KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
İSKİLİPLİ ATIF HOCA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İSKİLİPLİ ATIF HOCA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Kasım 2020 Cumartesi
19 Eylül 2020 Cumartesi
İİSTİKLAL MAHKEMELERİNDEN BİR ÖRNEK;İSKİLİPLİ ATIF HOCA
Son devrin yetiştirdiği ve dünya çapında da tanınan islam alimidir.Şeyhülislam Mustafa Sabri efendinin Kuvvayı Milliye aleyhine hazırlattığı beyannameye karşı çıkmış ve "Nasıl olur? Bu işlere bizim karışmamız doğru değildir.Kuvayı milliyeye karşı harekete geçmek günahtır. Esasen sizin de siyasetle uğraşmanız caiz değildir.Vazgeçin bu işten" diyen kimsedir. Sarayda huzur dersleri vermiştir. Bir gün sarayda iftar sofrasında kendisinin çatal bıçakla bir Avrupalı itinasıyla yemek yemesine şaşan Padişaha:"Peygamber efendimizden sonra icad edilen temizlik için gerekli şeylerin kullanılmasında günah yoktur" diyerek bu konuda uzun uzun açıklamalar yapmıştır.
Kendisine bir hediye verilmek istenince de herkesi şaşırtan bir asalet ve nezaketle, ihsana alıştırılmamasını niyaz ederek kabul etmekten mazur olduğunu söylemiş , bundan sonra da hiç kimseden hediye ve ihsan almamak ilkesinden asla ayrılmamıştır.Şapka Kanunun çıkartılmasından bir buçuk sene önce yazmış olduğu "Frenk mukallitliği ve şapka" isimli kitabından dolayı İstiklal mahkemelerinde yargılanıp İdama mahkum edilmiştir.Savcı son mahkemede üç seneden az olmamak üzere kürek cezasına mahkum edilmesini istemiş son savunmasını yapması istenmişti:"Hacet yok efendim. Müdafa edilmeyi gerektirir bir günahımız olmadığı esasen açığa çıkmıştır.Vicdanınızın vereceği hükmü bekliyorum" demiştir.Mahkeme heyeti karar için gizli görüşmeye geçtikleri sırada tutuklu arkadaşları , daha önce hazırladığı savunmasını niçin vermediğini sormuşlar. Hazret:"Ben savunmamı okumaktan ferağat ediyorum.Bu gece rüyamda Fahri Kainat efendimizi gördüm. Bana :"Atıf, bize ilhak etmek istemiyorsun da müdafaaname ızharıyla mı meşgulsün?" dedi. Bu hitap karşısında müdafaa okumanın lüzumu kalmamıştır, yazdığım kağıdı yırtıp attım. Mukadderata boyun eğmekten başka bir şey yok.Fahri Kainat efendimizin bu iltifatı na karşı müdafaa yapmak , küstahlık yapmak olur ki , benim harcım değildir" demiştir. Mahkeme heyeti kendisi hakkında İdam hükmünü vermiş ve 4 Şubat 1926 günü Ankara hapishanesinde idam edilmiştir. Naaşı gizlice gömülmüştür.
O gece eşi Zahide hanım bir rüya görmüş: Rüyasında bahçelerinde kızıyla beraber dikmiş oldukları çam ağacının dibinde hoca abdest almakta meşguldü. Kızı Melahat da ona su döküyordu. Abdestini aldıktan sonra doğrulan hoca,"Artık gidiyorum. Sakın ağlamayın. Yalnız bana yedi Yasin okuyun" diyordu.
17 Aralık 2016 Cumartesi
İSKİLİPLİ ATIF HOCANIN KAYIP MEZARI
Atıf Hoca'nın kabrini bulduran vasiyet .
Pazartesi, 04 Ocak 2010 22:53 Tarih . .İskilipli Atıf Hoca'nın kabri, bir zabıt kâtibinin oğluna vasiyeti ile ortaya çıktı.
DNA testi, kemiklerin Atıf Hoca'ya ait olduğunu doğruladı. Eski milletvekili Mehmet Sılay'ın içinde olduğu 15 kişilik ekip, kabri 7 yılda buldu.
İskilipli Atıf Hoca, Ankara İstiklal Mahkemesi kararıyla 4 Şubat 1926'da güneş ışıkları kendini gösterirken idam edildi. Ne cenazesi yıkandı ne de cenaze namazı kılındı. Hava karardıktan sonra Mamak Mezarlığı'nın 'kimsesizler' bölümüne defnedildi. Mezarı bugüne kadar bulunamadı. Nazım Hikmet, Seyit Rıza gibi birçok isme 'iade-i itibar' gündeme gelse de Atıf Hoca konusunda bir adım atılmadı.
Bu mezarlık 1954'te Gülveren ile Çinçin arasındaki asri mezarlığa taşındı. Atıf Hoca'nın kabri, korkudan dolayı sahip çıkan olmadığı için olduğu yerde kaldı. Mezarlık, Şafaktepe Parkı'na dönüşürken, Atıf Hoca'nın mezarı taşınmayan diğer mezarlar gibi kayboldu. Ancak mezarın yerini bilen bir isim vardı. Mahkemede zabıt kâtipliği yapan kişi, idamda ve definde de görev almıştı. Bu sebeple mezarın yerini, defnedilenin kim olduğunu biliyordu. Ve suçsuz olduğuna inanıyordu. Bu zabıt kâtibi, Atıf Hoca'yı sık sık ziyaret edip dua etmeyi ihmal etmedi. Vefatından önce Atıf Hoca'nın mezarının yerini oğluna da göstererek "Oğlum, bak şurada büyük bir âlim yatıyor. Atıf Hoca haksız yere idam edildi. Onun ruhuna Yasin, Fatiha oku." vasiyetinde bulundu. Vasiyeti alan genç, ömrü boyunca hep mezarı ziyaret etti; parka dönüştükten sonra da kabir ziyaretini unutmadı.
KEMİKLERİ 6 AY BAGAJDA TAŞIDI
Bu definden yaklaşık 74 yıl sonra, Ankara'da yaşayan Hatay eski milletvekili Mehmet Sılay'ın başını çektiği 15 kişilik ekip, 2000 yılında Atıf Hoca'nın mezarını bulmak için harekete geçti. Birkaç yıl önce de mezarın yerini bilen tek kişiye ulaştı. Sılay zabıt kâtibinin ve oğlunun ismini şu anda açıklamak istemiyor, vakti geldiğinde açıklayacaklarını anlatıyor.
Atıf Hoca'nın mezarını ortaya çıkarmak için yola çıkan bu ekibe, saçlarına ak düşen bu kişi tarafından mezarın yeri gösterildi. 2 yıl önce, yağmurlu bir günde Şafaktepe Parkı'ndaki mezar gizlice açıldı; toprağın içine su dolmasına rağmen kemikler ortaya çıkmaya başladı.
Sılay, bu kemiklerden bir numuneyi 6 ay kadar arabasının bagajında taşır; maksadı kemiklerin İskilipli Hoca'ya ait olup olmadığını kesin olarak tespit etmektir. Hoca'nın Çorum'un İskilip ilçesi Toyhane köyünde yaşayan yeğenlerinden (Mehmet, Satı, Hamza, Süleyman İmal) saç, kan ve tırnak örnekleri alır. Ardından toprağın altından çıkan kemikler ile Atıf Hoca'nın yeğenlerinden aldığı örneklerin karşılaştırılması için bir Adli Tıp Kurumu'na müracaat eder. Hatay'da başhekimlik geçmişi de olan Sılay, ikili ilişkilerle bu testi tamamlar. Üç doktorun vardığı sonuç, kemiklerin yüzde yüz Atıf Hoca'ya ait olduğunu gösterir.
İskilipli Atıf Hoca'nın, çimlerin altından çıkarılan kabrinde önce kafatası bulundu; ardından vücuda ait uzun kemiklere rastlandı. İki köprücük kemiğinin bulunmasına karşın el ve ayak parmakları toprağın altından çıkmadı. Kemiklerin Atıf Hoca'ya ait olduğu kesinlik kazanınca yaklaşık 81 yıl sonra cenaze namazı kılındı. Atıf Hoca babasının, eşinin ve kızının bulunduğu Toyhane köyü mezarlığına değil, İskilip ilçe mezarlığına defnedildi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)