KABETÜ'L-UŞŞAK BAŞED İN MEKAM
HER Kİ,NA-KES AMED İNCA ŞOD TEMAM.........
Bu makam Aşıkların Kabe'si oldu. Noksan gelen tamamlanır.
ALLAH İÇÜN ALLAH İLE ALLAH'A GİDERSİN
ALLAH'TAN ALLAH İLE ALLAH'A GELİRSİN
5 Nisan 2026 Pazar
HARİCİLER
Hariciler Kufe'nin bir kasabası olan Harura halkıdır.Hz.Ali efendimiz ile savaşmışlardır. Hariciler Kufe zahidlerinden bir topluluktur Hz.Ali Efendimiz ile Muaviye arasındaki hadisede Hz.Ali efendimize olan itaatı bırakmışlardır.Onlar on iki bin kişi olan bir topluluktu.Hz.Ali(ye karşı geldikler ihtilaf bayrağını çektiler ve kan döktüler.Hz.Ali onların karşısına çıkarak geri dönmelerini istedi.Onlarda savaştan başkasını kabul etmediler.Nahveranda onlarla savaşa tutşan Hz.almi onların kökünü kazıdıpek azı müstesna hepsi öldürüldüler.
Allah Resulü'nün şu hadisi onlarla alakalıdır:"Benim ümmetimden bir kavim çıkar.Sizden biriniz kendi namazını onların namazlarının yanında, orucunu onların orucunun yanında küçük görür. Fakat onların imanı köprücük kemiklerini geçmez".
EN ÇOK ZİYANA UĞRAYANLAR
Kehf suresi 103 ve 104 ayetinde Teala buyurur:
" De ki: Size ,(yaptıkları) işler bakmından en çok ziyana uğrayanları bildirelim mi?. (Bunlar;) iyi işler yaptıklarını sandıkları halde , dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir"
Bu ayette bid'at, fısk, riya ve şöhret ehline işaret vardır. Riyanın azı da şirktir.Şirk ise ameli yok eder.Zümer suresi 65 nci ayet:"Andolsun, eğer (Allah'a) ortak koşarsan amelin boşa çıkar". İtikatta bidat uyduranlar ve amelleriyle gösteriş yapanlardır.Bidat ve riyanın vebali sadece kendilerine döner.
eFENDİMİZ SAV buyurmuştur: " Ümmetim için en çok korktuğum şey Allah'a şirk koşmalyarıdır.Yalnız ben onların güneşe, aya,ağaca ve puta tapacaklarını söylemiyorum.Şu kadar var ki onlar, Allah'dan başkası için ameller işlerler."
AVARİFDE ŞEYH MÜRİD İLİŞKİLERİ
AVARİFUL MAARİF İSİMLİ tasavvuf eserinde denilmiştir ki:
"Mürid, şeyhe itirazdan kaçınmalıdır.Onun bütün tasarruflarında içindeki itiraz duygularını izale etmelidir.Çünkü, itiraz ,müridler için öldürücü zehir gbidir.Bir müridin şeyhine içten itiraz edip de sonra felap bulyması pek nadirdir.Mürid, şeyhin kendisine müşkül görünen her tasarrufunda Musa- Hızır kıssasını hatırlamalıdır.Nasıl ki Hz.Hızır'dan bazı tasarruflar zuhur ediyor ve Hz.Musa ona itiraz ediyorsa ve daha sonra işin gerçek yönü ona keşfoluyorsa , mürid de şeyhin kendisine doğruluğu müşkül görünen her tasarrufunda kendisine göre mutlaka doğru bir yönü olduğunu bilmelidir."
4 Nisan 2026 Cumartesi
HIZIR'IN TAVSİYESİ
Hz.Musa ayarılık vakti geldiği vakit Hz.Hızır'a " Ey Allah7ın nebisi! bana tavsiyede bulun" demesi üzerine Hz.Hızır: "İlmi, insanlara anlatmak için öğrenme, amel etmek için öğren. Çünkü ilmi ile amel etmeyenin konuşması , kendisine bir fayda sağlamaz.yararı başkasınadır."
Hz.Hızır'ın öğüt ve nasihatlarından bazıları şunlardır:
"Faydalı ol, zararlı olma.Güleryüzlü ol , öfkeli ve çatık çehreli olma.Isrardan kaçın.Gereksiz yere dolaşma ve yersiz gülme.Günah işleyeni nadim olduktan sonra azarlama.Yaşadığın sürece hata ve kusurlarına ağla.Bugünün işini yarına bırakma.Himmetini ahiretine yönelt.Seni ilgilendirmeyen şeye dalma.Sana eman ve güven duyana karşı korkudan tamamen emen olma; sana korku verene karşı da tamamen güvenini kesme.Görünen işlerini düşün. Gücün kadar iyilik yapmaktan geri durma.
LATİF KONUŞMALAR
Hz.Musa a.s ın Hz.Hızır a.s a itirazları hususunda şöyle cevap veridği söylenir ve bu latif konuşmalardır.Musa a. sgeminin delinmesi üzerine "Halkı boğman için mi" dediği zaman Hz.Hızır : "Sen denizde değilmiydin(bebek iken nil nehrine bırarkılmadın mı?" bir gemi olmadığı halde boğulmadın " karşılığını verdi.
Hz.Musa :" Tertemiz bir canı , bir can karşılığı olmaksızın (kimseyi öldürmediği halde) katlettin ha" demesi üzerine Hz.Hızır: " Sen günahsız olarak kıptiyi öldürmemiş miydin? dedi.
Hz.Musa " Dileseydin , elbet buna karşı bir ücret alırdın?" deyince Hz.Hızır " Sen, Şuayb a.s 'ın kızlarıyerine (ücretsiz) suladığını unuttun mu ? dedi.Bu aralarında ceryan eden latif bir konuşmadır.
İbni Abbas der ki: İnsanın yaptığı işi nakledip ondan karşılık beklemesi amelini iptal eder.Görmezmisin ki Kelimullah Musa a.s Hz.Hızır7a " Dileseydin..." dediği zaman nasıl ondan ayrılmıştır.
ZAHİRE GÖRE HÜKÜM VERME/ BATINA GÖRE HÜKÜM VERME
"Şeriat" ile kastedilen zahire göre hükümn vermektir." Hakikat" ile kastedilen batına göre hüküm vermektir. Alimler şu hususu da açıkca itiraf etmişlerdir. Peygamberlerin çoğu muttali oldukları işlerin batın ve hakikatlarıyla değil zahiri ile hüküm vermek üzere gönderilmişlerdir.Hz.Hızır'ın çocuğu öldürmesi üzerine Hz.Musa ,Hızır'a Gerçekten sen fena bir iş yaptın" diye itiraz edince , Hz.Hızır'ın "Ben bunu kendiliğimden yapmadım" Kehf 8/2) diye cevap vermesi bundandır.
Yine Hz.Hızır a.s lisanından Hz.Musa'ya denilmiştir ki: Ben Allah'dan bir ilim üzerineyim ki , senin onunla amel etmen uygun değildir.Çünkü sen onunla amele memur değilsin.Sen de Allah'dan bir ilim üzerinesin ki benim onunla amel etmem uygun değildir.Çünkü ben onunla amele memur değilim(Buhari, Enbiya ,27)
ŞEYHLİK ADABLARINDAN
Necmeddin-i Kübra hazretleri et-Tevilatü Necmiyye isimlieserinde der ki: " Şeyhin adabından ve şeyh olmanın şartlarından biri de , müridi kabul etmeye hırslı olmamaktır.Bilakis onu nefret ettirmek için değil , müjdemelem üzere bu talep yolunun çok ince olduğunu, Matlub'un aziz olduğu kadar ona nail olmanın zorluklarını da haber vermelidir.Şayet onu davasına sadık, arzusuna rağbetli ve başka şeylerden yüz çevirmiş bulursa , onu iyi bir şekildekabul edip ikamet ve geçimini üzerine almalı, velisi gibi onunla ilgilenmeli, evladı gibi terbiye etmeli, abidlerin edebiyle edeplendirmelidir.
Yinre şeyh müridine merhametli davranmalı, onun zelle ve sürçmelerinin çoğunu görmezlikten gelmelidir.Halinin zayıflığından dolayı işlediği hata , yanılma ve ahdini unutma gibi kusurları sebebiyle muaheze etmemelidir.Ancak emrine muhalefete, yasakladığı şeyi terke , bazı söz ve fuiilleriniinkar ve itiraza sebeb olan davranışlarını görünce de uygun bir lisanla ikaz etmelive onu uyarmalıdır.Şayet bu yaptıklarından vazgeçer, istiğfar eder , hatasını itiraf ederve pişman olursa , bir daha tekrarlamamasını ve şaptıklarından özür dilemesini şart koşar
Allah'ın imtihanı ve evliyaullahın imtihanı şiddetlidir.Mutlaka sabır, teslimiyet ve rıza gerekir.
HAZRETİ MUSA'NIN "İNŞAALLAH" DEMESİ
Hz.Musa, ilim yönünden kendinden ileri olan bir zatı istemesi ve o kimseyi aramaya çıkması,Hz.Hızırla karşılaştığında Hızır'a tabi olmayı istemesi üzerien Hz.Hızır'ın ""
Sen benimle beraberliğe sabredemezsin.(iç yüzünü) kavrayamadığın bir bilgiye nasıl sabredersin?" demesi üzerine Hz.Musa "İnşaallah , sen beni sabredenlernden bulacaksın.Senin emrine de karşı gelmem" dediği Kehf suresinin 66-69 ayetlerinde ifade buyurulmuştur.Hz.Musa "inşaallah" demiş akabinde sen beni sabredenlerden bulacaksın demiştir.Sabır, hapsetmek, tutmak demektir.Hz.Musa, "sabır" vaadini "inşaallah" diyerek Allah'ın dilemesine bağlaması , bu konuda ya Allah'dan tevfik ve yardım istemesi anlamınadır ya da teberrükendir ya da işin şiddet ve zorluğunu bilmesinden dolayıdır.Çünkü onun makamında bulunan birinin kötü bir şeyi görünce sabretmesi gerçekten zordurve bu ancak Allah7ın yardımı ile mümkündür.
Yine denilmiştir ki Hz.Musa'nın "inşaallah" demesi , sabra sarılmak konusunda nefsine güvenmemesinden ileri gelmektedir.
HIZIR / İLYAS DUALARI
İbni Abbas'tan şöyle rivayet edilmiştir.Hızır ve İlyas a.s , her yıl belli bir mevsimde bir araya gelir ve her biri arkadaşının başını traş eder.Sonra şu duaları okuyarak birbirlerinden ayrılırlar.
"BİSMİLLAHİ MAŞAALLAH
LA YESUGU LHAYRA İLLALLAH MAŞAALLAHÜ LA YASRİFU -SSUE İLLALLAH MAŞAALLAHU MA KANE MİN NİMETİN FEMİNALLAH .MAŞAALLAH LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH
(Allah'ın ismiyle , Allah'ın dilediği olur.Hayrı ancak Allah sevkeder.Allah7ın dilediği olur. Kötülüğü ancak Allah çevirir.Allah7ın dilediği olur. Nimet ancak Allah'tandır.Allah'ın dilediği olur. Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır."
Kim bu duayı sabah akaşm üç defa okursa Allah onu yangından,boğulmaktan , şeytandan, yılandan ve akrepten korur.
3 Nisan 2026 Cuma
MÜRİD-ŞEYH İLİŞKİLERİ
Süluk sırasında müride usanç ve bıkkınlık arız olabilir.Kalbine yorgunluk isabet edebilir.Nefsi şeyhine hizmeti bırakıp sohbeti terk etmeyi ona süslü gösterebilir.Hatta şeyhe hizmeti bırakıp Rabbine itaat ile meşgul olduğunda ve Hakk'ı talep uğrunda nefsi ile mücahede ettiğinde şeyhi vasıta olmadan ve ona uymadan belki yine amacına ulaşabileceğini zannedebilir.Heyhat! Ne mümkün! Bu bozuk bir zandan ve sürümü olmayan bir maldan ibarettir.Bu kimse, ömrünü zayi etmekte , nefsini boşuna yormakta ve kendini hedefe götüren yoldan sapmakta , doğru yoldan uzaklaşmaktadır.Ancak ebedi kifayet(yeterlilik) olan ezeli inayet ona ulaşır ve iradesindeki sıdkı ona iade ederse o başka.
Mürşid şeyhin sohbeti, müridin ruhunu yetiştirmeye götüren güzel söz ve fiilleri içerdiği için müridin gıdası mesabesindedir.Mürid ne zaman bu sohbeti terk ederse ,vüsule ermeden ve maksuduna nail olmadan nefsini boşuna yormuş olur.Onu buna sevk eden ve yardımsız bırakan da sadece şeytandır.
Allah Teala şöyle buyurur:"Ey iman edenler,Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun"(tevbe 119) Yani onlarla beraberlikte ve sohbette devam edin , yalancılarla beraber olmayın.
Mesnevi der ki:
Her yanda bir gulyabani , seni çağırır."Kardeş gel,yol istiyorsan işte buracıkta.Yoldaş, sana yol göstereyim, yoldaşın olayım.Bu ince yolda sana kılavuzum" der. Fakat ne kılavuzdur o, ne de yol bilir. Yusuf, o kurt huylunun yanına az var !
TARTIŞMAYA EN ÇOK DÜŞKÜN VARLIK:İNSAN
Kehf suresi 54 ncü ayette Hak Teâlâ belirtmiştir: "... Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır". Burada batıl anlamında tartışmaya düşkün olma hali ifade buyrulmuştur.Her tartışma batıl için değildir.Çünhkü Efendimize buyrulmuştur:"Ey Muhammed , sen hikmetle, güzel öğütle Rabb'inin yoluna çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et"(Nahl 125)
İlahi kitabın muhkem ayetleri ile , bazen müteşabih ayetleri ile mücadele ederler.Bazen kuranın nasih ve mensuhu ile , bazen tefsir ve tevili ile bazen de nüzul esebebleri ile mücadele ederler.Bazen kıraatiyle cedelleşirler.Böylece mücadeleden mücahedeye, hasımlaşmaktan muameleye, nizalaşmaktan taate , münazaradan vuslata geçemediler.Bu yüzden bu hastalığın çaresini Kur7an şöyle belirtmiştir: ""Allah" de.sonra bırak onları daldıkları hastalıkta oynaya dursunlar"(Enam 91)
Mevlana buyurmuştur:" Bize ne bu kıssadan ki öküz geldi merkep gitti.Bu vakit azizdir,bu arbededen geri dön , vazgeç"
Akıllı kişiye gereken, kendri nefsiyle uğraşmak ve gösterişi ve cedelleşmeyi terk etmektir.Çünkü cedelin varacağı yer , başkasını hicvetmek ve darmadağın etmektir.Bu ise yırtıcı hayvanların özelliğidir.Bu nedenle Efendimiz SAV buyurmuştur: " Haklı da olsa tartışmayı terk etmedikçe kişi imanın hakikatına eremez".
Alla hTeala buyurmuştur: " Boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler(Furkan 72).
"Kendini bilmez kimseler onlara laf attıklarında "Selam" derler(geçerler) (Furkan 63)
2 Nisan 2026 Perşembe
ÜLKELER
MELEKLER,ŞEYTANLAR,CİNLER
Meleklerde erkeklik ve dişilik yoktur.Üremezler, yemezler,içmezler.Cinlerde ise üreme vardır.Onların dişisi ,erkeği vardır ve ölümlüdürler.Şeytanlara gelince , onların da dişisi ve erkeği vardır.Çoğalırlar ancak ölmezler.Tıpkı İblis'in devamlı kaldığı gibi onlarda devamlı olarak dünyada kalırlar.
BEŞ SAF
kIYAMETTE İNSANLAR BEŞ SAF OLARAK HUZURA GELİRLER.pEYGAMBERLER BİR SAF, VELİLER BİR SAF, MÜMİNLER BİR SAF,KAFİRLER BİR SAF VEMÜNAFIKLAR BİR SAF OLARAK
1 Nisan 2026 Çarşamba
KUURAN OKUMA ŞEKLİ
Hz.Ali Ks hazretleri demiştir: "Kur'an tilavetinin en efdal olanı, abdestli olarak, kıbleye doğru oturarak, bağdaş kurmadan, bir yere dayanmadan, kibirli insanların oturuşu gibi oturmadan okumaktır. Lakin Kur'an okurken karşısında zayıf olduğu ve utandığı bir kimsenin karşısında oturduğu gibi oturmalıdır"
İNŞAALLAH DEMEK
Kehf suresinin 24 ncü ayetindeki hitabdır. "Ancak Allah dilerse(yapacağım de).Unuttuğun zaman da Allah'ı an ve "Umarım Rabbim beni , doğruya daha yakın olana eriştirir." de" Herhangibi bir iş yapacağı vaad edilince "inşaallah" demek peygambere vacibdir.
Bir adama : Nereye gidiyorsun? diye sorulmuş. O da "Eşek almak için Künase'ye(Kufe'de bir yer) gidiyorum" demiş.Ona :"İnşaallah" de demişler.Adam :" Benim inşaallah demeye ihtiyacım yoktur. İşte paralar cebimde, merkepteKünase'de" dedi. Ancak pazara varamadan paraları çalındıve istediğini alamadan geri döndü. Dönüşte birisi ona : " Nereden geliyorsun?" diye sordu. Adam: "İnşaallah Künase'den.İnşaallah paralarım çalındı" diye cevap verdi.
Kurtube, bu ayeti tevil ederken şöyle demiştir: " Geleceğe dair verilen herhangibir sözü "inşaallah" if adesiyle bağlamak , herhangibir sebeble yerine getirilmediğinde doğacak günahtan kurtulmak içindir."
ALLAH TEALANIN SIRF KENDİ NEFSİNE HAS KILDIKLARI SEÇKİNLER.
Hz.Hızır'ın şöyle dediği rivayet olunur: "300 evliya,70 nüceba/seçkinler, 40 evtadı arz/yeryüzü direkleri mesabesindeki kimseler, 10 nukaba/reisler, 7 urafa/arifler, üç seçilmiişler/muhtarun ve bir de gavs vardır. Bunlar vasıl oldukları derecelere çok oruç tutmak , çok namaz kılmak, huşu sahibi olmak ve güzel vasıflarla ulaşmamışlardır.Onlar bu mertebeye ancak sıdk ile vera sahibi olmak, iyi niyet sahibi olmak, iç alemlerinin salim olmasıyla ve bütün müslümanlara karşı engin bir merhamet duygusuyla erişmişlerdir.Çünkü Allah onları ezeli ilmi ile seçmiş ve sırf kendi nefsine has kılmıştır.
Onlar hiç kimseye kötü söz söylemezler, hiç kimseye beddua etmezler. Kendilerinden aşağıda olanlara eziyet etmezler ve asla onları hor görmezler. Kendilerinden üstün olanlara da hased etmezler.Onlar insanlar içinde huyca en mülayim ve kelamı en doğru olandır. Cömertlikte eşsizdirler."