29 Aralık 2025 Pazartesi

2015 YAZILARI

 KİTAPLAR MI ?HİTAPLAR MI ?1980 VE ÖNCESİ HUKUKÇULARININ OFİSLERİNDE HUKUKA AİT KİTAPLAR BULMAK MÜMKÜN.DAHA SONRASINDAKİ NESİLLER MESLEĞİ İNTERNET ÜZERİNDEN YÜKSEK MAHKEME İÇTİHATLARIYLA MESLEĞİ SÜRDÜRÜYORLAR.HELE YENİLER TAMAMIYLA ELLERİNİN ALTINDA KANUN KİTAPLARI DAHİ OLMAKSIZIN HER ŞEYİ İNTERNET ÜZERİNDEN ÖĞRENMEYE ÇALIŞIYORLAR.

Düşünüyorum.Büyükler son devir olduğunu ifade ediyorlar.Her ne kadar,Devletin görevi,bireylerinin maddi ve manevi ihtiyaçlarını gidermek ise de,Manevi sahadaki açlığı giderici kitapları ,harf devrimi suretiyle günlük hayattan çıkarttıysa da,iç dünyanın eğitiminin kitaplarla olmayıp kitap mesabesinde olan insanlarla devam ettiği gerçeğini önleyemedi.İnandıklarını yaşayan kişilere karşı bir takım suçlamalarla cezai takibatlar yapsa da Turuk-u Ali kutup yıldızları ile devam etti.Halende devam etmekte ancak devam eden kitaplar değil hitaplar.
Sözü nereye getirmek istiyorum.
İçinde bulunduğumuz bu zaman için hitap sistemi  sistemi nasıl işleyecek.
Cumhuriyet öncesinde Manevi hayatı yönlendiren kurumlar,Devlet yapılanması içinde yer bulmakta idi.Atanmaları,kayıtları ,icazetleri v.s nin yazılı kuralları veya kurulları vardı.Eskişehirli Sadıkt Efendi'nin milletvekili Recep Peker'e 1925 de dediği gibi"Gerçek aşıkları gönül tekkelerine aldık,pilav ve çorba aşıklarına zahiri tekkeleri kapattık"  sözü gereği gönül tekkeleri devam ediyor.92 yıllık fetret devrinde Halkımızın inançları için teveccüh göstererek iktidara taşıdığı üç hareketin üçünüsünün öncekisinden  alacağı ders olmalıydı.MENDERES HAREKETİ-ÖZAL HAREKETİ-ERBEKAN VE UZANTISI TAYYİP BEY HAREKATI.
Menderes bir kapı idi.Hiç açılmamak üzere kapatılmış bir kapı aralandı.Yaptığı hata ne idi ki bitti.Gerçi,Dini,tamamıyla Türk toplumunun hayatından çıkartmak hedeflendiğinden inancın önünü engelleyen siyasi,hukuki ve askeri kurumlarla mücadele edecek güce ulaşamamıştı.Ancak ben şuna inanıyorum ki,Menderes harekatının bitmesinde zahiri güçlerden ziyade,üç dönem tek başına iktidarını oluşturan kadrolarının sulanmışlığı ve özden uzaklığı bitişte etken olmuştu.Manende,Eyüp Sultan Camiinin baş imamı sait Çayırlı hocaefendinin sözünü tutamamakta işin tuzu biberi oldu.Ama bir hizmet ifade etti.Kapıyı araladı.Şehit oldu.İnsanımızın gönlündeki sarayda müstesna yerini her zaman devam ettirdi. 
Yirmi yıllık bir dinlenmeden ve hazırlıktan sonra Özal Harekatı başladı.Üç dönem  O'na da mehil verildi.Vesayet makamları dediğimiz siyasi,hukuki ve askeri makamlarda anlayış değişiklikleri ,Özal'ın "Zamana göre davranma"sıyla  yeni bir görüntü arzetse de ,İktidar imkanlarının kişileri nimetlerle çözmesi,yolsuzluk bu harekatı da bitirdi.Ancak Manevi dünyaya'ya Özal'ın muhabbeti vardı.Belki de meyvanın olgunlaşması için zaman gerekti.ERBAKAN VE ÖZAL BİRLİKTE KOTKU HAZRETLERİNİN SOHBETİNE DEVAM EDİYORDU.AZİZİMİN İFADESİNE GÖRE KOTKU HAZRETLERİNİN ÖZAL'A İLTİFATI BAMBAŞKA İDİ.özal cemaata geldikten sonra sohbeti başlatırmış.
Üçüncü Dönem.Tayyip Bey harekatı.Gençliğimiz, O'na muhabbetle geçti.istanbul il başkanlığından-Belediye Başkanlığından-Parti Başkanlığında gerek ülkemiz içinde gerekse ülkemiz dışındaki islam dünyasının gönlünde o vardı.Cenab-ı Hak yolu açtı.Daha önceki iki harekattan çok daha güçlü kıldı ve kurumlar üzerinde hakimiyet verdi.Maneviyat dünyası ile irtibatı Şeriat boyutunda idi.Tasavvufa muhabbeti vardı ama Aşk boyutunda olmamıştı.Siyasi kadrosu içine aşkı katamamıştı.TEVAZU BÜYÜMEMİŞTİ.Bu yüzden her üç devirde de yaşadığımız muhitte bu harekat içinde yer alan kişileri hep iç dünyamda uzak h

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder