KUŞADALI İBRAHİM HALVETİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KUŞADALI İBRAHİM HALVETİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2021 Salı

KUŞADALI İBRAHİM HAZRETLERİ

Kuşadalı İbrahim hazretleri (1774-1845) mektubunda der ki: "İyiliğe iyilik her kişinin karı Kötülüğe iyilik er kişinin karı İyiliğe kötülük şer kişinin karı"

2 Aralık 2020 Çarşamba

KIYAMET

KIYAMET YAKLAŞTIKÇA ENBİYA VARİSLERİ BULUNAN EVLİYA GİTTİKÇE MAKAMLARI MÜNHAL(BOŞ) KALIR GİT GİDE YALNIZ VARİSİ MUHAMMEDİ KALINCA VE ONA DA BİAT EDEN BULUNMAYINCA KIYAMET ALAMETLERİ YER YER BAŞLAR"(Kuşadalı İbrahim)

6 Mayıs 2020 Çarşamba

HACCE-YAHUCCU-HACCEN

Kuşadalı merhum, Hacı kayyum yahut Hacı Müezzin denilen kişiye bir sual sorar:Sen emsile okudun mu?" diye sorar. Okudum der. Hazret :"Öyle ise haydi Hacce/yahuccu/haccen dediler. Bende söyledim. Amma bundan hazretin maksadı ne idi o zaman anlayamadım. Azizim latife buyuruyor sandım. Meğerse bana üç defa hac nasib olacak imiş. Elhamdülillah üç defa hac ettim" demiştir.
Evliyaullahın latife gibi görünen kelamlarının altında hakikat yatar ki zaman içinde kişi bunu anlayabilir.

5 Mayıs 2020 Salı

TESLİMİYET USULLERİ

Tarikatı aliyyede, müridlerin bir şeyh efendiye intisap etmelerinin nedenleri arasında garip olacak ahvellerde vardır. Cevdet Paşa'nın intisabı da böyle bir şey imiş. Cevdet Paşa, talebeliği zamanında Kuşadalı'nın şöhretini işitmiş, tecrübe için kafasından bir kaç mesele hazırlamış. Kovacılar'daki tekkesine gitmiş. Hz.Şeyhe mülaki olduğu sırada o henüz bu meseleleri arza vakit bulamadan Kuşadalı sohbet arasında Cevdet Paşa'nın o müşküllerini halledivermiştir. Paşa "tesadüf kabilinden oldu" diye ikinci defa aynı şekilde olan teşebbesüne hazreti Şeyh aynı şekilde sormadan cevap verince, Paşa "Buradaki ilim ilmi ledün olsa gerek" diye şeyhe teslim olmuştur. Cevdet paşanın nasibi neşe-i tarikattan ziyade feyzi ilimde tecelli etmiştir.
Yine müşir Namık paşa merhum Kuşadalı'nın yakın müridlerindendir. Başlangıcında kendisini şeyhe götürmek teklif edildiğinde "Aman canım benim onlarla ne işim var"diye içinden geçirmiştir. Hazretle ilk buluşmasında hayran olmuştur. Aziz hazretleri cemaatle namaza kalkacakları vakitte, Namık Paşa'nın ağır durduğunu görünce,"Evladım Çizmenin üstüne mesh vardır, namaza dur"diye emre edip bilahere namaza alıştırmıştır.
Namık paşa, Devletin muamelelerindeki bozukluğu bahane ederek uzleti tercih etmek istediğini Hazret'e bildirince, Kuşadalı "Beytülmalden para sarfıyla devlet seni Avrupa'da okuttu, buna mukabil devlete hizmet mecburiyetindesin" diye muvafakat vermemiştir.Hatta ona bir hadise anlatmış:"Şairin biri kahvede asılı sazlar görmüş.Kahveciye bunlar nedir diye sornmuş. Kahveci:"Her hafta şairler gelir, müşaare ederler, saz çalarlar" demiş. Şair öyleyse bana bir sav ver " demiş. Kahveci bir saz uzatmış,aldığı sazın kapağını çatlak görünce;"Bunu değiştir" demiş. Diğer sazı vermişler "Bunun telinin mandalı eksik" demiş iade etmiş. Diğer sazı vermişler"Onun da teli yok" deyince Kahveci, "Be adam. Şairler her hafta bu sazları çalıyorlar. Senin gibi özür bulmuyorlar. Bozuk düzen sen de çal, eğlen, geç git, mademki bunları ıslaha kudretin yok bir şey deme" diye tevbih eylemiştir....

MERASİMDEN KURTULMAK

Kuşadalı İbrahim Halveti hazretleri, dergahta sohbet ile meşgul iken bulundukları mahallede yangın çıktığı haber edilmiş. Hazret sohbeti bırakmamış. Sonra yangın dergahın bulunduğu sokağa sıçradı demişler, hazret sohbete devam etmiş. Yangın dergaha bitişik evde başladı demişler yinede sohbeti bozmamış,"Yangın dergahta başladı" denilince "Öyleyse çıkalım" deyip, çıkmışlar. Dergah yanınca "Elhamdülillah merasimden kurtulduk" buyurmuşlar. Esasen mesleklerinde merasim olmadığından istidlal olunduğundan, ziyarete gelenlerden pek hoşnut olmaları itibarıyla böyle söylemiştir.
Dergahın tekrar yapılmasına müsaade etmemiştir. Sebebi sorulduğunda "Bizim namımızda bilahere biri çıkıp burayı ihya edecektir. Onun için muvafakat etmedim" diye keşfi istikbal etmiştir. Filhakika Şamdan, Halveti meşrep Şabani meşayıhından İbrahim Efendi isimli bir zat gelip, bu dergahı yeniden inşa etmiştir ki bu dergah halen mevcut olup İbrahim efendi burada medfundur.
Kuşadalı İbrahim hazretleri Medine'ye yakın Rağıb denilen mahalde alemi cemale göçmüştür.
Kuşadalının telif edilmiş eseri yoktur. Aşıkların kalblerindeki esrarı telife gayret etmiştir. Elli altmış kadar mektubu vardır.Bir mektubu şöyledir:
İlimden maksat amel olduğu gibi, irfandan maksad rızadır.Maksadı rıza kendisinde zuhur etmeyen suri(yapmacık-taklidi-mış gibi)rıza olmasını artırmalıdır."Ağlayınız,ağlıyamazsanız ağlar gibi yapınız" buyrulmuştur.YANİ AĞLAMAN OLMADIĞI HALDE SEN AĞLAMANI AÇIĞA VUR.SEN ARTIK KALAN İBADETLERLE KIYAS ET"Bu hal vara vara saliki, laedri ve indi ve maddi vadilere düşürür.
MEDARI ŞERİAT, NEFSE MUHALEFETTİR. İhlas irfan ile olur.
Hazret, tarikat merasimine iltifat etmemiştir. Tac, hırka, kemere itibar etmemiş, kimseye hilafet vermemiştir. Hilafet sırrı Muhammedi'dir. Kime ihsan olunursa onda işaretleri husule gelir.Yoksa bir dergaha bir müddet devam edip,riyazet yaptıktan sonra "Sen artık kesbi kadem ettin. Sana libas tac, hırka zamanı geldi. Haydi bakalım" diye halife tayinine karşıdır.

YEKVÜCUD(BİR VÜCUD) OLMAK

Kuşadalı İbrahim Halveti hazretleri, dört sene beşikcizade dergahında Ali efendi isimli ümmi saf bir zata hizmet etmişti. Bir gün şeyhinin yediği yemeğin bakiyesini yemek için emir telakki ettikte İbrahim Efendi:"Azizim! Siz yer iken benim karnım doydu" demiş. Ertesi gün de İbrahim Efendi yerken azizinde tokluk husule geldiğinden Şeyh Hazreteri "Evladım! Artık vücudlar birleşti. Bendeki hal sende arzı cemal eyledi. Burada durmayıp, Mısır'a gitmeniz, orada neşr-i feyz etmeniz münasib olur" demesi üzerine Kuşadalı hazretleri Mısır'a hareketle Gülşeni dergahında misafireten mukim olmuştur. Ancak Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa,İstanbul'a avdet etmesine ferman edince tekrar İstanbul'a geldiğinde azizi alemi manaya göçmesi üzerine Feyziyye medresesinde zikrullah ile meşgul olmuştur....