7 Ağustos 2023 Pazartesi

Mersiye Hüseyin Sebilci Celal Yılmaz

Teşne lebler bu gece kan il galtân oldu, Bu gece arsa geh-i Kerb-ü belâ kan oldu, Bu gece ruh-ı Nebi hâzin-ü giryân oldu, Ki, Hüseyn İbn-i Ali bu gece kurban oldu. Çâk-i çâk eyledi fürkan-ı gürûh-u â'da, Pây-ı pür kin-i hakaretle ezildi Tâ - hâ, Bağrına taş tutarak ağladı ruh-ı Zehra, Ki, ciğerpâresi makhur-u perişan oldu. Bir zaman dûş-ü Muhammed'de gezerdi o vücut, Rûy-i gül-bûyini koklardı Cenabı-Mahmud, Şân-ı âlisini tebcil ederdi mâ'bud, Öyle bir beyt-i Hûda, zulmile viran oldu. Yüz tutup leşker-i â'daya o Şâh-ı mazlûm, Dedi: (Ey, dinini dünyaya veren kavm-i zalûm, Daha dün terk-i cihan etti o sultan-ı ulûm, Ne çabuk sizde iğrâz nümâyân oldu *Ceddimin dişlerini kırdınız ey kavm-i Yezid, Mâder-i muhtereme eylediniz zulm-ü şedid, Ettiniz vâlid-i zişânımı evvelce şehit, Bana mı şimdi aceb, növbet-i isyan oldu Gerçi bir nefsim için arz-ı tehâyâ etmem, Ölürüm, mürtekib-i küfre müdarâ etmem, Ah kim, teşne ciğer yavrularımdan geçmem, Bakınız, güllerimin lebleri atşân oldu. Hâşimi zadelerin ekber-i âlişiyemi, Can verip, ravza-i rıdvana basınca kademi, Dest-i â'dada neler çekti enis-i haremi, Darb-ı zencir ile gülşenleri al kan oldu.. Kumlu çöllerde benim ailemi yakmayınız, Kesiniz bari beni, anları ağlatmayınız, Bu yanık sinelere tir-i cefa atmayınız, Çünkü, bu nazlı melekler size mihman oldu.. Böyle söyler iken ol gonce-i Mahbub-u Hûdâ, Remh-i şimşir ile hücum etti güruh-u â'da, Aldılar orta yere şâh-ı şehidi hayfâ, Ol zaman Kerb-ü-belâ, saha-i tuğyan oldu.. Yetmiş üç nize server-i dinin tenine, Kan içirtti o deni, Âl-i Nebi serverine, Lûtf-ü ümmet bu mudur, zâde-i peygamberine, Hangi bir ümmet vurur zâde-i peygamberini, Şimr-i mel'un, dayayıp gerdenine hançerini, Kıymadan kesti o ferzend-i Resul'ün serini, Deşt-i gurbette kefensiz bırakıp peykerini, Ehl-i - beytin başına âteş-i hicran oldu.. Busegâh-ı leb-i Zehra idi ruhsâr-ı Hüseyn, Lem'a-i nûr-u hüveyda idi didâr-ı Hüseyn, Nerdesin, nerde eyâ vâlid-i Kerrâr-ı Hüseyn, Bak senin nazlı Hüseyn'in nice kurban oldu.. Baş açık, yalın ayak, teşne dil nâle feza; Kaldı piş-i esarette yetiman-ı vega, Bir içim su diye feryad ediyorken zu'afa, Şimdi de âteş-i hicran ile suzân oldu.. Nâle-i vâ ebetâ, vâ emetâ, vâ ecedâ; Her taraftan mün'akis oluyor arş-ı Hûda, Akrebu hablî Verid'i yakıyorken bu sada, Yine ol kavm-i deni zulmile pûyan oldu.. Kimini nâkeler üstünde ururdu â'dâ, Kimini hâk-i mezellette ederlerdi ezâ, Kimisi hayme-i ismette edildi imhâ, Cümle evlâd-ı Nebi, Hâk ile yeksân oldu.. Emr-i takdir diye bu mel'anete bazı avam, Atf-ı zulmetmekte Allah'a ederler ibrâm, Cây-ı inkâr mı bu ey kavm-i cehûl-ü zallâm, Idelü âyeti her mü'mine seyyân oldu.. Hâlık-ı hayr-ü şer Allah ise, kul kâsiptir; İhtiyar ile kişi, hayr-ü şerre taliptir, Şerri tercih edene Zât-ı Hûda galiptir, Din-i İslâm bu esas üstüne bünyân oldu.. Yıktılar kıble-i islâmı güruh-u ekfer, Ruh-u peygamberi nalân-ü hâzin eylediler, Mâ-hasal, taze civanân-ı Muhammed yekser, Hedef-i neşter-i zâde-i Süfyan oldu.. Hubbi Rahman gibidir, Âl-i Muhammed hevesi; Sabit ol, emr-i muhabbette bırak piş-ü pesi, Hânedan-ı Nebevi uğruna can ver Şemsi, Ki, bize irs-i Nebi gayret-i Kur'an oldu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder