29 Aralık 2025 Pazartesi

2015 YAZILARI

 Hayırlı Cum'a'lar

Sağlığında görünenler ile sonrasında kaybolanlar.Bu konulara hiç girmek istemem.Mübarekler Bilinmek isterlerse bir vesile ile ortaya çıkar.Çünü Mübarek  AŞİKAR  olan SIR'dı.Tıpkı ZIT 'ları cem ederek yaşamak.Su 'yun molekülleri Ateş,HAVA'nın moleküllerinin ATEŞ olması gibi.Ne bu ,O.ne O ,bu. Ancak şu bir gerçek ki Dost sadece Allah imiş.Gerisi füruat.Azizim'in hayat hikayesinden buna uygun bir anektod aktarayım.Azizim Efendim şöyle buyurmuşlardı:

İskenderun'da gömlekçilik yapıyorum.Dükkanda 15 kalfa çalışıyor.üç aydan üç aya iş  teslimi yapıyorum.Cami Dernekleri  Kuruculuğu,Milliyetçi mukaddesatçı dernek kurma ve yöneticilik,Hatay'ın Kurtuluş kutlamasının ilk defa şehirde icrası merasimi,Cami İmamlarından oluşan bir ekibe liderlik,Kur'an Kursu talebelerinin iaşelerinin temini v.s gibi bir yığın sosyal aktivite ve bu nedenle Adliye,Askeriye ile yakın diyaloğlar v.s.Bir zaman geldi Metli Sultan buyurdu ki:"oğlum hocalarla diyaloğunu kes".Bu emir bana zor geldi.Çünkü sürekli olarak görüştüğümüz imam arkadaşlarımız var olup mutlaka her gün birbirimizi görmeden edemiyorduk.Bu yasak ağır gelmişti.Ayrıca Demokrat Parti'nin ihtilal öncesi son zamanları toplum içinde kaynamalar da mevcut.Bir akşam Celal Tevfik Karasapan isimli 7 vilayetin sorumlusu bir MİT görevlisi geldi."-Kaç dostun var ?dedi.Bende Sosyal işlerden oluşan çevremi dost sanarak "Çook"dedi.Adam tekrar sordu:"-Sağlam kaç  dostun var"deyince en az 200 dedim."İn in"diye söyledi Ben devam ettim:100 Adam devam etti:"İn ,in"50"dedim.İn dedi.nihayet 10 rakamından aşağısını kabul etmedim.Sonra cebinden bir tabanca ile bir kutu mermi çıkarıp masanın üzerine bıraktı.ve  şöyle bir yöntem uygulamamı söyledi:Şimdi sen bu çok güvendiğin insanları ayrı ayrı akşamdan çağıracaksın.ve onlara diyeceksin ki:Bu tabancayı ve mermi kutusunu al.yarın sabah namazı Kaptanpaşa camisinde buluşalım bir işimiz var"işin mahiyetini sorsalarda o zaman görüşürüz diyeceksin.dedi ,Tabanca ve mermileri bıraktı gitti.Ben en güvenli  gördüğüm dostlarımı çağırıp  kendilerine bu durumu arz ettiğim zaman istisnasız o sabah akşam birlikte olduğumuz insanların hiçbirinin tabancayı ve mermileri kabul etmediğini ve birer mazeret söylediklerine şahit oldum.Bir kaç gün sonra Mit'çi geldi gülerek:"Naber.kimse kabul etmedi değilmi?"deyince söyliyecek hiçbir şeyimin  olmadığını hissettim.

Dost yıkıldığın zaman yanında olandır derler. Bu nedenle yoklukta yanında olanlarla varlıkta devam etmek gerek.Gel görki zor zamanda birlikte olunan çevre,iktidara taşınınca hemen değiştiriliyor.
*******

ezoterik merakım hiç olmadı.

Kur'an-ı anlama noktasını bilgiden ziyade iç alemimizde duygu olarak yaşamak isterim.örneğin:Allah c.c sürekli beni izliyor,içimden sürekli onu hatırlayayım.O'nu hatırlamak demek olan büyüklerin  sözlerini okumak ,dinlemek,görmediğim insanların hizmetini yapmak ve muhabbetini duymak.Hepsinin tarifi enerji kaynağımızın sürekli ana trafodan beslenmesi.
AYNA haline gelinebilirse tüm bilgiler orada zaten gözükecek.O bilgilerin öğrenilebilmesi için meşakket'te çekilmezmiş.Hz.Pir efendimiz ,Hz.Şems'ten sonra Kuyumcu Seyahaddin efendimize yönelince insanların hasedi dahada kabardı :"Şems mürekkep yalamış birisi idi.Bu ise Fatiha'yı okumayı bilmiyor".Halbuki Hz.Pir,kendini seyredeceği aynı arıyordu.HASED'in maddi boyutunu düşünürüz.HASED'in Manevi boyutunu düşündüğümüzde bunun,tıpkı mürşitlerin dünyadan göçtükten sonra manevi mirasçılık iddiası ile ortaya çıkanların varlık iddialarında görürüz.Hz.Pir,Mesnev-i Şerifte buyurdu üçüncüsünün hikayesini nataman bıraktığı Üç Şehzade hikayesinde işaret buyurmuştur.Büyük şehzade,cennet,huri isteğiyle CEMAL'dan mahrum gideni,ortanca şehzade ise "ben de oldum.ayrı bir dükkan açabilirim"düşüncesinde olan ve bu hareketi ile Efendi'yi manen kıran maneviyat yolcusunu,hikayesi nataman bırakılan ama hem dünyaya hemde ahirete mirasçı olan üçüncü şahzedeyi anlatmışktır.Hayatta iken ışıltılı bir seyir geçirdikten sonra Efendinin dünyayı terkinden sonra ortaya çıkan bu durumlara hep üzülmüşümdür.
"SİMYACI"kitabını tamamen Mesnev-i Şerif'teki boyutu ile romanlaştırmıştır Brezilyalı yazar. Anlatılmak istenen Bilgi'nin kaynağı sensin.İçindeki pınarı ara.Şeyban-ı Rai'nin önünde yenibaşlayan medrese talebesi gibi diz çöken İmam-ı Şafi'nin bu halini kaç kişi idrak edebilir ki.ATTAR hazretlerinin Tezkiretül EVliya eserinin önsözü şaheserdir.Rahmetli Peder,nereden edinmişse ilk okul çağımda okumuştum.Halen de okuyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder