1 Mart 2026 Pazar

ŞÜKÜR TERAKKİNİN MERDİVENİDİR

 İbrahim suresi 7 nci ayeti:"Hatırlayın ki Rabbiniz size :" Eğer şükrederseniz size (nimetimi) artırırım..)

Bu ayetteki işaret:"Eğer islam nimetine şükrederseniz , onlara ilaveten imanı veririm.Eğer iman üzere bana hamd ederlerse onlara ilave olarak ihsanı veririm.Eğer ona şükrederlerse onlara ilave olarak marifeti veririm.Eğer ona şükrederlerse onalrı kurbiyyet derecesine yükseltirim.Yine o nimetin şükrü nedeniyle onlarıüns ve müşahede halvetgahına ulaştırırım.Bu hakikatları bildiren bu sözden malum oldu ki şükür, terakkinin merdiveni ve manevi derecelere yükselmenin vasıtasıdır.

ALLAH'I SEVDİRMEK

 Rivayetlere göre Hak Teala Hz.Musa'ya "Kullarıma beni sevdir" diye vahyetti. Hz.Musa :" Ya Rabbi bütün kalbler Sen'in elinde olduğuna göre Sen'i kullarına nasıl sevdirebilirim?" dedi.

Allah Teala : "Onlara nimetlerimi hatırlatarak"

BUNDAN ÖTÜRÜ HASTANIN YANINDA ONU ÜMİTLENDİRECEK SÖZLER SÖYLEMEK GEREKİR.

ALLAH'I TANIMA DERECELERİ

 Hz.Ali (k.v) der ki: " Allah'ı cisimle tanıyanlar kafir, Allah'ı kendi tabiatıyla tanıyan mülhid, Allah'ı nefisle tanıyan zındık, Allah'ı akılla tanıyan hakim, Allah'ı kalb ile tanıyan sıddik, Allah'ı sır ile tanıyan yakin ehli, Allah'ı ruh ile tanıyan arif, Allah'ı hafi ile tanıyan müferrid(birleyen), Allah'ı Allah ile tanıyan muvahhiddir." Yani hakiki tevhid ehlidir.

SÜNNETNEDİR?FARZ NEDİR?

 Beyazid-i Bestami hazretlerine sünnet ve farzın ne olduğu soruldu:Hazret şöyle cevap verdi:"Sünnet, dünyayı terk etmektir. Farz ise Mevla ile birlikteolmaktır(sohbet). Çünkü bütün sünnetler , dünyayı terk etmeye delalet eder. Kitab'ın tamamı da Mevla ile birlikte olmaya delalet eder. Öyleyse kim sünnet ve farz ile amel ederse onun hakkında nimet kemale ermiş  ve ona şükretmek vacib olmuştur.

HURUF-İ MUKATTAA İLMİ

 Huruf-u mukattaa ilmi , muhakkik sufilerin en son ulaştığı ilimlerdendir.Sufiler bu yüce ilme  sülukun, hatta fethin(keşfin) başından kırk sene sonra ulaşırlar.Bu ilim gizli sırlardandır.Onu elde etmek isteyen kimsenin bir insanı kamilin elinde çok çalışıp gayret etmesi lazımdır.

MÜNKER NEKİR SORUSUNA CEVAP

 Rivayet edilirki bir şahıs, Ömer Nesefi hazretlerini vefatından sonra rüyasında gördü ve ona sordu:Münker Nekir'in sorgusu nasıl geçti?diye sordu.Ömer Nesefi şöyle cevap verdi: " Allah Teala ruhumu bana iade etti. Melekler de bana sual sormaya başladı. Onlara "Cevapları nazım olarak mı nesir olarak mı vereyim?" diye sordum."Nazmen söyle " dediler. Ben de şöyle söyledim:

" Rabbim Allah'tır ilah yok O'ndan başka / Peygamberim Hz.Muhammed Mustafa./ Dinim de İslamdır,ama amelim kötü,/ Allah'tan af ve ihsanını niyaz ederim"

MÜTEŞABİH AYETLER

 Üfgtade hazretleri surelerin başında bulunun huruflar için der ki:"Süluk ehli, mertebelerine göre müteşabih ayetlerin manalarını bilirler."KAF" ve "NUN" harfleri Allah'ın varlık mülkünde tek bertebeye, "HA MİM" gibi harfler iki mertebeye, "ELİF LAM MİM" ve "ELİF LAM RA" gibi harfler üç merntebeye, "KAF HA. YA, AYN,SAD"  ve "HA ,MİM,AYN,SİN ,KAF" gibi harfler beş mertebeye işaret etmektedir.Bazı harflerde ise yedi mertebeye işaret vardır.Bu bakımdan Hz.Peygamber sav."Kur'an ın bir zahiri  bir de batıni manası vardır" hadisini ancak süluk ehli anlar.

İMAM KUŞEYRİ

 "İman ehli bugün Hakk'ın riayet gölgesindedir.Yarın (mahşerde) himaye gölgesindedir.Arifler ise dünyada da ahirette de ilahi inayet gölgesindedir. 

Ariflerin saye-i devleti hir iki cihanda bakidir/ Bu gölge başına düşen kul ne hoştur.

AMELLERİN SÜSLÜ GÖSTERİLMESİ

 Şeytana verilen görevdir. Efendimiz SAV buyurmuştur: " Ben sadece bir davetçi ve tebliğci olarak gönderildim. Hidayet etme konusunda elimden bir şey gelmez. İblis de sadece(kötü amelleri) süslü gösterici olarak yaratılmıştır. Onunda yoldan çıkarma konusunda elinde bir şey yoktur"

ALLAH KATINDA EN ÇOK FAYDALI AMELLERDEN BİRİSİ

 Rivayet edilir ki Alla hteala , dostlarından sirine şöyle buyurmuştur:

"Dünyada zahidane yaşadın ve karşılığında dünyevi meşgalelerden uzak rahat bir hayat sürdün.Beni zikrettin, bunun karşılığında ise Benimle birlikte olma şerefine eriştin.Peki sen bir kimseyi sırf Benim için dost ve bir kimseyi sırf Benim için düşman edindin mi?". 

Şu halde Allah dostlarının muhabbeti ve onları dost edinmek Allah katında en çok fayda sağlayan amellerdendir.Onlara buğzetmek, düşmanlıkta bulunmak, onları hakir görmek ve onlar hakkında kem söz söylemek ise Allah katında en çok zarar veren amellerdendir ve büyük günahların en büyüklerindendir.

ZİKRİN ŞARTLARINDAN

 Zikrin şartlarından biri de zikreden kimsenin zikri, zikir ehlinin telkıniyle almasıdır.Nietekim, sahabe efendilerimiz zikri telkin ile Resulullah sav den almıştır.Sahabe, tabiilere; tabiiler de meşayıha kelkın etmiş ve böylece günümüze kadar şeyhten şeyhe telkin edilegelmiştir.Kıyamete kadar da böyle devam edecektir (Abdurrahman Bistami (k.s)  ın Kervihul kulub isimli kitabından).

KALBİN DÖRT ÇEŞİDİ

 Dört çeşit kalp vardır:

1- Katılaşmış kalb. Kafirlerlerle münafıkların kalbidir. Dünya ve şehvetleri ile huzur bulur." Onlar dünya hayatından hoşnut kalıp onunla huzur buldular(Yunus 7) buyrulmuştur.

2- Unutkan kalb. Günahkar müslümanların kalbidir.Tevbeyle ve cennet nimetleriyle huzur bulur.

3-  Şevk dolu kalb.  İtaatkar müminin kalbidir.Böyle kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur."Onlar,iman eden  ve Allah7ı anmakla kalbleri huzur bulan kimselerdir.

4- Vahdani kalb. Peeygamberlerle seçkin velilerin kalbleridir.Allah bu kulların kalbine tecelli edince mutmain olur, itminanın nuru kalbinin aynasından nefsine akseder.Onunla nefis de mutmain olur.İnayet cezbelerine müstehak olur.Bu ise "Rabbine dön"(fecr 28) hitabından ibarettir.

Zikir, kalbin cilası ve sevgilinin sevinmesien sebebdir.Kim Allah'ı anarsa Allah da onu anar.SİZ BENİ ZİKREDİN BEN DE SİZİ ANAYIM(Bakara 152)

Hak'tan perdeli (mahcub) olanların kalbleri Allah'ı zikretmekle mutmain olur. Vasılların kalbleri de Allah'ın kendilerini anması ile mutmain olur

ZİKİR

 Bir hadis-işerifde şöyle buyrulur:" Allah'ı sevmenin alameti , Ayyah'ı zikretmeyi sevmektir.Allah'dan nefret etmenin alameti Allah'ı zikretmekten nefret etmektir"

Zikrin nuru , zakirin hali kadardır.Zakirler dört sınıftır:

1- HALVET EHLİ. Bunların bir gün ve gecede nefy ü ispat  ve şiddetli hareket ile güçlü zikirden vazifeleri yetmişbin kere La ilahe illallah demektir.Bunlar başkası ile değil Hak ile meşgul olurlar.

2-UZLET EHLİ: Bunların bir gün ve gecede gizli zikirden vazifeleri otuzbin kere La ilahe illallah demektir.Bunlar bazen Hak ile bazen de kendi nefisleriyle meşgul olurlar.

3- VAKİTLERİN SAHİBİ OLANLAR: Bunların cehri  ve hafi zikirden vazifeleri on ikibindir.Bunlar, bazen hak ile bazen kendi maslahatları ile, bazende iinsanlarla meşguldürler.

4- HİZMET SAHİBİ OLANLAR. Bunların vazifeleri ise devamlı abdestli bulunarak gece veğ gündüz her hülükarda cehri zikirdir.

Büyüklerden birisi şöyle demiştir: " Salı gecesinin son üçte birinde himmetini toplayarak ve kalb huzuru ile bin kere La ilahe illallah dese ve bir zalim için beddua etse, Allah Teala o zalimin başına hemen musibetler getirip çeşitli afetlerle helak eder, yurdunu harabeyeçevirir ve çok yakın bir zamanda kökünü kazır"