Bazı hükemâ (ince düşünür âlimler) demişler ki fazl ve kemâl (üstünlük ve
olgunluk), akıl ve edep iledir. Yoksa asl ve neseb (asâlet ve kan bağı) ile değildir. Edîb
ile gayr-i edîb olanı farkta (edepli ile edepsiz arasını nasıl ayırırız diye) Sokrat-ı Hekîm’e
(ö. m.ö. 399) suâl olunduk da:
“Edîb, nâtık olan (mantıklı) insan gibidir. Gayr-ı edîb hayvan bî idrâk (idraksiz
hayvan) gibidir” deyû cevâp verdiler.“Fazl ve edep ve akıl sağîri kebîr ve abd-ı memlûku seyyidi mevlâ üzerine takdim ile kadrini teraffü eder(Fazilet,edep veakıl, küçüğü büyüğün, köleyi de efendinin önüne geçirip değerini yükseltir)İbni Abbas'ın kelamı
Calinos-Hakim demiştir ki:
Vaz-ı bi edep olan şahsın oğlu edip ve fazıl olur ise pederinin noksanını zail ve setr-i uyubu ile kadri mütezayid olur .Ve şerif-i zi edep ferzendi cahil ve gayrı edep olursa pederinin şeref ve fazlına noksan arız olur.
Edepsiz birinin oğlu edepli ve fazîletli olursa, babasının noksanı görülmez, ayıpları gizlenir, böylece
kıymeti artar. Edepli, şerefli bir zâtın oğlu câhil ve edepsiz olursa babasının üstünlüğü ve şerefi düşer
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder