20 Şubat 2019 Çarşamba

ŞEKAVET EHLİNİN İŞİ DİKEN EKMEKTİR

Şekaveti ezeliyye denilen cehennem ehlinin dünyada yaptıkları iş diken gibi sıfatı nefsaniyyeyi takviye etmektir.Bu tür insanlar ruhaniyyet içinde olmazlar.Nefsaniyet kaplı olduklarından ruhaniyyet alemindekilere zararlıdır.Bu tip insanlar yakın olduğu ,sohbet ettiği insanları zehirleyip helak ederler.

İSMİ AZAMI BİLMEK YETMEZ TEMİZ NEFES GEREKLİDİR

İsm-i a'zamın tesiri zahir olabilmek için bu ismi telaffuz edenin nefesi son derece saf ve berrak ve maksud olan manaya yetişip tesir etmesi için de nihayet  derecede letafet ve sür'atte bulunması icab eder.Bundan anlaşılır ki her okuyucunun nefesi müessir değildir.Nitekim üfürükcü tabir olunan dini paraya tahvil etmek isteyenlerin hali ortadadır.Bu alemde emmrelikile zuhur eden nefsin levvame,mülhime,mutmainne ,raziye, merziyye,mertebelerini katedip safiye mertebesinde temekkünü için çok seneler terbiye olunması gerekir.Nefis ancak mertebe-i safiyede temiz ve hazine-i Hakk'ın emini olur.
Hz:Musa (a.s)'ın asasını tutsan bile sendeki el, Hz.musa'nın eli değil ki! 

19 Şubat 2019 Salı

ŞEYTANIN ALDATIŞI TATLI SÖZ İLEDİR

iBLİS, HUZURU İLAHİDEN TERD EDİLEN ŞEYTAN,salikin batınına latif gibi görünen havatırı ilka eder ve senin batın kulağına sessiz ve harfsiz olan sözleriyle Hak'dan görünerek seni aldatmağa çalışır:Mesela .bir insanı kamil'e müntesip  ve musahip olan kişiye der ki:"Ey baba-canı gibi aziz olan kimse, sen hür bir insan iken , kendin gibi bir adamın iradesine tabi olup esir olmak layıkmıdır?Sen zeki, fatin,alim ve mütefennin bir adamsın.Hakk'a vasıl olmak istersen işte sana Kur'an .Kafi değilmidir?Şunun bunun esiri olman senin dirayet ve fetanetine yakışır mı?Nefsini Hak Teala'nın mübah kıldığı nimet ve zevklerden niçin men ediyorsun?Bir takım riyazat ile vücudü zaif düşürüp şeriatın amellerini yapmaktan aciz kalacaksın"
İblisin her türlü insana ilka edeceği havatırın sayısı çoktur.

PAHALI AYNA

İnsanın vücud suretini gösteren ayna ucuzdur.Ruhunu gösteren ayna pahalıdır.ki bu vücudu nadir olan insanı kamildir.Gerçi tarikatlardaki şeyhler çoktur , fakat salike ruhun sureti misaliyyesini gösterecek olan insanı kamil iksir gibi gizli  ve nadirdir.Kamil insan sır ve fazilet denizidir.sair şeyhler buna nisbetle nehirler ve dereler gibidirler.Nehirler gibi olanlardan iş bitmez ve salik onlardan muradı külli bulamaz.

ALEMDE CEZB (ÇEKİŞ) KANUNU

Dünyada her şey bir şeyi cezbetti.sıcak sıcağı ve soğuk soğuğu çeker.Batıl kısmı batılları çeker; bakiler de bakilerden sarhoşturlar.Cehennemlikler cehennemlikleri cezbeder.Nuraniler nuranileri çeker.Ehli delalet ehli delaletle, ehli hidayet ehli hidayetle birlikte olmaktan hoşlanırlar.
Hak Tealanın bir gurup melaikesi vardır ki bunların vazifesi iyilerle kötülerin karışmasını önlemek iyileri iyiler tarafına sevketmek,kötüleri kötüler tarafına sevketmektir.
İnsan gözünü kapatınca ışıktan(nurdan) uzak kalır ve sıkıntı duyar,hemen gözünü açıp rahatlamak ister.Kalb gözününde kapalı olması ilahi nurdan mahrumiyette kaldığı için ruha zarar verir.Mürşidi Kamil seni batın gözünü açmak için huzuruna davet ediyor.

MÜRŞİDİ DÜŞÜNMEK

Müridin kalben mürşidini düşünmesi ,kalbinde mevcut masiva hayallerinin temizlenmesinde tesirlidir.Bazen evlere Evliyayı kiramın resimleri asılır.Bundan maksat o resme bakarak o zatın ruhaniyyeti ile irtibat kurma ,hayaline getirme halidir.

KÖR'E TEKLİF YOKTUR

Kur'an da (LEYSE ALEL A'MA HARACÜN)(Kör'e güçlük yoktur"(Nur 24/61) buyrulur.a'maya teklif yoktur.Bu halde imanı gaybi ile iktifa etmesi gerekir.ve bu halde olanlara müşahade-i hakikat teklifi caiz değildir.Eğer talibi hakikat isen git tarikatta süluk edip mücahede zorluklarına sabret , muradına sevinirsin.Sabretmek kalb gözünün perdeleri olan zahiri beş duygunun hükmünü kaldırır.Güneş doğduğu vakit yıldızların kaybolması gibi.Güneş doğduğu vakit göğüsde genişler ve ehli suret gibi  alemin dertlerinden sıkıntı gelmez.İnsanlarn kaçtıkları bela ve musibetler seni etkilemez.

MUTEZİLE MEZHEBİNE MENSUP OLANLAR

Beş duyu dediğimiz hissi zahirin hükmü altında olan her bir kimse Mutezile mezhebine salik olan kimselerdendir.Zira o kimse beş duyusuna mağlub olduğu için ahvali batıneyi  ve müşahede zevkini inkar eder.Bu nedenle bu sınıfta olanlar hayvaniyet derecesindedir.Zira hayvanlar da hislerine tabi yaşarlar.İnsanda zahiri beş duyunun ötesinde batıni duyu olmasaydı insan oğlu nasıl şan ve şeref sahibi olurdu.Hayvan ile müşterek olan hislerde kalsa idi esrarı ilahiyyeye mahrem olur mu idi.
Suretten kurtalamayanların tenzih ve teşbih' den bahsetmesi hatalıdır.

İNSANI KAMİL'DEN GÖRÜLEN HAKK

His gözüyle insanı Kamilin suretine ve zahirine nazar edenler "Hakk'ın insanda zuhuru ne demektir?" der ve ehli hakikat mezhep ve mesleğinden ayrılırlar.Bu nedenle onun mezhebi itizal olur.Ruhun sıfatı olan aklın gözü, makamı ittihada vasıl olduğunda ehli hakikatın müşahedesini yaşadığı için sünni olur.Zira kitap ve sünnet ile rüyeti Hakk sabittir.Visal zevki bir haldir.onu tadan inkar etmez.Tatmayan zahir gözü ile bakar ve batın gözü kör olduğu için inkar eder.
Hz.Pir Mevlana efendimiz buyururlar:
Hak şecerden(ağaçtan), ben, dedi makbul-i alem oldu bu,
Gerbeşerden söylese körlükten inkar eyleme!"

İNSANI KAMİLDE GÖRÜLEN İKİ FARKLI HAL

İnsanı Kamil bazen öyle bir hal ile zahir olur ki , müşebbih olan kimse o hali görünce gayriyyet fikrinden vazgeçerek ayniyyete hükmeder.Ve bazen öyle bir renk ve suret ile zahir olur ki , muvahhid olan bu sureti görünce , yanıldığını anlayıp gayriyyetine hükmeder.Nitekim Efendimiz (sav) bu iki hale işaretle,"BENİ GÖREN HAKKI GÖRDÜ" ve "Ben ancak sizin gibi bir beşerim"(Kehf 18/110) buyurdular.Velhasıl insanı Kamil'in hem ayniyyeti ve hemde gayriyyeti sabittir.ve onun hakkında tevhid ve teşbih ile hükmedenler"hayret" den kurtulurlar.Zira bu ayniyyet ve gayriyyet mernatibi vücudun iktizasındandır.
Nitekim Cenab-ı Şeyhi Ekber  Fütuhatı Mekkiyyesinde şu beyit ile buna işaret eder:
"Rab Hakk'dır, abd de Hakk'tır.Mükellef olanın kim olduğuna şuurum olaydı  ne olurdu! Eğer sen abd dersen o ölüdür; ve eğer (Rab) dersen, teklif olunan nerede?"
Divani Kebir'de hz.Mevlana efendimiz buyurdular:
"Ey Yemen ahuları arasındaki ahu,sen bedende benim gözüm ve ruhumsun! Ey yaşı küçük ve bedeni taze, ey süt içen karibul ahd! İnsanlar arasında benim aşık olduğum sabit oldu; şukadar ki , aşkımın kime olduğunu bilmediler.Onun ruhu benim ruhum ve benim ruhum da onun ruhudur; bir beden de iki ruhun yaşadığını kim gördü?"
Demir, ateşte kalıp kıpkırmızı kesildiği vakit ona "ateş" dense yeridir.İnsanı Kamil bazen kendi kulluğunu kaldırır ve sıfatı Hakk ile zahir olup "Enel Hak" veyahut (Kendimi tesbih ederim , benim şanım ne büyüktür)gibi sözler söyler ve bu surette kendinin kendiliği kalmaz.
Fihi ma Fih eserinde Hz.Pir buyurur:"Enel Hakk" sözü azim bir tevazudur."Enel abd" davası büyüktür.Zira bu davada hem Hakk'ın ve hem de abdin vücudu iddia edilmiş olur."Enel Hak" davasında abd kendi vücudunu nefyetmiş olur."Enel Hakk" haline Muhakkıklar "ittihad" derler.Bu hal daimi değildir.Zira beşer takat getiremez.Bu hale Hz.Mansur,aşık olduğu için daimi olarak bu halde kalmak istemiş ve "Katlime say edenlere rahmet et" diye yalvarmıştır.
Mevlana efendimiz bu makamı ittihada işareten çok sözleri vardır.Nitekim buyururlar:"Ben tamamıyla herkesin üzerine yemin ettiği şey oldum"

18 Şubat 2019 Pazartesi

TEVRAT'DA YAZILI OLANLAR DAN

Tevrat'da şöyle yazılıdır:"Sultan, memurlarının yapmış olduğu zulmü bildiği halde susarsa,bu zulüm sonuçta ondan bilinir.Kendisinden hesap sorulur ve cezalandırılır.

ADALET TARİFİ

Ömer b.Abdülaziz bir alime "Bana adaleti tarif et" deyince ; o şunları söylemiştir:
"Sizden büyük olanların çocuğu,yaşça küçük olanların babası, denginiz olanların ise kardeşi olunuz.Her suçluya suçu miktarınca ceza veriniz.Sakın bir suçu yokken , şahsi kininiz ile hiçbir Müslümana tek bir  kamçı vurmayınız; çünkü bu sizi ateşe götürür"

LİDERLERİN AHİRETTEKİ YARGILANMALARI

EFENDİMİZ (SAV) BUYURMUŞTUR:
Başkanlar kıyamet günü Allah'ın(c.c) huzuruna getirilir.Allah (c.c):
Sizler benim yeryüzünde yarattıklarımın çobanları,mülkümün emanetçileri idiniz, buyurur ve sultanlardan birisine:
-Niçin kullarıma emrettiğim cezadan daha fazla ceza verdin? diye sorar.sultan:
-Ey Rabbim ! Onlar sana asi oldular,der.Cenab-ı Hakk:
-Senin kızgınlığın benimkinden daha fazla olması gerekmez.Daha sonra bir diğerine:
-Niçin kullarıma benim emrettiğim cezadan daha azını uyguladın? diye sorar.o:
Ey Rabbim ! onlara merhamet ettim, diye karşılık verir.Hak teala:
-Sen nasıl benden daha merhametli olabilirsin? der ve meleklerine:
Benim hükmümü fazlalaştıran  ve noksanlaştıran bu kimseleri alın cehennemin derinliklerine atın, buyurur

MUTLAK YAPILMASI GEREKLİ ÜÇ ŞEY

Resulullah (sav) bazı günler Kabe'nin kapısındaki halkayı tutar ve etrafındaki Kureyş topluluğuna şöyle seslenirdi:
"Ey Kureyş büyükleri! Emriniz altındakilere üç şeyle muamele ediniz:
1.Sizden merhamet istedikleri  zaman merhamet ediniz,
2.Hüküm verdiğiniz zaman adaletli olunuz
3.Söylediklerinizi yapınız
Kim bunları yapmaz ise,Allah'ın, meleklerin laneti onun üzerinedir.Onun, farz ve nafile ibadetleri de makbul olmaz"
Allah (c.c) şu üç kişiye bakmaz:
1.Yalancı ve zalim başkana,
2.Zina eden ihtiyara
3.Kibirli fakire

DEVLET İDARESİNİN KIYMETİ VE TEHLİKESİ

Liderlik büyük bir nimettir.Eğer o iş hakkıyla yerine getirilirse kendisinden sonra başka bir mutluluk düşünülemeyen bir saadete ulaştırır.Onun hakkı yerine getirilmeyip zulümden geri durulmaz ise , kendisinden sonra ancak kafirliğin olabileceği bir bedbahtlığa düşürülür.
Cenabı peygamber (sav) buyurmuştur:"Sultanın bir günlük adaleti , Allah (c.c)'a karşı yapacağı yetmiş yıllık nafile ibadetinden daha üstündür"

ZALİM KİME DENİR?

Zalim, başkasının mülkünde tasarruf eden demektir.Allah tek yaratıcıdır.Sıkıntı, hastalık,fakirlik,acizlik ve cehalet nevilerinden her ne yarattıysa bu O'nun adaletindendir.Çün tüm mülk kendisinindir.Bu mülkte O'nunla birlikte bir ortak yoktur.Bu nedenle Hakk'ın yaptıklarına, tecelli ve hükümlerine "niçin ve nasıl" şeklinde bir itiraz hakkı yoktur.Bütün kulların O'nun yaptıklarına ibret ve teslim nazarıyla bakıp hükmüne karşı rıza göstermekten başka çaresi yoktur.

İMAN AĞACINI BÜYÜTMEK

İbrahim Suresi 14/24 ayetinde:Görmedinmi Allah nasıl bir temsil yaptı?Teiz kelimeyi/tevhidi, hoş bir ağaca benzetti.O ağacın kökü yerde sabit, dalı budağı gökyüzündedir"
İman ağacının kökü yerde sabitleşmez, dalları da itaat  ile kuvvetlenip sağlam hale getirilmezse , üzerine ölüm rüzgarları estiğinde , yıkılma tehlikesinden korkulur.Allah muhafaza kul imansız kalır.
Ağacın kökü kalb ile iman,dalları ise azalarla amel etmektir.

GERÇEĞİ ARAYAN DÖRT SINIF

Kelamcılar,Batıniler,Felseeciler ve Sufi'ler.Bu dört fırka içinde sadece Sufiler tasavvuf yoluyla hakikata ulaşabilirler.Diğerleri tutarsız ve zarar içindedirler.

KUTBUL AKTAB METLİ BABA'NIN EL YAZISI DUASI

Duanın tercümesi.
Her kim ki bu kuranı kerimi okur hatmederse Allah ömrünü uzun eylesin. Ve vucüdunu afiyette kılsın, ve Namerde muhtaç etmesin. Ve tariki müstakimden ayırmasın. ve ahir nefesinde imanı kamil nasip eylesin. Ve cenneti alada makamını görmeden ruhu kabz olunmasın. hasbeten lillah duam budur. Muhammed Fikri Metli

Tarih: 1388 ŞEVVAL 7

Fotoğraf, Metli Sultan tarafından basımı yapılmış ( bloğun önceki yazılarında hikayesi anlatılmıştır) 6666 adet cep boyutunda bastırılmış Kur'an nüshalarının sonuncusuna hazretin kendi el yazısı ile ilave ettiği duasının orijinal halidir.

17 Şubat 2019 Pazar

BİR ÖZELEŞTİRİ

BİR SÖZÜM DE BİZİM MAHALLEYE
Bu yorumuma bizim mahalleden bazı arkadaşlar tepki gösterdi. Şöyle diyorlar: "İyi ama falan partinin belediye başkanları deveyi hamutuyla yutuyor, biraz da bizimki çalmış, çok mu? Bizimkilerin yanlışını yazma, sessiz kal!"
Arkadaşlar, hırsızlığın şaibesi bile kötüdür… İnsan, "hırsızlık" gibi bir iddiaya muhatap olmuş veya kendisine iftira edilmişse, bu söylentileri çürütmesi gerekir. Hatta bununla da yetinmez, iddia sahibi “müfteriler” hakkında ceza ve tazminat davası açar. 
Yapılacak iş budur değerli canlar. Ben, Türkiye'nin - Alevilerin meseleleri hakkında yazılar yazıyor, yanlışları-kötüleri, hırsızları eleştiriyorum. En çok da ırkçı-dinci-hırsız, tecavüzcü devlet görevlileri hakkında yazıyorum. Hakkımda davalar açılıyor, mahkemelerde cebelleşiyorum. 
Sen diyorsun ki; “onları yaz, bizimkileri yazma!
İyi de, onları yazıp, "bizim mahalleden" diyerek, bana gelen belge ve iddiaları görmezlikten gelir, yazmazsam, bu ikiyüzlülüğü vicdanıma nasıl anlatacağım? Elim kaleme gider mi, tutarlı olduğumu, dürüst olduğumu söyleyebilir miyim? İnandırıcı olur muyum?
Özetle:
Bu nevi tepkilere şaşırdığımı, canların, bu kötü şayiayı "mahallenin" değerleriyle nasıl bağdaştırdığını ve nasıl sahiplendiğini anlayamadığımı… Değerlerimizin geleceği adına derin üzüntüye kapıldığımı… “Allah Allah, bu nasıl bir Alevilik anlayışıdır, değerler bitmiş, ahlak çökmüş, bu ülke iflah olmaz” diyerek dizlerimi dövdüğümü, “acaba ben mi abartıyor-boşuna dert ediyorum” diyerek şüpheye düştüğümü söylemek ve paylaşmak istedim.
Abartmıyorum dostlar; uykularım kaçtı!
“Aleviyim” diyenler de çalar, onlar da rüşvet alır, yolsuzluk yapar tamam; eyvallah da Yolumuza-öğretimize göre o kişinin Aleviliği düşer; yani “döktüğünü dolduruncaya, ağlattığını güldürünceye” değin düşkün olur… Sahip çıkmak bir yana, selam da verilmez! Benim atadan, dededen, ecdattan gördüğüm-işittiğim bu. Cemlerde, dedelerim böyle nasihat ederdi…
Galiba hep birlikte özümüzü dara çekmeye ihtiyacımız var; yani özeleştiriye…
Kendimizi sıfırlayıp, din-mezhep, Alevilik-Sünnilik üzerinden değil, insani değerler ve evrensel ahlak üzerinden yeniden formatlamamız lazım. Aksi halde Trump’a, Putin’e, İsrail’e, Yunan’a gerek kalmayacak, biz bizi tüketip-sıfırlayacağız…
Muhabbetle kalın...
Murtaza Demir

KOPERNİKTEN ÜÇ YÜZ EVVELhZ.MEVLANA'NIIN KEŞFİ

Kopernik 962 yıılında dünyanın kendi etrafında ve güneşin etrafında devrini ilk defa keşfetmişti.Kopernikten üçasır evvel Hz.Mevlana Efendimiz Mesnevi-i şerifte:"Ey güneş, arzın altını aydınlatmak için bu gülşeni terk edersin" buyurarak bu dönüşü söylemiştir.
Suri güneş doğudan doğup batıdan batmak suretiyle intikali olduğu gibi, ruh güneşinin dahi maşrıkı cismaniyetten doğup mağribi ruhaniyyete batmak suretiyle intikali vardır.Fakat marifeti ilahiyye güneşi için asla intikalyoktur.Zira onun maşrıkı ruh ve ruhun sıfatı olan akıldır.Ruh ve akıl ise , gerek cismaniyet ve gerek ruhaniyet alemlerinde mevcuttur.Bir ikmesinin akıl ve canında marifğeti ilahiyye güneşi parlarsa, hiçbir mertebede gurup ve intikal etmez.

ASHABI KEHFİN UYKUSU

Her türlü fitnenin kol geezdiği,İslam adına nefislerin şaha kalktığı bugünde Dakyanüs'ün sarayında olmaktansa ashabı Kehf gibi mağaraya çekilip uykuya dalmak dahaevladır.Sonbaharda ağaçlar bile püsküllü belayı gördüğü vakit,hemen kendilerini yorgan altına çekip uyurlar.çiçek meyve ve yapraklarını döküp hünersiz bir konuma geçerler.Taki bahar gelene kadar.Zira küfür ve küfre hizmet , marifeti rabbaniye için mahluk olan insanlığın namusuna ve kanununa mahaliftir.Ashabı kehf ise küfürden ve küfre hizmetten kaçtılar ve uykuya yattılar.Uykuları, uyanıklıklarından daha hayırlı oldu.Uyku ilim ile olduğu vakit uyanıklıktır.Cahil ile oturan uyanığın vay haline.Kış gelip kargalar öttükleri vakit , bülbüller saklanırlar ve ötmez olurlar."Karga" dan murad ehli zahir ve ehli dünya; "bülbül" den murad ise ehli batın ve ehli Hak'tır.Yani bir  munitte ehli batın ve ehli zahir çoğaldığı vakit ehli Hak ihtifa ederler (saklanırlar) ve hakayıkı ilahiyyeden bahsetmezler.

DİL SÜPÜRGESİNDEN TOZ KALDIRMAK

"dİL SÜPÜRGESİNDEN" MURAD,SAHİBİ ESRAR OLAN MÜRŞİDİN HUZURUNDA CAHİLANE VE EDEBE AYKIRI ŞEKİLDE SÖZ ETMEYE CÜRETTİR.İlmi Ledün menbaı olan mürşidin huzurunda cahilaneve bi-edebane sözlerde malumat-füruşluk etmektir.Bu hal mürşidin kalbinden ,kişinin kalbine feyz aksetmesine mani olur.Aynanın yüzüne nefes vurursan buğulanma meydana gelir ve ayna vazife yapamaz.Cismaniyet gam ve endişesinde olanlar kendi aslından gafil olmakla kendilerini ancak mürşidi kamil ayinesinde müşahede edebilirler.Onlara itiraz etmekte ayineyi bulandırır.

HALVET ÜZERİNE

Selçuklu idarecilerinde nolup Hz.Mevlananın ashabından olan Mecdüddin Atabek daima halvete girmek için Mevlana efendimizden rica eder idi.ısrar üzerine bir gün,bir mürid ile birlikte birbirine bitişik iki hücre için bunları halvete soktu.bir kaç gün sonra açlık dayanılmaz hal aldı ve arkadaşıyla birlikte hücreden çıkıp geceleyin civardaki bir tanışın konağına gittiler.Konak sahibi onlara bir kaz dolması pişirdi .Yemekten sonra onlar tekrar gelip hücrelerine girdiler.Hz.Hüdavendigarın adedi gereği her sabah hücre kapısına geldiler ve mübarek parmaklarını hücrenin kapısına sürüp kokladılar ve ondan sonra buyurdular ki:"Ashabuna, bu hücreden riyazat kokusu değil, kaz dolması kokusunu geliyor".Her ikisi de mübarek ayaklarına kapandılar ve tövbe istiğfar edip:"Böyle bir rahmet denizi dururken insanın kendisini halvet köşelerinde hapsetmesi saadetsizliktir" dediler
Kürk,kış için lazımdır.Bahar için değil.Mürşidi Kamil'in yüzü bahar vaktidir.Kürk lazım olduğu vakit giyilir.

HALVETE ÇEKİLMEK

Eskiden tarikat terbiyesi içinde,müridin halvete çekilmesi işi vardı.Tekke'de mürşidin izni ile kapalı bir hücreye girer,pek az yiyecek ve içecekle belli bir gün orada dünya kelamı konuşmaksızın Hakk'ın tecellilerini bekler idi.Bu süreç içinde nefis zayıflar ruh kuvvetlenir idi."Erbain çıkartmak" manasında bu işlem kırk gün sürer idi.Bu halvet izinle ve mürşit terbiyesi altında yapılır idi.Çünkü mürit kendi başına bu işe kalkışırsa  halvet esnasında rahmani  ve şeytani tecelliyatı tefrikten aciz kalıp ayağı kayabilir , manevi helaka uğrayabilir di.Anlatılır ki Sadreddin Konevi hazretlerinin bir müridi kendi başına izin almaksızın halvete girmiş idi.Müridin ortalıkta görünmemesi üzerine hazret sorduğunda bu cevabı aldılar.Cenabı Sadrettin o müridin halvette olduğu mahalle gittiğinde , elinde kağıt ve kalem bir çok şeyler yazmakta olduğunu görmüş ve aralarında şu konuşma ceryan etmiş idi:
Hz.Sadrettin:"Ne ile meşgulsun?
Mürid:Vaktaki halvete girdim.Hz.Cibril zuhur etti ve "Sana ulumü ledünniyeyi getirdim" dedi, ağzıma tükürdü.Kalbinde bir çok acaib ilim dolmaya başladı.Onlar zayi olmasın diye yazıyorum.
Hz.Sadreddin:Sen halvete girdiğin vakit ne ile meşguldün?
Mürid:Zikrullah ile meşguldüm.
Hz.Sadreddin:Hiç Cibril zikrullah ile meşgul olan bir kimseyi zikrinden çevirir mi?Sana zuhur eden İblis idi.Seni zikrullahdan alıkoymak için sana karşı bu hileyi yaptı.Bu yazdıklarının hepsi ulumi şeytaniyyedir.O lain ben halvette iken bana da gelmiş idi.Fakat ben halvete mürşidimin emri ile girmiş olduğum için hilesi bana tesir etmedi, ben ona galebe geldim.Şimdi halvetten çık ve yazdıklarının hepsini yak!

AKIL

Akıl bir sıfattır ki , hem ruha ve hem de nefse taalluk eder.Ruha taallukeden sıfata "akl-ı maad" ve"akl-ı meleki"; ve nefse taalluk eden sıfata da "akl-ı maaş" derler.İnsan her iki sıfatı da camidir.Aklı maaş insanı nefsin zevkleri tarafına ve aklı maad da ruhun zevkine davet eder.İnsan, aklı maaş kendisini nefsin zevklerine davet ettiği zaman, aklı maad ile müşavere ve muhakeme etmek lazım gelir.Hz.Adem (a.s) melyek ile müşavere etse idi yapacağı işi (buğday yeme işini)yapmaktan çekinebilirdi.Bir akıl, bir akıla eş olduğu vakit ,fena işin ve fena sözün manii olur.İki nefsani kimse herhangibir işte meşveret etse , nefsin hazzına müsteniden karar verirler ve o halde aklı cüz'i muattal kalır.Eğer sen yalnızlıktan ümitsiz olursan,hakikat gölgesi olan mürşidin gölgesi altına gir.Geçici ömrün sona ermeden vasıl olmuş mürşid-iKamil'i ara ki Hüda senin muinin olsun.Dostlarından birisini sana buldurur ve seni kendine cezbeder.

KAÇAKÇILIKTAKİ DEVLET İKRAMİYELERİNİN PERDE ARKASI

Azizim Necib Sultanım anlatmıştı 1950 li yıllar.....ilindeki mit şefi ile aram iyi.Bana bir teklifte bulundu Amerikadan kalkıp iskenderun'a gelen ve oradan da İstanbul'a yükünü boşaltacak  Kadeş isimli  gemide gayri yasal mal var.Bunu ihbar et.ikramiyeyi al zengin olursun.Düşündüm kabul etmedim.Çünkü gemi içinde çalışıp bu durumdan haberdar olmayan masum insanların hapse girip hayatınının kararması mesuliyeti var.Nitekim hadise daha sonra basına aksetti.Gemi İskenderun'dan ayrıldıktan sonra İstanbul'da yasak yük ile yakalandı ve gemidekiler hapse girdi.
Yine aynı devlet görevlisi daha sonra şunu teklif etti İlçenin filan yerinde yol kenarında on tonluk kırmızı bir man kamyonu göreceksin.kamyonun önünde ve arkasında iki Ankara plakalı taksi olacak bu kamyonu'da ihbar et.Merakımdan bir taksi tuttum o güzergahta devam ettim.Dedikleri yerde aynı vasıflara uyan araçlar mevcuttu.Ben ileriye gittim.hiç ihbar etmedim.Aynı güzergahtan dönerken araçların hiçbirisi yoktu.Yol kes bel kes vicdanı elden bırakma.Masum insanları töhmet altında bıracakacak bir işe asla kalkışma."

NACİB SULTAN'DAN

Çalışmak için padişahın yaşadığı şehre gelen iki arkadaş bir gün bir kalabalık görürler.sorarlar.Padişah ölmüştür,saraydan bir güvercin uçurulacak kimin başına bu güvercin konarsa o kişi ülkenin  padişahı olacaktır.arkadaşı derki haydi bizde gidelim.Diğeri derki yoksulluğumuz diz boyu kimse bize işte vermiyor.Halimizle ilgilenen de yok gitmeyelim."Eğer ben padişah olursam emir yayınlarım,ölülerinizi evin kapısından değil bacasından çıkartacaksınız".Sonra kalabalığa karışırlar saraydan güvercin uçurulur,güvercin bir hayli dolaştıktan sonra gelir o fakirin başına konar.Halk onu yeni padişah olarak saraya götürür tahta oturur.Arkadaşıda kendisine danışman olur.Bir iki sene sonra halk iyice azıtır.Bir iki sene sonra yeni padişah bir ferman yayımlar "Artık bundan sonra ölüler bacadan dışarıya çıkartılacak".
Necib sultan bu hikayeyi şuna getirdi:30 Mart mahalli seçimlerden sonra satılacak ülkenin birşeyi kalmadığından bizi yönetenler halkın elindekilere göz dikecekler ve ekonomik olarak sıkıntılı günler gelecek."
Muhtemelen de iktidarın zengin ettiklerinden işe başlanacak(Not:son cümle dinleyicinin yorumu)

16 Şubat 2019 Cumartesi

İNSANDA NUR İLE NAR BİTİŞİKTİR

İnsanda nuru ruhaniyyat ile narı nefsaniyet birbirine bitişiktir."Melek" havatırı mahmude ilka eden ervahı nuriyye, "şeytan" havatırı mezmume ilkaeden ervah-ı nariyyedir.İnsan Nur ve nar(ateş)'ı camidir.Hangi tarafa meylederse , o tarafı galib olur ve diğer taraf ondan kaçar.Zira iki zıt ictima etmez.İğvayı şeytan ile nefsinin zevkine adım atan adamdan melek,kendinin zıddı olan şeytandan kaçtığı gibi kaçar

MESNEVİ-İ ŞERİF

Mesnevi-i Şerif ruhların cilasıdır.Bu nedenle kıyamete kadar tarikatı Mevleviyye'nin kapısı talep sahiplerine açıktır.Hz.Pir efendimiz buyurmuştur ki:"Şeyh bulamayana,bizim mesnevimiz buluncayana dek mürşidlik yapar"
İnsan ağzını lüzumsuz lakırtıları söylemekten, boğazını ise  fuzuli olan yemek ve içmekten bağlamalı ki alemi melekutu açıkça görebilsin.Ağız ,nefsin kuvvet aldığı mahaldir.lüzumsuz yeme ve içme ve heva nedeniyle lüzumsuz konuşma nefis cehenneminin ateşini artırır.

15 Şubat 2019 Cuma

ŞERİATLARIN NESHEDİLMESİ

Bakara suresi 2/106 ayetinde "Biz taayyünat aleminden birini bozarız; veyahut onu unutdururuz; ondan hayırlısını yahud onun mislini getiririz" buyrulmaktadır.Hak Teala her bir peygamberin şeriatını,ondan sonra gelen bir peygamberin şeritaı ile bozduğu vakit, önceki şeriattan daha yüksek bir şeriat getirmektedir.Zira neshi şeriat ,ümmetlerin istidatlarına tabidir.Ümmetlerin istidatları tekemmül ettikçe , onların istidatları ile münasip kurallar ile terbiyesi gerekir.Terakki etmiş istidat,daha aşağıdakine göre üstündür.Hzİsa şeriatında tevazu vardır.Birisi yanağına bir tokat vurursa diğer yanağını çevir denir.Hakka yakınlık için ruhbanlık vardır.Şeriatı muhammediyyede tecavüze mukabele caizdir.Bugün şeriatı iseviyyeye tahammül zordur.
Cenabı Peygamberimiz öğretisinde sulh esastır.Emniyet ve asayişi temin için cihada çıktı.Şekavette ısrarcı olanların vücudlarını ortadan kaldırdı.Bahçivan,ağaca zarar veren otların kökünü çıkartır.Tabib,çürümüş dişi,ağrı verip vücudu huzursuz ettiği için çeker

İSKENDERİ ZÜLKARNEYNİN ARADIĞI ABI HAYAT/ÖLÜMSÜZLÜK İLACI

İskenderi Zülkarneyn karanlıklar ülkesinde ölümsüzlük ilacı olan abı hayatı aradığı nakledilir.Aslında bu hikaye bir remzdir.ab-ı hayattan murad , vücud hakiki-i Hak'dır.zulmetten(karanlıktan) murat bu dünya hayatıdır.Zülkarneyn ,bu alemde mahfi ve gizli olan Hakk'ı aramakta idi.

OZAN ARİF'İN ARKASINDAN

[19:55, 14.2.2019] Şaban Kumcu fransa: Yıllar önce, Almanya'da ve Fransa'da, yakın sohbetler yapıp, dertleştleşme fırsatı bulduğum Ozan Arif ;
pamuk gibi yumuşak, zarif, ince, duygularını içinde yaşayan, gözlerine baktığınızda derinliği görebildiğimiz, bir çocuk gibi saf, temiz, muhabbetle dolu bir şahsiyetti..
Zor günlerin, hızlı, heyecanlı dönemlerin, yüksek irtifasında sarsılan ; ülkücü gençliğin sesiydi...
Millet ve memleket sevgisi ile ülküdaşlarına kendini feda etmiş bir muhabbet fedaisiydi..
Heyecanları, acıları, hüzünleri dolu dolu yaşamaktan, fildişi kulede bir nebze olsun, konaklayacak vakti, hiç olmadı...
O hep ilk günün, ilk heyecanın ozanı oldu..
Onu daha çok yetmişli ve  seksenli yıllarda milletimizin yaşadığı, zor yılların çığlığı olarak hatırlıyoruz..
Son gününde bile, ilk günkü bakışı, duruşu, okuyuşu ve
tebessümü ile sevenlerine veda etti...
Sözlerindeki samimiyeti, inancı, imanı ve vatan sevgisi ; mümin gönüllerin ferasetine ve basiretine emanettir..
"Ozanım, öyle besteler, yapmalısınki, milletimizin tamamının dilinde, şiir olsun, şarkı olsun, türkü olsun, hafızalarda bir nağme olarak yer etsin, silinmesin" demiştim...
Çok istiyordu... Buhranlı yıllar, olaylar, yaşananlar, ona bu fırsatı vermedi..
Bir davanın en önde giden neferiydi..
"Önkuzu, Önkuzu, önde gider ön kuzu" diye ağıt yakıp, çığlığımızı o duyuruyordu..
O şiirleri ve marşları ile, yaşıyor, duyuyor, hissediyor ve içi kanıyordu..
Onun sesi ve soluğu ile büyüyen, yetişen, ağlayan, acı çeken, gençlerin, ihtiyar delikanlıların en  hüzünlü günüdür bugün..
Ozan deyince akla ilk gelen;
Ses, soluk, çığlıktır..
Bir devrin sesi oldun..Ruhun şad olsun..
Mekanın cennet olsun..
[19:56, 14.2.2019] Şaban Kumcu fransa: Rahmetli Ozan Arif, bu mazlum milletin yaralı yüreği, haksızlığa zulme isyanı, kanayan vicdani idi. O, fenafilmillet olmuş bir Anadolu dervişi idi; kabri nur makamı cennet olsun...Selam ve M uhabbetlerimle.
[19:56, 14.2.2019] Şaban Kumcu fransa: Ali Çelikbaş Hoca'mızdan..

SIRRI KADER

Sırrı kader mevzusu ikilik içinde olanlar için büyük bir üzüntü olur, insanı bu elemden ancak zevki vahdet kurtarır.Enbiya ve evliya sözünden etkilenmeyen kalb,nefsani isteklere dalma nedeniyle katı hale gelmesinden dir.Gaflettendir.Dünya masivası ile ziyade uğraşmasındandır.Katılık,gaflet ve meşguliyet arizidir.Bunların çaresi sabır ve enbiya ve evliyanın sözlerini dinlemek ve terki meşguliyettir.

ALLAH ADAMLARININ HER ŞEYİ ALLAH İÇİNDİR

Allah adamları,nefsten boşalıp ilahi aşkla doldukları için onların tüm işleri(öfkeleri,ihsanları Allah içindir.Onlar içtihattan kurtulmuşlardır.Çünkü aydınlıkta gören göz başka delile ihtiyaç duyar mı? duymaz.Eşyanın hakikatına ulaşmış Hakk'ı ve Batıl'ı tanımış olan bu insanlar sırrı kaderdeki hikmeti ilahiye ağah oldukları için halka bir dereceye kadar konuşurlar.Daha fazlasında susarlar.Akılların din mertebesine göre konuşurlar.Avam çin kuş dilini kullanırlar.
Nefsinden kurtulmuş kişiler hür kişilerdir.Şeriatte kölelerin şehadetinin kıymeti yoktur.Nefis kölelerinin de şehadeti kıymetsizdir.Bunların şehadetleri görmeye değil duymaya müstenittir.Hakk indinde şehvetin köleliği harpte esir alınarak köle yapılmış kişilerden daha aşağıdır.İnsan kölesi,efendinin bir sözü ile azad olurken,şehvetin kölesi tatlı yaşar acı ölür.

KALBE ESEN RÜZGARLAR

Nefsin hevası ile Hakk'a taatten ayrılan kimsenin kalbinde muhtelif rüzgarlar vardır.Nefsin gazabı ve şehveti ve hırsı muhalif esen rüzgarlardandır.Bu rüzgarlar, ahlaki ilahiyye ile ahlaklanmamış olan kimseleri esfeli safiline kadar götürür.Sıfatı nefsaniyetten kurtulmuş olan kimseler ehli temkin olan evliyaullahtır ki onlar için Salatı daim (Devamlı namaz) hali vardır.Salatı daim Mearic 70/23 ayetinde geçer.Çünkü Namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar ayeti kerimesindeki (Ankebut 29/25)fahşadan ve münkerden nehy eden namaz bu namazdır,yoksa avamı mümininin bin türlü masiva(dünya meşgalesi) hatırasıyla kıldıkları namaz değildir.Avamı müminin namazı ancak ahirette emri ilahiye itaat ecrini kazandırır.

GÖNÜLLÜLER TANITIM - 2018

Değerli Dostlarımız,
2005 yılından bu yana sizlerin desteği ve güveni ile yürüttüğümüz insani yardım çalışmalarımızda; Afrika'daki 14.yılımızda, 24.Nijer Seyahatimizi gerçekleştirmek üzere hazırlıklarımızı tamamlıyoruz.
Önceden tespit edilen dul, yetim ve çok fakir ailelere 3 sÜt keçisinden oluşan aileyi bağışlayarak kardeş aile olabilirsiniz. Bu keçiler 6 ayda çift yavruluyorlar, aile el açarken el açanlara yardım eder duruma geliyor. 3 keçi 1 keçi ailesi yapmaktadır. Üç keçiden oluşan bir keçi ailesinin fiyatı 975 TL. dir. Bu güne kadar 22.617 Keçi teslim edildi.
Cerrahi Ameliyatlara malzeme desteğinde bulunabilirsiniz. 
Desteğinizi bekliyoruz.
www.gonulluler.org/bagis/4/kardes-keci-ailesi-yardimlari linkinden kardeş aile olabilirsiniz.
http://www.gonulluler.org/bagislar linkinden bağışları görebilir,
bağış yazarak 4371 e sms gönderip 10 tl katkıda bulunabilirsiniz.
0(216) 0505 17 37 ve 0(533) 052 64 64 numaralı telefonlarımızdan
bilgi@gonulluler.org mail adresimizden bilgi alabilir,
www.gonulluler.org sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Desteğiniz Bekliyoruz :
Bir İnsan Dünyaya Bedeldir Sağlık ve Eğitim Köyleri Gönüllüler Derneği
Halk bankası / İmes şubesi
Iban no:TR28 0001 2009 8550 0016 0000 37

14 Şubat 2019 Perşembe

AHİRETTE TERAKKİ VAR MIDIR?

Şefeaat hadisesinin varlığı, ahirette terakkinin olduğunun delilidir.Zira şefeat sebebiyle bir kimse , bulunduğu halin üstüne çıkar.Ehli cehennem şefeat ile cennete dahil olur ki bu terakkiden başka bir şey değildir.

EVLİYAULLAH SÜKUTLA DA İRŞAD EDER

aY MESABESİNDE OLAN Mürşid-i kamil, bir şey söylemeyip sükut etse, ona tabi olanlar tıpkı gece parlayan aydan istifade ederek yollarını görürler.Fakat Mürşit, söze gelip kelam ederse lafız ve suretle irşad ederse ehli küfür ve inkarı çabuk hidayet yoluna getirir ve onların fikirlerinde açıklık peyda olur.Şüpheden,yanlış anlamaktan kalplerine vaki olan gafletten eymin olurlarİnsanı Kamilin kalbi şerifinin sadası,şeytanın ilkaına galip gelir.

ÜÇ GURUP İNSAN

üÇ KİŞİ AYA BAKARbİRİNCİSİ AYI GÖKYÜZÜNDE AŞİKAR GÖRÜR
iKİNCİSİ AYI GÖREMEZ VE KARANLIK DER
üÇÜNCÜSÜ DE ÜÇ AYI BİRYERDE CEM OLMUŞ GÖRÜR.
Bu üç guruptan ilki Fark makamında olandır ki.His gözü ile zahiri görür ancak batını göremez .Fark makamındadır.
İkincisi zahiri görmez batını görür.Bunlar ehli cemdir.Alemi mahvolmuş görmek Fenafillah makamıdır.
Üçüncüsü üç ayı yani efalin,sıfatın ve zatın vahdetini görür ki bu da "baka-billah" halidir.

KILIÇSIZ ÖLDÜRMEK YA DA TAHTA KILIÇLA FETİH

Diyarı Rum olan Anadolunun aydınlanması için buraya sefer eden Horasan erenleri ,nefsi hayvani sahiplerini kılıçsız öldürmüşlerdir.Keza,Anadoluyu tahta kılıçla fethetmişlerdir.Bu erenler,bulundukları yerde ışık saçmışlar,irşatlarıyla insanların gönüllerine girip o insanları derviş yapmışlardır.En etkili yol budur.Peygamberler gönderildikleri topluma örnek olan ustalardır.Peygamber varisi olan evliyaullah hazeratı da aynı mesleği icra ederler.

EVLİYA SÖZLERİ NİÇİN BİRBİRİNİ TEKZİP ETMEZ ?

Aklın, aklı kül mertebesine kadar bir çok mertebesi vardır.her bir mertebede istidada göre çeşit çeşittir.Mesela aklı maaş (dünyevi akıl) arasında derece derece farklılıklar vardır.Ahiret aklı dediğimiz aklı maad mertebesinde bulunan akıllar arasında istidatlarına göre çeşitlilikler vardır İlim ve zevk arasındaki farklılıklarda bundan doğar.İlim ve ezvakın ittihadı ancak aklı kül mertebesine ulaştıkta olur.Onun için insanların seçkinlerinden olanların özü olan Evliyaullahın beyan ettikleri hakikatlar ve ilahi bilgiler arasında asla ihtilaf vaki olmaz.Aklı kül içtir,aklı cüziyyeise kabuktur.

SEVGİLİLERGÜNÜ

Senede bir gün 14 Şubat..Hatırının hoş edilmesine layık sevgili kimdir?Varlık sralamasındabizleri en üst merdivenine oturan ve bizleri O(sav) nun nurundan halk eden Cenab-ı Resulullah'dan daha layık varmıdır.Ey kutlu insan!Tüm sevgiler senin için.Bufakire de bir nazar kılsan da gönlü hoş olsa,ve o anın hoşluğunu bir daha yaşamak için beklese çok şey şey istemiş olur mu?Ne eksilir ki?YA ĞANİYYÜ YA HAMİD! YA MÜBDİU YA MUİD! YARAHİMÜ YA VEDUD

Mohsen Namjoo - Nameh [Türkçe altyazılı]

13 Şubat 2019 Çarşamba

İLAHİ SOFRA DEVAM ETMEKTEDİR

Tih sahrasında Hz.musa'ya tabi olan kavmine 40 yıl boyunca gökten hazır sofra inmiştir.Ümmeti Muhammed'in ehli velayeti olanlara da külfetsiz nazil olan taamı ilahi  kıyamete kadar bakidir.Efendimiz (sav) bu hal ile alakalı olarak "Ben Rabbimin indinde gecelerim; bana yedirir  ve içirir"hadisi şerifini buyurmuştur.
Hz.Pir Mevlana efendimiz Divanı Kebir'inde beyan buyurur:
"Bir kimse ki geceyi "Kabe kavseyn" meyhanesinde geçirmiştir;onun nur dolu olan gözünün içi lika ve visal mahmurudur.O meyhanenin adı "Ebitü inde Rabbi'dir."Yut'imu ve yüskini" bizim peygamberimizden bizlere nişan ve alamettir"
Bu hadisi şerifi tevilsiz kabul etmek gerekirZira alemi ruhaniyette de yemek ve içmek vardır, ve o taamın ve şarabın tesiri vücudu cismaniminin kıvamına sebeb olur.Ruzbihan Bakli hazretlerinin kabrini ziyaret eden evliyaullahdan bir zat,kabre dönük olarak vecd halinde iken dışarıdan gelen birisi selam verir amao zatselamı almaz.Bir müddet sonra istiğraktan fariğ olduğunda ziyaretçi:Niçin selamımı almadın? diye sorar.Abdullah Balyani isimli bu zat "Ruzbihan elime bir nar vermiş idi onu yemekle meşgul idim" diye cevap verir.

MALI KİME DAĞITMAK GEREKİR

Sadakayı ve infak'ı kime yapmak gerekir.İnsanlar genellikle nefsine faydalı olacağı düşüncesiyle kendine mensup olan taifeye bunu dağıtır.Bu nefsin aldatmasıyla olan bir cömertliktir.Böyle yapan kimse ahmaktır.Cömertlik ve infakta bulunduğunu zanneder.Rızayı Bari için olan seha8cömertlik) , kavmiyyet ve karabet düşüncesinden ari ve herkese şamil olmalıdır.Hükümet erbabından olan zenginlerin cömertliği ekseriya kendi çevresinedir1vechillah olmak iktiza eder

İŞİN ÖZÜ

Ehli din ile ehli kin'in farkları vardır.bunları açık olarak tefrik edip ehli nefs olan ehli kin ile sohbetten vazgeçmek gereklidir.Daima Hak ile oturup kalkan evliyayı isteyip onunla sohbet etmek gereklidir.

VÜCUDUMUZDAKİ NEFS CEHENNEM ATEŞİ GİBİDİR:DOYMAZ

Nefsin isteklerini vermekle onun istek ateşi sönmez.insan vücuduna azap etmekte cehennem tabiatlıdır.ayeti kerimede buyurulmuştur ki:"O gün cehenneme biz doldun mu? deriz; o ise daha varmı der".Nefsin isteklerini verdikçe ; daha varmı der.
Şehvetin ateşini dinin nuru söndürür.Hadis-i şerifte buyurulmuştur:"Kıyamet günü  cehennem der ki , ey mü'min geç; zira senin nurun benim ateşimi söndürdü".Hakk7ın nuru,Hz.İbrahim'e mensup bir nurdur.O nuru kendimize usta ve rehber yapıp, o nuru taşıyan insanı kamile tabi olmak gerekir.Taki Nemrud'a benzeyen nefsin ateşinden cismimiz daima yanmaktan kurtulsun.
Nefse ait olan istekleri vermemekle o ateş eksilir.Odunu ateşten geri tutarsan söner.Takva ve perhiz şehvet ateşini söndürür.

"ASHABIM YILDIZLAR GİBİDİR"HADİSİ ŞERİFİ

"Ashabım yıldızlar gibidir,hangisine tabi olursanız , hidayet bulursunuz" hadisi şerifi mevcuttur."Yıldız" yön bulma ilminde merkez konumundadır.Ali imran 3/18 ayeti:"ŞEHİDALLAHÜ ENNEHU VEL MELAİKETÜ VE ULÜL I7LMİ)Allah Teala ve melaike ve ilim sahipleri şehadet eder ki , Allah Teala'nın hüviyeti mutlakasından başka ilah yoktur"."İlim sahipleri" kimselerdan maksat hakikat ilmine sahip evliyaullahlardır.Bu ayet ve hadisi şerif birlikte mütelaa  edildiğinde Hak teala bir takım kullarına özel kılmıştır.(LEKAD CAEKÜM RESULÜN MİN ENFÜSİKÜM)"Size, sizin nefsinizin cinsinden resul geldi"(Tevbe 9/128) buyrulur.Bugün güneşe bakmaya bile tahammülümüz yok  iken, her insanın hakikatı muhammediyyenin nuruna takat getirecek insan pek azdır.ve bunlarda Evliyaullah hazeratıdır.Hadisi kutsi de buyrulmuştur:(ÜHRUC Bİ SIFATİ İLA HALKI MEN KASADEKE  KASEDENİ):"BENİM SIFATIM İLE HALKIMA ÇIK, SENİ KASD EDEN, BENİ KASD EDER"

12 Şubat 2019 Salı

GAYBA İMANIN KIYMETİ

Bakara suresinin ilk ayetlerinde mümini tarif ederken "gayba inanırlar" buyrulur.Gayb zahir gözümüzün görmedikleri alemdir.İbni Mesud hazretlerinden rivayet edilen bir hadisi şerifte:"Kendisinden başka ilah olmayan Zatı ecel ve a'laya yemin ederim ki,hiçbir kimse gayba imandan efdal bir iman etmedi, buyurmuş ve sonra resulullah :VELLEZİNE YÜ'MİNUNE BİLĞAYBİ)"o KİMSELER Kİ GAYBE İNANIRLAR AYETİNİ OKUMUŞTUR.
Bir kölenin efendisinin huzurundaki hizmetine riya karışabilir.Ancak Efendi yok iken onun menfeatı lehine yaptığı işlere riya karışmaz.Şahın huzurunda şahı metheden nerde,şahın gıyabında şahdan haya eden kimse nerde!Şahın huzurunda sadık ve muhib görünmek kolaydır;bu sıdkı muhabbeti ,onun gıyabında göstermek herkesin karı değildir.Gaybette yarım zerre az bir iş görmesi,huzurdaki bir çok iş görmesinden daha değerlidir.