Mekke müşrikleri kendileri gibi bir insan olan, çarşı pazar dolaşan acıkınca karnını doyuran,susayınca su içme ihtiyacı olan Efendimiz sav'i alaya alırlar idi.Kendileri ile kıyaslayıp bizden ne farkı var ki? diyerek peygamberliği ona layık görmezler idi.
Aynı şekilde kıyamete kadar bu anlayış sürecektir.Allah velilerini alaya alacaklardır.
His ehli nübüvveğti ve irsaleti zahiri his ile göremezler.Çünkü onlar ancak Allah7ın nuru ile desteklenmiş basiretle idrak edilir.Kendilerinin ulaşamadıkları nübüvvet ve risalet kelamını Rasulullah'dan işitince onu sadece alaya aldılar ve alay ederek : " Bu mu Allah'ın peygamber olarak gönderdiği" derler.
Mesnevi de denir ki:
Yazıda "şir"(aslan) "şir" (süt) e benzese bile , sen temiz kişilerin işini seninle kıyaslama.
Bütün dünya bu yüzden yoldan çıktı; Hak abdallarından pek az kişi haberdar oldu.
Peygamberlerle eşitliğe kalkıştılar , velileri de kendileri gibi sandılar.İşte biz de insanız , onlar da insan. Biz de uykuya ve yemeğe bağımlıyız , onlar da dediler.
Körlük yüzünden , arada sonsuz fark olduğunu bilemediler.
İki çeşit arı aynı yerden yedi: ama bunun biri zehir oldu, öteki bal/ İki çeşit ceylan ot yiyip su içti; birinden fışkı ötekinden halis misk geldi.İki çeşit kamış aynı kaynaktan su içti ; birisi boş , öteki şekerle dolu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder