İSMAİL MAŞUKİ HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İSMAİL MAŞUKİ HAZRETLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2020 Pazar

TEVHİDİ SIRLARI İFŞA EDEN BİR ŞEHİD:İSMAİL MAŞUKİ HAZRETLERİ

Tevhid-i sırları faş eden ve bunun bedelini baş vererek ödemeyen müstesna şahsiyetlerden birisi de İsmail Maşuki hazretleridir. İbni Kemal'in fetvasıyla beraberindeki on iki müridi ile idam edilmişlerdir. Mübarek başı ve vücudu ayrı ayrı ahır kapı önünden denize bırakılmıştır. Hikaye olunur ki müridlerinden birisi rüyasında hazreti görmüş "Rumeli hisarında  Kayalar mezaristanı denilen yerde bekle, evvela cesedim, sonra başım gelecek oraya defnedesin" buyurmasıyla, o mürid hayret içinde denilen yerde beklemeye başlar. Hakikaten önce cesedi şerifleri dalgaların yardımıyla o sahile gelir. Bir gün sonra da ser-i mübarekleri zuhur eder. Emirleri mucibince defn olunmuştur.
Bugün mezarı Rumeli hisarında Bebek'e yakın olup bitişiğinde bir tekke vardır. Rıhtım kenarında duvar içindedir. Muvacehe penceresinden ziyaret olunur. Mezar taşında:"Tarikatı Aliyeyi Bayramiyye ricalinden Aksaraylı Pir Ali efendinin mahdumu kutbul arifin, gavsül vasilin Şehid İsmail Maşuki hazretlerinin ruhu saadetlerine lillahil fatiha sene:1529 yazılıdır.
Peçevi Tarihinde yazılı olduğu üzre İbni Arabi hazretleri Anka-i Mağrip isimli eserinde "Harfi evveli ayn olan şeyh, ismi sin ile başlayan padişah zamanında evveli kaf, ahiri he ile biten şehirde mülaki olalar" demiş olup bu haber Ali Atfel efendinin Sultan Süleyman ile Konya'da görüşeceklerinin haberi olarak mütala edilmiş olup, Kanuni Bağdat seferinden dönerken Konya'da Ali Atvel hazretleri ile görüşmüş, kendisini İstanbul'a davet etmiş ise de kabul etmemiş, oğlu İsmail'i talep etmesi üzerine babası muvafakat etmiştir.

13 Temmuz 2017 Perşembe

PİR ALİ SULTAN VE KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN

Bünyamin Ayaşi hazretlerinden sonra Melami usulle irşad görevi Aksaray'da Pir Ali Etval hazretlerine gçmişti.Himmeti çok nazarları çok yüksekti.Demişlerdir ki:"Eğer İbrahim Ethem bu fakirin zamanında olaydı ,bana geleydi devleti terketmesine rıza vermezdim.Kemaline eriştirirdim.Hem dünya hem de ahiret sultanlarından olurdu.Sadık müridin dünya saltanatını terketmesi gerekmez".
Hazriti Pir Alaiddin Ali Aksarayi hazretlerini çekemeyen bazı inkarcılar padişaha şikayet mektupları gönderdiler:
"Aksaray'da bir kimse Mehdilik davası eder, cennetin dört ırmağı benim evimde vardır diye halkı davet eder"dediler.
Kanuni Süleyman Acem seferinde idi.Teftiş ettirildi.Şeriat meclisine çağrılıp sorgulanırken :"Bizim aleyhimize şahitlik eden sizmisiniz?"diye birisine celal suretiyle işaret edince , o kimse derhal ruh teslim etti.Diğer birisine işaret edince o kişide kusup ağzından pislik aktı,
Bunu gören meclistekilen korku ve dehşet içinde kalıp sual cevaptan acız kaldılar,vazgeçip padişaha durumu bildirdiler.Kanuni otağı ile Üsküdar'a çıkmış idi"O tarafa biz kendimiz gideriz"dedi.Padişah Aksaray'a varınca tebdili kıyafetle dergahına gitti.Bir çok keramet ve keşiflerini görünce muhabbete düşüp:"Azizim, sizi bize yanlış bildirmişler,hamdolsun ki sohbetinizle şereflendim" dedi.Hazreti Pir ise:
-"Devletli padişahım, bu fakire isnat edilen kabahat nedir?"diye sordu.
-"Mehdiyim demişsiniz,cennetin dört ırmağı bendedir gibi bazı sözlerinizi arz ettiler"
-"Şevketli padişahım zamanın mehdisi zatınızdır.Cennet ırmağından muradım evimiz önünden akan tatlı su, bir kaç baş inek,koyun ve birkaç kovan arıvar "deyip padişaha tatlı su ve bal getirdi.Padişah yedi ve :
-"Şarap ırmağının örneği de bağınız olmalı"diye şaka ettiler
-"Şarap ırmağının nümunesi aşk-ı Yeazdan ve cezbe-i Rahman dır.taliplerden esirgenmez" buyurdular
Padişahın çuhadar hizmetini gören Pertev paşa  padişahın yanında idi.Alaaddin hazretleri Pertev paşaya hakkani bir bakışyla bakınca kendinden geçip Allah diye haykırıp yere düştü.Uz unca bir zaman cevd halinde kaldı.Kanuni kendini tutamayarak ağladı ve çeşitli miskinlikler etti.
Acem seferine dair konuştular.Aziz hazretlerinin işareti gerçekleşince sefer dönüşü tekrar uğrayıp her yüzden sohbet ettilerdua etti öğüt verdi.Kendisine padişah bir çok mülk ve tarla verdi.Ama hazret-i Pir kabul etmediler,Suultan:
-"Bari oğlunuzu İstanbul'a gönderiniz" diye buyurunca
-"Şevketli sultanım ,oğlumun ismi İsmail'dir.Hak yolunda kurban olmaktan dönmez.Onu size göndereyim"dediler.
Padişah İstanbul'a varınca oğlu ismail'i dört-beş derviş ile beraber İstanbul'a gönderdi .Altı ay geçince hazret-i Pir vefat ettiİrşad seccadesine ve kutupluğa çelebi hazreti İsmail Maşuki oturdu.

31 Aralık 2016 Cumartesi

PİR ALİ AKSARAYİ HAZRETLERİ

Hacı bayram Veli hazretlerinin yolunu Bıçakçı Ömer Dede devam ettirmiş olup mezar-ı şerifi GÖYNÜKTEDİR.Vefatından sonra kısa bir süre irşad yolunu Bünyamin Ayaş'i hazretleri devam ettirmiş olup mezarı Ayaş'dadır.Daha sonra yolu Pir Ali aksarayi hazretleri devam ettirmiştir. Demişlerdi ki:"Eğer İbrahim ethem bu fakirin zamanında olsaydı, bana geleydi devleti terketmesine rıza vermezdim.Kemaline eriştirirdim.Hem dünya ve hem ahiret sultanlarından olurdu.Sadık müridin dünya saltanatını terk etmesi gerekmez".Bu zatı çekemeyen bazı inkarcılar padişah Kanuni'ye şikayet yazdılar:"Aksaray'da bir kimse Mehdilik dava eder.cennetin dört ırmağı benim evimde vardır diye halkı davet eder"dediler.Kanuni Acem seferinde idi.Teftiş ettirildi.Şeriat mahkemesine çağrılıp sorgulanırken:
"Bizim aleyhimize şahitlik eden sizmisiniz?"diye birisine celal suretiyle işaret edince o kimse derhal teslimi ruh eyledi.Diğer birisine de işaret edince o kimse ağzından pislik kustu..Bu durum üzerine meclistekiler korku ve dehşet içinde sual ve cevaptan aciz kalıp padişaha hali arz ettiler.KanuniSultan otağı ile Üsküdar'a çıkmış iken yolu azaltarak "O tarafa biz kendimiz gideriz diye"başka zamana bırakıldı.Padişah sefer dönüşünde tebdili kıyafetle yanına gitti ve şeyhe hayran kaldı.Padişah:"Mehdiyim demişsiniz.cennetin dört ırmağı bendedir diye bazı sözler söylemişsiniz"deyince "Şevketli padişahım ! zamanın mehdisi sizsiniz.Cennet ırmağından muradım evimin önünden akan tatlı su, bir kaç baş inek ve bir kaç kovan arı var"deyip padişaha tatlı su ,süt ve bal getirdi.Padişah yedi:"Şarap ırmağının örneği üzüm bağınız olmalı"diye şaka etti Şeyh:"Şarap ırmağının numunesi aşk-ı Yezdan ve cezbe-i Rahman'dır, taliplerden esirgenmez"buyurdular.Pertev paşa çuhadar ağa olarak padişahın hizmetinde yanlarında idi.Alaaddin hazretleri paşaya hakkani bir bakışla bakınca paşa kendinden geçip Allah Allah diye haykırıp yere düştü.uzunca bir zaman vecd içinde kaldı Padişah kendini tutamayarak ağladı.Sonra Acem seferi ne dair konuştular.Aziz hazretlerinin işaretleri aynen çıkınca sefer dönüşü tekrar uğradılar .Padişah kendisini İstanbul'a davet etti.Pir kabul etmedi. Padişah: Bari oğlunuzu gönderin deyince onu kabul etti:"Şevketli Sultanım oğlumun ismi İsmail'dir Hak yoluna kurban olmaktan dönmez.Onu size göndereyim"dedi.Oğul İsmail Maşuki istanbul'a gidince altı ay sonra Pir Ali aksarayi hazretleri dünyadan göçtü.