ÜVEYSİ melami MEŞREB ORHAN BABA VE ÇOCUK SOHBETİ
O, bize hatıralarından anlatıyor..12 yaşından itibaren gittiği
mekanlardan biriymiş bu.. orada Fahreddin Efendi diye biri varmış.. birde
gelenlerin ayakkabılarını çok loş ışıkta alıp kutulara koyan bir ayakkabıcı ki,
geçen yıl 100 yaşında vefat etmiş.. işte o insanların yüzlerini dahi görmeden,
kimin ayakkabısı gerekiyorsa onun eline pabucunu verebilirmiş.. hiç bir zaman
birbirlerine karıştırmazmış.. bir defasında Orhan Baba bunu nasıl yaptığına
hayret etmiş.. ve o gün çıkışta Fahreddin Efendi ,elindeki bastonunu ona doğru
uzatarak şöyle demiş: “evlat, o iş onun ibadetidir.. ibadet sadece namaz
kılıp ,oruç tutmak değildir”…başka pek çok hatırada anlattı ve şiirler
okudu tabii.. birazdan Sana onları ses kayıt cihazımdan dinleyerek yazacağımJ..ve oraya bir genç gelmişti.. gözlük camı işi yapıyormuş.. ama aynı zamanda
kudümzenmiş ve Gar’ın orada Mevlevi ayini yapıyorlarmış.. geçen bir turist
grubu gelmiş ve ayin bitince boyunlarındaki haçları çıkartıp, parçalayarak,
kırmışlar.. ağlayarak: “bizi zikre götürün ,biz şimdi Müslüman olmak istiyoruz”
demişler.. yakındaki bir uşşaki mekanına götürmüşler onları..ve bu genç hat
sanatı ile de iştigal ediyormuş Sevdiğim.. Hamit Aytaç’ın bir levhasını bulup
kopyalamış( ki bize de inşallah fotokopisini verecekmişJ )..bu levhada aynen şunlar yazıyormuş bak Sevdiğim..
Hattat Hamit Aytaç’ın sülüs yazısı şudur: ”Ehli Mûsıkîşinasların Piri Ya Hazreti Cebrâil.”
Hattat Hamit Aytaç’ın sülüs yazısı şudur: ”Ehli Mûsıkîşinasların Piri Ya Hazreti Cebrâil.”
burada Ahmed efendi dipnot koymuş: Allahû Teâlâ,hz Adem’i yaratıyor, Ruh’u da yaratıyor.. ”ey Ruh! Adem’in bedenine gir!” diyor.. Ruh: ”ben o çamurun içine girmem” diyor.. işte böyle, girerdin girmezdin sürerken; Allah Teâlâ ,Cebrail a.s diyor ki:” git cennetten koç neyi al gel.. ”Cebrail a.s cennetten koç neyi alıp geliyor ve başlıyor onu üflemeye.. bu nağme ile efendim ruh mest oluyor ve patt diye yere düşüyor.. bunun üzerine ; o sesin cemal olarak zuhurundan sarhoş olan Ruh ,o aşkla Adem’in çamur kalıbına aşık olup, ona giriyor..”
“Meyde oldum Bektaşi, neyde oldum Mevlevi
burada sözü alan Orhan Baba diyor ki: hani Neyzen Tevfik’in :
Bir meclise toplanmıştı evliyalar, erenler
Pirim Hacı Bektaş, Üstadım Mevlana
Her nebiye bir veliyi sordu sual
Uzamadı dedikodu kıylu kâl.
O anda bizi dinliyordu Zülcelâl
O anda bizi dinliyordu Zülcelâl
Bende gizlice girdim duyan olmadıJ..
İçlerinde kâdı yoktu, bu hali yoran olmadıJ”
…
hepimiz aynı yerdeyiz ama aramızda boyutlar var..Sümmanî 700 yıl evvel aslında bu çok güzel söylemiş:
hepimiz aynı yerdeyiz ama aramızda boyutlar var..Sümmanî 700 yıl evvel aslında bu çok güzel söylemiş:
Hâk ilminde bu alem bir muska imiş ancak..
O muskada bu alem bir nokta imiş ancak.
O noktanın içinde gizli nice bin derya ,
O deryada bu alem bir katre imiş ancak..
Her kim buldu ise Ademliğin, O’dur Adem..
O noktanın içinde gizli nice bin derya ,
O deryada bu alem bir katre imiş ancak..
Her kim buldu ise Ademliğin, O’dur Adem..
Yoksa görünen bir suret imiş ancak..
şimdi hepimiz iç içeyiz.. fakat hiç kimse de birbirinin sahasını işgal edip
bilemiyor.. hepimiz aynı yerdeyiz ama belki burada yüzlerle bölme var.. her
bölme kendi içinde, kendi büyüklüğünde, kendi halindedir.. herkes kendi
yaşantısından memnun.. biz bu şekilde, bu kadar görebiliyoruz.. ama feraset
gözü açıldığında, size bir miktar daha bir şey gösteriyorlar..işte orada
mertebe aldanmaktır..bir mertebeye geliyorsunuz haa.. tamam.. mertebeden
mertebeye geçmek aldandığını anlamaktırJ.. yani Peygamberimiz Efendimiz diyor ya hanii: “Ya Rabbim ..benim
her an Sana olan hayretimi arttır..” ve her makamda 70 istigfar çekiyormuş
Rasulullah.. çünkü bu sonsuzluk alemi.. ne ucu var
ne bucağı.. halen bize ışığı gelmeyen yıldız var..hz Mevlana bize bunu 800 sene
evvel haber vermiştir.. ondan 300 yıl sonra gelen Kopernik’ ten çok daha evvel
yani.. bugünde bilim 500 milyon ışık senesi ileride, bize henüz o ışığı ötede
olanı haber vermiyor mu?..ve peygamberimiz şöyle demiştir: ”sizin her birinize cennette bir köşk verilecektir.. o
köşkün bahçesindeki ağacın gölgesinde bir atlı 40 yıl yürüyecek, gölgesinden
çıkmayacak..” işte bu muhteşem bakın.. onun için adam olarak gitmek
lazımdır buradan.. gireceğimiz ve çıkacağımız yerden salih olarak
çıkmayı nasip etsin rabbimiz bize.. bu işler hem çok kolay ,hem de çok
zordur..
çocuk: o zaman taçlara, hırkalara, ödüllere çok dikkat etmek, takılıp, kapılmamak lazım değil mi?
Orhan Baba: efendim bunların hepsi tuzaktır.. Şemsi Sivasi hz söylüyor ya hani:
kimse vasıl olmaz Hâkkâ / kendisinden dûr
olmadan / kenz açılmaz o gönülde / hâne mamûr olmadan..
çok zordur, kendinden kurtulmak. kendinden kendine sebep olmak.. delil olmak.. Allah esasında kendine aşık.. O kendisini en mükemmeliyette arıyor.. O, mükemmeliyette Zat-ı ile kendisini görüyor.. bu aşk ayrı bir şeydir.. anlatılamaz ki.. yaşanır.. bütün varlık alemi, bütün zerreler O’nunla kaimdir.. hani Niyazi Mısri söylüyor ya: “bu alem ayna, her şey Hak ile kaim /Mirad-ı Muhammedden ALLAH görünür daim”.. Muhammedin(s.a) aynası, Muhammedi ayna..
buda Neyzen’in:” gizlenirsin her nüvenin içinde../cininde, ademinde, şeytanında../ bir parlayış parladın ki Kureyş’de../ Zat’ını mahbubunda şân edersin”
tabii bütün varlık O’na bağlı, O’nunla.. Cenab-ı Hâkk’ı eşyadan ayırmak inkar etmektir, eşyaya tahsis etmekse şirk koşmaktır.. Muhammedi aynadan bakmak lazım..
Evliyanın sureti bir, sireti bir, sohbeti birdir..
Ehli gönlün sureti bir, sireti bir, sohbeti birdir..
İksiri âzâmdır yüzü, nice derdin dermanıdır o..
Ehli gaflet bakınca toprak sanır onu..
Arifane gönlünce seyret, cemâlullah makamıdır o..(Orhan Baba)
çocuk: Adem Çekirdeği nedir?
Orhan Baba: Peygamber Efendimiz bir hadisinde
ona acbüzzeneb demiştir.. insanın kendisi ADEM=ALEM= ATOM dur
..yani insanın ölmeyen nüvesidir. .ufak bir mercimek tanesi kadardır... tekrar
oradan dirilecektir.. o yok olmaz.. o yandığı zaman kainat yok olur. .esas atom
sensin..
mebde-i her dû cihan (her iki cihanın başlangıcı sensin)
mebde-i her dû cihan (her iki cihanın başlangıcı sensin)
kendini idrak ede dur nûr-û musaffasın sen
mebde-i her dû cihan sırrı ev ednâsın sen
mebde-i her dû cihan sırrı ev ednâsın sen
senin için yer gök çarkı felek buldu vücûd
cümle bu vücûd defteri divandaki manâsın sen
sensin o ayeti kur’an ile tekvin olunan
cümle bu vücûd defteri divandaki manâsın sen
sensin o ayeti kur’an ile tekvin olunan
sana Hâk demedi mi allemel esmasın sen
aç gözün petrevi âyine-i mevlâsın sen
mazhârı zât-ı Hüdâ câm-ı mücellasın sen
aç gözün petrevi âyine-i mevlâsın sen
mazhârı zât-ı Hüdâ câm-ı mücellasın sen
aradıkların hepsi sende..o dünya yansa da yıkılsa da o nüve sende ..ikinci diriliş oradan olacak. . eskiden Fahreddin Efendi meydan açtığında sâlâ verilirdi.. hayat son buluyor, her şey sukün ..muhteşemdi.. orada bir ama zat vardı.. o ,o vakit şunu okurdu:
gübâri pâyine almam cihânı ya râsullah
değişmem mûyine hep asûmanı ya râsulallah
duyunca adem teşrifin sûlbü pakinden
değişti bağı habbeye bağı cinan-ı ya Râsulallah
nur cihan
duyunca adem teşrifin sûlbü pakinden
değişti bağı habbeye bağı cinan-ı ya Râsulallah
nur cihan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder