CENGİZ NUMANOĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CENGİZ NUMANOĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2025 Pazar

BAKKAL AMCA BİR DİN VER BANA/CENGİZ NUMANOĞLU

 

Bakkal amca, bir din ver, bana şöyle yüz gram;

İçinde hem komedi, hem de birazcık dram.

Öyle bir din olsun ki; bizi fazla sıkmasın,

Her yerde 'ahlâk' diye, karşımıza çıkmasın...

 

Ramazan'da otuz gün, vücut girsin bakıma,

Ama bayram gelince, karışmasın rakıma(!)

Bırakalım insanlar, her tür haltı yesinler,

''Ne yani.. Biz müslüman değil miyiz? '' desinler..

 

Bir din ver ki; içinde, birazcık kahve falı,

Ve üstünde bir kaşık, sosyetik mevlid balı,

Arasında bir dilim, Kaşar Yaşar olmalı,

Böylece kalplerimiz, hidâyetle (!) dolmalı...

 

Bir de şu kurbanlıklar, sorun çıkardı biraz,

Neden dersen bütçemiz, bu sene hepten ayaz.

Eğer fetvâ verirse, şu senin 'Süper Beyaz',

Belki biz de keseriz, ya bir tavuk, ya bir kaz...

 

Bakkal amca bir din ver; zorda 'Allah' diyelim,

Açılınca kapılar, 'Haydi Yallah' diyelim.

Âlimler ehli cümbüş, fetvâlarda varyasyon,

Biraz Budist felsefe, biraz reenkarnasyon...

 

Bir din ki; insanları, hayallere daldırsın,

Tüm cinsel yasakları, yürürlükten kaldırsın.

Eroslar, Afroditler, sokaklarda çıldırsın,

Ve bu çılgın tanrılar, şeytanları yıldırsın...

 

Açılsın sahillerde, beş yıldızlı mâbedler,

Diskolarda, ruflarda, yapılsın ibadetler...

Bir din ver ki; her akşam, sofraları kuralım,

Kadehleri duayla, birbirine vuralım...

 

Ahlak mahlak üstüne, biraz kafa yoralım(!)

Memleketin şu hali, ne olacak soralım.

İlerleyen saatte, dansöz çıksın masaya,

Allah rızası(!) için, pamuk eller kasaya...

 

Ne kadar yardımsever, olduğumuz görülsün,

Ellerimiz dansöze, merhametle sürülsün.

Cinsiyetler arası, ortak pazar kurulsun,

Böylece irticaya, büyük darbe vurulsun...

 

* * *

 

Bakkal amca, bir din ver; açık olsun tâvize,

Rahatlatsın bizleri, tatlı baksın fâize.

Madem ki fâiz dedik, hazır girdik damardan,

Bir din ver ki; bizleri, men etmesin kumardan...

 

Piyangolar, totolar, birer hayır kurumu,

Bazı yobaz kafalar, görsünler bu durumu,

Gece gündüz borsada, hayal kursun alıklar,

Yesinler küçükleri, bazı büyük balıklar...

 

Bir din ver ki; bıraksın, şu rüşvetin peşini,

Âmir, memur, sekreter, herkes bilsin işini.

Bu bilimsel metodla, çözersek biz bu işi,

Korkarım kalmayacak, zekât verecek kişi...

 

Lûgatlerden silinsin, artık şeref, şahsiyet,

Dalgalı kura geçsin, edep, hayâ, haysiyet.

Körler ile sağırlar, koltukları kapsınlar,

Ellerinde yağdanlık, birbirine tapsınlar...

 

Bakkal amca, bir din ver; kaşlarını çatmasın,

Kubbesi, minaresi, aman derim batmasın,

Temizlensin camiler, tabut mabut kalmasın,

Bundan sonra Azrail, kapımızı çalmasın(!) ...

 

Dostlarım! Sanmayın ki; taş devrinden gelirim,

Bakkaldan din istenmez, bunu ben de bilirim.

İstedim ki; bu şaka, sizi biraz güldürsün,

Güldürürken, biraz da, gerçeği düşündürsün...

 

(1997)

 

Cengiz Numanoğlu

8 Ağustos 2022 Pazartesi

NEFSİMMİŞ MEĞER

 Yıllardır kendimi, güyâ tanırdım;

Sanık ben, yargıç ben, hep aklanırdım.

Şeytanı, en büyük düşman sanırdım;

Ondan da beteri..Nefsimmiş meğer...

 

Gönlümü, hevâya kaptıran oymuş,

Şuûru şehvete saptıran oymuş,

Tutkuları, putlar yaptıran oymuş,

En sinsi düşmanım.. Nefsimmiş meğer...

 

Övgü dolu sözlerine kanmışım;

''Kalbin temiz'' demiş, gerçek sanmışım.

Hakk'ı ancak, zor günümde anmışım,

İçimdeki nankör.. Nefsimmiş meğer...

 

Öyle sevdirmiş ki,dünyayı bana;

Saraylar kurmuşum, üç günlük cana.

Hevâ heves denen,çöplükten yana

Beni sürükleyen.. Nefsimmiş meğer...

 

Meyhâne meyhâne, hayâl kurmuşum,

Çamurlu yollarda, yalpa vurmuşum,

Adresi hep, münâfıktan sormuşum;

Koynumdaki yılan.. Nefsimmiş meğer...

 

Dalmışım.Her akşam cümbüşle meşke,

Kalmamış dilimde, riyâdan başka.

Bir kadehlik, ömrü olan bir aşka;

Beni kul eyleyen.. Nefsimmiş meğer...

 

Tutkuya döndükçe, giyim markası,

Yerde paspas olmuş, hayâ hırkası.

Kuşatmış kaleyi, şeytan fırkası;

İçindeki casus.. Nefsimmiş meğer...

 

Ne kadar soyarsa, insan bedeni;

O kadar olurmuş, güyâ medenî.

Bu afyonu, bir çağdaşlık nedeni,

Diyerek yutturan.. Nefsimmiş meğer...

 

İkbâl korkusuyla, kıstırmış beni,

Kur'ân kapısına, küstürmüş beni,

Zulüm karşısında, susturmuş beni;

Nefsimin zâlimi.. Nefsimmiş meğer...

 

Namaza, ''Bayramlık'' fetvâsı veren,

Kullukta, ''Mevlid''i yeterli gören,

Farz dururken, nâfileyi gösteren;

Dalâlet rehberi.. Nefsimmiş meğer...

 

Ağzım bağlı, güya oruç tutmuşum,

Haramları, gözlerimle yutmuşum.

Seher vakti, yorgan döşek yatmışım;

Secdeye musallat.. Nefsimmiş meğer...

 

Bağ bahçede, hasat vakti gelince;

Hesaplar yapmışım, inceden ince,

Lâkin, Allah için zekât denince;

Elimi bağlayan.. Nefsimmiş meğer...

 

Vermişim, ''Ne cömert'' desinler diye;

Üç beş çürük çarık, güyâ hediye.

Arkasından, dilenmişim medhiye;

Bu alkış delisi.. Nefsimmiş meğer...

 

Komşuda katık yok, ben tok yatmışım,

''Tembel'' demiş, gıyâbında çatmışım,

Şevkât dersi vermiş, nutuk atmışım;

Bu sahtekâr maske.. Nefsimmiş meğer...

 

Kur'ân ehli görmüş, küçümsemişim,

Üstelik cür'etle ''Yobaz'' demişim.

Nice kul hakkını,böyle yemişim;

Oysa gerçek yobaz..Nefsimmiş meğer...

 

Cengiz Numanoğlu

28 Mart 2018 Çarşamba

BAKKAL AMCA BİR DİN VER BANA


Bakkal amca, bir din ver, bana şöyle yüz gram;

İçinde hem komedi, hem de birazcık dram.

 Öyle bir din olsun ki; bizi fazla sıkmasın,

 Her yerde 'ahlâk' diye, karşımıza çıkmasın...

 

Ramazan'da otuz gün, vücut girsin bakıma,

 Ama bayram gelince, karışmasın rakıma.

 Bırakalım insanlar, her tür haltı yesinler,

 ''Ne yani, Biz Müslümandeğil miyiz?'' desinler.

 

Bir din ver ki; içinde, birazcık kahve falı,

Ve üstünde bir kaşık, sosyetik mevlid balı,

Arasında bir dilim, Kaşar Yaşar olmalı,

Böylece kalplerimiz, hidâyetle (!) dolmalı...

 

Bir de şu kurbanlıklar, sorun çıkardı biraz,

 Neden dersen bütçemiz, bu sene hepten ayaz

 Eğer fetvâ verirse, şu senin 'Süper Beyaz',

 Belki biz de keseriz, ya bir tavuk, ya bir kaz...

 

Bakkal amca bir din ver; zorda "Allah" diyelim,

 Açılınca kapılar, "Haydi Yallah" diyelim.

 Âlimler ehli cümbüş, fetvâlarda varyasyon,

 Biraz Budist felsefe, biraz reenkarnasyon...

 

Bir din ki; insanları, hayallere daldırsın,

 Tüm cinsel yasakları, yürürlükten kaldırsın.

 Eroslar, Afroditler, sokaklarda çıldırsın,

 Ve bu çılgın tanrılar, şeytanları yıldırsın...

 

Açılsın sahillerde, beş yıldızlı mâbedler,

 Diskolarda, ruflarda, yapılsın ibadetler...

 Bir din ver ki; her akşam, sofraları kuralım,

 Kadehleri duayla, birbirine vuralım...

 

Ahlak mahlak üstüne, biraz kafa yoralım(!)

 Memleketin şu hali, ne olacak soralım.

İlerleyen saatte, dansöz çıksın masaya,

 Allah rızası(!) için, pamuk eller kasaya...

 

Ne kadar yardımsever, olduğumuz görülsün,

 Ellerimiz dansöze, merhametle verilsin.

 Cinsiyetler arası, ortak pazar kurulsun,

 Böylece irticaya, büyük darbe vurulsun...

 

Bakkal amca, bir din ver; açık olsun tâvize,

 Rahatlatsın bizleri, tatlı baksın fâize.

 Madem ki fâiz dedik, hazır girdik damardan,

 Bir din ver ki; bizleri, men etmesin kumardan.

 

Piyangolar, totolar, birer hayır kurumu,

 Bazı yobaz kafalar, görsünler bu durumu,

 Gece gündüz borsada, hayal kursun alıklar,

 Yesinler küçükleri, bazı büyük balıklar...

 

Bir din ver ki; bıraksın, şu rüşvetin peşini,

 Âmir, memur, sekreter, herkes bilsin işini.

 Bu bilimsel metodla, çözersek biz bu işi,

 Korkarım kalmayacak, zekât verecek kişi...

 

Lûgatlerden silinsin, artık şeref, şahsiyet,

 Dalgalı kura geçsin, edep, hayâ, haysiyet.

 Körler ile sağırlar, koltukları kapsınlar,

 Ellerinde yağdanlık, birbirine tapsınlar...

 

Bakkal amca, bir din ver; kaşlarını çatmasın,

 Kubbesi, minaresi, aman derim batmasın,

 Temizlensin camiler, tabut mabut kalmasın,

 Bundan sonra Azrail, kapımızı çalmasın (!)

 

Dostlarım! Sanmayın ki; taş devrinden gelirim,

 Bakkaldan din istenmez, bunu ben de bilirim.

İstedim ki; bu şaka, sizi biraz güldürsün,

 Güldürürken, biraz da, gerçeği düşündürsün...

 

CENGİZ NUMANOĞLU(1997)