29 Aralık 2025 Pazartesi

2015 YAZILARI,

 MERDİ HÜDA'DA DEĞİŞİM ÖRNEKLERİÇocukluğumun geçtiği köyde köy mescidinde namaz kılan ihtiyarlar vardı.Bunlardan biri ,"Kadir Emmi" veya "Şıh kadir"denilen bir şahsiyet gayet mülayim yürür,çocuklara rastladığında mutlaka çocukların ellerine ,gül yağı dediğimiz koku sürerek selavat okurdu yahut bizimde söylememiz için sesli söylerdi.Bu zatla alakalı Mimar Ömer Özel kardeşimiz şu anekdotu yazmıştı:Kadir Emmi ile dayısının oğlu Ocaklı köyünden Arap Ali isimli şahıslar gençliklerinde vurucu-kırıcı takımından imiş.Kadir emminin gözleri mavi olduğu için "Göğ Kadir"diye bilinirmiş.Görenler ,belaya bulaşmamak çin yol değiştirirmiş.Kadir Emmi,tasavvuf yoluna girmiş ve eski kötü halleri terk etmiş.Bu halini yadsıyan arkadaşları onu yoldan gelirken görürler ve" Bizim Kadir,ŞIH olmuş,bir deneyelim "derler.Yanlarına yaklaşınca ileri geri laf atmaya ,hakarete varan sözler söylemeye başlarlar.Kadir emmi,bu sözleri sanki hiç duymamış gibi yoluna devam ederken şu sözleri onlara cevap olarak söyler:"Sizin aradığınız Kadir öldü"

***
MERD-İ HÜDA İÇİN KANUN ÇIKARMI?
Geçmişte şahsa özel kanunların çıkartıldığı gibi.Hatırlamam ama,Gazeteci Yalman'ı vuran Hüseyin Üzmez'i hapisten çıkartmakla alakalı yaşı ileri olanlar "Hüseyin Üzmez Affı"ile alakalı kanun çıkartıldığını ifade ederler.Peki zahirde iş böyle iken, Batın'da bunun karşılığı olur mu?Olur imiş.Sahib-i zamanım anlatmıştı.Vaktin Konya'sında aktarlık yapan Evliyaullahtan bir merd-i Hüda var imiş.bitkilerden yaptığı ilaçlarla geçimini temin edermiş.Zaten tıbbın temeli enbiya ve eğvliyaya dayanır.Mesnevi-i Şerifte bahsedildiği gibi,her bitki Hz.Süleyman'a kendi diliyle,hangi hastalığa şifa olduğunu ifade eder,bu şekilde biriken bilgi,eski tıp ilminin temelini oluştururmuş.

Gelelim Konyalı zevat'a.Polis mübarek'in dükkanında bir miktar uyuşturucu yakalamış ve doğruca ağır cezaya.Mübarek,bu maddenin ilaç amaçlı kullanıldığını ve hastalarına verdiğini belirten bir savunma yaparak el konulan maddenin kendisine iadesini,hastası isterse  temin edemeyeceğini belirtir.Mahkeme heyeti,duruşmayı uzunca bir güne ertelerken,bu aşamada zaptedilen emvali iade edemeyeceklerini,bu maddeyi bulundurmanın suç olduğunu ,keyfiyetin tutanaklara geçtiğini belirterek talebi ret eder.uzunca olan ikinci duruşmanın henüz günü gelmeden Millet Meclisinde çıkartılan bir kanunla ,çok cüz'i miktarda bulundurulması halinde bu maddenin varlığı suç olmaktan çıkartılır.İkinci duruşmada,suç olmaktan çıkan bu eylemden dolayı beraat ederken mübarek tekrar malın iadesini heyetten talep ederse de talebi kabul görmez.

MERD-İ HÜDA,ALEMDE HAKKI TEMSİL EDER.CENAB-I HAK,İSTERSE BİR KULU İÇİN BİR KANUN ÇIKARTIR. 

*******


MERD-İ HÜDA NAZARIZÜMRÜT IŞIĞI YILANIN GÖZÜNÜ KÖR EDERMİŞ DİYE ESKİ BİR İNANCIN VARLIĞI MEVCUT OLMALI Kİ MESNEVİİ ŞERİFTE CENAB-I PİR,NEFSİN İSTEK VE ARZULARINI YILANA BENZETİRKEN BU YILANIN GÖZÜNÜ ANCAK PİR NAZARININ KÖR EDECEĞİNİ İFADE EDER.
HATIRLARIM.5-6 YIL SÜREN BİR BALIK TUTMA HASTALIĞIM MEVCUTTU.BİLİYORSUNUZ AVCILIK BİR TUTKUDUR.KUMAR GİBİ,UYUŞTURUCU GİBİ V.S V.S.VAKTİ GELDİĞİ ZAMAN İRADE ZAYIFLAR ,O TUTKU VÜCUTTA HÜKÜM SÜRMEYE BAŞLAR.ANCAK,AVCILIĞIN İNSANIN MANEVİYATINI KÖRELTTİĞİNİ HAYBABAM KENDİSİYLE TANIŞMAMIZ AKABİNDE SÖYLEMİŞTİ.SADECE BİR SOHBETTE SÖZ OLARAK SARFETMİŞTİ.YASAK MAHİYETİNDE BİR İFADEDE BULUNMADI.BU SÖZÜN ÜZERİNDEN 6 AY GEÇTİKTEN SONRA BİRDEN BİRE ALTI AYDAN BERİ BALIK AVINA GİTMEDİĞİM HATIRIMA GELDİ.UNUTTURULMUŞUM.HATIRLADIĞIMDA DA İÇİMDE O İSTEĞİN KALMADIĞINI GÖRDÜM VE BIRAKIŞ O BIRAKIŞ.TÜM KÖTÜLÜKLERİN BAŞI DÜNYA SEVGİSİ DERLER YA DÜNYAYA AİT SEVGİYİ BASİTLEŞTİREN VE ZAYIFLATARAK ÖLDÜREN DE MERD-İ HÜDA İŞİ İMİŞ.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder