan ibarettir.
Şair, Peygamber çiçeğinden başka çiçeklere konmayan bir bal arısı olursa şair olur.

27 Mayıs 2020 Çarşamba

MENDERESİN ÖLÜMÜ ÜZERİNE

Zeybeğin Ölümü

(Adnan Menderesin İdamı Üzerine Üstad Bu Şiiri Kaleme almıştır)

Zeybeğimi bir kaç kızan,vurdular
Çukurda üstüne taş doldurdular
Ya bir de kalkarsa diye kurdular

Zeybeğim Zeybeğim ne oldu sana
Allah deyip şöyle bir doğrulsana!

Zeybeğim kalkamaz dirilemez mi?
Odası mühürlü girilemez mi?
Şu ters akan sular çevrilemez mi?

Ne güne dek böyle gider bu devran
Zeybeğim bir sel ol bir çığ ol davran!

Kır at zincirlenmiş ufuk sahipsiz
Han kayıp hancı yok konuk sahipsiz
Baş köşede sırma koltuk sahipsiz

Kızanlar,dört yandan hep abandınız!
Zeybeğin kanına ekmek bandınız!

Bilemem susarak ölmek mi hüner?
Lisan çıldırıyor dil nasıl döner?
Ondan son iz uzak,uzak bir fener

Öldü mü? Çatlarım yine inanmam!
Diriye yanarım ölüye yanmam!

Zeybek kaybolduysa bunca kayıp ne?
Tesbihi dökülmüş aranır nine
Balonu yok ağlar çocuk haline

Zeybeğim; dünyayı aldın götürdün
Bir öldün beni de binbir öldürdün!

Beyni tırmık tırmık pençelere sor!
Mevsim niçin ölgün bahçelere sor!
Sor; çukuru nerde,serçelere sor!

Ağla,bir dinmeyen hasrete ağla
Zeybeksiz yolları gözetle ağla! ....

                 (1964 NECİB FAZIL KISAKÜREK

12 Haziran 2019 Çarşamba

ÇOĞU GİTTİ AZI KALDI

Çocukken derdi ki ninem
Çoğu gitti azı kaldı
Büyüdüm ihtiyarladım
Çoğu gitti azı kaldı
   Vur kazmayı dağa Ferhad
   Çoğu gitti azı kaldı
   Kişne kırat, kişne kır at
   Çoğu gitti azı kaldı
(Necib Fazıl Kısakürek)
Üstad Necib Fazıl adına kurulan ve yönetiminde üstadın bel evladı Mehmet Kısakürek'in  bulunduğu Vakıf ile Cumhurbaşkanının avukatlarının temsil ettiği bir kurum arasında üstadın imzası ve eserleri için süren hukuk savaşı nedeniyle akla gelen dizeler, nerelere savrulduğumuzun görüntüleridir.

11 Haziran 2019 Salı

ABDÜLHAKİM ARVASİNİN KAPISINDA NECİB FAZIL

"Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez
Eşden dosttan ,sevgiliden ayrılmadan geçilmez
     İçeride bir has oda , yeri samur döşeli:
     Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez
Eti zehir, yağı zehir , balı zehir dünyada
Bütün fani lezzetlere darılmadan geçilmez
     Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne topyekün?
     Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez
Kayalıklı boğazlarda yön arayan bir gemi
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.
     Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhava;
     Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez"

23 Ekim 2018 Salı

MEKKE NİÇİN KAYALIKTIR?

Cidde'den Mekkeye doğru ilerlerken coğrafyada değişimler başlar.O dümdüz kumluk arazi yerinikayalıklara bırakır.Yüksekdağlar ve yeşilliklerden yoksun, zor bir arazi yapısı vardır.Necib Fazıl hatıralarında bu manzarayı görünce :"Allah Teala Mekke civarını tamamen kayalık bir halde yaratarak, buraya gelenlerin gönüllerini çevredeki hiçbir şeye kaptırmadan sadece kendisine yöneltmelerini istemiş" diyor

25 Aralık 2017 Pazartesi

SONSUZLUK KERVANI

Sonsuzluk Kervanı "peşinizde ben,
Üç ayakla seken topal köpeğim!"
     Bastağınız yeri taş taş öpeyim
     Bir kırıntı yeter kereminizden
Sonsuzluk Kervanı, peşinizde ben..
Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller...
     Ufuk, önlerinde bayrak kulesi
     Bu gidenler , Altun Kol Silsilesi;
     Ölçüden ahenkten daha güzeller.
Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller..
   Sonsuzluk kervanı , istemem azat!
   Köleniz olmakmış gerçek hürriyet
Ölmezi bulmaksa biricik niyet;
Bastığınız yerde ebedi hasat.
Sonsuzluk Kervanı ,istemem azat.
(NECİB FAZIL)

4 Ocak 2017 Çarşamba

PEYEGAMBERE NİÇİN İHTİYAÇ DUYULDU-NECİB FAZIL

Vapurla Kadıköy'den Karaköy'e geçerken üstad Necib Fazıl Kısakürek'in yanına birisi yaklaşıp sordu:
"Üstad!Bizde kendi yolumuzu bulabilirdik, Peygambere niçin ihtiyaç duyuldu?"
Üstad okumakta olduğu  kitaptan başını kaldırdı ve cevap verdi:
"Karşıya yüzerek geçseydiniz ya, Ne diye vapura bindiniz?"