BU DÜNYA BİR KUYU, HAVASIZ ÇÖMLEK,DARALIYORUM
KELİME, MANAYI BOĞAN BİR GÖMLEK, PARALIYORUM.
ALLAH İSMİ VARKEN LÜGAT NE DEMEK, KARALIYORUM
KAPIMI, BUYURSUN DİYE O MELEK , ARALIYORUM
KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
BU DÜNYA BİR KUYU, HAVASIZ ÇÖMLEK,DARALIYORUM
KELİME, MANAYI BOĞAN BİR GÖMLEK, PARALIYORUM.
ALLAH İSMİ VARKEN LÜGAT NE DEMEK, KARALIYORUM
KAPIMI, BUYURSUN DİYE O MELEK , ARALIYORUM
Yirmi dört yaşında ikinci şiir kitabı KALDIRIMLAR yayımlanan ve bu şiiri ile meşhur olan Necib Fazıl 1934 yılına kadar sadece şair olarak kalmıştır.1934 yılında tanıştığı Abdülhakim Arvasi hazretleri ile görüşmesinden sonra tamamen değişik bir şahsiyet ortaya çıkmıştır.1943-1978 arasında beş yüz on iki sayı yayımlanan Büyük Doğu dergisini çıkartmıştır.25 Mayıs 1983 de İstanbul'da vefat ettiğinde yazıları ve konuşmaları nedeniyle sık sık takibata uğrayan yargılanan ve hapis yatan üstad,vefat ettiği zaman üzerinde çekilmemiş bir buçuk yıllık hapis cezası bulunmaktaydı
Sezai Karakoç,üstad Necip Fazıl ile Ankara'da Işıklar caddesinde oturan Şeyh Selim7i ziyarete giderler.Şeyh Selim ,Hiç penceresi olmayan ,tavan kısmından ışık alan ,tabanında hasır olan bir odanın ortasında diz çökmüş vaziyette murakabe halinde bir zat idi.Üstad 'selamün aleyküm' diyerek elini öptü.Ben de Şeyhin elini öptüm.Şeyhin önünde dizlerimiz üzerin oturduk.Hal hatır sorduktan sonra Necib Fazıl Bey 'Efendi hazretleri, meclise gidiyormusunuz?' diye sordu.Şeyh Selim , derinden gelen bir sesle :'Ha evet , çok meclisler oluyor' dedi.Şeyh kendi alemindeydi.Onu daha fazla rahatsız etmemek için elini öpüp çıktık.
Üstad anlattı:Şeyh Selim Hakkarili idi.Nakşibendi tarikatından idi.Arvasilerden Şeyh Taha koluna bağlıydı.Halk partisi, tek partili dönemde onu elinden rehin tutar gibi getirip mebus yapmıştı.Şeyh Selim Hakkari millet vekili olarak belki yirmi yıl Ankara'da kalmıştı.Meclise hemen hemen hiçuğramamıştı.Üstadın dediği gibi parayı bilmezdi.Maaşını da çocukları gider alır imiş.Kendisi gece gündüz,orda, o loş odada inziva halinde zikir ve murakabedeimiş.Üstad dedi ki:"Ben kendisine Meclis'e gidiyormusun?dedim.Millet Meclisini kasteddim.O başka meclislerden ima etti.Evet geliyorlar, çok meclis oluyor' dedi.Yani manevi alemdeki toplantıları kasteddi.Çünkü kendisi hep o alemde yaşıyor.
Tek parti dönemi geçince Demokrat parti'de aynı şekilde Şeyh selim7i Hakkari milletdvekili olarak seçmişti.Bu dönemde biz kendisini ziyaret ettiğimizde Üstad sormuştu:'Hakkariye gitmeyi düşünüyormusunuz?Hazret cevap verdi:Evet çağırıyorlar, bu bahara gideceğim' demişti.Nitekim bir müddet sonra üstad Şeyhin hakkariye gittiğini ve orada rahmeti Rahman'a kavuştuğunu söylemişti.
İki muhalif Parti,meşruiyet kazanmak ve oy toplamak maksadı ile şeyh ve hocaların desteğine ihtiyaç duymakta, zıt olsada Şeyhleri kendi partileri içinden milletvekili seçilme isteklerini geriye çevirmemekte idiler.(Not: Şeyh Selim meclis albümündeki bilgiye göre 1892 Hakkari doğumlu olup 1946-50 ve 1050-54 döneminde milletvekilliği yapmış Oğlu 1923 doğumlu Ubeydullah Seven 1954-60 arasında milletvekilliği yapmıştır)
(Adnan Menderesin İdamı Üzerine Üstad Bu Şiiri Kaleme almıştır)
Zeybeğimi bir kaç kızan,vurdular
Çukurda üstüne taş doldurdular
Ya bir de kalkarsa diye kurdular
Zeybeğim Zeybeğim ne oldu sana
Allah deyip şöyle bir doğrulsana!
Zeybeğim kalkamaz dirilemez mi?
Odası mühürlü girilemez mi?
Şu ters akan sular çevrilemez mi?
Ne güne dek böyle gider bu devran
Zeybeğim bir sel ol bir çığ ol davran!
Kır at zincirlenmiş ufuk sahipsiz
Han kayıp hancı yok konuk sahipsiz
Baş köşede sırma koltuk sahipsiz
Kızanlar,dört yandan hep abandınız!
Zeybeğin kanına ekmek bandınız!
Bilemem susarak ölmek mi hüner?
Lisan çıldırıyor dil nasıl döner?
Ondan son iz uzak,uzak bir fener
Öldü mü? Çatlarım yine inanmam!
Diriye yanarım ölüye yanmam!
Zeybek kaybolduysa bunca kayıp ne?
Tesbihi dökülmüş aranır nine
Balonu yok ağlar çocuk haline
Zeybeğim; dünyayı aldın götürdün
Bir öldün beni de binbir öldürdün!
Beyni tırmık tırmık pençelere sor!
Mevsim niçin ölgün bahçelere sor!
Sor; çukuru nerde,serçelere sor!
Ağla,bir dinmeyen hasrete ağla
Zeybeksiz yolları gözetle ağla! ....
(1964 NECİB FAZIL KISAKÜREK